Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir. Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Sahihu Muslim no: 867)
Allah'ım! Bize, günahla aramıza engel olacak kadar korkundan hisse ver. Bizi cennetine ulaştıracak kadar taatini nasib eyle. Dünya musibetlerini hafifletecek yakîn ver. Allah'ım! Bizi yaşattığın müddetçe kulaklarımızdan ve gözlerimizden faydalandır; ölümümüze kadar da onları devamlı kıl. Bize zulmedenlerden öcümüzü sen al. Bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Bizi dinimiz konusunda musibete uğratma. Dünyayı en büyük endişemiz ve gayemiz kılma. Bize acımayanları üzerimize musallat etme!" (Allahumme âmîn) Tirmizi (3502) Şeyh Elbani "Hasen" demiştir Sahihu't-Tirmizi (2783)

Başlıkları görmek için resme tıklayın

Daru's-Sunne Dersanesi Satışı Yapılan Kitaplar


Darussunne Derneği Satışı Yapılan Arapça Kitaplar
Satışı yapılan diğer kitaplar:
Ehl-i Sünnet'e Göre İman ve Tevhid Akidesi
Sünnet Anlayışı mı, Sünnet'e Yabancılık mı?
Sipariş için:
E-Mail: Darussunne@hotmail.com
Tel: 0 535 925 15 97


Daru's-Sunne Dersanesi Düzenli Dersler

Her Pazar akşamı Türkiye saati ile 20:00-21:00 arası sorulara cevap programı yapılacaktır.
21:00-22:00 saatleri arasında Akide, Hadis Usulü ve Tarihi, Tezkiye (Hadis Şerhleri) ve Menhec konularında düzenli dersler devam etmektedir.
Derslere, programı aksatmamak şartıyla katılmak isteyenlerin
darussunne@hotmail.com adresine e-mail ile başvuru yapmaları gerekmektedir.
Detaylı bilgiler, ilgililerin e-mail adresine iletilecektir.

17 Temmuz 2007 Salı

Hükümde rüşvet hakkında bir şüphenin izalesi

Bismillahirrahmanirrahim.
Bazıları Allah'ın indirdiği ile hükmetmemenin mutlak anlamda dinden çıkaran bir küfür olduğunu iddia ederken Taberi ve başkalarının rivayet etmiş olduğu şu eseri delil getirmekte ve ehli sünneti bu rivayete hiç değinmemekle suçlamaktadırlar. Bununla da yetinmeyerek bizleri cahilce "mürcielik"le itham ediyorlar. Hakkımızda iftira edenlerle adalet gününde hesaplaşacağız.
Taberinin rivayeti şu şekildedir: Seleme b. Kuheyl diyor ki: "Alkame ve Mesruk, Abdullah b. Mes'ud'dan, rüşvetin hükmünü sordular o da dedi ki: "Rüşvet suht'tandır. (Yani Maide suresinin 42. âyetinde geçen ve "Haram" diye tercüme edilen "Suht'tandır) Onlar da dediler ki: "Bu, hüküm verme sırasında alınan rüşvet midir?" Abdullah b. Mes'ud da dedi ki: "Böyle bir halde rüşvet almak kâfirliktir. Çünkü Allah teala buyurmuştur ki: "Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar, kâfirlerin ta kendileridir." (Bkz.: İbn Batta el-İbane 3/25 el-Hallal es-Sunne (3/498)
Cevap:
Maide suresi 42. ayetinde "...onlar yalana kulak verirler ve suht (haram) yerler" buyrulmuştur. "ekkâlune li's-suht" tabiri müfessirler tarafından "haram mal yemek" olarak açıklanmıştır. (Bkz.: Kurtubi 6/183)
Ayetteki haram mal ile; lehlerine hüküm vermeleri için hakimlere verilen rüşvet kastedilir. alimlerin cumhurunun görüşü bu doğrultudadır. İbn Abbas, Dahhak ve Hasen el-Basri de bu görüştedirler. (Bkz.: Alusi Ruhul Maani 3/309; Taberi 10/321)
İbn Mesud radıyallahu anh'den gelen rivayetlerde ise ıddırap vardır. Daha önce Maide suresinin 44. ayetinin tefsiri başlıklı yazımda "Allahın indirdiği ile hükmetmemek" mevzuunda buradaki sözünden farklı söylediğini de Taberi tefsirinden nakletmiştim. Hükümde rüşvet konusunda ise yine Taberi (10/322): Hennad - Ubeyde - Ammar - Müslim b. Subeyh - Mesruk - İbn Mesud isnadıyla şöyle rivayet edilir: İbn Mesud'a "Suht hükümde verilen rüşvet midir?" diye soruldu. o da dedi ki: "Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir. Lakin suht: bir kimsenin seni bir haksızlığa tayin etmek için sana hediye verdiğinde onu kabul etmendir." bunun aynısını Abdurrazzak, Beyhaki, Said b. Mansur(2/401) ve Ebuş-Şeyh de rivayet ettiler. (Bkz.: Suyuti Durrül Mensur 3/382)
Abdurrazzak (8/147), Taberani (8/153), el-Firyabi, Abd b. Humeyd, Taberi(10/320), İbn Ebi Hatem, İbnul Munzir ve Ebuş-Şeyh; İbn Mesud radıyallahu anh'ın "Suht dinde (süfyan dedi ki yani hükümde) rüşvettir"dediğini naklederler. (Suyuti; Durrül Mensur (3/382) Rivayetin bazı tariklerinde İbn Mesudun "o küfürdür" ifadesini kullanmadan Maide 44., 45. ve 47. ayetlerini okuduğu gelir. (Bkz.: el-Hallal: es-Sunne (3/499)
Bu rivayetler de gösteriyor ki, İbn Mesudun sözü haricilerin anladığı gibi değildir. Abdullah b. Mesud radıyallahu anh'ın sözünü anlamaya herhalde bizzat öğrencileri bizden daha layıktır. Onun ashabından Mesruk der ki: "Kadı eğer hediye alırsa "suht" yemiş olur. Rüşvet kabul ederse bununla küfre varır."(İbn Ebi Hatem; Tefsir 4/471; Nesai 5571; İbn Ebi Şeybe 5/227; Tefsir Min Süneni Said b. Mansur 2/399; Taberani ed-Dua no:1983)
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den gelen merfu rivayet ise İbn Mesudun sözünün zahirinin hilafınadır: İbn Ebi Hatem Tefsirinde (4/470): Abdullah b. Ahmed ed-Deştekî - babası - dedesi - İbrahim es-Saiğ - Yezid en-Nahvi - İkrime - İbn Abbas ra. isnadı ile: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Hakimlere rüşvet haramdır. Bu, Allah'ın kitabında zikrettiği suht'tur."(Bkz.: Durrül Mensur 3/382)
Buhari, hakimlere verilen rüşvete haksız kazanç (suht) denildiğini İbn Sirin'den rivayet etmiştir. (Buhari; icare 16; Tefsir Min Süneni Said b. Mansur (2/403) Suht'un rüşvet olarak verilen şeye denildiğine dair bu görüş, Ömer b. el-Hattab, Ali b. Ebi Talib, İbn Mesud, İbn Abbas ve Zeyd b. Sabit r.anhum den oluşan sahabe topluluğundan da rivayet edilmiştir.
Konuyla ilgili olarak İbn Ömer radıyallahu anhumadan bir hadiste Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Suht (haram mal) ile beslenen her ceset için cehennem ateşi daha layıktır" dediler ki: "Suht ile neyi kastediyorsunuz ey Allah'ın rasulü?" Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Hükümde verilen rüşvettir" buyurdu. (Fethul Bari 4/454 Abd b. Humeyd bunu İbn Ömer radıyallahu anhumadan rivayet etmiştir. Taberi de mürsel bir tarikten rivayet etmiştir.)
İbn Abdilberr der ki: "Konuyla ilgili hadisler hakim veya şahidin, hüküm ve tanıklık işlemini doğru şekilde yapmaları için aldıkları şeyler yani suht (haram mal) rüşvet kapsamına girer. rüşvetin her türü suht sayılır. her suht ise haramdır. dolayısıyla müslümanın bu yolla elde edilen malları yemesi caiz değildir. bu hususta islam alimleri arasında ihtilaf yoktur. nitekim bazı müfessirler ayette geçen "haram yemek için.." ayetinin anlamı hakkında şöyle demişlerdir: "Suht yargı işlerinde verilen rüşvete denir. dolayısıyla haram kazancın her türü suhttur."(İbn Abdilber: Fethu'l-Malik 8/223)
Rüşvet alarak haksız kimsenin lehine hüküm veren hakim Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyi terk etmekle dinden çıkmaz ama büyük günah işlemiş olur. bu konuda ehli sünnete yalnızca hariciler muhalefet etmişlerdir.

0 yorum:

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyk" (İbn Bişrân Emâlî, 291, Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)
pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" name="obj1" width="468" height="60" /> Cevâmiu'l-Kelim Programı Ücretsiz