Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir. Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Sahihu Muslim no: 867)
Allah'ım! Bize, günahla aramıza engel olacak kadar korkundan hisse ver. Bizi cennetine ulaştıracak kadar taatini nasib eyle. Dünya musibetlerini hafifletecek yakîn ver. Allah'ım! Bizi yaşattığın müddetçe kulaklarımızdan ve gözlerimizden faydalandır; ölümümüze kadar da onları devamlı kıl. Bize zulmedenlerden öcümüzü sen al. Bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Bizi dinimiz konusunda musibete uğratma. Dünyayı en büyük endişemiz ve gayemiz kılma. Bize acımayanları üzerimize musallat etme!" (Allahumme âmîn) Tirmizi (3502) Şeyh Elbani "Hasen" demiştir Sahihu't-Tirmizi (2783)

Başlıkları görmek için resme tıklayın

Daru's-Sunne Dersanesi Satışı Yapılan Kitaplar

Ey İnsanlar Seti: 50 Tl.

Daru's-Sunne Kitap Seti: 40 Tl.

Sipariş için:
E-Mail: Darussunne@hotmail.com
Tel: 0 535 925 15 97


* Davete Karıştırılan Video Bid'ati Sona Erinceye Kadar Bu Fitneyle Mücadele Etmek Farzdır!
Buraya tıklayın...

! ! "Selefî hoca(!) olarak arzı endam edip de suretlerini sitelerine koyanlar!!
Birileri sizin putunuzu görüp de taparsa - sufilerin şeyhlerinin resimlerine rabıta yaptıkları gibi - ve yarın Allah size: "Bunlara siz mi dediniz: "Allah ile beraber bize de kulluk edin?!" diye, ne cevap vereceksiniz? Yoksa bunu uzak mı görüyorsunuz? Unutmayın ki tevhid kelimesini dahi ne için söylediklerini bilmeyen topluluklar gelecektir. Tevhidden bu kadar habersiz kalacak toplumlara miras olarak suretlerinizi mi bırakmak istiyorsunuz? Hali hazırda Allah ve rasulünün haram kıldığı suretlerin helal sayılmasına sebep olmuyor musunuz? Sizi rab edinenler hakkında sorulduğunuzda ne cevap vereceksiniz? Bu büyük günahı açıktan işlemekle dinde şahitlik vasfınızı kaybettiğinizin farkında mısınız? Yoksa sizin de mi Allah'ın haramlarını size helalleştiren, rab edindiğiniz hoca(!)larınız var?!! Her bakımdan kâmil, eksiksiz İslam dininin davetine apaçık haram olan bir unsuru katarak büyük bir bid'at çıkardınız! Berrak kaynakları bulandırdınız. Ya bu işten tevbe edin ya da Allah bu dini sizlerin kirinden temizleyecektir.

Daru's-Sunne Dersanesi Düzenli Dersler

Her Pazar akşamı Türkiye saati ile 21:00-22:00 saatleri arasında internet üzerinde canlı olarak, Akide, Hadis Usulü ve Tarihi, Tezkiye (Hadis Şerhleri) ve Menhec konularında düzenli dersler başlayacaktır.
Dersler inşaallah 05.02.2012 Pazar günü saat 21:00'de başlayacaktır.
Akide Dersleri: Ebû Said Muhammed el-Yarbûzî
Menhec Dersleri: Ebû Umer Soner Bilgili
Hadis Usûlü ve Tarihi: Ebû Huzeyfe Mes'ûd Körpe
Tezkiye (Hadis Şerhleri): Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî
Katılmak isteyenlerin bu tarihe kadar bulundukları muhitte tecvid ile Kur’an okumayı öğrenmiş olmaları şart koşulacaktır. Zira Kur’an okumasını bilmeyen bir müslümanın başka ilimleri öğrenmeye çalışması lüzumsuz bir gayrettir.
Derslere, programı aksatmamak şartıyla katılmak isteyenlerin
darussunne@hotmail.com adresine
isim, soy isim, doğum tarihi, ikamet ettiği yer ve öğrenim durumunu bildiren bir e-mail ile başvuru yapmaları gerekmektedir.

Ders programı ve detaylı bilgiler, değerlendirilen başvurulardan sonra ilgililerin e-mail adresine iletilecektir.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Ders Programı

11-17 Kasım Tarihleri Arasında Çubukâbâd Dersanesi Hadis Usulü Ders Programı:
Tarih:                      Saat:                                                 Konu:
11.11.2009   12:00- 13:30 Sünnet, Hadis, Haber, Eser, Hadis İlmi ve İslam İlimleri Arasındaki Yeri, sınav
                    15:00- 16:30 Önemli Hadis Terimleri, Nebi (s.a.v.) Devrinde Hadis, sınav
12.11.2009  12:00-13:30 Sahabe Devrinde Hadis, Rivayetiyle Meşhur Sahabeler,sınav
                    15:00- 16:30 Tabiin Devrinde Hadis, Tabiinden Meşhur Raviler, sınav
13.11.2009  12:00- 13:30 Meşhur Muhaddisler ve Eserleri, Hadislerin Yazıyla Tespiti ve Derlenmesi, Hadis Metinlerinin Değerlendirilmesi, sınav
                    15:00- 16:30 Hadislerin Sınıflandırılması, Sahih Hadisler, Hasen Hadisler, sınav
14.11.2009  12:00- 13:30 Zayıf Hadisler, sınav
                    15:00- 16:30 Sahih, Hasen ve Zayıf Hadislere Ait Ortak Terimler, sınav

15.11.2009  15:00 -16:30 Uydurma Hadisler, Hadis Tenkidi, sınav
16.11.2009  15:00- 16:30 Hadis Rivayeti ve Metotları, Hadis Rivayet Kitapları ve Dereceleri, Hadis İlmine Bağlı İlim Dalları, sınav

20 Ekim 2009 Salı

Dahhâk b. Kays (radıyallahu anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Nebi (sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurur:
"Amelleriniz konusunda Allah için ihlaslı olunuz (yalnız Allah rızası için amel ediniz) Muhakkak ki Allah, kendisine halis kılınmayan ameli kabul etmez."
(Dârekutnî, es-Sünen, 1/51; Beyhakî, Şuabü’l-İman, 5/336; Ziya el-Makdisî, el-Ehâdîsü’l-Muhtâre, 8/90)

13 Ekim 2009 Salı

Kalbin Genişlemesi

Şüphesiz hamd yalnız Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah'ın hidayet verdiğini kimse saptıramaz. O'nun saptırdığını da kimse doğru yola iletemez. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, bir ve tektir, O'nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed Allah'ın kulu ve Rasûlüdür.

"Ey iman edenler! Âllah'tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun ve siz ancak müslümanlar olarak ölünüz." (Al-i İmran; 3/103)

"Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da eşini var eden, her ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarını kesmekten de sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde tam bir gözetleyicidir." (en-Nisâ; 4/1),


"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin. O da amellerinizi lehinize olmak üzere düzeltsin, günahlarınızı da mağfiret etsin. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşla kurtulmuş olur." (el-Ahzâb; 33/70-71)
Bundan sonra,

Şüphesiz sözlerin en güzeli Allah’ın Kelam’ı, yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu aleyhi ve ve sellem’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan çıkarılanlarıdır. Her sonradan çıkarılan şey bid’attir ve her bid’at sapıklıktır. Her sapıklık ta ateştedir.

İyi bilinmesi gerekir ki, tevhid; gönlün ferahlığını ve genişliğini sağlayan en önemli sebeptir. Gönlün ferahlığı ve genişliği, tevhid ne kadar kamil ise o oranda artar. Nitekim Allah Azze ve Celle buyurur ki;

Allah, kimin bağrını İslâm'a açmış ise işte o, Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Artık Allah'ın zikri hususunda kalpleri katılaşmış olanların vay haline! İşte bunlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.”(Zümer 22)

Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönlünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, sanki göğe yükseliyormuş gibi, göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Allah, inanmayanları işte böyle pislik içinde bırakır.”(En’am 125)

Şüphesiz tevhid ve hidayet, kalp genişliğini sağlayan sebeplerin en büyüğüdür. Şirk ve dalalet, gönül darlığına sebep olan şeylerin başında gelirler.

Kalp genişliğini sağlayan bir nur vardır. Allah Teala bu nuru kulunun kalbine bir ışık olarak koyar, bu iman nuru, kulun kalbine girdiği zaman, o kalp, ferahlık, genişlik, mutluluk ve sevinçle dolar. Bu nuru kaybedince de darlığa düşer, şiddetli zorluklarla baş başa kalır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Bu nur kalbe girince, kalp rahatlar ve genişler” buyurdu. Sahabeler r.a.; “Bu nurun kalbe girmesi neyle mümkün olur?” diye sorduklarında buyurdu ki;

Gurur evinden Ebediyet evine yönelmek ve gelmeden evvel ölüme hazırlıklı bulunmak ile[1]

Kişinin kalp genişliği ve gönül rahatlığı, bu nurdan payı nispetincedir. Aynı şekilde gönül darlığı ve huzursuzluk, zulmette kalmak, bu nurdan mahrumiyet nispetincedir.

Kalp genişliğini sağlayan sebeplerden biri de ilimdir. Şüphesiz ilim, kalbin her köşesini, gökten ve yerden daha geniş ve rahat kılar. Bir şahsın ilmi arttıkça, gönlünün genişliği de o nispette artar. İlim derken her ilmi kastetmiyoruz! Bu ilim, peygamberlerden miras olarak kalan ilimdir. Zira peygamberler mal ve para miras bırakmazlar, onların mirası ilimdir. Bu ilim mirasına konan, büyük bir mirasa konmuş olur. Bu ilim sahiplerinin kalbi çok geniş, yaşayışı çok hoş, ahlakları diğer insanlardan çok daha güzeldir. Allah Azze ve Celle’yi sevmek ve ebediyet evine girmek bu ilim sayesinde mümkün olur.

İmam el-Evzai’nin dediği gibi; “İlim, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den ve ashabından nakledilendir. Başkası değildir.”[2]

Gönlün ferahlığını sağlayan diğer bir sebep, sevgi ve muhabbettir. Gönlün ferahlığını artırmak ve kemale erdirmek, sevgiyi, muhabbeti kuvvetlendirmeye ve olgunlaştırmaya bağlıdır. Gönlün darlığını gerektiren kuvvetli etkenlerden biri de haktan yüz çevirme, kalbi Allah’tan başkasına bağlama, Allah’ı hatırlamaktan gaflet ve O’ndan başkasını sevmektir. Allah’tan başkasını seven, bu sevgiden dolayı azap çeker ve sevdiği kimsenin esiri olur, sevdiği ile hapis olur. Dünyada bundan daha kötü bir yaşayış, bundan daha fena bir hisse olamaz.

İki çeşit sevgi vardır; birincisi; nefsin sevinci, kalbin lezzeti, ruhun nimeti, dertlerin devası olan sevgidir. Bu, kalbin tamamen Allah sevgisiyle dolmasıdır.

İkincisi; ruha azap veren, nefsi üzen, kalbi sıkan, gönlü daraltan ve her belanın sebebi olan sevgidir. Bu da Allah’tan başkasına olan sevgidir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, bir kimseyi sırf Allah için sevmeyi (ya da buğz etmeyi) imanı kemale erdiren sebepler arasında zikretmesi cidden üzerinde düşünülmesi gereken konudur. Yani, sevilen kimsenin sevgisi, Allah’ın sevgisine endekslidir. Mü’min bir kul için, Allah’ın sevmediği bir kişi veya şeyi sevmesi düşünülemez.

Kalbin genişliğini sağlayan sebeplerden bir diğeri, Allah’ı devamlı olarak hatırlamak, zikretmektir. Ama ruhun zehiri, nefsin gıdası olan raks ve musikinin karıştığı zikir değil!

Yine imkan nisbetinde, Allah’ın yarattıklarına yardım etmek, maddi ihsanda bulunmak kalp genişliğine sebep olur.

Nefsi çirkin sıfatlardan temizlemek de gönlü rahatlatan etkenlerdendir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu sayılan hasletlerin tamamında kemal sahibi idi. Kim O’na uyarsa kamil insan olur.

Gerçeği söyleyen ve doğru yola hidayet eden yalnız Allah’tır.


25 Muharrem 1425

[1] Said Bin Mansur (5/88 no 918) Taberi Tefsiri (8/27) Kurtubi (15/247) İbni Kayyım Fevaid (s.27) Miftahu Dari's-Seade (1/149) Zadu'l-Mead (2/24) Tefsiru Begavi (4/76) Firuzabadi Sifru's-Seade (s.140) Suyuti Dürrü'l-Mensur (7/219) hadisi İbni Mes’ud r.a. rivayet etmiştir. Hadis, mürsel muttasıl olarak rivayet edilmiş olup tarikleri birbirini kuvvetlendirmektedir. Hakiym et-Tirmizi Nevadir’de İbni Ömer r.a’den rivayet etmiştir. İbni Kayyım’ın müteaddit yerlerde imam Ebu İsa et-Tirmizi’nin Cami’ine bu hadisi nisbet etmesi bir yanılgı olmalıdır.
[2] İbni Kesir el Bidaye (10/197)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyk" (İbn Bişrân Emâlî, 291, Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)
pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" name="obj1" width="468" height="60" /> Cevâmiu'l-Kelim Programı Ücretsiz