Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullah
Bismillahirrahmanirrahim
Daha önce www.islah.de sitesinde yayınlanan Tasavvuf Hakkında Fetvalar adlı çalışmamın son bölümlerinde: hadisleri akidede bağlayıcı görmeyen, şia fırkası ile zarif paslaşmalarda bulunan, şia ekolünü ehli sünnetten önde tuttuğunu yer yer izhar eden ama takiyye prensipleri gereğince kamuflajı ustalıkla beceren, laf cambazlığının piri olan, Ali ra.'ın babası Ebu Talib'in küfür üzere ölmesini redde yol bulabilmek bahanesiyle, küfrü Kuran nassıyla sabit olan Ebu Leheb'in Peygamberin öz amcası olmadığını (!) söylemek zorunda kalan, Humeyni'ye biat ettiği yolunda duyumlarımız bulunan (- Hakkında şia fırkasındandır dememi yadırgayanlar içindir bu giriş-) Mustafa islamoğlu adlı bir şahsın cehennemin sonsuzluğunu kabul etmediğini nakletmiştim. bazı forum sayfalarında bunun bir iftira olarak nitelendirildiğini gördüm. aşağıda verdiğim linkte adı geçen hadis inkarcısı şahsa ait web sitesinde mezkur bahsi bulabilirsiniz.
http://mustafaislamoglu.com/haber_detay.php?haber_id=179 konuyla ilgili cevap bahsettiğim çalışmamda verilmiştir. Ayrıca hadis akidede bağlayıcı değildir diyen bu gibi kimselerin reddi için bu sitede yayınladığım Sünnet müdafaası kitabımı ve kabir azabının inkarı hususunda da Sahih İlmihal'de Kabir azabı bölümünü inceleyebilirsiniz.
Bazıları da bu yazımdan "İbn Teymiye'nin cehennemin sonsuzluğunu iddia ettiği" şeklinde bir anlam çıkarmışlar. O yazı dikkatli okunmalıdır. İbn Teymiye'nin bu meselede hata ettiğini düşündüğüm tek husus, Ömer r.a'e nisbet edilen bir sözü sahih zannetmesidir. Halbuki İbn Teymiye r.a. Cehennemin sonsuz olduğuna dair bir risale de kaleme almış ve arapça neşri yapılmıştır, elimde mevcuttur. Ayrıca Vasıtiye akidesi kitabında da cennet ve cehennemin sonsuzluğu konusunu işlemiştir. Sadece İbn Kayyım'ın İbn Teymiye'den naklettiği bazı sözler sebebiyle bahsi geçen kitabımda bu husustan bahsetmiş bulunuyorum. herkesi kendileri gibi kör taassub ve taklid ehli zanneden hazımsızların İbn Teymiye'ye bir meselede itiraz edildiğini görünce zil takıp oynar bir eda ile yazdıkları ilim ve hikmetten mahrum yazılara aldırmıyorum!
Bana akide hususunda yapılan hatalı içtihadın küfürden kurtarmayacağı yönünde Nablusiden nakil yaparak göndermede bulunanlar öncelikle nakilde bulundukları Nablusi adlı şahsı - ellerinden geliyorsa - vahdeti vücut pisliklerinden temizlesinler de ondan sonra akide ve içtihat konularından bahsetsinler!
Bir de Elbani'yi dünyadaki, beni de Türkiyedeki Mürcienin önderi diye niteleyen, akidemde küfür ve şirk bulunduğunu iddia eden "selefi çocuk" takma adlı şahsa şunu söylemek isterim: Çocukluk yapma! Bir deli kuyuya taş atar da kırk akıllı çıkaramaz derler. Söyledikleri ve yazdıklarının amel hanesine işleneceğini bilen kimselerden değilsen Allah seni affetsin, ilim nasip etsin. yok, bilenlerden isen hangi konuda küfür ve şirk ile itham ettiğini açıklamalısın!
Allah bizleri ve sizleri selamet yollarına eriştirsin
Daru's-Sunne Dersanesi Satışı Yapılan Kitaplar
Darussunne Derneği Satışı Yapılan Arapça Kitaplar
Satışı yapılan diğer kitaplar:
Ehl-i Sünnet'e Göre İman ve Tevhid Akidesi
Sünnet Anlayışı mı, Sünnet'e Yabancılık mı?
Sipariş için:
E-Mail: Darussunne@hotmail.com
Tel: 0 535 925 15 97
Daru's-Sunne Dersanesi Düzenli Dersler
Her Pazar akşamı Türkiye saati ile 20:00-21:00 arası sorulara cevap programı yapılacaktır.
21:00-22:00 saatleri arasında Akide, Hadis Usulü ve Tarihi, Tezkiye (Hadis Şerhleri) ve Menhec konularında düzenli dersler devam etmektedir.
Derslere, programı aksatmamak şartıyla katılmak isteyenlerin darussunne@hotmail.com adresine e-mail ile başvuru yapmaları gerekmektedir.
Detaylı bilgiler, ilgililerin e-mail adresine iletilecektir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder