Bazı Önemli Konularda Zayıf ve Asılsız Rivayetler-
Te’lif: Ebu Muaz Seyfullah el-Çubukabadî
1-"Vaktinin evvelinde kılınan namaz Allah'ın rızası, ortasında kılınan rahmeti ve sonunda kılınan ise affıdır." Tirmizi(171) Hallal Meclisine Min Emali(3/1) Hakim(1/189) Beyhaki(1/435-6) Keşful Hafa(2937) Cem'ül Fevaid(1066) Darekutni(1/249) Deylemi(89) Feyzul Kadir(3/83) İbni Cevzi İlel(1/390) İbni Hibban Mecruhin(3/138) Ali Bin Hasen ElAbdi Hadis(156/1) Kurtubi(2/165,254,317) Zübeydi İthaf(6/325) Zeylai Nasbur Raye(1/243) Mekki Kutul Kulub(1/169) İbni Mülakkin Bedrül Münir(172) İbni Hacer Telhisu Habir(1/180) Fethul Kebir(4169-70,13279) Buluğul Meram(159) Camius Sagir(2808) Şafii Er Risale(788) EtTac(352) Beyhaki Ma'rife(1/465) İbni Abdilberr Temhid(4/340) İbni Adiy Kamil(1/255) İbnül Kayserani Tezkiretül Huffaz(338) Ziyaul Makdisi Münteka(2/134) San'ani Sübülüs Selam(2/174) Hadisin tariklerinden birinde Yakub Bin Velid el-Medeni adlı ravi vardır. Onun hakkında Ahmed; "büyük bir yalancı, hadis uydurur" , Yahya Bin Main; "bir şey değildir, yalancıdır", Ebu Zür'atür Razi;"süka değildir, güvenilmez" Nesai; "hadisleri metrukdur" Ebu Zür'a;"bir şey değildir", İbni Hibban; "Hadis uydurucu, hadislerini taaccübden başka sebeble yazmak caiz olmaz." Ve Darekutni;"zayıf" dediler. Bkz.:Zehebi El Muğni Fid Duafa(7205) İbni Cevzi Ed Duafa vel Metrukin(3830). Elbani İrvaul Galilde(1/287) mevzu olduğunu söylemiştir. Hafız İbni Hacer, Cerir, İbni Abbas, Ali, Enes, Ebu Mahzure ve Ebu Hüreyre (rıdvanullahi aleyhim) rivayetlerinin de bulunduğunu ancak isnadlarının ma’lul olduğunu belirtir.
2- “Mezarlığa giren kimse Yasin suresini okuyup sevabını ölülere hediye ederse Allah Azze ve Celle ona kolaylık verir, okuyana da ölüler sayısınca sevab verilir.” Zayıftır. Kurtubi(15/3) Şerhus Sudur(s436) İbni Abidin(2/242) Gümüşhanevi Levamiul Ukul(1/416) Mirkatul Mefatih(1717) ElKaşif An Hakaikis Sünen(3/389) Nimetül İslam(s.499) Kurtubi Tezkira(s90) Şa’rani Hukukil Uhuvvet(176) Şernbilali Nurul İzah(s98 terc.s.118) İbni Müflih Mübdi(2/280) Buhuti Ravdul Merbu(1/353) Buhuti Keşşaful Kına(2/147) Bahrur Raık(2/210)
3- “Kim Cuma günü anne ve babasının veya onlardan birinin kabrini ziyaret eder ve orada Yasin okursa günahları bağışlanır.” Zayıftır. Uydurma olduğu da söylenmiştir. Taberani Sağir(2/160) Taberani Evsat(1/84) İbni Ebid Dünya Mekarimu Ahlak(1/83) Hakiym Tirmizi Nevadir(1/126) Ebuş Şeyh İbni Hayyan Tabakat(3/331) Rafii El-Kazvini Tedvin(3/37)Mizanul İtidal(5/316) İbni Adiy Kamil(5/151) Zübeydi İthaf(10/363) Ebu Nuaym Ahbaru İsbehan(1/250) Camius Sağir(8717) Umdetul Kari(1/874) Fethul Bari(1/276) Kenz(42596) Levamiul Ukul(4/431) Feyzul Kadir(6/141) Iraki Tahricu İhya(4/418) Suyuti Leali(2/365) Makdisi Sünen(92/2) İbni Ebi Hatem İlel(2/209) Deylemi(5537) Elmalılı(6/396) Nevafihul Atira(2167) Tezkiratul Mevdua(3/239) Mecmauz Zevaid(3/59) İbni Kudame Muğni(2/224) Şerhu İbni Mace(s104) Dimyati İanetut Talibin(2/142) Haşiyetu Büceyrimi(1/497) Hevaşiyuş Şirvani(3/200) Neveviyul Cavi Nihayetuz Zeyn(1/164) Haşiyetut Tahtavi(1/411) Zaiful Cami(5606) Daife(50)
4- Ali r.a.’den; “Kabristana uğrayan kimse on bir adet ihlas suresini okuyup sevabını ölülere hediye ederse ölüler sayısınca sevap verilir.” uydurmadır. Hallal Min Fezaili Suretu İhlas(s.102) Keşful Hafa(2/252) Şa’rani Tezkira(s86) Hukukil Uhuvvet(174) Kurtubi Tezkira(s85) Merakıl Felah(99) Berika(3/45) Nimetil İslam(s499) Şerhus Sudur(s436) Umdetul Kari(4/76) Kenz(42596) İbnül Cevzi Bustanul Vaizin(s.224) Mevahibul Celil(2/227) İbni Abidin(2/596) Mubarekfuri Tuhfetul Ahvezi(3/275)
5-“Her hangi bir ölünün başucunda Yasin okunursa Allah ona kolaylık verir.” Dürrü Mensur(7/38) Kenz(42186) Elmalılı(6/396) Deylemi(6099) Metalibu Aliye(689) Busıyri İthaf(2156) Telhisu Habir(2/104) Sübülüs Selam(502) Şerhus Sudur(s64) Sübki Menhel(8/258) Kurtubi(4/298, 15/1) Züherül Firdevs(4/19) Şerhu Süneni İbni Mace( Suyuti, Abdulgani, FahrulHasen Dehlevi- s.104) Keşful Hafa(2/524) Ebu Zür’atür Razi Sualatu Berzai(s.691) Neylul Evtar(4/52) Fethul Aziz Zeylinde Telhis(5/110) zayıftır.
6-“Kim kabirlere gider ve orada Fatiha, İhlas ve Tekasür surelerini okursa şöyle dua etsin; “Ya Rabbi! Bunun sevabını bu kabristanda yatan mü’minlere hibe ettim.” Oradaki ölüler Allah katında ona şefaatçi olurlar.” Zayıftır Tuhfetul Ahvezi(3/275) Kenz(42596) Şerhus Sudur(s.437) Zencani’nin Fevaid’inden. Muhammed Alevi ElMaliki Tahkikul Amal(s.60)
7- “Yasin’i okuyunuz. Onda on bereket vardır; aç okusa doyar, çıplak okusa giyinir, bekar okusa evlenir, korkan okusa emin olur, mahzun okusa ferahlar, misafir okusa yardım görür, kayıp bulunur, hasta okusa şifa bulur, ölü üzerine okunsa azabı hafifler ve susayan okusa suya kavuşur.” Merfu olarak aslı yoktur. Busayri İthaf(6505) Metalibu Aliye(1173) Heysemi Buğyetul Bahis(468) Beyhaki Şuab(2467) Haris Müsned(1/526) Keşful Hafa(2/527) İbni Kudame Muğni(2/225) Ramuzül Ehadis(79/4) Gümüşhanevi senedinde bulunan uydurucu ravi Mes’ud Bin Elyesa’ya dikkat çekmiştir. (Bkz.: İbni Cevzi Duafa(3300) Zehebi Muğni(6196) Ancak Beyhaki bunu Şuabul İman’da Ebu Kılabe’den rivayet etmiştir.
8- Ümmü Hani Radıyallahu anha’dan merfuan; “Kabirde üç şeyle karşılaşılır; Allah’a iman sorusu, mü’minlere cennette açılıp gösterilecek yerler ve başucunda Kur’an okunması” Ebu Hanife Müsned(192) Aliyyul Kari Şerhul Müsned(190/114) Şayet Ebu Hanife’ye nisbet edilen müsned isbat edilse bile, bu hadis yalnızca Ebu Hanife tariki ile gelmektedir. Ebu Hanife r.a. ise fakih olmasının yanında hadiste zayıftır. Mürcie mezhebinin de davetçilerden sayılmaktadır. Bidat fırkasına davet edenlerin rivayetleri kabul edilmez.
9- Enes Radıyallahu anhden merfuan; “Mü’min sevabını kabir ehline göndermek üzere Ayetel Kürsi okursa, Allah mü’min kabrine maşrıktan mağribe kadar kırk nur koyar ve onu genişletir. Ve okuyana altmış nebinin sevabını verir. Bütün ölülerin derecesince yükseltir, ölüler sayısınca sevab yazılır.” Aslı yoktur. Kurtubi Tezkira(s85) Kurtubi bunu isnadını vermeden zikretmiştir.
10- “Kim her gün mushafa bakarak yüz ayet okusa ve kabirdekilere hediye etse yedi kabre (Kur’an) şefaat eder ve müşrik dahi olsalar ana babasının azabı hafifletilir.” Zayıftır. İbni Müflih Adabuş Şer'iyye(2/299) İbni Ebi Davud'un Mesahif'inden nakletmiştir. Kenz(2408) Ramuzül Ehadis(438/3) Senedinde İbni Ayyaş vardır.
11- “Asabiyet; zulüm işlemesinde kavmine yardım etmendir.” Zayıftır. Ebu Davud(5119) İbni Mace(3949) Ahmed(4/107) Kunuzül Hakayık(4900) Daiful Cami(563/3863) Fethul Kebir(7893) İbni Teymiye İktiza(s.91)
12- Cabir r.a.’den merfuan; "Arapların zilleti İslam'ın zilletidir." zayıftır. Ebu Ya'la(3/402) Heysemi Maksadu Ali(1482) Mecmauz Zevaid(10/53) Zehebi Mizan(6/134) İbni Hacer Lisanul Mizan(5/155) Kenz(33293) Keşful Hafa(1/48) Heysemi derki; "isnadında Muhammed Bin Hattab el-Basri vardır. Ezdi ve başkaları onu zayıf sayarken İbni Hibban;"süka=güvenilir" demiştir (İbni Hibban Sükat(7/410) Mizan(6/134) Lisan(5/155). Kalan ravileri sahih ricalidir." İbni Hibban’ın tevsik etmekte yalnız kaldığı ravilere itibar edilmemektedir. Zira İbn Hibban ta’dilde gevşek davranan bir alimdir. Bu hadisin isnadında ayrıca Ali Bin Zeyd Bin Cüd'an vardır. Ebu Züra, Ebu Hatem, Ahmed, Yahya Bin Main , Nesai ve İbn Uyeyne onu zayıf saymış, Müslim ondan makrunen rivayette bulunmuş, Yakub Bin Şeybe; “Süka” demiş, el Icli, bir rivayette; “Kavi değildir, ancak ondan hadis yazılır”, bir rivayette de; “Onda beis yok” demiştir. Tirmizi; “saduktur”, İbni Uyeyne ve Darekutni; “Leyyindir”, Zehebi; “Salihul hadis” ve "İmam, büyük alim, itkan derecesinde hıfz sahibi" demişlerdir.( Zehebi Men Tekelleme Fih(1/140) Zehebi Siyeri Alamin Nübela(708) Ricalu Müslim(2/56) Zehebi Siyeri A’lamin Nübela(5/206-7) Suyuti Tabakatul Huffaz(1/65) Zehebi ElMuğni(4265) Lisanul Mizan(7/311) İbni Adiy Kamil(5/197) Takribut Tehzib(1/401) Zehebi el Kaşif(2/40) Mizzi Tehzibül Kemal(20/438) İbni Cevzi Duafa(2373) Tezkiretül Huffaz(1/106) Ali Bin Zeyd, şialık ile itham edildiğinden ve ömrünün sonlarında ihtilata uğradığından terk edilmiştir.
13- Ebu Hureyre r.a.’den merfuan; "Arap'ı ve onların bekasını sevin. Zira onların bekası İslam’da nurdur. Son bulmaları ise İslam'a zulmettir." Zayıftır. Ebuş Şeyh Tabakatul Muhaddisin(4/273) Ebu Nuaym Ahbaru İsbehan(2/340) Ramuzül Ehadis(17/14) Ebu Şeyh Savab'da Fethul Kebir(354) Kenzul Ummal(33917) Keşful Hafa(1/48) isnadında Muhammed Bin Abdussamed ve babası Abdussamed Bin Cabir ed-Dabbi eleştirilmiştir. Bkz.:Zehebi Mizan(2/619,3/628)
14- Enes r.a.’den merfuan; "Arap, yeryüzünde Allah'ın nurudur. Onun fani olması zulmettir. Araplar fani olunca nur gider, zulmet gelir." zayıftır. Hakim Tarihte, Deylemi(4250) İbni Hacer Züherül Firdevs(2/334) Cemül Cevami(11254) Ramuz(222/3) Kunuzül Hakayık(4895) Kenz(33930) isnadında meçhul raviler vardır.
15- Enes Ali ve Cabir r.a.’dan merfuan; "Arap’ı sevmek imanın alameti, buğz etmek ise nifakın alametidir." Zayıftır. Ahmed(1/81) Taberani Evsat(2558) Darekutni Efrad’da, Hakim(4/87) Beyhaki Şuab(1608) Camiüs Sagir(3664, 3666, 3668) Aliyül Kari Esrarul Merfua(415) Ebu Nuaym Hilye(2/333) Keşful Hafa(1/48) Kunuz ül Hakaik(3233) Kenz(33924) Elbani Daife(1190,3478) İbni Teymiye İktiza(s210) Mekasıdu Hasene(31) Ziyaül Makdisi Sıfatul Cenne(3/79) Mecmauz Zevaid(10/27,53) İsnadında Heysem Bin Hammad vardır.
16- İbni Abbas r.a.’dan merfuan; "Arap’ı üç şeyden dolayı seviniz; Ben Arap’ım, Kur'an Arapça’dır, Ehli Cennetin kelamı Arapça’dır." Sahih değildir. Hakim(4/87) Beyhaki Şuab(1433,1610) Halimi Minhac(2/77) İbniAsakir(5/397) Ukayli Duafa(3/348) Suyuti Leali(1/404) Fevaidu Mecmua(413) Fethul Kebir(353) Mecmauz Zevaid(10/52) Esrarul Merfua(706) Tenzihuş Şeria(2/30) İhyau Ulumid Din(2/364) Zehebi Mizan(5737) Keşful Hafa(133) Zübeydi İthaf(7/112) Dürrü Mensur(4/3) Kenz(33922) Nevafihul Atire(47) Tahricul İhya(2/364) Lisanul Mizan(4/486) İlelül Hadis(4641) Daife(160) İbni Cevzi Mevduat(2/46) Ahmed Bin Mübarek El İbriz(161) Kurtubi(1/23) Taberani(11/185) Feyzul Kadir(1/178) İbni Mende Tercemeti Ebul Kasım Süleyman Bin Ahmed(1/357) Cami üs Sagir(225) İbni Teymiyye İktiza(s212)
17- İbni Ömer r.a.’dan; "Arapça Ehli Cennetin ve sema ehlinin kelamıdır", diğer lafzı; "Ben Arab’ım, Kur'an Arapça’dır, ehli cennetin dili Arapça’dır." Zayıftır. Deylemi(4239) Züherül Firdevs(2/331) Leali ül Masnua(1/405) Fevaid ül Mecmua(413) Keşful Hafa(1/48) İbni Lal de rivayet etmiştir. İbni Kesir Nihaye(471,480) Iraki ElMuğni An Hamlil Esfar(2387) Buhari Tarih(8/4)
18- Osman ve Cabir r.a.’dan merfuan; "Kim Araplara hile yaparsa şefaatime ve sevgime nail olamaz" zayıftır. Ebuş Şeyh Tabakat(4/274) Cem'ül Fevaid(9107) Tirmizi(3928) Ahmed(1/72) Kenz(33920) Kunuz(7645) Elbani Daife(545) Deylemi(5665) Feyzul Kadir(6/185) Camiüs Sağir(8880) Iraki Mahaccetil Kurb(8/2) Abd Bin Humeyd(1/8) İbnül Arabi Mu'cem(136/2) Mişkat(5990) İbni Teymiye İktiza(s211) İbni Ebi Şeybe(6/410) Tuhfetul Ahfezi(10/296)
19- Ali r.a.’den; "İnsanların hayırlısı Arap’tır. Arabın hayırlısı Kureyş, Kureyş’in hayırlısı Beni Haşim, Acemlerin hayırlısı Farslar, Sudanın hayırlısı Nube, boyanın hayırlısı usfur, kınanın hayırlısı kırmızıya meyyal siyah, malın hayırlısı mehirdir." Deylemi(2892) Kenz(34109) Tezkiretül Mevduat(112) Favaidül Mecmua(414) Ramuz(281/4) Tenzihuş Şeria(2/36) Nihaye(3/274) zayıftır.
20- "Sizden acem olanların hayırlıları sizin Arab olanlarınıza benzeyenlerdir. Sizden Arab olanların şerlileri acem olanlara benzeyenlerdir." İbni Teymiyye Mecmuul Fetava(4/107) şeyhul İslam bunu isnadsız olarak vermiştir. Elimizde bulunan hiçbir hadis kaynağında da isnadına rastlayamadım. Doğrusunu Allah bilir.
21- Enes r.a.’den; “Kim Arabı severse Beni gerçekten sevmiştir.” zayıftır. Ebu Nuaym Hilye(2/333) Mecmauz Zevaid(1/89, 10/27, 53) Taberani ve Bezzar’dan naklen. isnadında zayıf ravi el Heysem Bin Cemmaz teferrüd etmiştir. Kunuzul Hakayık(7074) İbni Adiy(2/396)
22- Ömer radıyallahu anh’den merfuan; “Kim Arab’a söverse, o müşriklerdendir” zayıftır. Beyhaki Şuab(1612) İbni Adiy(6/379) Camius Sağir(8733) Kenz(33919) Feyzul Kadir(6/146) Hatib(10/294) Mizanul İtidal(6/444,486) Lisanul Mizan(6/48,71) Ukayli Duafa( 4/217) Kunuzul Hakaik(7467) Daiful Cami(5617)
23- İbni Abbas r.a.’dan merfuan; “Hayası olmayanın gıybeti yoktur. (Fasık ve açıkça günah işleyenlerin aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz.)” Zayıftır. Camius Sağir(9089) Daiful Cami(5884) Nevafihul Atira(2332) Rezin, İbnu Deybe Teysirül Vusul(4327) Cem’ül Fevaid(308) Hadisin ilk kısmı; Feyzul Kadir(6/28) Keşful Hafa(1/114, 2/493) Tedribur Ravi(2/194) Sübülüs Selam(2/119) Neylul Evtar(4/164) Mizanul İtidal(6/200) Ukayli Duafa(4/234)
24- Enes r.a.’den; “Haya örtüsünü atanın ardından konuşmak gıybet değildir.” Zayıftır. Kuşeyri Risale(s298) Aliyyul Kari Esrarul Merfua(761,1058) Beyhaki(10/355) Beyhaki Şuab(9664) Camius Sağir(8525) Ramuzül Ehadis(409/13) İhya(3/133) Kayravani Cami(s179) Deylemi(5925) Hatib Tarih(4/171) Kurtubi(16/339) Keşful Hafa(305) Zübeydi İthaf(4/117) Nehrevani Fevaid(1/41) Kudai(1/36) Kelabazi Miftahul Meani(2/120) İsa Bin Vezir Sittetu Mecalis(2/193) Tahricul İhya(1/217) Düreri Müntesira(177) Nevafihul Atira(2070) Fethul Vehhab(296) Berika(4/396) Maverdi Edebid Dünya Ved Din(s642) İbni Müflih Adab(1/245) Kınalızade Ahlakı Alai(1/279) Daiful Cami(5483) Sübülüs Selam(4/188) Herevi Zemmul Kelam’da hasen olduğunu söyler. Rivayetin bu lafızla tabiinden başka sahih rivayetlerle şahidi vardır. Ancak merfu rivayeti sahih değildir.
25- Enes ve Büreyde r.a.’nın rivayeti; “Fasığın övülmesi ile Rab gazablanır ve bu sebeple arş titrer.” Zayıftır. İbni Ebid Dünya Samt(229) Gıybet(92,93) Metalibu Aliye(2709) Busayri İthaf(6110) Fethul Bari(10/478) Ramuz(63/13,93/13) Camiüs Sağir(856) Kunuzul Hakayık(1640) Beyhaki Şuab(4886) İbni Hibban Mecruhin(1/267) Mizanul İtidal(3041) Iraki Muğni(3/136) Hatib(7/298) İthaf(5/515) Kenz(3125) Tezkiratul Mevdua(183) Daiful Cami(694) Mişkat(4859) Keşful Hafa(275) Fethul kebir(1491) İbni Asakir(6/40) İbni Adiy(5/1917) Ebuş Şeyh Avali(2/32) Ahbaru İsfahan(2/277) Kayserani Tezkira(95) Kutul Kulub(4/354)
26- “Bir genci Müslüman kisvesi içinde gördüğünüzde işte o sizin en hayırlılarınızdandır. Bıyığını iki yana uzatmış, elbisesini (kibirden) yerde sürüyen yaşlı bir kimseyi görürseniz bilin ki o sizin en şerlilerinizdendir.” Zayıftır. Ramuzul Ehadis(47/16) Kenzul Ummal(1090)
27- “Erkekleri sakallarla, kadınları kaküllerle süsleyen Allah’ın şanı ne yücedir. Gök melekleri kadınların kakülleri ve erkeklerin sakalları için istiğfar ederler.” Asl-ı senedini bulamadım. Deylemi(6488) İbni Hacer Züherül Firdevs(4/77) Ebu Talib Mekki Kutul Kulub(3/457) Feyzul Kadir(6/14) Keşful Hafa(1445) Kunuzül Hakayık(4043,7026) Ruhul Beyan(Tenvirul Ezhan; 1/235) Kandehlevi Sakal Risalesi(s.38) İhya(1/388) Kurtubi(10/294)
28- “Şa’r(bıyık, saç, sakal) ile müsle yapan kişinin kıyamet günü Allah katında nasibi yoktur.” İsnadı zayıftır. Taberani(11/41) Mecmauz Zevaid(8/121) Delailül Eser(s.54) Camiüs Sağir(9042) Fethul Kebir(12379) Ramuz(444/6) en Nihaye(2/70) Kunuzül Hakayık(7847) Kenz(17275) Daiful Cami(5854)
29- Vasile, İbni Mesud, Enes ve İbni Abbas radıyallahu anhum’den; “Gençlerinizin hayırlısı ihtiyarlara benzeyen, ihtiyarlarınızın şerlisi de gençlere benzeyendir.” Zayıftır. Deylemi(2881) Ebu Ya’la(13/7483) Taberani(22/202) İbni Adiy(2/307) Maksadul Ali(2001) Ebu Nuaym Tarihu İsbehan(919) Beyhaki Şuab(7805-6) Zebidi İthaf(2/420) Metalibul Aliye(2708) Mecmauz Zevaid(10/271) Camiüs Sağir(4071) Daiful Cami(2911) Daife(3575)
30- "Şeytanın takva sahiplerini avlamakta kadınlardan daha uygun tuzağı yoktur." hadis olarak rivayet edilmişse de sahih bir isnadı yoktur. Bkz.: Deylemi(302) Kenz(44481) Cemül Cevami(435) Keşful Hafa(1/39) Beyhaki(7/91) Camius Sagir(134) Mevahibi Ledüniye(1/299) Ayni Umdetül Kari(20/89) Cahız ElBeyan(2/57)
31- Ebu Hüreyre R.A. dan merfu olarak gelen rivayette; “Bir kimse din kardeşinin avret yerine kasten bakarsa, Allah Teala onun kırk gecelik namazını kabul etmez." İbni Asakirin rivayet ettiği bu hadisin isnadı zayıftır. Kenz(13078) Ramuzül Ehadis(445/12)
32- “Bizimle müşrikler arasındaki fark takke ve feslerin üzerine sarılmış sarıktır” Zayıftır. Ebu Davud(4078) Tirmizi(1784) Beyhaki Şuab(6258) Deylemi(4384) Kenz(41137) Lealiul Masnua(2/221) Camius Sagir(5725,5849) Hakim(3/452) İhya(2/375) Zübeydi İthaf(7/129) Buhari Tarih(1/82) Taberani(5/68) Mişkat(4346) El Havi Lil Fetavi(1/111) Kurtubi(4/197) Fethul Kebir(8014) Ramuzül Ehadis(87/1) Tac(4/295) Mevahibu Ledüniye(1/379) İbni Sad(1/455) Beyhaki Adab(129) İbni Teymiye İktiza(149) Cemül Fevaid(5707) Beyhaki(10/14) Tuhfetül Ahvezi(5/393) Tayalisi(1/23)
33- “Sarıkla kılınan bir Cuma namazı sarıksız olarak kılınan yetmiş Cuma namazından daha faziletlidir” uydurma. Deylemi(3233) Ramuz(291/3,310/2) Tac(1/169) Camius Sağir(4468) Kenz(41138) Esrarul Merfua(561) Keşful Hafa(2/33) Tezkiretül Mevdua(155) Fethul Kebir(7343) Nevafihul Atire(973) İbni Asakir(27/255) Feyzul Kadir(4/37)
34- “Sarıklar Arapların (Müslümanların) taçlarıdır. Ümmetim o taçları terk edip aşağı bırakırlarsa Allah Teala da onların yücelik, büyüklük ve kuvvetlerini aşağı bırakır.” zayıf. Kudai(68) Ramehurmuzi Emsal(117) İbni Adi(6/2082) Taberani(517) Beyhaki Şuab(6260) Fethul Vehhab(46) Kenz(156) Mecma(5/119) Deylemi(4246) Keşful Hafa(1781) Camiüs Sağir(5724) Cemül Cevami(11314) Feyz ul Kadir(1/555) Fevaidu Mecmua(187) Fethul Kebir(8015) Züherül Firdevs(2/334) Tuhfetul Ahvezi(5/339) Müsnedi Şihab(1/75) Fethul Bari(9/70) Tezkiretül Huffaz(1/182) Siyeri Alamin Nübela(5/343) Nevevi Tehzibul Esma(3/226) Süm’ani Edebül İmla(s30) İbni Hişam(3/182)
35- “Başlarınıza alamet koyunuz. Zira melekler (sarıklarla) işaretlendirilmişlerdir” Zayıftır. Taberani(12/13418) Beyhaki Şuab(6262) Suyuti El Havi(2/196) İbni Kesir(1/410) Cemül Fevaid(5710) Leali(2/221) Camiüs Sağir(5541) Keşful Hafa(1781) İbni Adiy(1/406) Daife(669) Kunuzül Hakaik(2917) İbni Ebi Şeybe(7/354) Taberi(4/54) Dürrü Mensur(2/70) Fethul Kebir(7835) İbni Sa’d(2/9) Hamidullah İslam Peygamberi(1705)
36- “Sarık sarınız ki hilminiz ve vakarınız artsın. Ümmetim onu terk ettiği zaman izzet ve vakarları alınır.” zayıftır. Deylemi(293) Hatib Tarih(11/394) Cemül Cevami(3482) Beyhaki Şuab(6260) Tezkiretül Mevdua(155) Kenzul Ummal(41135) İbni Asakir(5/178) Taberani(12/221) İthaf(3/254) Mecmauz Zevaid(5/119) Bezzar(2945) Lealiul Masnua(2/220) Hakim(47193) Tenzih(2/271) İbni Cevzi Mevduat(3/45) İbni Adiy(6/2082) Fethul Kebir(1974) Camiüs Sağir(5724) Fethul Bari(10/273) İbni Lal(55) Fethul Vehhab(433) Nevafihul Atire(215) Ebu Şeyh Emsal(247) Kayserani Tezkire(129) Mecruhin(2/66) Kudai(673) Ramehurmuzi(1/152) Ebu Ya’la(1/151) Min Hadisi Hayseme(207)
37- “Ümmetim takkeler üzerine sarık sarmaya devam ettikleri müddetçe fıtrat üzere olacaklardır.” Deylemi(7569) Kenz(41148) Züherül Firdevs(4/207)
38- “Camilere baş açık olarak ve sarıklı olarak geliniz. Ancak sarıklı olmak mü’minlerin alametidir.” zayıftır. İbni Adiy(6/419) Fethul Vehhab(1/71) Kenz(41143) Camius Sağir(30) Fethul Kebir(46) Feyzul Kadir(1/555) İbni Asakir(37/355),
39- “Ebu Ümame radıyallahu anh der ki; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem adamın başına sarığı bizzat sarıp, sağ kulağından sarkıtmadıkça bir kavme emir (idareci) göndermezdi.” zayıftır. Taberani(8/144) Mecma(5/120) Dürün Nadid(161) Camius Sagir(6926) Feyzul Kadir(5/192) Tuhfetul Ahvezi(5/337) Neylul Evtar(2/107)
40- “Sarığın terk edilip takke ile yetinilmesi kıyamet alametlerindendir.” Deylemi(6002) Keşful Hafa(2658)
41- “Allah (namazda) sarıklarını boyunlarından aşağı sarkıtmayan bir kavme (rahmet ile) nazar etmez” aslı yok. Deylemi(7773) Kunuzül Hakayık(9791) Kenz(22033) Zehrul Firdevs(4/219)
42- “Sarık sararak sizden öncekilere muhalefet edin” Beyhaki Şuab(6261) Lealiul Masnua(2/221) Kunuzül Hakayık(826) Camius Sağir(1144) Kenz(41137) Daiful Cami(1/133) Fethul Kebir(1976) El Havi(1/358) Daife(2347) Feyzul Kadir(1/556) munkatı’dır.
43- “Meleklerin çoğunu sarıklı gördüm” El Havi Lil Fetavi(1/359) Kunuzul Hakayık(3815) Camius Sağir(2/18) Daiful Cami(3080) Taberani Evsat(8/369) Mecma(5/120) Feyzul Kadir(4/8)
44- “Sarık sarmanızı tavsiye ederim. Zira o melekler bu alametleri ile görünürler. Sarığın ucunu da sırtınıza doğru sarkıtın.” zayıftır. Taberani(12/383) İbni Adiy(1/406) Camius Sağir(5541) Kunuzül Hakayık(4719) Elbani Daife(669) Lealiul Masnua(2/221) Beyhaki Şuab(6262) Mişkat(4371) Fethul Vehhab(1/484) Suyuti El Havi(1/359) Tuhfetul Ahfezi(5/339)
LUT KAVMİNİ HELAK EDEN HASLETLER
45- İbni Abbas radıyallahu anhuma rivayetinde ise bu on haslet şu şekilde sayılmıştır; “Kumarhanelerde zar atmak, sakız çiğnemek, yolun ortasında ıslık çalmak, güvercin beslemek ve onlarla oynamak, sapanla taş atmak, ibadet niyeti olmadan sarık sarmak, at yarışı ile kumar, parmaklara kına yakmak, elbiselerin düğmelerini çözmek ve çarşılarda baldırı çıplak gezmek.” Deylemi(4081) Taberani(8/140) Camiül Kebir(1/574) Kenz(44058) Ramuz(3918) zayıftır.
46- Cabir r.a.’dan rivayet edilene göre, Tebük gazvesinden dönerken Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabelere; “Küçük cihaddan büyük cihada döndük. Bu cihad, kulun nefsinin arzularına karşı cihadıdır” buyurmuştur. zayıftır. Beyhaki Zühd(2/165) Hatib Tarih(13/493) İbni Receb Cami(s.196) Keşful Hafa(1360) Aliyul Kari Esrarul Merfua(481) Camiüs Sağir(6107) Daiful Cami(4080) Daife(2460) Kenz(11260,11799) Derviş el Hut Esnel Metalib(969) Dürerül Müntesıra(90) Tahricul İhya(3/65) Nevafihul Atire(1225) Kunuzül Hakayık(5206) Ramuz(334/5) Rıfai Burhanul Müeyyed(s.239) İbni Teymiye; batıl dedi Mecmuul Fetava(11/197)
47- İbni Abbas r.a. merfuan rivayet ediyor; “Düşmanlarının en büyüğü iki yanın arasındaki nefsindir.” Zayıftır. Beyhaki Zühd(2/165) Iraki el Muğni(2581) Zübeydi İthaf(7/206) Serahsi Kitabul Kesb(s.98) Haris Muhasibi Risaleyül Müsterşidin(s.82) İbni Nehhas Meşari(2/451) Ebu Malik el Eşari’den; Deylemi(5248) Keşful Hafa(412)
48- “İnsan kalbi iyilik gördüğü kimseye sevgi, fenalık gördüğüne de buğz ve düşmanlık etmek üzere yaratılmıştır.” zayıftır. Beyhaki Şuab(466,8983) İbni Adiy Kamil(2/701) Mektubatı Rabbani(1/410) Kenz(44102) Maverdi Edebid Dünya Ved Din(492) Fevaidul Mecmua(82) Hilye(4/121) Askeri’den Camiüs Sagir(3580) Esrarul Merfua(391) Dürerül Müntesira(192) Feyzül Kadir(3/345) Hatib Tarih(4/277) İlelül Hadis(2543) Ramuzül Ehadis(270/12) Deylemi(2588) Tezkiretül Mevdua(68) Fethul Kebir(5707) Zübeydi İthaf(9/554) İbni Kesir Bidaye(11/58) Keşful Hafa(1/330) Daife(600) Nevafihul Atira(594) Ebu Şeyh Emsal(160) Kudai(1/350) İbni Hibban Ravzatul Ukala(243) İbni Nokta Takyid(298) Sehavi ve Şevkani gibi hadis ulemasından bazıları hadisi mevdu saydı ise de bunu kabul etmek mümkün değildir. Ekser hadis uleması zayıf kabul etmişler, İmam Allame Suyuti bunu meşhur-zayıf hadis türüne örnek göstermiştir. (Tedribur Ravi(1/189) zira hadisin birden fazla tariki vardır.
49- “Allah’ım Bana bir facirin nimetini nasip etme ki kalbim onu sevmesin!” Deylemi(2011) Hatib(11/94) Kenz(2/211) İhya(2/339) Kunuz(1302) Zübeydi(5/266) Aliyyül Kari Esrarul Merfua(392) İbni Kesir(4/355) Fevaidul Mecmua(211) Tezkiretül Mevdua(184) Iraki Muğni(1741,1773,4150) Keşful Hafa(1/396) İbni Kesir Bidaye(11/113) Şa’rani Hukukil Uhuvve(382) Zayıftır.
50- İbni Abbas radıyallahu anhuma rivayet ediyor; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Sizi rızıklandırdığı için Allah’ı seviniz. Allah beni sevdiği için beni seviniz. Ve ben ehli beytimi sevdiğim için ehli beytimi seviniz.” -zayıftır!- Tirmizi(3789) Buhari Tarihul Kebir(1/183) Hakiym et Tirmizi Nevadir(1/89) Hakim Müstedrek(3/150) Ebu Nuaym Hilye(3/211) Feyzul Kadir(1/178) Ahmeder Rıfai Erbain(24) Mişkat(6173) Beyhaki Şuab(408) Taberani(3/46,10/342) Camiüs Sağir(224) Cem’ül Fevaid(9007) Daiful Cami(176) es Savaik(s.228) İsafur Rağibin(s.120)
51- İbni Zübeyr radıyallahu anh’den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Ehli Beytimin misali, Nuh aleyhisselamın gemisinin misali gibidir. Ona binen selamet bulur, yüz çeviren boğulur.” Bu hadis İbni Abbas, Ebu Zerr ve Ebu Said radıyallahu anhum’den de rivayet edilmiş olup, en sağlam metni Bezzar’ın İbni Zübeyr’den İbni Lehia – ki leyyin bir ravidir - tarikiyle naklettiği, kaydettiğimiz bu rivayettir. Zayıftır. Bezzar(2615) Ahmed Bin Hanbel Fadailus Sahabe(2/785) Taberani(3/45, 46, 12/34) Taberani Evsat(5/355, 6/85) Hakim(2/373, 3/163) Zehebi Telhis(3/243) Ebu Nuaym Hilye(4/306) Kudai Müsnedi Şihab(2/273,274) Mecmauz Zevaid(9/168) Cem’ül Fevaid(9016) Busayri İthaf(7539) Metalibu Aliye(4004) Fesevi Ma’rife(1/538) Dulabi el Kuna(1/76) Ebuş Şeyh Emsal(333) Mişkatul Mesabih(6183) es Savaik(s.234) İsafur Rağibin(s.120) Feyzul Kadir(2/519, 5/517) Mizanul İtidal(2/229,6/498) İbni Adiy el Kamil Fid Duafa(2/306,6/411) Mizzi Tehzibul Kemal(28/411) Tekmiletul İkmal(3/141) Darekutni İlel(6/236) el Fakihi Ahbaru Mekke(3/134) Daiful Cami(5347)
52- Abdurrahman Bin Ebi Leyla babasından naklediyor; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Kul, beni kendisinden fazla sevmedikçe, ailemi ve ehli beytimi kendi ailesinden, zatımı da kendi zatından fazla sevmedikçe iman etmemiştir.” Bu rivayet zayıftır. Taberani(7/75) Deylemi(7796) Züherul Firdevs(4/217) Mecmauz Zevaid(1/88) es Savaikul Muhrika(s.228) İsafur Rağibin(s.123) Heysemi dedi ki; “İbni Ebi Leyla’nın hıfzı iyi değildir.”
53- Seleme Bin Ekva radıyallahu anh’den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Yıldızlar sema ehli için bir emniyettir. Ehli beytim de, ümmetim için bir emniyettir.” –zayıftır!- Ru’yani(2/253,258) Ebu Yala(13/7676) Hakiym et Tirmizi(3/61) Hatib Muvazzah(2/463) Busayri İthaf(7536) Metalibu Aliye(4002) Taberani(7/22, 11/53) Taberani Evsat(7/6) Mecmauz Zevaid(1/313,9/174,10/17) Feyzul Kadir(6/297) Hakim Nisaburi Müstedrek(2/486,3/186,517) Keşful Hafa(2/177) Daiful Cami(5987) isnadı zayıftır.
54- Ebu Said radıyallahu anh’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Kim ehli beyte buğz ederse o münafıktır.” Zayıftır. Ahmed Fadailus Sahabe(2/661) Muhibbut Taberi Rıyadun Nadra(1/362) İbni Adiy el Kamil(4/140) Heytemi es Savaik(terc s.389) İs’afur Rağibin(s.123) isnadında zayıf olduğunda ittifak edilen ravi Atiyyetul Avfi vardır. Onun hakkında bkz.: Zehebi el Muğni(4139) “Ehli Beyt’e buğzeden hiç kimse yoktur ki Allah onu cehenneme sokmasın” lafzı ile yine Ebu Said R.A.’den rivayet edilmiştir bkz.; Hakim(3/150) Heytemi Savaik(s.389) Ramuzül Ahadis(457/8) İs’afur Rağibin(s.123)
55- Cabir Radıyallahu anh’den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Her babanın evladının, nesebinin dayandığı kök sülalesi vardır. Yalnız Fatıma’nın sülalesi bana çeker.” zayıftır!- Hakim(3/179) Telhisuz Zehebi(3/164) Ebu Ya’la(12/109 no;6741) Deylemi(4787) Taberani(3/44,22/423) Hatib Tarih(11/285) Tehzibul Kemal(19/484) Feyzul Kadir(5/17) Mecmauz Zevaid(4/224,9/173) Cem’ül Fevaid(5145) Heytemi Savaik(s.353) Ramuzül Ehadis(1678,s.128/no;6) Yenabiül Mevedde(s.39) Keşful Hafa(2/157) Daife(802)
56- Ali Radıyallahu anh’den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Çocuklarınızı şu üç haslet üzere yetiştiriniz; peygamberinizin sevgisi, ehli beyt sevgisi ve Kur’an okumak. Şüphesiz ki, Kur’an hafızları hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Peygamberler ve asfiyalarla beraber Allah’ın gölgesinde olacaktır.” Camiüs Sağir(311) Feyzul Kadir(1/226) Şa’rani Bedrul Münir(49) Kenzul Ummal(41525) Keşful Hafa(1/76) es Savaikul Muhrika(s.385) Fethul Kebir(493) zayıftır.
57- Osman Bin Huneyf radıyallahu anh’den; Bir adam, bir haceti için Osman Bin Affan radıyallahu anh’a gelir, giderdi. Fakat Osman radıyallahu anh, ona aldırış etmezdi. Derken adam, Osman Bin Huneyf ile karşılaşır ve durumu ona arz eder. Bunun üzerine Osman Bin Huneyf, ona şunları söyler; “Su kabını getir ve abdest al. Sonra mescide git ve iki rekât namaz kıl. Sonra da; “Allah’ım! Peygamberimiz, rahmet Peygamberi Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) ile senden istiyor ve sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Seninle hacetimin yerine getirilmesi için rabbime yöneliyorum” diye söyle ve ihtiyacını arz et. Sonra bana gel ve beraber Osman radıyallahu anh’ın yanına gidelim.” Nihayet adam gitti ve söylenileni yaptıktan sonra Osman Bin Affan radıyallahu anh’ın kapısına geldi. Kapıcı gelip adamın elinden tutarak, Osman R.a.’ın huzuruna götürdü ve onu sergi üzerine, Osman R.a.’ın yanına oturttu. Osman Radıyallahu anh; “Nedir hacetin?” diye sordu. Adam hacetini söyledi ve Osman Radıyallahu anh da onun işini gördü… Adam sonra Osman Bin Huneyf Radıyallahu anh ile karşılaştı ve ona; “Allah seni hayırla mükâfatlandırsın! Benim hakkımda sen Osman ile konuşana kadar işime bakmıyordu” dedi. Osman Bin Huneyf Radıyallahu anh de; “Vallahi senin hakkında Hz. Osman(Radıyallahu anh) ile görüşmedim. Ancak a’ma bir adamın Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek duyduğu rahatsızlıktan şikayeti üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem ona; “Sabreder misin?” dediğine şahit oldum. Adam; “Ya Rasulullah! Yanımda (elimden tutarak) beni götürecek kimse yok! Bu ise benim için zor oluyor.” Dedi. Bunun üzerine buyurdu ki; “Su kabını getir ve abdest al. Sonra iki rekât namaz kıl. Daha sonra da şu şekilde dua et;” Vallahi biz aramızdaki konuşmanın uzaması sebebiyle henüz ayrılmamıştık, o a’ma zat, sanki daha önce hiçbir rahatsızlığı yokmuş gibi, şifa bulmuş olarak geldi.” Taberani(9/30) Taberani Sağir(1/306 no;508) Tergib(1/273) Beyhaki Delail(6/168) Mecmauz Zevaid(2/279) Gımari Misbah(s.21) İbni Sünni Amelül Yevm(s.202) Muhammed Nasib er Rıfai Tevessül(s.237) Gımari İrgamul Mübtedi(s.11) Muhammed Bin Alevi el Maliki Fi Sebilil Hedyi Ver Reşad(s.135)
Bu hadise, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vefatından sonra da Onunla tevessül edilmesi hususunda bunun cevazına delil gösterilmektedir. Taberani bu rivayetin hemen ardından bunun başka bir tarikle geldiğini ancak onda Osman Bin Ömer Bin Faris bin Şube’nin teferrüd ettiğini, hadisin ise sahih olduğunu belirtmiştir. Taberani MucemüsSağir(1/306) Taberani’nin bahsettiği diğer tarik, merfu olarak rivayet edildiği tariktir. Bu da, onun sadece merfu rivayete sahih dediğinin delilidir. Ancak hala bu sahih hükmünün, sadece hadisin merfu kısmına değil, Osman radıyallahu anh’ın hilafeti zamanında geçen hadiseyi de kapsadığını iddia edenler vardır. Şimdi bunu inceleyelim; Taberani bunu; Abdullah Bin Vehb – Şebib Bin Said el Mekki – Ruh Bin el Kasım – Ebu Cafer el Hutami el Medeni – Ebu Umame Sehl Bin Huneyf – Amcası Osman Bin Huneyf Radıyallahu anh senedi ile rivayet etmiştir. Bu isnad, İbni Vehb’in Şebib bin Said’den rivayeti olması sebebiyle münkerdir. Benden öncekilerin değinmediği bir illet daha vardır ki, İbni Vehb’in güvenilir olmakla birlikte hadis ahzında gevşek oluşu ve müdellis oluşudur. İbni Hacer Tehzibut Tehzib(6/66) İbni Hacer Tabakatul Müdellisin(s.22) Nesai ve Sâcî onun hadis ahzında mutesahil olduğunu belirtmişlerdir. Bu rivayeti de tedlis sigası olan “an’ane” ile yapmıştır. Rivayet her bakımdan zayıf olup, delil olamaz. Şebib hakkında; Ebu Hatem ve Ebu Züra; “beis yok, salihul hadis” dediler( EbulVelid el Baci Tadil ve Tecrih(3/1159) İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(4/359 no;1572) İbni Hibban, İbnul Medini, Mizzi; “güvenilir” dediler.( İbni Hibban Sükat(8/310 no;13614) Zehebi Mizanul İtidal(3/362 no;3663) Mizzi Tehzibul Kemal(12/360 no;2690), Hakim; “güvenilir, me’mun”,( Hakim Müstedrek(1/526) Zehebi; “saduk” dedi.(Zehebi Kaşif(1/479 no;2235) Zehebi Mizan(3/361) bkz. İbni Adiy(4/30 no;891) İbni Ebi Hatem, Şebib’in Ruh Bin el Kasım, Yunus Bin Yezid ve Muhammed Bin Amr’dan rivayette bulunduğunu zikreder.
İbni Adiy Kamil’de şöyle der; “Onun yanında Yunus Bin Yezid’in Zühri’den rivayet ettiği düzgün bir nüsha vardı. İbni Vehb ondan münker rivayetler nakletmiştir. Sanki o, Mısır’a gelince ezberinden rivayet ederek hata ve vehmiştir. Umarımki kasten yalan söylememiştir. Oğlu Ahmed ondan rivayet ettiğinde sanki başka bir Şebib’den bahseder gibidir. Zira o, isnadı güzelleştirmeye çalışırdı.”( İbni Adiy Kamil(4/30) Mizanul İtidal(3/362)
Şebib Bin Said; Buhari Ricalindendir.[1] Ancak Buhari ondan rivayetini bahsi geçen düzgün nüshasından olmak üzere tek bir yerde mutabi olarak yapmıştır.
İbni Hacer Takrib’de ve İbni Adiy Esamî’de derler ki; İbni Vehb’in Şebib’den rivayeti münkerdir.[2]
İbni Hacer, Fethul Bari Mukaddime’sinde der ki; “Buhari, İbni Şebib’in Yunus’tan rivayetini, İbni Vehb dışındaki rivayet yoluyla tahric etmiştir.”[3]
Bu sözlerden anlaşıldığına göre, Şebib’in rivayeti iki şartla kabul edilir; birincisi; rivayetin, oğlu Ahmed’in ondan yaptığı rivayet olması, ikincisi; Şebib’in Yunus’tan yaptığı rivayet olmasıdır…[4]
İbni Ebi Hatem, babasından naklen Şebib’in Ruh Bin Kasım’dan rivayetini, merfu olarak şahid göstermek için rivayet etmiştir ve onda kıssa zikredilmemiştir.[5]
İbni Hayseme Tarih'inde; Müslim Bin İbrahim – Hammad Bin Seleme – Ebu Cafer el Hutami – Umara Bin Huzeyme – Osman Bin Huneyf radıyallahu anh senedi ile rivayet ediyor; “Bir a’ma adam Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve gözü için kendisine dua etmesini istedi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;
“Git abdest al, iki rekat namaz kıl ve sonra da şöyle söyle; “Rahmet peygamberin olan Muhammed ile senden istiyor ve sana yöneliyorum! Ey Muhammed! Rabbimden seninle gözüme şifa taleb ediyorum. Allah’ım! Duamı kabul et ve gözümün şifa bulması hakkında Peygamberin duasını da kabul eyle!” buyurdu. Ne zaman bir haceti olursa böyle yapar!”[6] Bu rivayetin isnadı sahihtir. Ancak son cümlenin ravinin ifadesi olduğu anlaşılmaktadır.
Elbani ve İbni Teymiye bu son rivayetteki ziyade kısım hakkında şaz olduğunu belirtmişlerdir; zira güvenilir bir ravi olan Hammad Bin Seleme, kendisinden daha güvenilir olan Şube’nin rivayetine muhalif bir ziyade ile rivayet etmiştir.
58- Mervezi, Müsned-i Ebubekr’de; Ahmed Bin Ali – Osman Bin Ebi Şeybe ve Ebu Hayseme – Yezid Bin Harun – Hammad Bin Seleme – Ali Bin Zeyd – Kasım Bin Muhammed – Aişe r.a. senediyle rivayet ediyor; “Aişe radıyallahu anha dedi ki; “Ben babam Ebu Bekir halife iken, şu beyti okudum;
وأبيض يستسقى الغمام بوجهه
ثمال اليتامى عصمة للأرامل
“Beyazdır, yüzü suyu hürmetine yağmur istenir.
Yetimlerin sığınağı, dul kadınların koruyucusudur.” Ardından Ebu Bekr radıyallahu anh dedi ki; “O, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemdir.” Ahmed(1/7) Bezzar(1/128,185) Mervezi Müsnedi EbuBekr(s.91, no;39) İbni Ebi Şeybe(5/279) Mecmauz Zevaid(8/272) Mizanul İtidal(5/158) beyit Ebu Talib’e aittir bkz.: Ahmed(2/93) İbni Mace(1272) Ramehurmuzi Emsal(s.47) İbni Asakir Tarihu Dımeşk(3/356,66/315) İbni Abdilberr Temhid(22/65) el İsabe(7/235) İbni Ebi Şeybe Yezid Bin Harun’dan aynı isnad ile rivayet eder. Heysemi bunu Ahmed ve Bezzar’a isnad edip ricalinin güvenilir olduğunu söylemiştir. Lakin Ali Bin Zeyd bin Cüdan zayıf olup bu rivayetlerde tek kalmıştır.
59- “Hayatım sizin için hayırlıdır. Siz konuşursunuz, biz de sizinle konuşuruz. Ölümüm de sizin için hayırlıdır. Çünkü amelleriniz bana arz edilir, hayırlı görürsem hamd eder, kötü görürsem sizin için istiğfar dilerim.” Bezzar(5/308) İbni Sad(2/149) Deylemi(686, 2701) Müsned-i Haris Bin Ebi Usame(Buğyetul Bahis-2/884 no;953) İbni Adiy el Kamil(2/124,3/76) Muhlis Fevaid(2/212) Cüz’ü Abdülkadir Bin Muhammed el Kuraşi(2/2) Cürbazkani Arus(2/139) Mecmauz Zevaid(9/24) Feyzul Kadir(2/479,3/401) Cemül Fevaid(2449) Cem’ül Cevami(1928) Acluni Keşful Hafa(1176) Mevahibü Ledüniye(1/518) Iraki Muğni(3810) Zehebi Mizan(2/439) Lisanul Mizan(2/456) Camius Sağir(3771) Iraki Tarhut Tesrib(3/297) Nebhani Şevahid(s.161) Ramuzul Ehadis(3457) Busayri İthaf(7173) Metalibu Aliye(3853) Zübeydi İthaf(9/176) Elbani Daife(975) Zaiful Cami(2746) Munavi Kunuzül Hakayık(3307) Zürkani Şerhul Muvatta(1/97) Fadlu Salatı Alen Nebi(s.39) Rivayet, isnadındaki İbni Ebi Ravvad sebebiyle zayıftır. Bu hadisi Haris Bin Ebi Üsame de, Müsned’inde Bekr bin Abdullah el Müzeni’den mürsel olarak ve içinde hadis uyduran ravi bulunan başka bir tarikle, Enes r.a.’den rivayet etmiştir. Abdülmecid Bin Abdülaziz Bin Ebi Ravvad hakkında; Buhari; “Hakkında konuşuldu”, Ebu Hatem; “Kavi değildir, hadisi yazılır” Darekutni; “İtibar için hadisi yazılır, huccet değildir” derken, Yahya Bin Main, Ahmed Bin Hanbel, Ebu Davud, Nesai, İbnu Şahin, Zehebi ve başkaları; “Süka(güvenilir)” demişlerdir.
60- Muhammed Bin el Huseyn Bin Muhammed el Metusi(ya da Mütevessi) – Osman Bin Ahmed ed Dekkak – Muhammed Bin Halef Bin Abdis Selam – Musa Bin İbrahim el Mervezi – Veki’ – Ubeyde – Şakik - İbni Mes’ud radıyallahu anh senedi ile merfuan; “Kim Kur’an’ı ve ilimleri ezberlemek istiyorsa, şu duayı temiz bir kaba bal ile yazsın, sonra yağmur suyunu yere düşmeden önce toplayıp onunla yıkasın ve üç gün onu içsin; (Taberani’nin rivayetinde; bal ve zaferan ile yazıp yağmur suyu ile yıkasın ve bir taraftan namazlarının ardından bu duayı okurken bir taraftan da üç gün oruç tutup bununla iftar etsin” diye geçer.); “Allahım! Senin hiç kimseye ihtiyacı olmayarak kimseden talepte bulunmayan ve yaptıklarından hesaba çekilmeyen, isteklerin kendisine arz olunduğu Zatı Bari olduğunu anarak sana yalvarıyor, Peygamberin Muhammed, halilin İbrahim, sırdaşın Musa ve ruhun, kelimen, şerefli kulun İsa hakkı için sana yalvarıyorum…” Hatib Camiul Ahlak(2/261) Zehebi Mizan(6/535 no; 8851) İbni Hacer Lisanul Mizan(6/147, no; 8690) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(1/341) Fetteni Tezkira(57) Sıbt İbnül Acemi Keşful Hasis(1/262) Suyuti Lealiul Masnua(2/299) Bu rivayet sahih değildir! senedindeki Musa Bin İbrahim el Mervezi metruktur. Ayrıca bu rivayeti uyduran kişi olmakla itham edilmiştir. bkz.:İbni Cevzi Duafa(3440) Mizan(6/535) Lisan(6/147) İbni Adiy(6/348) Ukayli Duafa(4/166) Hatib Tarihu Bağdat(13/38) Tekmiletul İkmal(3/369) Keşful Hasis(1/262)
Taberani, Kitabud Dua’da aynı dua metnini; Yahya Bin Eyyub el Allaf el Mısri - Ebu Tahir Bin es Serh – Ebu Muhammed Musa Bin Abdurrahman es San’ani el Müfessir – İbni Cüreyc – Ata – İbni Abbas radıyallahu anhum – merfuan senediyle ve Mukatil Bin Hayyan – Mücahid – İbni Abbas radıyallahu anhum – merfuan senediyle verir. Taberani Dua(1/397) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(1/258 terc.:1/340) Bu tarikte de Musa Bin Abdurrahman el Müfessir teferrüd etmiştir ve O, hadis uydurucudur. bkz.: Zehebi Mizan(6/549) ElMuğni Fid Duafa(6506)
Aynı rivayet, Ebu Bekr Muhammed Bin Abdubaki el-Bezzar – Ebu Ya’la Muhammed Bin el-Huseyn el-Fakih – Ali Bin Ömer es-Sükkeri – Ebu Hamid Ahmed Bin Bilal – Muhammed Bin Abdullah el-Buhari – Bahr Bin en-Nadr – İsa Bin Musa – Ömer Bin Subh – Ebu Abdullah eş-Şami ve Muhammed Bin Ebi Aişe es-Sindi - Yezid Bin Ömer – Ömer Bin Abdülaziz – Mücahid Bin Cübeyr – İbni Mes’ud R. Anhum – merfuan senedi ile rivayet olundu. Suyuti Lealiül Masnua(2/299) İbni Cevzi Mevduat(3/174) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(1/341) Bu isnadda geçen Ömer Bin Subh hadis uydurucudur, metruktur. Bkz.: İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(6/116) İbni Cevzi Duafa(2/211 no;2474) Zehebi Mizan(5/249) Lisanul Mizan(2/405) İbni Adiy Kamil(5/24) Nesai Duafa(1/113) Takribut Tehzib(1/414) Zehebi Kaşif(2/63)
Ebuş Şeyh el Esbahani, buna benzer bir rivayeti Ahmed Bin İshak el Cevheri’nin hadisi olarak; Ebul Eş’as – Züheyr Bin el A’la el Utbi – Yusuf Bin Yezid Zühri – merfuan tariki ile rivayet etti. İbni Teymiye Mecmuul Fetava(1/259 terc.:1/341)Bu isnad kopuk ve zayıftır. Emali’de Ebu Musa el Medini ve Ebu Abdullah Makdisi bunu kaydetmişlerdir. Yine benzer dua metnini, Rezin bin Muaviye el Adberi, Tecrid’de; Ebu Şeyh el Asbahani Fadailul A’mal’de; Ebu Musa el Medini – Muhriz Bin Hişam – Abdulmelik – Babası – dedesi – Ebu Bekr es Sıddık radıyallahu anh’den merfuan senedi ile, Ve Ebu Musa el Medini – Zeyd Bin Hubab - Abdulmelik Bin Harun Bin Antera tarikiyle, rivayet etti. Cem’ül Fevaid(9423) Ebu Talib Mekki Kut-ul Kulub(1/34) Nebhani Şevahidul Hak(s.275) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(1/253 terc.:1/334) Gazali İhya(1/317) Iraki Muğni(1049) Zübeydi İthaf(5/67)Abdulmelik hadis uydurucudur. bkz.: Cuzecani Ahvalur Rical(1/68) İbni Hacer Lisanul Mizan(4/86) Zehebi elMuğni(2/409) İbnül Cevzi Duafa(2/153) Ebul Vefa etTrablusi Keşful Hasis(462) İbni Hibban Mecruhin(2/133) İbnu Ebi Hatem Cerh ve Tadil(5/374)
Ebul Abbas Bin Türkman el Hemedani, Kitabud Dua’da; Ebul Fadl Muhammed Bin el Hasen Bin Muhammed ed Dekkak – Muhammed Bin Osman Bin Halid el Ukberi – Ebuş Şeyh (es Sevab adlı eserinden) – Ubeydullah Bin Ahmed Bin Ukbe – Hasen Bin Arafe el Abdi – Zeyd Bin Hubab el Akeli – Abdulmelik Bin Harun Bin Anteratuş Şeybani – Babasından senedi ile; Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in Ebu Bekr radıyallahu anh’e Kur’an’ı ezberlemesi için öğrettiği bir dua olarak rivayet eder. Bu da uydurmadır. Suyuti Lealiül Masnua(2/299-300) Zübeydi İthaf(5/66) Iraki elMuğni(1/317)
Tevessül ihtiva eden bir diğer duayı; İbni Neccar Tarih’inde; Yusuf Bin Mübarek – Ebu Said Ahmed Bin Muhammed el Bağdadi – Ebul Feth Abdulkerim Bin Abdulvahid Bin Mahmud Bin es Saiğ – Ebu Said Ahmed Bin Abdullah Bin Hasene – Ebul Abbas Ahmed Bin Muhammed Bin Zekeriya en Nesevi ve Ebu Sa’d Ahmed Bin Muhammed Bin Hafs Bin Halil el Herevi – Abdullah Bin Adiy el Cürcani – Ahmed Bin Cafer es Sa’di – Sa’d Bin Said el Enbari – Süleyman İbni Ebi Hevde – Süfyan es Sevri – İbrahim Bin Edhem – Musa Bin Yezid – Uveys el Kareni – Ömer Bin el Hattab ve Ali Bin Ebi Talib - merfuan senedi ile yaptığı rivayette uzun bir dua tavsiye edilmiş, orada; “Allahım… karada ve denizde, zorlukta ve kolaylıkta sana dua ve ibadet eden kulların hakkı için…” İfadesi geçmektedir. Bu rivayet, aşağıda gelecek rivayet gibi batıldır. Ebu Nuaym Hilye(8/56) Suyuti Leali(2/297) İbni Arrak Tenzihuş Şeria(2/320) İbnül Cevzi Mevdua(3/175) İbnül Kayyım elMenar(s.45) Ebu Abdullah Zer’i Nakdul Menkul(s.34) Keşful Hafa(2/555)Hafız Ebu Nuaym ravilerinin meçhul olduğunu belirtmiştir.
61- Deylemi, Ömer ve Ali r.a.’dan merfuan rivayet ediyor; “Şeytan veya sultan seni üzerse şöyle dua et;
يا من يكفي من كل احد ولا يكفي منه احد يا احد من لا أحد له يا سند من لا سند له انقطع الرجاء إلا منك فاكفني مما أنا فيه وأعني على ما أنا عليه مما قد نزل بي بجاه وجهك الكريم وبحق محمد عليك آمين
“Ey kimsenin yetmediği yerde herkese yeten! Ey kimsesi olmayanların kimsesi! Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı! Ancak senden ümid ederim. Kerim olan vechin hürmetine ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) hakkı için, içinde bulunduğum durumdan kurtar, başıma gelen şu işte bana yardım et! Âmin” Deylemi(1282) İbni Hacer Tesdidül Kavs(1/189 no;1290) Kenzul Ummal(3425) Nebhani Şevahidul Hak(s.272) İbni Hacer, Tesdidül Kavs’ta buhadisin isnadını şu şekilde verir; Ebu Abdullah Cürcani[7] - Şakik(Bin İbrahim el Belhi) – İbrahim Bin Edhem – Musa Bin Yezid– İdris[8] - Ömer ve Ali radıyallahu anhuma senedi ile) Bu rivayet batıldır. Bu isnadta geçen idris, aslında yukarıda geçtiği gibi Üveys el Kareni olsa gerek. İstinsah hatası olarak böyle geçmiştir. Fakat Musa bin Yezid’in ne İdris’ten ne de Üveys el Karani’den rivayeti sözkonusu değildir. O, sadece Ebu Umame radıyallahu anh’den ve babasından rivayet etmiş, ondan da sadece Muaviye bin Salih rivayet etmiştir. Hafız Ebu Nuaym, bu ravilerin bulunduğu isnadlar ile daha uzun münker metinler rivayet etmiş ve ravilerinin meçhul olduğunu belirtmiştir. Hilyetul Evliya(8/55-57) bkz.: Rafii Tedvin Fi Ahbari Kazvin(1/98)Başka bir yerde de bu rivayetlerin şüpheli olup sahih olmadığını belirtir. Hilye(10/380)Bahsi geçen rivayet metinleri birbirinden çok farklıdır. İsnaddaki Şakik el-Belhi hakkında Zehebi ve İbni Hacer der ki; “Zahidlerin büyüklerindendir. Hadiste münkerdir denildi... Onun zayıf olduğuna hükmedilmesi tasavvur edilemez. Bahsedilen münkerlik, ondan rivayette bulunan ravi ciheti iledir.” Mizanul İtidal(3/348) Lisanul Mizan(3/151) Bkz.:ibni Ebi Hatem Cerh ve Ta’dil(4/373 no;4623)Zehebi, el Mugni Fid Duafa’da; “Şakik ile hüccet getirilemez” dedi. Zehebi el Mugni(1/300)
62- Ebu Said radıyallahu anh’den merfuan rivayet edilen; “Kim evinden namaza doğru çıkarken; “Allahım! Senden isteyenlerin hakkı için istiyorum…” Ahmed(3/21) Tergib(1/315,2/304) Iraki elMuğni(1/279 no;1100)İbni Ebi Şeybe(6/25) Misbahuz Zücace(1/98) Busayri İthaf(1106) Gazali İhya(1/326) Mişkat(3460) Mirkatul Mefatih(7/20) İbni Mace(778) Taberani(8/264) İbni Sünni Amelül Yevm(no;83) Mecmauz Zevaid(5/236) Alusi Neşrul Mehasinu Galiye(2/103) Müsnedi Ali Bin Ca’d(1/299) Zehebi Mizan(4/127) İbni Ebu Hatem İlel(2/184) Elbani Daife(24)Hadis birkaç tarikten gelmiş olmasına rağmen, zayıf ve müdellis olan ravi Atiyyetül Avfi’nin teferrüd etmiş olması sebebiyle zayıftır. Misbahuz Zücace’de Busayri der ki; “İbni Mace’nin isnadı zayıflar zinciridir; Atıyye (el Avfi), Fudayl Bin Merzuk, Fadl Bin Muvaffak zayıf ravilerdir. Lakin İbni Huzeyme bunu Sahih’inde Fudayl Bin Merzuk tariki ile rivayet etmiştir. Onun indinde bu sahihtir. Rezin bu rivayeti zikretmiş, Ahmed Bin Mün’i bunu müsnedinde Yezid – Fadl Bin Merzuk isnadıyla rivayet etmiştir.” İbni Ebi Şeybe; Veki – Fudayl Bin Merzuk – Atiyye – Ebu Said senediyle rivayet etmiştir. İbnu Ebi Hatem; “mevkuf’a benziyor (peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in sözüne benzemiyor)” demiştir. Fudayl Bin Merzuk hakkında; İbni Uyeyne, Sevri, İbni Main, Icli, İbni Hibban, İbni Şahin ve Suyuti; “süka=güvenilir” dediler, İbni Adiy; “onda beis olmadığını umarım”, Nesai; “zayıf”, Ebu Hatem; “Saduk, salihul hadis”, Zehebi; “hadisleri hasendir” demişler, Müslim, ondan makrunen rivayet etmiştir. Zehebi Siyer(7/342) Buhari Tarih(7/122) Cerh Ve Ta’dil(7/75) Marifetus Sükat(2/208) İbni Hibban Sükat(7/316) Tarihu Esmais Sükat(1/185) İbni Adiy Kamil(6/19) Şevkani Fevaid(s.353)Atıyyetül Avfi hakkında ise; Yahya Bin Main, Icli, İbnu Şahin; “güvenilir”, Zehebi ve Nesai; “zayıf” , Ebu Zür’a; “leyyin”, Ebu Hatem; “zayıf, hadisi yazılır” İbni Adiy; “hadisi yazılır, sikalar ondan hadis yazdılar”, İbni Hacer; “saduk, çok hata eder” demişlerdir. Atıyye, Şiilikle itham edilmiştir ve tedlis yaptığı bilinmektedir. Marifetu Esmais Sükat(2/140) Tarihu Esmais Sükat(1/172) Nesai Duafa(s.85) Buhari Tarih(7/8) Buhari Tarihu Sağir(1/267) Cerh ve Tadil(6/382) Zehebi Muğni(4139) Mizan(5/100) İbni Hacer Tehzib(1/393) Mizzi Tehzibül Kemal(20/148) İbni Adiy Kamil(5/369)
63- Abdullah Bin Zübeyr r.a., İbni Ömer r.a.’nın da yanında bulunduğu bir mecliste; “…bihurmeti arşike ve hurmeti vechike ve hurmeti nebiyyike aleyhisselam…” şeklinde dua ve tevessül etmiştir. sahih değildir. İbni İshak Ahbaru Mekke(1/140-142) İbni Hallikan Vefayatul A’yan(1/247) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(1/343)Bu çok zayıf olup metni münkerdir. Aynı rivayet tevessül içermeyen metni ile Ebu Nuaym tarafından daha sağlam isnad ile rivayet edilmiştir. Ebu Nuaym Hilye(2/176)
64- İmam Cafer es Sadık radıyallahu anh’den şöyle rivayet edilmiştir; “Bir kimsenin bir haceti olursa, temiz bir kağıt parçası üzerine Besmeleyi yazsın ve şu duayı eklesin;
بسم الله الرحمن الرحيم من العبد الذليل إلى الرب الجليل رب إني مسني الضر و انت ارحم الراحمين
Sonra yazdığı kâğıdı temiz bir akarsuya bıraksın. Kâğıdı bırakırken şöyle dua etsin; “Allah’ım! Habibin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine, Onun ehli beyti ve ashabı hürmetine, kendilerinden razı olduğun tertemiz yakınları ve senin yolunda olanlar hürmetine dileğimi kabul buyur. Ey keremi bol olan Rabbim! Beni de ikramına dahil kıldığın kullarından eyle” Yafii ed-Durrun Nazim(s.76)Bu rivayetin aslı yoktur. Bu rivayeti naklettiği Dürrun Nazım adlı kitabını büyü tılsımları ve hurafelerle dolduran Yafii de bunun isnadını zikretmemiştir.
65- Enes Bin Malik radıyallahu anh’den; “Ali Bin Ebu Talib radıyallahu anh’ın annesi Fatıma Binti Esed radıyallahu anha vefat ettiğinde… Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, kabrin içine girdi ve yan yatarak buyurdu ki; “Dirilten ve öldüren Allah’tır. O Hiç ölmeyen diridir. Rabbim! Annem Fatıma Binti Esed’i mağfiret eyle! Huccetini (Kelime-i Tevhidi) ona telkin et ve onun kabrini geniş eyle. Peygamberinin ve benden önceki peygamberlerinin hakkı için duamı kabul buyur. Şüphesiz sen merhametlilerin en merhametlisisin!” Nihayet Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, cenaze için dört tekbir getirdi ve onu kendisi, Abbas ve Ebu Bekr radıyallahu anhuma kabre koydular.” Taberani(24/351) Taberani Evsat(191) Mecmauz Zevaid(9/257) Ebu Nuaym Hilye(3/121) Hakim(3/116) Nebhani Huccetullah(2/1097) Şevahidul Hak(s.153) İbni Cevzi İlel(1/270) İbni Abdilberr İstiab(4/1891) Muhibbut Taberi Rıyadun Nadra(2/202) İbni Esir Usdül Gabe(7/217) Şeblenci Nurul Ebsar(s.85) Kenzul Ummal(5/279) İsmail Çetin Mesaf(174) Elbani Daife(1/32) Heysemi der ki; “Ravilerinden Ruh Bin Salah, İbni Hibban ve Hakim tarafından güvenilir görülmüştür. Ancak onda zayıflık vardır. Diğer raviler sahih ricalidir.” Heysemi Mecma(9/257) İbni Adiy Ruh Bin Salah’ı zayıf addetmiş, Zehebi ve İbni Cevzi bunu İbni Adiy’den naklen belirtmişlerdir. İbni Adiy Kamil(3/146, no;667) Zehebi elMuğni(2139) İbni Cevzi Duafa(1243) İlelül Mütenahiye(1/270) İbni Hibban onu, meçhul ravileri de güvenilir saydığı kitabı; es Sükat’ta zikretmiştir. İbni Hibban Sükat(8/244 no; 13240) Zehebi, Mizanul İtidal’de; onu İbni Adiy’in zayıf saydığını, İbni Hibban’ın Sükat’ta zikrettiğini, Hakim’in onun hakkında; “Güvenilir”, dediğini nakleder. Zehebi Mizan(3/87 no;2804) İbni Hacer de bu bilgilere ilaveten şunları söyler; “İbni Yunus onu Tarihul Guraba’da zikretti ve dediki; “Musul ehlindendir. Mısır’a gelmiş ve orada hadis rivayet etmiştir. Ondan münker hadisler rivayet edilmiştir. Nisbeti İbni Siyabe’dir. Darekutni onun hakkında; “Hadiste zayıftır”, İbni Makula; “Onu zayıf saydılar” demişlerdir… İbni Adiy ondan iki hadis naklettikten sonra der ki; “Onun birçok hadis rivayeti vardır, bazı rivayetinde münkerlik vardır.” İbni Hacer Lisanul Mizan(2/540 no;3433) Ruh Bin Salah bu rivayette teferrüd etmiştir. Rivayet zayıftır. İbni Hibban ve Hâkim’in tesahül (ravilerin değerlendirilmesinde gevşeklik) ile meşhur oldukları bilinmektedir. Ayrıca İbni Hibban’ın cerhte (ravi hakkındaki olumsuz eleştiride) müteşeddid olduğu söylenmekle( bkz.: Zehebi Mizan(2/253, 3/45, 1/274) Leknevi erRaf’ vetTekmil(177-179,203-204,208) Tehanevi Kavaid(180-6) Ali Özek Hadis Ricali(s.132) Kevseri Fıkhu Ehli Irak(s.77)birlikte mechulül hal olan ravileri güvenilir saydığı da malumdur. Yani hakkında cerh ve tadil bilinmeyen raviler hakkında hüsnü zan kaidesi ile hareket etmiştir. Lakin Ruh bin Salah’ı muhaddis imamlar cerhetmiş olduğundan, İbni Hibban’ın hüsnü zannı bu rivayette bir şey ifade etmemektedir.
66- Önceki peygamberler ile ilgili bazı zayıf rivayetler daha vardır; İbni Ebid Dünya, Ahkamul Kubur’da (Ebu Bilal Muhammed Bin Haris Bin Abdullah Bin Bürde Bin Ebu Musa el Eşari – Ebu Muhammed el Kasım Bin Abdullah – Anbese Bin Said senedi ile); Ebu Musa el Eşari Radıyallahu anh, Tüster şehrini fethettiğinde Danyal’ı bir tabutta buldu. Danyal ile birlikte bir Mushaf ve içinde yağ, dirhemler ve yüzük bulunan bir çömlek görmüştü. Ebu Musa bu durumu, Ömer radıyallahu anh’e bir mektupla bildirmişti. Ömer Radıyallahu anh, cevap olarak yazdığı mektupta şöyle diyordu; “Mushafa gelince, onu bize gönder. Yağın bir kısmını bize gönder, kalan kısmıyla da Müslümanlara, onunla şifa talep etmelerini emret. Dirhemleri onlara taksim et. Yüzüğü de sana ganimet olarak verdik.” İbni Kesir Bidaye(2/41 tercemesi;2/70) Tarihu Taberi(2/505) Sa’lebi Arais(s.258) Kettani Teratibul İdariye(2/67) Siyretul Halebiye(1/35) Bkz.: İbni Kuteybe Maarif(s.41) İbni Ebi Şeybe(7/4) Benzerini İbni İshak, Megazi’de ve Yunus Bin Bükeyr, Ziyadat’ta rivayet ettiler. Siyreti İbni İshak(1/44) İbni Kesir Bidaye(2/40) İbni Kayyım İğasetül Lehfan(1/209, tercemesi; 1/514) Hidayetul Hıyara(1/84) Fevaid(2/21) İbni Teymiye Ziyaretil Kubur(s.33) Dekaikut Tefsir(2/151) Reddu Alel Bekri(1/92, 528) İktiza(s.339) Mecmuul Fetava(15/154, 17/463, 27/121,171) Fetaval Kübra(4/364) Cevabus Sahih(5/281)Bu rivayette Ömer radıyallahu anh’ın Danyal aleyhisselam’ın kimsenin bilmediği bir yere gömülüp kabrini gizlemesi tavsiyesi de vardır. Ancak İbni İshak ve Yunus Bin Bükeyr’in Ebul Aliye’den yaptıkları bu rivayetin tamamı dikkate alınırsa, orada; insanların, Danyal aleyhisselam’ın cesedini dışarı çıkararak onunla tevessül etmeleri sebebiyle onun cesedinin gizlenmek istendiği görülür. Yani Ömer radıyallahu anh, cesedinin çıkarılarak yanlış bir uygulama yaptıkları için, Onun kabrini gizlemek istemiştir! Bu da böyle bir tevessülün caiz olmadığına delildir.
67- Batıl bir rivayet şu şekildedir; Ali radıyallahu anh dedi ki; “Bir vadide yırtıcı hayvanlardan korkarsan de ki; “Korkaklıktan ve arslanın şerrinden Danyal’ın Rabbine sığınırım” buyurmuştur. ed Dubbi Kitabud Dua(s.236) İbni Kesir Bidaye(2/344 tercemesi;2/530) Dümeyri Hayatul Hayevan(s.33) Kenzul Ummal(4997) Bursevi Tuhfetül Aliye(s.241) Bursevi Şerhu Nuhbetil Fiker(v.202/a)Bu rivayetin tevessül ve istigase ile alakası yoktur. Ancak bu rivayet istinsah hatası olarak bazı kitaplarda “aslanın şerrinden Danyal’a sığınırım” şeklinde geçmiştir. Aşırı sapık sufilerden İsmail Hakkı Bursevi de bunu fırsat bilerek şirkine delil getirmeye çalışmıştır. Bu rivayeti İbni Sünni ve Havatıful Cann’da Harâitî; (İbrahim Bin İsmail Bin Ebi Habibe – Davud Bin el Husayn – İkrime – İbni Abbas – Ali radıyallahu anhum senedi ile;) rivayet ettiler. Söz konusu rivayette zayıf bir ravi olan İbrahim bin İsmail bin Ebi Habibe’nin Davud bin el Husayn’dan rivayetleri, buradaki örnekte olduğu gibi hadis imamları tarafından özellikle münker olarak değerlendirilmiştir. bkz.: Buhari Tarih(1/271) Cerh ve Ta’dil(2/83) İbni Adiy(1/233-235,3/92) Mizan(1/135)İbnül Medini ve Ebu Davud derler ki; “Davud ibnul Husayn’ın İkrime’den rivayetleri münkerdir.” İbni Uyeyne; “Davud bin Husaynın rivayetinden sakınırız” dedi. Cerh ve Ta’dil(3/408) el Mugni Fid Duafa(1987) Men Tekelleme Fih(s76) Siyeri A’lamin Nubela(6/106) Ebu Abdurrahman Muhammed Bin Fudayl Bin Gazvan(vefatı h.195) bunu Kitabud Dua’da; Ebu Hazma Sabit es Sumali – Ebu Miskin Mevla Ali – Ali radıyallahu anh isnadıyla rivayet etti. Ebu Hamza Sabit es Sumali metruktur. bkz.: Cerh ve Tadil(2/450) İbnul Cevzi Duafa(1/158)
68- Ömer radıyallahu anh’ın haznedarı Malik ed Dar Radıyallahu anh anlatıyor; “Ömer radıyallahu anh’ın zamanında halk şiddetli bir kıtlığa maruz kalmıştı. Derken bir adam Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in kabrine gelerek; “Ya Rasulullah! Ümmetin için yağmur iste! Zira onlar helak oldular.” Dedi. Bunun üzerine adama rüyasında şöyle buyruldu; “Ömer’e git, ona selam götür, halkın suya kavuşacağını haber ver ve ona şunu söyle; “Senin vazifen, iyi muamelede bulunmak, ölçülü ve güzel hareket etmektir” Adam derhal giderek durumu Ömer radıyallahu anh’e bildirdi. Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh ağladı ve; “Rabbim! Üstesinden gelemediğim şeyler hariç, çaba sarfetmekten geri durmuyor ve elimden geleni yapıyorum!” dedi. İbni Ebi Şeybe(6/356) Fethul Bari(2/397,495) El İsabe(3/484) İbni Abdilberr İstiab(3/1149) Kastalani Mevahib(2/365) Kenz(4/289) Halili İrşad(1/313-314) Şerhu Süneni İbni Mace(Suyuti-Abdulgani-FahrulHasen Dehlevi şerhi s.99) İbni Kesir Bidaye(7/149-151) Tarihut Taberi(3/192) Münziri Tergib(2/41) Şevahidul Hak(s.137) Hayatus Sahabe(4/470) Futuhatur Rabbaniye(5/35) Mecma(3/125) Zürkani Şerhul Mevahib(8/80) Beyhaki Delail(7/47) İbni Asakir(53/294) Hafız İbni Hacer, Ebu Salih es Semman’a kadar olan isnadının sahih olduğunu belirtmiş, kabre gelen adamın Bilal Bin Haris olduğunu belirtmiştir. Fethul Bari(2/412) Elbani (rahimehullah), üç gerekçe öne sürerek bu rivayeti kabul etmemiştir;
1. Ravi Malik ed Dar’ın zabt ve adaleti maruf değildir, o mechul bir ravidir. İbni Hacer, Malik’in mechul oluşuna işaret etmiştir
2. Hadisin metni şeriatta müstehab olan istiska namazına ve bazı ayetlerin ifade ettiği dua ve istiğfara aykırıdır.
3. Rivayetin sahih olduğu kabul edilse bile bu konuda hüccet olamaz. Çünkü rivayet ismi bilinmeyen bir adama dayanmaktadır. O da mechuldür. Seyf’in rivayetine dayanarak onun adının Bilal olduğunu söylemekte bir şey ifade etmez, zira seyf Bin Ömer et Temimi ittifakla zayıf bir ravidir…”
İbni Sa’d der ki; “Malik ed Dar, Ömer Bin Hattab’ın azatlısıdır. Cüblan’lı, Himyer kabilesindendir. Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhuma’dan hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de Ebu Salih es Semman rivayette bulunmuştur. O maruf idi.” İbni Sad Tabakat(5/12) İbni Hibban, onu güvenilir ravilerin ismini saydığı Sükat adlı eserinde zikretmiş, İbni Sa’d’ın verdiği bilgileri vermiş, hakkında menfi bir söz söylememiştir. İbni Hibban Sükat(5/384 no;5312)Lakin İbni Hibban hakkında cerh varid olmamış meçhul ravileri güvenilir saydığından, buna itibar edilmemektedir. Hafız İbni Hacer de şunları söyler; “Malik ed Dar diye bilinen zat, Malik Bin Iyad’dır ve Asrı seadete yetişmiştir. Muaz ve Ebu Ubeyde’den rivayetleri vardır. Kendisinden iki oğlu; Avn ve Abdullah rivayette bulunmuştur. Buhari Tarih’te Ebu Salih Zekvan tarikiyle Malik ed Dar’dan, Ömer radıyallahu anh’ın kıtlık senesindeki sözünü (muhtasar olarak) rivayet etmiştir. Buhari Tarihu Kebir(7/304)Aynı rivayeti tafsilatlı olarak İbni Ebi Hayseme de tahric etmiştir.
Malik ed Dar’ın meçhulül aynlık vasfı kalkmış, lakin meçhulül hal (mestur) sıfatı devam etmektedir. Nitekim Hafız Münziri de; “Malik ed Dar’ın durumunu bilmiyorum” der. Tergib(2/29)Böyle bir ravinin rivayeti zayıf hadisler kapsamındadır. Bazıları, Ömer radıyallahu anh’ın onu mali işlerde görevlendirmesini, Malik ed Dar’ın hıfz ve adalet bakımından güvenilir oluşuna delil getirmek istemiştir. Lakin bu rivayetin metninde de belirtildiği gibi, o sadece yiyecek dağıtımında görevlendirilmişti. Nitekim İbni Kuteybe der ki; “Ömer Bin Hattab’ın azatlılarından biri de Malik ed Dar idi. Ömer radıyallahu anh ona bir ev vermişti ki, o bu evde halk arasında bir şeyler bölerdi.” İbni Kuteybe Maarif(s.129) Ebu Ya’la el Halili de, “Malik ed Dar’ın kadim bir Tabii oluşunda ittifak edilmiştir” der ve Tabiin’in ondan övgü ile bahsettiklerini belirtir. Sonra bu rivayeti aktararak Ebu Salih’in Malik ed Dâr’dan rivayetinin mürsel olduğunu söyler. Ebu Ya’la elHalili elİrşad Fi Marifeti Ulemail Hadis(1/313-316)Nitekim Ebu Salih bunu tahdis sigası ile değil, an’ane ile rivayet etmiştir. Yani Ebu Salih’in Malik ed Dar’dan hadis işittiği şüphelidir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kabrine gelen zatın isim olarak tesbiti konusunda İbni Hacer tarafından Seyf Bin Ömer’in rivayetine dayanılmasına gelince, asıl itibarıyla rivayetin sahih olarak tesbiti konusunda Seyf’in alakası yoktur. Seyf Bin Ömer, sadece gelen zatın kim olduğu sualine cevap ararken devreye girmektedir. Lakin yine de bu adamın kim olduğu önemlidir. Zira kabre gidip yağmur duası istemek sözkonudur. Mesela Buhari’nin Tarihul Kebir’de Ebu Salih Zekvan tarikiyle Malik ed Dar’dan rivayetinde sadece; Ömer radıyallahu anh’ın kıtlık senesinde; ““Rabbim! Üstesinden gelemediğim şeyler hariç, çaba sarfetmekten geri durmuyor ve elimden geleni yapıyorum!” dediğini rivayet etmiş, kıssadan bahsetmemiştir. Buhari Tarihu Kebir(7/304)
69- Ömer radıyallahu anh’den merfuan; “Âdem aleyhisselam hatayı işlediğinde; “Ya Rabbi! Muhammed hakkı için senden beni bağışlamanı istiyorum” dedi. Allah Teala; “Ey Âdem! Henüz yaratmadığım halde Muhammed’i sen nasıl tanıdın?” diye sordu. Âdem; “Ya Rabb! Sen beni elinle yaratıp bana ruhundan üflediğinde başımı kaldırdım. Arşın sütunları üzerinde “Lailahe illallah Muhammed rasulullah” cümlesinin yazılı olduğunu gördüm. Bildim ki sen, ismine ancak mahlûkatın en sevimlisini izafe edersin” dedi. Bunun üzerine Allah; “Doğru söyledin ey Âdem! Hakikaten o bana mahlûkatın en sevgili olanıdır. Onun hakkı için bana dua et. Ben de seni bağışladım. Şayet Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım.” Buyurdu. Hakim(1/672) Tarihut Taberi(1/160) Taberani Evsat(6/313, no;6502) Taberani Sağir(2/182 no;684) Beyhaki Delail(5/488) Kastalani Mevahib(1/28) Suyuti Hasais(1/21) İbni Cevzi Vefa(no;4) Zürkani Şerhul Mevahib(1/62) Mecmauz Zevaid(8/253) Hafaci Nesimur Rıyaz(3/444) Suyuti Dürrü Mensur(1/142) İbni Kesir Bidaye(1/81,2/322) Kadı Iyaz Şifa(s.174) Suyuti Menahilus Safa(s.30) Aliyyul Kari Şerhu Şifa(2/51) Sebilu Hedyir Reşad(1/103) Kevseri Muhikkut Tekavvul(s.14) Acurri Şeriat(no; 906,913) Nebhani Huccetullah(1/314) Cem’ül Fevaid(8373) İbni Allan esSıddıki Futuhatur Rabbaniye(5/36) Suyuti el Havi(işareten;2/174) Alusi Neşrul Mehasin(s.109) Tusi Tıbyan(1/169) İbni Asakir(7/437) İbni Kesir Şemail(s.574) Sübki Şifaus Sekam(s.120) Muğnil Muhtac(1/512) Mahmud Said Memduh Raf’ul Minara(s.249)Bu rivayetin isnadında cumhurun zayıf kabul ettiği ravi Abdurrahman Bin Zeyd Bin Eslem ve hadis uydurcu Ebul Haris el Fihri vardır. Adem aleyhisselam’ın tevessülü ile ilgili bu rivayet hakkında Zehebi ve İbni Hacer, Ebul Haris el Fihri’nin hal tercemesini verirken batıl demişler Zehebi Mizan(4/199) İbni Hacer Lisan(3/359) Zehebi, Telhisul Müstedrek’te Hakim’in bu rivayetine batıl değil, zayıf hükmü vermiştir! İbni Teymiye ve Elbani de onlara tabi olarak mevzu olduğunu söylemişlerdir. Taberani’den gelen rivayette Abdurrahman Bin Zeyd’e ulaşan isnad’da; Muhammed Bin Davud – Ahmed Bin Said el Fihri – Abdullah ibni İsmail el Medeni yer alır ve Taberani Mucemüs Sağir’de; Ahmed İbni Said’in teferrüd ettiğini söyler.[9] Taberani’nin Evsat ve Sağir’deki bu isnadı hakkında Heysemi; “Tanımadığım kimseler vardır” demiştir.[10] Ahmed Bin Said el Fihri; Ahmed Bin Said Bin Yakub’tur. Zehebi, el Muktena Fi Serdil Kuna’da; “Ahmed Bin Said el Fihri’den Mekhul ve İbni Cevsa rivayette bulunmuştur”[11] derken İbni Hibban, Sükat’ta; “Ahmed Bin Said Bin Yakub’dan Mekhul (Ebu Abdurrahman Beyruti) ve başkaları rivayette bulunmuştur” der.[12] Ahmed Bin Said Bin Yakub el Fihri sadece İbni Hibban tarafından Sükat’ta zikredilmiş olup meçhuldür.[13] Abdullah İbni İsmail el Medeni ise İbni Büveyh diye bilinen zat olup meçhul (mestur) bir ravidir. İbni Cevsa ile aynı senede(h.350) vefat etmiştir. İbni Ebid Dünya ve başkalarından hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de İbni Rızkaveyh rivayette bulunmuştur. İmam idi.[14] Yalnız bu “imam” ibaresi ile kastedilen mescid imamlığıdır. Ebu Nuaym’ın Delail’inde ise İbni Zeyd’e ulaşan isnad şöyledir; Şeyh Ebul Ferec – Süleyman Bin Ahmed – Ahmed Bin Rüşdeyn – Ahmed Bin Said el Fihri – Abdullah Bin İsmail el Medeni. [15] Neticede zayıf olan Abdurrahman Bin Zeyd Bin Eslem teferrüd etmiştir. Abdurrahman Bin Zeyd, hafızasının iyi olmaması sebebiyle cerh edilmiştir. Nitekim İbni Huzeyme; “Ehli İlm, hafızasının kötülüğü yüzünden onunla delil getirmez.” Demiştir. Onun hakkında Ebu Hatem der ki; “Hadiste kavi değildir. Kendisi salih olup hadiste vâhî (zayıf)dir.” İbni Adiy; “hadisleri hasendir. Bazıları onu güvenilir bulup hadislerini yazdılar.” Der.[16] Ancak bu söz reddolunmuştur. Hadisin sahih olduğunu iddia eden, Şihabuddin Hafaci, Celaleddin Suyuti, İbni Allan es Sıddıki, Tacuddin Sübki, Zahid el Kevseri, Aliyyul Kari, Kastalani, Nebhani ve Semhudi, teferrüd eden zayıf ravi Abdurrahman Bin Zeyd ile delil getirmenin mümkün olduğunu, Hakim’in bu hadise sahih hükmü vermekte haklı olduğunu ispatlamaya çalışmışlardır. Mahmud Said Memduh hasen olduğunu söylemiştir. Sadece bu rivayet tarikine bakılırsa, hadisin sahih olduğunu söylemeye yol yoktur. Zira İbni Zeyd biraz zorlama ile makbul görülse bile –ki bu da imkânsızdır- ona kadar ulaşan sağlam bir zincir de yoktur. Aslında Âdem aleyhisselam’ın tevessülü konusunda bir tarik daha vardır ki, Kaidetul Celile adlı eserinde, yukarıda kaydettiğimiz Ömer R.A. hadisini inkâr eden İbni Teymiye, başka bir hususta delil getirirken, (Tevhidi Rububiye adlı eserinde) bahsettiğimiz hadisi, senedini de vererek nakletmektedir! İşte o hadis; İbni Teymiye naklediyor; “üstad Ebul Ferec İbnül Cevzi’nin el Vefa Bi Fadailil Mustafa adlı eserinde verdiği rivayet zinciri ve hadis metni şöyledir; Ebu Cafer Muhammed Bin Amr[17] – Ahmed Bin İshak bin Salih – Muhammed Bin Salih – Muhammed Bin Sinan el Avfi[18] – İbrahim Bin Tahman[19] – Yezid Bin Meysera[20] – Abdullah Bin Süfyan[21] – Meyseratul Fecr[22] radıyallahu anh tarikiyle; Meysera dedi ki; “Ben; “Ya Rasulullah! Ne zaman peygamber olmuştunuz? Diye sordum. Cevap verdiler; “Cenabı Hak, yeryüzünü yaratıp, göklere istiva ederek onu yedi kat halinde tanzim edince ve Arş’ı yaratınca, Arş’ın ayağına; “Muhammed Allah’ın Rasulüdür, son peygamberdir” cümlesini yazdı. Âdem ile Havva’yı yerleştirdiği cennet’i yarattığı zaman da benim ismimi henüz Âdem daha ruh ile cesed arasında iken, cennetin kapıları, yaprakları, kubbeleri ve çadırları üzerine yazmıştı. Cenabı Hak, Âdem’e can verince o, Arşa baktı ve benim ismimi gördü; Allah teala da ona; “O, senin evladlarının efendisidir” diye bildirdi. Şeytan, Âdem ve Havva’yı aldatınca onlar Cenabı Hakka benim ismimi şefaatçı kılarak tevbe ettiler.” [23] Daha sonra İbni Teymiye Ömer radıyallahu anh hadisini de kaydeder ve bu iki rivayetin ardından şunları söyler; “Bu hadis(Ömer R.a. hadisi), önceki (Meysera R.a.) hadisi desteklemektedir ve ikisi bu konuyla ilgili öteki sahih hadisleri adeta tefsir eder mahiyettedir.”[24] Burada İbni Teymiye r.a., isnadların birbirini takviye ettiğini söylemek istediyse, bu doğru değildir. Zira iki isnaddan biri batıl, biri mechuller zinciridir. Ancak İbni Teymiye’nin adı geçen eseri iyi incelenirse, onun kastettiği şey, rivayet metinlerinin, “peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Âdem a.s. ruh ile cesed arasındayken peygamber olduğu” hususunda birbirini takviye ettiğidir. Âdem aleyhisselam’ın tevessülü ile ilgili hadisi, içinde Abdurrahman Bin Zeyd’in isminin geçmediği bir senedle İbni Ebid Dünya ve İbni Asakir, ismi belirtilmeyen iki ravi kanalıyla, benzer metinle, İbni Mes’ud radıyallahu anh’den mevkuf olarak rivayet ettiler.[25] Yine benzer bir metni, Ebuş Şeyh, İbrahim Bin Muhammed – Osman Bin Abdurrahman el Kuraşi – Abdulkerim el Kuraşi senediyle ve Muhammed Bin Yusuf – Muhammed Bin Cafer – Babasından senediyle rivayet etti.[26] Deylemi de, İbni Hacer’in Züherül Firdevs’teki tesbitine göre; Abdus – Ali Bin Ömer el Bey’i – İbni Lal – Ebu Cafer Bin Abdullah Bin Yusuf – Ömer Bin Hafs el-Müstemli – Abbas Bin Davud el Enmati – İmad Bin Ömer en Nasibi – Er Re’y Bin Halid – Cafer Bin Muhammed – Babasından – O da Ali Bin Ebi Talib radıyallahu anh’den merfuan senedi ile rivayet etmiştir.[27] İmam Suyuti, İbni Münzir’den naklen Muhammed Bin el Huseyn Bin Ali Bin Ebi Talib radıyallahu anhum tariki ile rivayet etmiştir.[28] Bu rivayetlerin hiçbiri itibar edilecek bir seviyede değildir. Acurri, Ebu Ahmed Harun Bin Yusuf Bin Ziyad et Tacir – Ebu Mervan el Osmani – İbni Osman Bin Halid – Abdurrahman Bin Ebi Zinad – Babasından tariki ile rivayet etmiştir.[29] Bu rivayet mevkuf olup, ravilerinden Osman Bin Halid el Osmani, Buhari ve başkalarına göre münker, Nesai’ye göre güvenilir değil[30], Mizzi ve Saci’ye göre maruf [31] bir ravidir.
70- Abbas radıyallahu anh’den merfuan; “Davud aleyhis selam dedi ki; “Allahım! Babalarım İbrahim, İshak ve Ya’kub hakkı için istiyorum…”[32] Bunu Bezzar; Küreyb – Zeyd Bin Hubab – Ebu Said – Ali Bin Zeyd – el Hasen – Ahnef Bin Kays – Abbas radıyallahu anh’den merfuan senedi ile rivayet etmiştir. Heysemi, isnadında, bilmediği ravi Ebu Said ve zayıf olduğu da, güvenilir olduğu da söylenen Ali Bin Zeyd’in bulunduğunu belirtmiştir. Elbani hadis hakkında; “cidden zayıf” dedi. Bezzar, bu rivayetin ardından, Ebu Said’in hadiste kavi olmayan Hasen Bin Dinar olduğunu söylemiştir. Ayrıca Bezzar bu hadisi Hammad Bin Seleme – Ali Bin Zeyd – el Hasen – Ahnef Bin Kays senedi ile de mürsel olarak vermiştir.[33] İbni Asakir bu rivayeti;
1- Ebul Kasım Bin Husayn – Ebu Talib Bin Gaylan – Ebu Bekr eş Şafii – Heysem Bin Halef – Ebu Küreyb – Zeyd Bin Hubab – Hasen Bin Dinar – Ali Bin Zeyd Bin Cüdan – el Hasen – Ahnef Bin Kays – Abbas radıyallahu anh – merfuan senedi ile,
2- Ebu Abdullah Muhammed Bin Ahmed Bin Muhammed el Kasari – Ebu Tahir – Ebulkasım İsmail Bin Hasen Bin Abdullah es Sarsari – Huseyn Bin İsmail el Mehamili – Ebu Haşim er Rifai – Zeyd Bin el Hubab – Basralı bir şeyh’ten(ki bu Hasen Bin Dinar el Basri olsa gerek) – Ali Bin Zeyd Bin Cüdan – Ahnef Bin Kays – Abbas radıyallahu anh – merfuan senedi ile
3- Ümmül Baha Fatıma Binti Muhammed – Ebul Fadl er Razi – Cafer Bin Abdullah Bin Fenaki – Muhammed Bin Harun er Ruyani – Ebu Küreyb – Zeyd Bin Hubab – ismi belirtilmeyen bir raviden – Ali Bin Zeyd Bin Cüdan – el Hasen – Ahnef Bin Kays radıyallahu anh – Abbas radıyallahu anh – merfuan senedi ile olmak üzere üç tarik ile rivayet eder.
Taberi, bunu Zeyd Bin el Hubab – el Hasen Bin Dinar – Ali Bin Zeyd Bin Cüd’an – el Hasen – el Ahnef Bin Kays – Abbas Bin Abdulmuttalib senedi ile tahric etmiştir. Yani rivayeti huccet getirilemez bir ravi olan Ali Bin Zeyd (Bin Cüd’an) teferrüd etmiştir. Ebu Züra, Ebu Hatem, Ahmed, Yahya Bin Main ve Nesai onu zayıf saymış, Müslim ondan makrunen rivayette bulunmuş, Buhari, Ebu Hatem, İbni Huzeyme ve başkaları; “Onunla huccet getirilemez” demiştir. Ebu Zür’a; “Kavi değil, o kadar çok vehmetti ve hatalar yaptı ki sonunda terk edilmeyi haketti.” dedi. İbni Huzeyme ayrıca onun hafızasının kötü olduğunu belirtir. İbni Uyeyne ve Darekutni; “Leyyindir”, Şu’be; “Sahabe ve tabiin sözlerini merfu gibi rivayet ederdi. O bize bunamadan önce hadis rivayet etti.” Dedi. Hammad Bin Zeyd dedi ki; “Hadisleri değiştirirdi.” Fellas; “Yahya bin Said onun hadislerinden sakınırdı” der. Fesevi; “İhtilata (bunaklığa) uğramıştır.” Dedi.
Yakub Bin Şeybe; “Güvenilir” demiş, el İclî; “Kavi değildir, şiilik yapardı ancak ondan hadis yazılır” demiştir. Tirmizi; “saduktur” demiş hafızasını eleştirmiş ve hadislerini hasen saymıştır.[34]Sufyan; “Ali bin Zeyd’den büyük bir kitap yazmıştım. Sonra ondan alakamı kesip terk ettim.” Yezid bin Zürey’; “Ben onu gördüm. O bir Rafızi idi.” Dedi. İbni Adiy; “Şiilikte aşırı giderdi. Zayıf olmakla birlikte hadisi yazılır” dedi.Zehebi; “Suveylihul hadis, İmam, büyük âlim. Onda biraz şiilik vardır. Hıfzının kötülüğü onu itkan derecesinden düşürmüştür. Mizan adlı eserimizde onun acaip ve münker rivayetlerine örnekler verdik." demişlerdir.[35] El Cûzecânî ve es Sa’dî; “hadiste vâhî (çok zayıf) idi. Onda orta yoldan sapma vardır. Onun rivayetiyle huccet getirilemez.” Dediler.[36]Ahmed Muhammed Şakir; “Ali Bin Zeyd Bin Cüdan güvenilirdir. Onun hakkında tenkitte bulunanlar delilsiz hareket etmektedirler” der. Lakin Merhum Ahmed Şakir’in bu sözü su götürür. Zira Ali Bin Zeyd, şialık ile itham edildiğinden ve ömrünün sonlarında ihtilata uğradığından terk edilmiştir.
71- Ebul Cevza Evs Bin Abdullah radıyallahu anh’den; “Medine halkı şiddetli bir kıtlığa maruz kalmıştı. Onlar Aişe radıyallahu anha’ya gelerek durumdan yakındılar. Bunun üzerine Aişe radıyallahu anha;
“Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kabrine bakın, ondan semaya doğru bir delik açın. Onunla sema arasında bir engel bulunmasın!” dedi. Onlar da hemen dediğini yaptılar. Bunun üzerine bize öyle bol yağmur yağdı ki, otlar yeşerdi, develer yağdan çatlarcasına semizleşti. Bundan dolayı o yıla; “çatlama yılı” denildi.”[37]
Elbani, bu rivayetin zayıf olduğuna üç sebeb öne sürüyor;
“1- ravilerden Said Bin Zeyd’de zayıflık vardır. İbni Hacer Takrib’de onun hakkında; “Saduktur, vehimleri vardır” derken, Zehebi Mizan’da; “Yahya Bin Said onun hakkında zayıf dedi, Sa’di; “huccet değildir, hadisini zayıf sayarlar”, Nesai; “O kavi değildir”, Ahmed; “onda beis yok” dediler. Yahya Bin Said Onu makbul görmezdi” der.[38]
2- Bu mevkuf bir haberdir. Aişe radıyallahu anha’nın sözüdür. Şayet sahih olsaydı bile huccet olamazdı. Zira onun bazı sahabilerin – hata ve isabetin imkân dâhilinde olduğu – ictihadi görüşlerinden olması muhtemeldir. O görüşler bizi bağlamaz, biz onlarla amel etmek mecburiyetinde değiliz.
3- Arim diye bilinen Ebun Nu’man Muhammed Bin el Fadl, güvenilir bir ravi olsa da, ömrünün sonunda ihtilata uğramıştır. Bu haberi Darimi’nin ihtilat öncesi mi, sonrası mı Arîmden dinlediği bilinmemektedir.” [39]
Said Bin Zeyd, Yahya Bin Said, Ebu Hatem, Nesai, İbni Main, Ahmed bin Şuayb, Cuzecani, Bezzar ve Darekutni tarafından farklı terimler ile zayıf olduğu söylenmiştir. Ebu Hatem, es Sa’dî ve Cuzecani; “Hadisiyle huccet getirilmez” der.
Ancak, O’nu Buhari, Icli, Ebu Cafer ed Darimi, Ahmed Bin Hanbel, Ebu Züra, İbni Hibban ve başkaları; “güvenilir”, “saduk”, “hafız” gibi terimler ile tevsik etmişlerdir.[40]
Said bin Zeyd’in rivayeti ile delil getirilemez. Ancak Elbani’nin çelişkisi, senedinde Said Bin Zeyd’in de bulunduğu bir hadis hakkında şunları söylemesidir; “Hadisin isnadı hasendir. Ravilerinden hepsi de güvenilirdir. Said Bin Zeyd hakkında söz söylenmiştir ama bu, onun hadisini hasen derecesinden aşağı düşürmez. İbnul Kayyım da hadisin isnadının ceyyid olduğunu söylemiştir.”[41] Fakat onun kastettiği, mezkûr rivayetin başka bir tarik ile desteklenmiş olmasıysa, o başka.
Elbani’nin rivayeti ret gerekçelerinden birisi de isnadda Arim diye bilinen Ebun Numan Bin Fadl es Sedusi’nin bulunuyor olması idi. O, güvenilir bir ravi olup, ömrünün sonunda ihtilat ve tegayyüre maruz kalmıştı. İbnu Salah; Buhari ve Zühli gibi muhaddislerin, Arim’den aldıkları rivayetlerin ihtilat öncesine ait olması gerektiğini söyler.[42]
Hafız Iraki, Müslim’in, Darimi vasıtasıyla Arim’den aldığı rivayetlerin ihtilatten önce olduğunu belirtir.[43]
Zehebi, İbni Hibban’ın; “Arim, ömrünün sonunda ihtilata uğradı ve ne rivayet ettiğini bilmeyecek kadar tegayyüre maruz kaldı. Bundan dolayı da rivayetleri içinde çok sayıda münker hadis vardır…” şeklindeki sözlerini şöyle reddeder; “İbni Hibban, ravi Arim için hiçbir münker hadis gösterememiştir. Peki nerede kaldı onun iddiası?”[44]
Zehebi Ruvvatüs Sükatil Mütekellim’de der ki; “Arim güvenilirdir, hüccettir. Sonradan ihtilata uğradı ise de bunda zarar yoktur. Zira ihtilattan sonra söyledikleri bilinmiştir.”[45]
Darakutni ise; “Arim’in ihtilatından sonra münker bir hadisi ortaya çıkmamıştır, o güvenilir bir ravidir” demiştir.[46]
El A’lai de, İbni Hibban’ın, Arim hakkındaki sözlerine şöyle itiraz eder; “…bu haddi aşmak ve aşırı gitmektir! Buhari, Ahmed Bin Hanbel, Abd Bin Humeyd ve bir çok insan Arim’den hadis rivayet etmiş, Müslim onunla huccet getirmiştir. Darekutni’nin; “İhtilatından sonra Arim’in münker hadisi çıkmamıştır. O güvenilirdir” demesi, ibni Hibban’ın sözünü reddetmektedir.”[47] Sonuçta rivayet, Said Bin Zeyd sebebiyle zayıftır.
72- Ebu Hüreyre radıyallahu anh’den merfuan; “Kim kabrimin yanında bana salât getirirse, onu bana tebliğ etmek üzere bir melek gönderilir, onun dünya ve ahiret işi görülür. Ben kıyamet gününde onun için şahit ve şefaatçi olurum.”[48]
Ukayli; “A’meş’ten aslı yoktur, mahfuz değildir. İsnadındaki İbni Mervanı destekleyen olmamıştır.”der. Muaviye bin Mervan es Suddi yalancı bir ravidir.
İbni Hacer, Ebuş Şeyh’in Savab’ından bunu nakletti ve isnadı ceyyiddir dedi.[49] İbni Teymiye de bu hadis hakkında; “leyyin” demiştir[50]
Ebuş Şeyh’in isnadı şöyle; Abdurrahman Bin Ahmed el A’rec – Hasen Bin es Sabbah – Ebu Muaviye – A’meş – Ebu Salih – Ebu Hüreyre radıyallahu anh.
Elbani der ki; “Bu senedde el A’rec dışındaki bütün ravileri maruf ve güvenilirdir. Zahir şu ki, el A’rac; Kadı Abdurrahman Bin Ahmed et Taberi’dir. Ebuş Şeyh, ondan iki hadis yazmış[51], cerh ve ta’dil olarak bir şey zikretmemiştir. O mechuldür. İbni Hacer Fethul Bari’de senedi ceyyiddir der. Bu kabul edilemez.”[52]
Elbani, Ebu Salih Abdurrahman Bin Ahmed el A’rec’in, Kadı Abdurrahman olduğunu zannetmekle hata etmiştir.
Ebuş Şeyh, onun tercemesini Abdurrahman Bin Ahmed ez Zuhri maddesinde verir ve Künyesinin Ebu Salih olduğunu, h.300 yılında vefat ettiğini kaydeder. Ondan dört rivayeti vardır[53]
Ebu Nuaym da Hilye’de Ebu Ahmed Muhammed Bin Ahmed Bin İbrahim tarikiyle ve Ahbaru İsbehan’da O’ndan rivayet etmiştir.[54]
Ayrıca Ebu Tahir es Silefi’nin Mu’cemus Sefer’deki rivayetine göre, el Hasen Bin Abdullah Bin Said en Nahvî de Ebu Salih’ten rivayette bulunmuştur.[55]
Sonuçta mezkûr ravi mestur (meçhulül hal) olmaktan kurtulmamıştır.
Daha sonra Elbani, İbnu Abdilhadi’den naklen; “Ebu Muaviye; - ki o; Muhammed Bin Mervan es Süddi'dir - Bu rivayette teferrüd etti” diyor. Zira bu hadisi Beyhaki, Şuabul İman’da İbni Mervan(Ebu Abdurrahman) ile A’meş’e ulaştırmıştır. Ebuş Şeyh’in isnadı ise; Ebu Muaviye ile A’meş’e ulaşır.
Ebu Muaviye; el A’meş’ten rivayette bulunanların en sağlamlarından, güvenilir, mutkin bir ravi olan Muhammed Bin Hazim ed Darir’in lakabı olup, meşhurdur.[56] Muhammed Bin Mervan’ın künyesi ise, - Beyhaki’nin iki tarikten rivayetinin birinde belirttiği gibi; - “Ebu Abdurrahman” dır.[57]
Ayrıca Hasen Bin Muhammed es Sabbah’ın, Muhammed Bin Mervan’dan rivayeti olmayıp, Ebu Muaviye ed Darir’den rivayeti vardır.[58] Dolayısıyla Ebu Abdurrahman Muhammed Bin Mervan es Süddi ile Ebu Muaviye aynı kişi değildir.
Lakin bu rivayet de, mutabaat için kullanılamaz. Zira bu rivayette sadece “Kim kabrimin yanında bana salât getirirse, onu bana tebliğ etmek üzere bir melek gönderilir.”[59] Lafzıyla zikredilmiş olup, “Dünya ve ahiret işleri görülür” kısmı sadece kezzab ravi Suddi yoluyla geldiği için münkerdir, uydurmadır.
73- İbni Mes’ud radıyallahu anh’den merfuan; “Sizden birinizin hayvanı ıssız bir yerde aniden boşanıp gittiği zaman; “Ey Allah’ın kulları! Tutunuz.” Diye nida etsin. Çünkü yeryüzünde Allah’ın hazır kulları vardır, onu sizin için tutar.”[60]
Hadisin isnadında zayıf bir ravi olan Maruf Bin Hassan es Semerkandi vardır.[61] İbni Hacer de, senedinde İbni Büreyde ile İbni Mes’ud arasında kopukluk olduğunu söylemiştir.[62]
Nevevi bu hadisi naklettikten sonra der ki; “İlimde büyük bazı hocalarımız bana bir hayvanının aniden elinden kaçıp gittiğini, bu hadisi okur okumaz Allah’ın onu yerinde durdurduğunu anlattı. Ben de bir gün bir cemaatle beraberdim. Derken cemaatten birinin hayvanı aniden kaçıp gitti. Onu yakalayamadılar. Ben de bu hadisi söyler söylemez, bundan başka bir sebep ortada yokken hayvan hemen duruverdi.”[63]
Eban Bin Salih’ten; “Rasulullah sallalhu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Sizden birinizin hayvanı ıssız bir arazide ürker de orada hiç kimseyi göremezse şöyle desin; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” zira o yardım olunacaktır.”[64]
Bu rivayet mu’daldir. Ancak Elbani, Eban Bin Salih’in, Mücahid tariki ile İbni Abbas radıyallahu anhuma’dan mevkuf olarak naklettiğini söylemiştir.
Utbe Bin Gazvan radıyallahu anh’den merfuan; “Sizden biriniz ıssız bir arazide bir şeyi kaybettiğinde veya bir yardım istediğinde; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” desin. Zira Allah’ın, bizim göremediğimiz kulları vardır.”[65]
Rivayetin sonunda Taberani ve İzahul Menasik’te İbni Hacer; “Gerçekten tecrübe edildi” demişlerdir. İbni Hacer, aşağıda gelecek olan İbni Abbas hadisini bu rivayete şahid göstermiştir. Heysemi; “Ravilerinden birinde az bir zaaf olsa da tevsik edilmiştir. Ancak Yezid Bin Ali, Utbe Bin Gazvan’a yetişmemiştir.” Der.
İbni Abbas radıyallahu anhuma’dan; “Allah’ın yeryüzünde hafaza melekleri dışında melekleri vardır. Onlar, düşen ağaç yapraklarını bile yazarlar. Sizden biri ıssız bir yerde yolunu kaybederse; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” diye nida etsin”[66]
Heysemi; “Ravileri güvenilirdir.” Der ve hadis uleması ittifak ile bunu hasen kabul ederler. Elbani dahi bu rivayetin hasen olduğunu kabul etmiş, ancak İbni Abbas radıyallahu anhuma’dan mevkuf olduğunu belirtmiştir. Beyhaki de el Adab’da, bu hadis hakkında; “İlim ehli indinde kullanılıyor ve tecrübe edilmiştir” der.
Elbani; “ibadetler tecrübelerden alınmaz” diyerek, Nevevi, Taberani, İbni Hacer ve Beyhaki gibi hadis imamlarının sözlerini tenkid eder. Daha önce mukadimede belirttiğimiz gibi, ancak Allah Azze ve Celle’den istenecek bir şeyi kullardan istemek şirktir. Bu rivayette ise, cahillerin yaptığı istiğaseye delil yoktur.
74- Haris Bin Yezid el Bekri’den; “Medineye geldim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına girdim. Mescid cemaatle doluydu. Siyah sancaklar dalgalanıyordu. Bilal, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in önünde kılıcını kuşanmış duruyordu. Dedim ki;
“Ne var, insanlar neden buraya böyle toplanmış? Dediler ki; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Amr Bin el As’ı Rabia’ya doğru gönderecek.” Dedim ki;
“Ad’ın elçisi gibi olmaktan Allah’a ve Rasulüne sığınırım.” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sordu; “Ad’ın elçisi ne demektir?” dedi ki;
“Ad sıkıntı ve kuraklık ile karşılaştığında, Kayl’ı su getirmek için gönderdi. O da Bekr Bin Muaviye’ye gidip konakladı…”[67]
İsnadındaki Ebul Münzir Selam bin Suleyman zayıftır. İbni Main onun hakkında bir rivayette; “Bir şey değildir”, “süka değildir”, Ukayli ve başkaları; “Hadisine tabi olunmaz” Zehebi; “Hüccet değildir”, Sacî; “Vehmeder, hadiste mutkın değildir” dediler.[68] Rivayet, sahih hadislere zıt olup münkerdir.
75- İbnus Sem’ani, Delail’de; Ebubekr Hibetullah Bin el Ferec[69] – Ebul Kasım Yusuf Bin Muhammed Bin Yusuf el Hatib[70] – Ebul Kasım Abdurrahman Bin Ömer Bin Temim el Müeddib – Ali Bin İbrahim Bin Allan – Ali Bin Muhammed Bin Ali – Ahmed Bin el Heysem et Tai – babasından – dedesinden – Seleme Bin Kuheyl – Ebu Sadık – Ali Bin Ebi Talib radıyallahu anh senedi ile rivayet ediyor;
“Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i kabri şerifine koyduktan sonra yanımıza bir bedevi geldi. Kendisini kabre atarak toprağından başına saçmaya başladı ve şöyle dedi; “Ya Rasulullah! Sen söyledin, biz de işittik. Sen Allah’tan alıp anlattın, biz de senden öğrendik. Allah sana indirdiği ayette şöyle buyurdu;
“Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan bağışlanmayı dileseler, Rasul de onlar için istiğfar etseydi, Allah’ı çok fazla affedici ve esirgeyici bulurlardı.”(Nisa; 64) Ben de nefsime zulmettim ve sana geldim. Benim için bağışlanma dile!” Bunun akabinde Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kabrinden; “Şüphesiz sen bağışlandın!” diye bir nida geldi.”[71]
Ebu Sadık, Ali Radıyallahu anh’den işitmemiş olup, mürsel olarak rivayet etmiştir.[72] Hakkında cerhte bulunanlar da vardır. Bazı muhaddisler Ali r.a.’den rivayet ettiğini söylerken, işittiğini tasrih etmemişlerdir.[73] Hadisin isnadı meçhuller zinciri olup, asla delil olamaz.
Birisi, «Allah Resûlü’nün sallallahu aleyhi ve sellem kabrine gelip benim için istiğfarda bulunmasını ve Allah katında bana şefaat etmesini istesem bu caiz olur mu?» şeklinde bir soru yöneltse verilecek cevap «Caiz değildir.» olacaktır. Bunun üzerine «Allah şöyle buyurmuyor mu?» diyerek Şu aşağıdaki âyeti okusa:
«Nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah’tan bağışlanma dileselerdi Resûl de onlar için bağışlanma dileseydi Allah’ı, tevbeleri çokça kabul eden, merhametli bulacaklardı.» (Nisâ, 4/64)
Ona, «Evet. Allah böyle söylüyor. Ancak dikkat edilirse (zulmettiklerinde) diyor. Buradaki (iz) Arapçada geçmiş zaman zarfıdır. (İz) yerine gelecek zaman bildiren (iza) zarfı kullanılsaydı, anlam (zulmederlerse) olacaktı ki bu durumda Allah Resûlü’nün sallallahu aleyhi ve sellem vefatından sonrası için de bağışlanma isteme söz konusu olabilecekti. Ancak (iz) kullanılmak suretiyle bağışlanma isteği Allah Resûlü’nün sallallahu aleyhi ve sellem yaşadığı dönem ile sınırlanmış olmaktadır.
Ayrıca Allah Resûlü’nün belirttiği gibi şu üç şey haricinde ölmüş kimsenin amel defteri kapanır. «Sadaka-i Cariye, faydanılan ilim ve kendisine duâ eden salih bir evlât. Dolayısıyla ölmüş bir kimsenin başkası için bağışlanma talebinde bulunması mümkün değildir. Kaldı ki amel defteri kapanmış olduğundan kendisi için bile bağışlanma isteyemez.
76- “Kim sırf beni ziyaret için Medine’ye gelirse, ben de onun için kıyamet gününde şahid ve şefaatçi olurum.”[74] İki ayrı isnad zinciri vardır. Birinci isnadın Abdurrezzak’a kadar ravileri meçhuldür. İkinci isnaddaki Süleyman Bin Yezid el Ka’bi hakkında Ebu Hatem; “münker, kavi değil” demiş[75], İbni Hibban onu tevsik etmiştir.[76] Tirmizi onun hadisini hasen görmüştür.[77] Bu hadis hakkında İmam Suyuti ve Zehebi hasen hükmü vermiştir.[78] Halbuki Zehebi, el Ka’bi hakkında “metruk” diyenlerdendir. Münavi, hadisin zayıf olduğunu belirtmiştir. Hafız Iraki ise, İbnus Seken’in bu hadisi sahih olarak değerlendirdiğini nakleder. Ancak hadisin ne sahih olduğunu ne de hasen olduğunu söylemeye yol yoktur. Cidden zayıftır.
77- İbni Ömer radıyallahu anh’den merfuan; “Kim kabrimi ziyaret ederse, şefaatim ona vacip olur.”[79]İbni Adiy, Musa Bin Hilal tariki ile rivayet edip, umarım ki beis yoktur demiştir. Ebu Hatem Musa bin Hilal hakkında mechul demiştir. Ukayli de bunun leyyin olduğunu söylemiştir. İbni Hacer; “Musa Bin Hilal; “suveylihul hadistir” der.[80] Hadis ihticaca elverişli değildir. İbnu Huzeyme de bunu Sahih’inde zikretmiştir. Zehebi hasen olduğunu söylemiştir. Nevevi ve Suyuti; zayıf demişler, İbni Teymiye ve Elbani uydurma demiş, Sübki sahih olduğunu iddia etmiştir. Uydurma olduğunu söylemek de isabetli olmaz. Zira Zehebinin de dediği gibi her ne kadar zayıf isnadlar ile de gelmiş olsalar, bu isnadlar birbirini takviye eder. Lakin Zehebi hasen olduğuna hükmetmekle isabet etmemiştir. Doğrusu hadisin zayıf olduğudur.
78- Ömer radıyallahu anh’den merfuan; “Kim kabrimi ziyaret ederse onun için şefaatçi olurum.”[81] Al-i Hattab’dan birisi tariki ile gelen bu rivayette, Ömer radıyallahu anh’den kimin rivayet ettiğinin ismi belirtilmemiştir.
79- Bu İbnu Ömer radıyallahu anhuma’dan da merfuan; “Kim başka bir ihtiyac için değil de sırf beni ziyaret etmek için gelirse, kıyamet günü ona şefaatçi olmam Allah üzerine bir hak olur.”[82] Lafzıyla gelmiştir. Heysemi, isnadındaki ravi “Mesleme bin Salim zayıftır” demiştir. Zehebi ve İbni Hacer derler ki; “Bu Mesleme bin Salim; Müslim Bin Salim Ebu Ferve el Cüheni değil, Müslim bin Salim el Cuheni el Basri’dir. Ebu Davud onun hakkında; “güvenilir değil” dedi.[83]
80- İbni Ömer Radıyallahu anh’den merfuan; “Kim hacceder ve ben öldükten sonra kabrimi ziyaret ederse, beni sağ iken ziyaret etmiş gibi olur.”[84]Rivayet, Hafs Bin Ebu Davud Süleyman el Kari tariki ile gelmiştir. Heysemi der ki; “Taberani bunu Mu’cemus Sağir ve Mu’cemul Evsat’ta hakkında bilgi sahibi olamadığım Aişe Binti Yunus tarikiyle rivayet etti. Mu’cemül Kebir ve Evsat’ta benzerini Hafs Bin Ebu Davud tariki ile rivayet etti. Ahmed, onu tevsik etti, imamlardan bir cemaat ise zayıf saydı.” Suyuti; zayıf dedi. Elbani Hafs’tan sonra Leys Bin Ebi Süleym’in de zayıf olduğunu söyleyerek hadisin mevzu olduğunu söylemiştir. Beyhaki, bu rivayette Hafs Bin Süleyman’ın teferrüd ettiğini, onun zayıf olduğunu söylemiştir.[85] Buhari, Leys’in hadisi ile istişhadda bulunmuş, Müslim ondan makrunen rivayet etmiş, hadis imamları tarafından Leys hakkında; “saduk” ve “güvenilir” hükmü verilmiştir. İhtilata uğradıktan sonra rivayetleri terk edilmiştir.[86] Ahmed Muhammed Şakir, Leys Bin Ebi Süleym hakkındaki cerhin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Hadis zayıftır.
81- Müsnedi Ebu Hanife’de, Nafi tariki ile İbnu Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet ediliyor; “Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in kabrini şu şekilde ziyaret etmek sünnettir; Kıble cihetinden kabri şerife, sırtını kıbleye, yüzünü kabre dönerek; “Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerine olsun ey Nebi!” Demek sünnettir.”[87] Lakin bu rivayetin geçtiği yer olan Müsned, Ebu Hanife’ye ait değildir. Ebu Hanife hadiste zayıftır.
82- İbni Ebid Dünya Kitabul Kubur’da Aişe radıyallahu anha’dan merfuan rivayet ediyor; “Kim bir dostunun kabrini ziyaret edip ona selam vererek yanında oturursa, o kabirden selamını alır ve yanından kalkıncaya kadar ona arkadaşlık eder”[88]
Hafız Iraki ve Münavi derler ki; “İsnadındaki Abdullah Bin Sem’an’ın haline vakıf olamadım.
Zübeydi, Abdullah Bin Seman’ın güvenilir olduğunu söyler.[89] Şu var ki bu, eğer Abdullah Bin Ziyad Bin Sem’an ise, o metruktur. Sadece Buhari onun hakkında sükût etmiş[90], Kitabul Itk’ta bir hadisini yazmış[91], İbni Adiy de; “salih hadisleri vardır” demiştir.[92]
Aişe radıyallahu anha’dan gelen rivayetin isnadında; Yahya Bin Yeman vardır. Elbani onun hakkında zayıf demiştir.
Yahya Bin Yeman Müslim ricalindendir. Zehebi onun hakkında; el Muğni’de; “Meşhur saduk”, Men Tekelleme Fih’te; “Salihul hadis” ve Tezkiratul Huffaz’da; “Hafız, saduk, Buhari seviyesinde muhaddisler onun hadisini yazdı”, İbnu Ebi Hatem; “mahallus sıdk”, Veki; “Arkadaşlarımız içinde hadisleri en iyi ezberleyenidir”, Yahya Bin Main, bir seferinde; “leyse bihi be’s”, bir seferinde; “güvenilir”, İbni Hibban, el-Icli, İbnu Şahin ve Osman Bin Ebi Şeybe; “güvenilir, saduk” demişler, İbnül Medini de onun saduk olduğunu söylemiştir.[93]
İbni Abdilberr’in el İstizkar’da geçen rivayetindeki isnad ve hadis şudur;
أخبرنا أبو عبد الله عبيد بن محمد قراءة مني عليه سنة تسعين وثلاثمائة في ربيع الأول قال أملت علينا فاطمة بنت الريان المستملي في دارها بمصر في شوال سنة اثنتين وأربعين وثلاث مئة قالت حدثنا الربيع بن سليمان المؤذن صاحب الشافعي قال حدثنا بشر بن بكر عن الأوزاعي عن عطاء عن عبيد بن عمير عن بن عباس قال قال رسول الله ما من أحد مر بقبر أخيه المؤمن كان يعرفه في الدنيا فسلم عليه إلا عرفه ورد عليه السلام
“Herhangi bir kimse hayattayken tanıdığı mü’min kardeşinin mezarının yanından geçerken, eğer ona selam verirse, o da onu tanır ve verdiği selamı alır”[94]
Münavi, Iraki’den naklen Abdülhak el İşbili’nin el Akibe’de sahih olduğuna hükmettiğini[95] söyler. Lakin elimizdeki el Akibe nüshalarında böyle bir hüküm yoktur. Şevkani de, Ebu Hüreyre ve İbni Abbas radıyallahu anhum hadislerinin sahih olduğunu söyler. İbni Teymiye’nin de görüşü sahih olduğu yönündedir.
Ancak, bu isnadda Ebu Abdullah Ubeyd bin Muhammed ve Fatıma bintur Reyyan meçhuldür.
Beyhaki, İbni Ebid Dünya – Muhammed Bin Kudame el Cevheri – Maan Bin İsa el Kazzaz – Hişam Bin Sa’d – Zeyd Bin Eslem – Ebu Hüreyre senedi ile; “Kişi tanıdığı birinin kabrine uğrayıp selam verirse, o da onu tanır ve selamını alır. Eğer tanımazsa yine selamını cevaplar.”[96]
İsnaddaki Muhammed Bin Kudame el Cevheri hakkında Ebu Davud zayıf demiştir.[97] Darekutni onu güvenilir saymış[98], İbnu Ebi Hatem Cerh ve Ta’dil’de cerhetmeden zikretmiş[99], İbni Hibban, onu es Sükat’ta zikretmiş[100], İmam Ahmed, onun rivayetini kabul etmiş[101],
Hatib’in rivayetinde isnad; Abdurrahman Bin Zeyd Bin Eslem – Zeyd Bin Eslem – Ata Bin Yesar – Ebu Hüreyre şeklindedir. Saydavi’nin rivayetinde ise Abdurrahman Bin Zeyd - Zeyd Bin Eslem - Ebu Hüreyre radıyallahu anh şeklindedir. Abdurrahman Bin Zeyd zayıftır.
83- İmam Ahmed; Abdurrezzak – Süfyan – Enes Radıyallahu anh’den işiten birisi – merfuan tariki ile rivayet ediyor; “Şüphesiz amelleriniz akrabalarınızdan ve aşiretlerinizden olan ölülere arz edilir. Eğer hayırlı ise müjdeleşirler, hayırlı değilse şöyle derler; “Allahım! Bizi hidayet ettiğin gibi onları da hidayet etmedikçe onları öldürme!”[102]
Bu rivayette ismi belirtilmeyen bir ravi vardır. Ancak Ebu Davud et Tayalisi, Müsnedinde; es Salt Bin Dinar – el Hasen – Cabir Bin Abdullah radıyallahu anh senedi ile merfuan şu rivayeti verir; “Şüphesiz amelleriniz akrabalarınızdan ve aşiretlerinizden olanlara kabirlerinde sunulur. Eğer hayırlı ise onunla müjdeleşirler, hayırlı değilse derler ki; “Allahım! Onlara senin taatin ile amel etmeyi ilham eyle!”[103]
Bu rivayette Salt Bin Dinar zayıftır. Zehebi, Ebu Züra ve Ebu Hatem onun leyyin olduğunu söylediler.[104]
Bu manada Taberani el Evsat’ta; Mesleme Bin Ali – Zeyd İbni Vakıd ve Hişam Bin el-Gâz – Mekhul – Abdurrahman Bin Selame – Ebu Rühm – Ebu Eyyub el Ensari radıyallahu anh – merfuan senedi ile rivayet ediyor;
“Müminin ruhu kabzedildiğinde Allah’ın rahmet ehlinden olan kulları onu, tıpkı dünyada bir müjdeciyi karşıladıkları gibi karşılarlar. Derler ki; “Arkadaşınızı bırakın da rahatlasın zira o şiddetli bir üzüntüdedir.” Sonra “Falan ve filan ne yaptı? Evlendi mi?” diye sorarlar.
Eğer ondan önce ölmüş birini sorarlarsa der ki; “O benden önce ölmüştür” bunun üzerine derler ki; “Şüphesiz bizler Allah’tan geldik ve dönücüleriz. O cehennem çukurlarının anası olan haviye’ye götürülmüştür. O ne kötü bir ana ve ne kötü bir terbiyecidir.”
Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Şüphesiz amelleriniz ahiret ehlinden olan akrabalarınıza ve aşiretlerinize sunulur. Hayırlı ise ferahlanır ve müjdelenirler ve derler ki; “Allahım! Bu senin fazlın ve rahmetindir. Ona nimetini tamamla ve bu hal üzere öldür.” Onlara kötü ameli arzolunduğunda derler ki; “Allahım! Ona senin razı olduğun ve sana yaklaştıracak Salih ameli ilham eyle!”[105]
Bu rivayette Mesleme Bin Ali zayıftır. Mecruhin’de İbni Hibban ve el Kamil’de İbni Adiy bunu; Selam et Temimi(zayıf bir ravidir) – Sevr Bin Yezid – Halid Bin Ma’dan – Ebu Rühm – Ebu Eyyub – Merfuan isnadı ile de rivayet etmişlerdir.
Taberani bunu Kebir’de; Amr Bin İshak Bin İbrahim Bin A’la Bin Zibrik el Humusi – Muhammed Bin İsmail Bin Iyaş – İsmail Bin Iyaş – Damdam Bin Zür’a – Şüreyh Bin Ubeyd – Abdurrahman Bin Bil’icma – Ebu Ruhm – Ebu Eyyub – merfuan senedi ile rivayet etmiştir.[106]
Ayrıca İbni Ebid Dünya, Kitabul Menamat’ta; Muhammed Bin Huseyn – Muhammed Bin İshak – Abdullah Bin Mübarek – Sevr Bin Yezid – Ebu Rühm – Ebu Eyyub radıyallahu anh’ten mevkuf isnadı ile rivayet etmiştir.[107] Iraki bunun isnadının ceyyid olduğunu söyler.
Hakiym et Tirmizi, Nevadirul Usul’de; Abdülgafur Bin Abdulaziz – babası – dedesi – merfuan tariki ile rivayet ediyor; “Ameller pazartesi ve Perşembe günleri Allah’a arzedilir. Cuma günü de peygamberlere, anne ve babalara arzedilir. Onun hasenatı ile sevinirler, yüzlerinin aklığı artar ve parlar. Allah’tan korkun ve ölülerinize eza vermeyin!”[108]
Bu hadis hakkında Suyuti, Camiüs Sağir’de; “hasen” hükmü verirken, Münavi sükût etmiş, Elbani uydurma olduğunu belirtmiştir.
İbni Ebid Dünya, Kitabul Menamat’ta; el Kasım Bin Haşim ve Muhammed Bin Rızkullah – Yahya Bin Salih el Vahazi – Ebu İsmail es Sükuni – Malik Bin Ed da’ – Numan Bin Beşir – merfuan senedi ile; “Kabirlerdeki kardeşleriniz için Allah’tan sakının. Zira amelleriniz onlara arz edilir.”[109]
Hakim “sahih” demiştir. Buhari, el Kuna’da bunu Ebu İsmail es Sukuni’den bahsederken verir ve rivayet hakkında sükût eder. Malik Bin Ed Da’ hakkında Ebu Hatem; “mechul” demiş, İbni Hibban onu es Sükat’ta zikretmiştir. Zehebi ve İbni Hacer de tevsik edildiğini belirttiler.[110] Ancak onu sadece İbni Hibban tevsik etmiş olup, onun tevsikine itibar edilmez.
Yine İbni Ebid Dünya; Abdullah Bin Şebib – Ebu Bekr Bin Şeybetül Hazami (ya da el Harrani) – Fuleyh (ya da Fuleyc) Bin İsmail – Muhammed Bin Cafer Bin Ebi Kesir – Zeyd Bin Eslem – Ebu Salih ve el Mukberi – Ebu Hüreyre radıyallahu anh – merfuan senedi ile rivayet ediyor; “Amellerinizin kötülüğü ile ölülerinizi utandırmayın. Zira amelleriniz kabir ehli dostlarınıza arz edilmektedir.”[111]
Bu hadisin isnadı hakkında Hafız Iraki “zayıftır.” Dedi.
Bezzar, Ebu Hüreyre radıyallahu anh’den merfuan rivayet ediyor; “…mü’minin ruhu semaya yükselir ve ona diğer müminlerin ruhları gelip dünya ehlinden tanıdıklarının haberlerini sorarlar. “falan dünyada kaldı” derse sevinirler, “falan öldü” derse; “bizim yanımıza gelmedi” derler.”[112]
Bu konudaki zayıf rivayetler buraya alamayacağımız kadar çoktur. İbni Kayyım der ki; “Ruhlar iki kısımdır; nimet gören ruhlar ve azap gören ruhlar. Azap görenler, görüşüp ziyaretleşemezler. Nimet görenler ise serbesttirler, görüşüp ziyaretleşirler. Dünyadaki eski hatıralarını birbirlerine anlatırlar. Her ruh aynı meslekte olan arkadaşı ile bulunur. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ruhu ise Refik-i A’la’da bulunur.
Allah Teala buyuruyor; “Kim Allah’a ve Rasulüne itaat ederse, onlar, Allah’ın nimetlendirdiği peygamberler, sıddıklar, şehidler ve Salihlerle beraber olur. Onlar arkadaş olarak ne iyidirler.”(Nisa,69)
Bu beraberlik, dünyada, berzahta ve ahirette sabittir. İnsan bu üç diyarda sevdiği ile beraber olur.”[113] 84- “İşlerinizde sıkıştığınız zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz”[114] sözü hakkında İbni Teymiye “batıl” demiş, İbni Kemal Paşa ise sahih hadis(!) demiştir. Bu hadisi bulabildiğimiz en erken kaynak (Münavi’nin işareti ile) Deylemi’nin Firdevs’idir. Ancak biz bu hadisin ne metnini ne de isnadını Deylemi’nin eserinin elimizdeki nüshalarında bulamadık. Zaten Deylemi, rivayetlerini isnadsız olarak sevk eder. İbni Kemal Paşa’nın neye dayanarak sahih dediği meçhuldür. Hadis ilmi uzmanlarından da değildir. Daha kötüsü, Acluni’nin bu iğrenç yalana sessiz kalmasıdır. Yardım istenecek merci kabirler değil, Allah Azze ve Celle’dir. Hadisin siyakında cidden tevhide muhalefet vardır! Zahid el Kevseri gibilerin bu sözü hadis diyerek tevessüle delil göstermesi esef vericidir!
[1] Hakim Tesmiye(s.137) Tehzibul Kemal(12/360) Tadil ve Tecrih(371159)
[2] bkz.: Kitabu Esami Men Rava Anhum Buhari(s.77) Takrib(1/263)
[3] Hedyus Sari(Fethul Bari Mukaddimesi s.409)
[4] Elbani Tevessül(s.121-124)
[5] İlelu İbni Ebi Hatem(2/190)
[6] Gımari İrgamul Mübtedi(s.17) Misbahuz Zücace(s.30)
[7] Bu Ebu Abdullah Abdulhamid Bin İsam el Cürcani ise güvenilirdir. Bkz.: Tarihu Cürcan(s.251) Cerh ve Ta’dil(6/16) İbni Hibban Sükat(8/402) fakat doğrusu bunun Abdullah bin Adiy el Curcani olduğudur.
[8] Eğer bu İdris es San’ani ise; Tabiindendir. güvenilirdir. Ömer Radıyallahu anh’den rivayeti vardır. O değilse, kimdir bilmiyorum. Bkz.: Buhari Tarih(2/36) İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(2/265) İbni Hibban Sükat(4/51) İbni Hacer Tehzib(1/171) hakikatte bu İdris değil, Ebu Nuaym’ın rivayetinde geçtiği gibi; Uveys olmalıdır.
[9] Taberani Sağir(2/182) Evsat(6/313)
[10] MecmauzZevaid(8/253)
[11] Zehebi elMuktena(1/163 no;1279)
[12] İbni Hibban Sükat(8/47 no;12190)
[13] bkz. Tehzibut Tehzib(1/28) Tehzibul Kemal(1/318)
[14] İbni Kesir Bidaye(11/409)
[15] İbni Teymiye Mecmuul Fetava(2/151)
[16] İbni Hacer Tehzibut Tehzib(6/161) İbni Adiy Kamil(4/273) Tehzibul Kemal(17/118)
[17] Ebu Cafer Muhammed Bin Amr Bin Utbe; Ebu Züra; mechul dedi. Zehebi itiraz ederek; “Bilakis o meşhurdur ve hadiste salihtir” der. Bkz.: Cerh ve Tadil(8/32) İbni Cevzi Duafa(3/88) Buhari Tarih(1/193) Zehebi Mizan(6/285) Lisanul Mizan(5/327)
[18] Muhammed Bin Sinan el Avki; Buhari ricalinden ve güvenilirdir. Bkz.: Ricalu Sahihil Buhari(2/652) Hakim Tesmiye(s.218) Men Reva Anhum Buhari(1/178) Zehebi Kaşif(2/176) Buhari Tarih(1/109) İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(7/279) İbni Hibban Sükat(9/79) Takrib(1/482) Tehzibül Kemal(25/320) Ebul Velid el Baci Tadil ve Tecrih(2/680)
[19] İbrahim Bin Tahman; Buhari ve Müslim ricalinden olup güvenilirdir. Bkz.: Zehebi Siyeri Alamin Nübela(7/379) Men Tekelleme Fih(1/31) Mizan(1/158) Buhari Tarih(1/294) Cerh ve Tadil(2/107) Tabakatul Huffaz(1/96) Meşahiru Ulemail Emsar(s.199) İbni Hibban Sükat(6/27) İbni Şahin Sükat(s.32) Tehzib(1/112) Takrib(1/90) Tehzibul Kemal(2/108) Zehebi Kaşif(1/214) Elbani Sahiha(2/480)
[20] Yezid Bin Meysera; tabiindendir, güvenilirdir. Bkz.: Buhari Tarih(8/355) Cerh ve Tadil(9/288) Icli Marifetüs Sükat(2/367) İbni Hibban Sükat(7/627) İbni Hacer Tacilul Menfaa(s.454)
[21] Abdullah Bin Şakik’tir. Güvenilirdir.
[22] Meyseretul Fecr; sahabidir. Bkz. Buhari Tarih(7/374) elİstiab(4/1488) elİsabe(6/239) Cerh ve Tadil(8/252) Sükat(3/388) Huseyni İkmal(s.428)
[23] İbni Teymiye Tevhidi Rububiyet(147-151) Mecmuul Fetava(2/151, tercemesi; 2/172) İbni Cevzi elVefa(1/33 no;4) Siyretül Halebiye(1/355) Bunu Muhtasar olarak; Tirmizi(3609) Ahmed(5/59) Beyhaki Delail(1/85,2/129) Hakim(2/608) Hilye(9/53) Mecma(8/223) Dürrü Mensur(5/184) Keşful Hafa(2/187) Menahilüs Safa(s.28) Hasais(1/13)
[24] İbni Teymiye Mecmuul Fetava(terceme;2/173)
[25] İbni Ebid Dünya elİşraf Fi Menazilül Eşraf(s.110-114) İbni Asakir(7/386)
[26] Ebuş Şeyh Azame(5/1596-1597)
[27] Deylemi(3/151 no;4409) İbni Hacer Züherul Firdevs(2/360) Suyuti Dürrül Mensur(1/147)
[28] Suyuti Dürrül Mensur(1/146)
[29] Acurri Şeriat(s.343 no;906)
[30] Buhari Tarihu Kebir(6/220) Buhari Tarihu Sagir(2/204) İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(6/149) Lisanul Mizan(7/81) İbni Cevzi Duafa(2260) İbni Adiy(5/175) Zehebi Kaşif(2/6) Ukayli Duafa(3/198) Zehebi Muğni(4015) Mizan(5/44) Tehzibul Kemal(26/82)
[31] İbni Hacer Tehzibut Tehzib(7/105) Mizzi Tehzibul Kemal(19/363)
[32] Bezzar(4/133 no;1307) Kurtubi(9/159) Heysemi Mecmauz Zevaid(8/202) Zürkani Şerhul Mevahib(1/97) İbni Asakir Tarihu Dımeşk(6/222) Harisi Muhasibi erRiaye(s.451) Elbani Daife(335) İbni Kesir(4/17) İbni Teymiye Mecmuul Fetava(tercemesi;1/424)
[33] Müsned-i Bezzar(4/134)
[34] Bkz.: Tirmizi(109,545)
[35] Zehebi Men Tekelleme Fih(1/140) Ricalu Müslim(2/56) Zehebi Siyeri A’lamin Nübela(5/206-7) Suyuti Tabakatul Huffaz(1/65) Zehebi ElMuğni(4265) Lisanul Mizan(7/311) Buhari Tarihul Kebir(6/275) İbni Adiy Kamil(5/196-197) Takribut Tehzib(1/401) Zehebi el Kaşif(2/40) Mizzi Tehzibül Kemal(20/438) İbnul Cevzi Duafa(2/193) Ukayli Duafa(3/230)
[36] Ahvalur Rical(s.114 no 185) İbni Adiy Kamil(5/196-197)
[37] İbni Cevzi elVefa(1534) Darimi(1/56) Suyuti Hasais(2/280) Nebhani Huccetullah(s.1090) Zürkani Şerhul Mevahib(8/801) Zübeydi Tacul Arus(13/388) İbni Esir Nihaye(3/409) Behcetül Mehafil(2/129) Aliyyul Kari Mirkat(10/290) Mişkatul Mesabih(5950) Mevahibul Leduniye(2/365) Cem’ül Fevaid(2086) Şevahidul Hak(s.160) İbni Teymiye Ziyaretil Kubur(s.32) İbni Merzuk Beraatul Eşari(s.357) Gımari İrgam(s.24) İsmail Bin Mahfuz Mesaf(s.187) Elbani Tevessül(s.178)
[38] Burada şunu belirtelim ki; Saduk tabiri, İbnu Salah’a göre 2. mertebede, İbni Hacer’in tasnifine göre 4.mertebede, “Vehimleri vardır” tabiri ise; İbnu Salah’a göre 3. mertebede, İbnu Hacer’e göre 5. mertebede ta’dil lafızlarındandır! Bu ifade raviyi güvenilir’likten düşürmez.(bkz.; İbnu Salah Ulumil Hadis(s.110) Tedribur Ravi(s.332) Talat Koçyiğit Hadis Terimleri Sözlüğü(s.408) Abdullah Aydınlı Hadis Istılahları(s.88, 132) Mücteba Uğur Hadis Terimleri Sözlüğü(s.199, 333)
“Beis yoktur” terimi; ta’dil lafızlarındandır. İbni Ebi Hatem’in tertibine göre 2.mertebe, Zehebi’ye göre 3. mertebe, İbni Hacer’e göre 4. mertebeye delalet eder. (Tedribur Ravi(s.234) Talat Koçyiğit A.g.e.(s.244) Yahya Bin Main, bu terimi; “süka= güvenilir” manasında kullanır. Nitekim kendisi der ki; “Benim, hakkında “beis yoktur” dediğim kimse güvenilirdir.” (İbni Main Tarih(1/112, 4/376) İbni Sad Tabakat(2/10, 5/148)
[39] Elbani Tevessül(s.140-141, Tercemesi s.178-179)
[40]Mizzi Tehzibul Kemal(10/441 no;2276) Baci Tadil ve Tecrih(3/1078) Hakim Tesmiye(1/122 no;552) Zehebi Men Tekelleme Fih(1/85 no;128) Buhari Tarih(3/472 no;1576) Buhari Tarihu Sağir(2/166) Takrib(1/236 no;2312) elKaşif(1/436 no;1889) Cuzecani Ahvalir Rical(1/114 no;183) İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(4/21 no;87) Ahmed Bin Hanbel Kitabu Bahrud Dem(1/172) Ahmed Bin Hanbel Sualatı Ebu Davud(s.338) Icli Marifetus Sükat(1/399 no;590) Zehebi elMuğni(1/260 no;2394) İbni Cevzi Duafa(1/319 no;1395) Mizan(3/203 no;3188) Lisanul Mizan(7/229 no;3098) İbni Adiy Kamil(3/377 no;806) Nesai Duafa(1/53 no;275) Ukayli Duafa(2/105) Yahya Bin Main Tarih(2/199,) Osman edDarimi Tarihu İbni Main(4/184 no;3851) Tehzibut Tehzib(2/304)
[41] Elbani İrvaul Galil(5/338)
[42] İbnu Salah Ulumil Hadis(s.356) Tehzib(9/358)
[43] Iraki Takyid(s.462)
[44] Zehebi Mizan(6/298) Leknevi erRa’fu vetTekmil(s.279)
[45] Zehebi Ruvvatus Sükatil Mütekellim(1/162)
[46] Zehebi Mizan(6/298) Tehzibut Tehzib(9/358) Kitabul Muhtelitin(1/117) Zehebi Tezkiratul Huffaz(1/301) Ebu Abdullah esSalihi Tabakat(2/35)
[47] elAlai Kitabul Muhtelitin(1/117)
[48] Kadı Iyaz Şifa(2/63 tercemesi; s.487) Suyuti Menahilus Safa(s.70) Dürrül Mensur(1/570) Camiüs Sağir(8812) Feyzul Kadir(6/170) İbni Suyuti Şerhu Süneni Nesai(4/110) Mizanul İtidal(6/328) Leknevi er Raf’u vet Tekmil(s.151) İbni Cevzi el Vefa(1554) Zübeydi İthaf(3/289) İbni Adiy Kamil(6/351) Beyhaki Şuabul İman(1583,4156) Tefsiru İbni Kesir(3/516) Ebuş Şeyh Kitabus Salati Alen Nebi İbni Kayyım Cilaul Efham(s.46,54) Elbani Daife(203) İbni Şem’un Emali(2/193) Hatib Tarihu Bağdat(3/291) İbni Asakir(56/302) Suyuti Lealiul Masnua(1/146) Beyhaki Hayatul Enbiya(s.104 no;18) Mişkat(934) Tergib(1665) Ukayli Duafa(4/136) İsmail Bin Mahfuz Mesaf(s.425) Nevafihul Atira(2210) Suyuti Hasais(2/489, tercemesi; 2/550) Mevahibü Ledüniye(2/184) Azimabadi Avnul Mabud(6/21-22)
[49] Fethul Bari(6/488)
[50] İbni Teymiye Fetaval Kübra(4/361)
[51] Ebuş Şeyh Tabakatul Muhaddisiyne Bi Esbehan(3/541 bkz.;3/13)
[52] Elbani Daife(1/240)
[53] Ebuş Şeyh Tabakatul Muhaddisiyn (3/13, 122, 541)
[54] Ebu Nuaym Hilyetul Evliya(6/373) Ahbaru İsbehan(1/292, 2/113)
[55] Ebu Tahir es Silefi Mucemus Sefer(s.377 no;1271)
[56] bkz.: Buhari Tarih(1/74) Suyuti Tabakatul Huffaz(1/128-129) İbni Ebi Hatem Cerh ve Tadil(7/246-247) İbni Hibban Meşahirul Ulema(1/172) Sükat(7/441) Lisanul Mizan(7/356) Takribut Tehzib(1/475) Ricalu Müslim(2/176) Zehebi Kaşif(2/167) Zikru Esmait Tabiin(1/322) Kuna vel Esma(1/759) Tabakatul Müdellisin(1/36)
[57] Bkz.; Beyhaki Hayatul Enbiya(s.104) Şuabul İman(no;1583)
[58] Bkz. Mizzi Tehzibul Kemal(6/311) İbni Asakir Tarihu Dımeşk(42/273, 55/255)
[59] Fethul Bari(6/488) Teymiye Mecmuul Fetava(s.319) İbni Teymiye Fetaval Kübra(4/361) Sehavi Kavlul Bedi(s.116) Ebu Bekr El Hısni Def’u Şebeh(s.96)
[60] İbni Teymiye Kelimit Tayyib(s.98 no:77) Taberani(10/217) Ebu Ya’la(9/177) Deylemi(1311) Mecmauz Zevaid(10/132) İbni Kayyım Vabilus Sayyib(s.185) İbni Hacer Metalibu Aliye(3375) Cem’ül Fevaid(9407) İbni Sünni Amelül Yevme vel Leyle(s.240 no;502) Heysemi Maksadu Ali(1665) Nevevi Ezkar(s.324) Seyyid Muhammed Alevi elMaliki Mefahim(s.82) Feyzul Kadir(1/307) Kenzul Ummal(17496) Fethul Kebir(808) Busayri İthaf(6906,6195) Camiüs Sağir(501) Tesdidül Kavs(1317) Ramuzül Ehadis(459) Dümeyri Hayatul Hayevan(s.205) İbni Müflih Hanbeli Adabuş Şer’iyye(1/429) Şevahidul Hak(179) Elbani Daife(655) Şevkani Tuhfetuz Zakirin(s.202) Ataullah İskenderi Miftahul Felah(s.217) Süleyman Bin Abdullah Teysiru Azizil Hamid(s.210) Elbani Zaiful Cami(404) Daife(655)
[61] bkz.: İbni Adiy Kamil(6/235) Mizanul İtidal(4/143) Lisanul Mizan(6/61) Mecmauz Zevaid(10/132) Elbani Daife(2/108)
[62] İbni Allan esSıddıki Futuhatur Rabbaniye(5/150)
[63] ElEzkar(s.201 terc.:s.324) Sehavi elİbtihac(s.37) Dümeyri Hayatul Hayevan(s.205)
[64] İbni Ebi Şeybe(6/103) Elbani Daife(2/109)
[65] Taberani(17/117) Mecmauz Zevaid(10/132) Cem’ül Fevaid(9405) Fethul Kebir(739) Ramuzül Ehadis(394) Levamiul Ukul(1/215) Kenzul Ummal(17498) Sehavi İbtihac(s.38) ŞevahidulHak(s.180) Şevkani Tuhfetuz Zakirin(s.202) İsmail Bin Mahfuz Mesaf(s.227) Feyzul Kadir(1/307) Camius Sağir(501)
[66] Mecmauz Zevaid(10/132) İbni Ebi Şeybe(6/91) Beyhaki Şuabul İman(1/183,no;167,6/128 no;7697) Cem’ül Fevaid(9406) İbni Allan esSıddıki Futuhatur Rabbaniye(5/152) Şevkani Tuhfetuz Zakirin(s.202) Sehavi İbtihac(s.38) Elbani Daife(2/112) Mahmud Said Memduh Raful Minara(s.228) Feyzul Kadir(1/307) İsmail Bin Mahfuz Mesaf(s.227)
[67] Ahmed(3/482) Taberi Tefsiri(8/221) Tarihu Taberi(1/134) Taberani(3/254) İbni Kesir Tefsir(2/227, 4/162) Fethul Bari(8/579) Hatibul Bağdadi Taliyut Telhis(1/66)
[68] Cerh ve Tadil(4/259) Zehebi el Mugni(1/270) Mizan(3/255) Ukayli Duafa(2/160) Tehzibut Tehzib(4/249) Tehzibul Kemal(12/289)
[69] güvenilir bir ravidir. bkz. Es Sem’ani Et Tahbir Fil Mu’cemil Kebir(2/364)
[70] bkz.: Hatibul Bağdadi Tarihu Bağdat(14/327)
[71] Tefsiru Kurtubi(5/265-266) Tefsiru Nesefi(1/340) Suyuti elHavi Lil Fetavi(2/315) Suyuti Tenvirul Halek(s.31) Nebhani Huccetullah(2/1061) Şevahidul Hak(s.161) Fütuhatur Rabbaniye(5/39)
[72] Bkz.: Zehebi elMuğni(7533) Mizan(7/382) Lisan(7/469) İbni Ebu Hatem Cerh ve Tadil(8/199 no;875) Tehzibut Tehzib(12/143) Takrib(1/649) Zehebi Kaşif(2/435) Tehzibul Kemal(33/412)
[73] Zehebi ElMuktena Fi Serdil Kuna(1/311 no; 3104) İbni Hibban Sükat(5/41 no; 3753) Hatibul Bağdadi Tarihu Bağdat(14/363)
[74] EbulKasım Cürcani Tarihu Cürcan(1/220,433) İbni Cevzi elVefa(1531) Münziri Tergib(2/224) Suyuti Lealiül Masnua(2/109) İbnu Arak Tenzihuş Şeria(2/176) Fetteni Tezkira(75) Beyhaki Şuabul İman(3/490) İbni Hacer TelhisulHabir(2/267) Neylul Evtar(5/179) Keşful Hafa(2/329) Kenz(12371,42584) Mecmauz Zevaid(4/2) Nevafihul Atira(2165) Dürrül Mensur(1/237) Fevaidu Mecmua(77) Zübeydi İthaf(4/416) Düreri Müntesira(159) Camiüs Sağir(8716) İhya(4/475) Iraki elMuğni(819,4434) Elbani Daiful Cami(5608) Daife(4598)
[75] İbnu Ebi Hatem Cerh ve Tadil(4/149) Zehebi Muğni(2632)
[76] İbni Hibban Sükat(6/395) bkz.: Zehebi Kaşif(2/456)
[77] İbni Hacer elAskalani Lisanul Mizan(7/481)
[78] bkz. Suyuti Menahilus Safa(s.71)
[79] Darekutni(2/278 no;194) Beyhaki Şuab(3/490) İbni Mulakkin Muhtasarı Bedrul Münir(2/27 no;1352) Şevkani Neylul Evtar(5/179) Dolabi elKuna velEsma(2/64) Zübeydi İthaf(4/417) Düreril Müntesira(157) İbni Cevzi elVefa(1530) Hakiym Tirmizi Nevadir(2/67) Zehebi Mizan(6/567) İbni Adiy(6/351) Mecmauz Zevaid(4/2) Kunuzül Hakayık(7485) Ukayli Duafa(4/170) İbni Kudame Muğni(3/297-98) Feyzul Kadir(6/140) Camiüs Sağir(8715) İhya(4/475) Iraki elMuğni(4433) Kadı Iyaz Şifa(s.474) Menahilu Safa(s.71) Daiful Cami(5607)
[80] Lisanul Mizan(6/134)
[81] Beyhaki(5/245) Tayalisi(1/12) Beyhaki Şuab(3/488) Mizanul İtidal(1/177) Lisanul Mizan(1/91) Keşful Hafa(2/239) Camiüs Sağir(8716)
[82] Taberani(12/291) Mecma(4/2) Dürrül Mensur(1/237) Ebu Nuaym Tarihu İsbehan(2/219) Kenz(34928) Lisanul Mizan(6/29) Mizan(6/415) Iraki elMuğni(1/208 no;819) İbni Mülakkin Tuhfetul Muhtac(2/190) İbni Hacer Telhisul Habir(2/267)
[83] Mizan(6/415) Lisan(6/29) Tehzibut Tehzib(10/118) Takrib(1/529) El Muğni fid Duafa(2/655)
[84] Beyhaki(5/246) Darekutni(2/278 no; 192-193) Beyhaki Şuab(3/488) Zehebi Mizan(5/422) Lisanul Mizan(4/435) Ukayli Duafa(3/457) Keşful Hafa(2/329) İbni Hacer Telhis(2/266) Neylul Evtar(5/178) Taberani(12/406) Zübeydi İthaf(4/416) Mecmauz Zevaid(4/2) Dürrül Mensur(1/237) İbni Cevzi elVefa(1529) Tuhfetul Ahvezi(10/243) İbni Hacer elHeytemi Cevheril Munazzam(s.7) Taberani Evsat(1/94,3/351) Feyzul Kadir(6/116) İbni Adiy(2/382) İbni İshak Ahbaru Mekke(1/436) Elbani Daife(47) İbnu Kudame elMuğni(3/297) Iraki elMuğni(817) İhya(1/259) Kadı Iyaz Şifa(s.474) Menahilu Safa(s.71) Camiüs Sağir(8628) Daiful Cami(5553) el İrvaul Halil(1128)
[85] Beyhaki Sünenül Kübra(5/246) Şuabul İman(3/489)
[86] Bkz.:Zehebi Siyer(6/180) Buhari Tarih(7/246) Tarihu Esmais Sükat(1/196) Mizanul İtidal(5/509) Takribut Tehzib(1/464) Ricalu Müslim(2/160) Zehebi elKaşif(2/151) Tehzibül Kemal(24/279) Hakim Tesmiye(s.213) İbnu Ezdan Zikru İhtilaful Ulema ve Nukadil Hadis(s.94)
[87] Müsnedi Ebu Hanife(no;257) bkz.: Kadı Iyaz Şifa(s.476)
[88] Deylemi(6055) Züherül Firdevs(4/13) Beyhaki Şuab(7/17) Siyeri A’lamin Nübela(12/590) Suyuti el Havi(2/205) İbni Kesir Tefsiri(3/439) Haşiyetu İbn Kayyım(11/93) Camiüs Sağir(8062) Feyzul Kadir(5/487) Mizanul İtidal(4/284) Hatib Tarih(6/137) İbni Hibban Mecruhin(2/58) İbnul Kayserani Tezkira(699) İbni Asakir(7/292) Nevafihul Atira(1801) Ramuzül Ehadis(4722) Gazali İhya(4/475) Iraki elMuğni(4435) Zübeydi İthaf(1/365,5/158) Kenzul Ummal(36512) Suyuti Şerhus Sudur(s.88 tercemesi; s.333) Fevaidur Razi(s.63) Lisanul Mizan(3/350) İbni Cevzi İlelül Mütenahiye(2/911) İbni Kayyım er Ruh(s.12) Daiful Cami(5208)
[89] Zübeydi İthafu Sadetil Muttakin(1/365)
[90] Buhari Tarihul Kebir(5/111)
[91] bkz: EbulVelid elBaci Tadil ve Tecrih(2/821)
[92] Hafız Mizzi Tehzibul Kemal(14/532)
[93] Bkz.Zehebi Muğni(7075) Men Tekelleme fih(1/199) İbnu Ebi Hatem Cerh ve Tadil(9/199) Marifetus Sükat(2/360) Tarihu Esmais Sükat(1/262) Mizanul İtidal(7/230) Kitabul Muhtelitin(s.131) Takrib(1/598) Ricalu Müslim(2/353) Zehebi Kaşif(2/379) Tezkiratul Huffaz(1/209) Tehzibul Kemal(32/56) İbni Hibban Sükat(9/255) Tarihus Sükat(477)
[94] İbni Abdilberr elİstizkar(1/234) Abdulhak İşbili el Akibet(s.211) Feyzul Kadir(5/487) Camiüs Sağir(8062) İbni Teymiye Ziyaretil Kubur(s.11) Suyuti el Havi(2/205) Şerhus Sudur(s.333)
[95] Abdukhak İşbili el Akibet(s.211) Feyzul Kadir(5/487) Iraki elMuğni(4435) Bkz. Suyuti el Havi(2/205) İbni Kayyım er Ruh(s.20)
[96] Beyhaki Şuab(7/17 no;9296) İbni Kesir(3/439) Avnul Ma’bud(3/261) Neylül Evtar(3/305) Saydavi Mucemiş Şuyuh(s.351) İbni Kayyım er Ruh(s.12) Suyuti el Havi(2/205) Şerhus Sudur(s.333)
[97] Zehebi Muğni(5918)
[98] İbni Hacer Lisanul Mizan(7/418) bkz.:Takrib(1/503)
[99] İbnu Ebi Hatem Cerh ve Tadil(8/66)
[100] İbni Hibban Sükat(9/111)
[101] Maksadul Erşed(2/488)
[102] Ahmed(3/164) Suyuti elHavi(2/206) İbni Kesir(2/388) Abdullah Bin Ahmed esSünne(2/612) Mecmauz Zevaid(2/328) Hakiym etTirmizi Nevadir(2/260) Keşful Hafa(2/481)
[103] Tayalisi(1/248) İbni Kesir(2/388) Suyuti el Havi(2/206)
[104] Mizzi Tehzibul Kemal(13/224) Ahmed Bahrud Dem(s.214) Ahmed İlel(1/326) Ahvalur Rical(s.122) Buhari Tarihu Sağir(2/134) Tarihu Esmais Sükat(s.119) Zehebi elMuğni(1/310) İbni Cevzi Duafa(2/57) Mizanul İtidal(3/436) Ukayli Duafa(2/209) Tehzibut Tehzib(4/381) elKaşif(1/504)
[105] Taberani Evsat(1/53) Müsnedi Şamiyyin(2/383) Taberani Kebir(4/129) Mecmauz Zevaid(2/327) Suyuti elHavi(2/206) Iraki elMuğni(4456) Gazali İhya(4/482) İbni Hibban Mecruhin(1/339) İbni Adiy Kamil(3/301) İbni Cevzi İlel(2/910)
[106] Taberani Kebir(4/130)
[107] Suyuti elHavi(2/206) Şerhus Sudur(s.428) Iraki elMuğni(2/1234)
[108] Hakiym etTirmizi(2/260) Suyuti elHavi(2/206) Şerhus Sudur(s.429) Nevafihul Atira(538) Camiüs Sağir(3316) Feyzül Kadir(3/251) Keşful Hafa(1/365) Elbani Zaiful Cami(2446) Daife(1480)
[109] Hakim(4/342) Beyhaki Şuab(7/261) Hakiym Tirmizi(2/259) Deylemi(526) Buhari elKuna(s.8 no;47) İbni Ebu Hatem Cerh ve Ta’dil(9/336) Buhari Tarih(9/8) Dürrül Mensur(3/238) Zübeydi İthaf(10/385) Lealiül Masnua(1/67) Suyuti Şerhus Sudur(s.429) Suyuti elHavi LilFetavi(2/207) Iraki elMuğni(4453) Gazali İhya(4/481)
[110] Mizanul İtidal(6/3) Lisanul Mizan(5/3) Cerh ve Tadil(8/203) Zehebi elMuğni(5133) İbni Hibban esSükat(5/388)
[111] Suyuti Şerhus Sudur(s.430) ElHavi(2/207) Deylemi(7357) Züherül Firdevs(4/185) İhya(4/481) Keşful Hafa(2/481) Iraki elMuğni(4454) İbnül Cevzi el Hadaik(3/494) Iraki, İbni Ebid Dünya ve el Mehamili’ye isnad edip zayıf olduğunu söylemiştir.
[112] Suyuti elHavi(2/210) Mecmauz Zevaid(3/52) Abdullah Bin Ahmed(2/608,609) İbni Kesir Tefsir(2/535)
[113] İbni Kayyım ErRuh(s.27) Suyuti Şerhus Sudur(s.336)
[114] İbni Kemal Paşa Erbain(s.62 no;3,18) Acluni Keşful Hafa(1/75 no;213) Levamiul Ukul(1/215) Münavi Kunuzül Hakayık(no;337 Deylemi’ye nisbet etmiştir.) Sadreddin Konevi Erbain(s.110 no;39) Aliyyul Kari Şerhu Müsnedi Ebu Hanife(s.227) Dacvi Basair(s.130) Leknevi Fetava(s.141)
Daru's-Sunne Dersanesi Satışı Yapılan Kitaplar
Darussunne Derneği Satışı Yapılan Arapça Kitaplar
Satışı yapılan diğer kitaplar:
Ehl-i Sünnet'e Göre İman ve Tevhid Akidesi
Sünnet Anlayışı mı, Sünnet'e Yabancılık mı?
Sipariş için:
E-Mail: Darussunne@hotmail.com
Tel: 0 535 925 15 97
Daru's-Sunne Dersanesi Düzenli Dersler
Her Pazar akşamı Türkiye saati ile 20:00-21:00 arası sorulara cevap programı yapılacaktır.
21:00-22:00 saatleri arasında Akide, Hadis Usulü ve Tarihi, Tezkiye (Hadis Şerhleri) ve Menhec konularında düzenli dersler devam etmektedir.
Derslere, programı aksatmamak şartıyla katılmak isteyenlerin darussunne@hotmail.com adresine e-mail ile başvuru yapmaları gerekmektedir.
Detaylı bilgiler, ilgililerin e-mail adresine iletilecektir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder