Ebu Muaz Seyfullah el-Çubukâbâdî
Fıtır zekâtının hükmü, cinsi ve kimin üzerine farz olduğu:
Abdullâh b. Ömer (radiyallahu anhuma) şöyle der: (Allâh Rasûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fıtır zekâtını bir sa' hurma veya bir sa' arpa olmak üzere müslümanlardan köle ve hür kişiye, erkeğe ve kadına, küçüğe ve büyüğe farz kılmıştır.)
"Halk (Muâviye'nin bir hitabesi üzerine) yarım sa' buğdayı bir sa' hurmaya denk kıldılar. İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) fıtır sadakasını hurmadan verirdi. (Bir sene) Medine halkı hurmaya muhtaç oldu. İbnu Ömer (o yıl) sadaka-i fıtrını arpadan verdi."
Ebu Said (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz sadaka-i fıtrı bir sa' yiyecek veya bir sa' arpa veya bir sa' hurma veya bir sa' ekıt (denen yoğurt kurusu ya da peynir) veya bir sa' kuru üzümden çıkarırdık."
Bu hadis onların, depolandırılması elverişli olan yiyeceklerden fıtır zekâtını verdiklerini beyan etmektedir. Hal böyle ise, insanlar arasında yaygın olan yiyecekte iddihâr (depolandırma) için uygun olacaktır. Böylesi azık olduğundan fıtır zekâtı için yeterlidir.
İbni Ömer (radıyallâhu anhuma)’dan; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem fıtır zekatının insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce ödenmesini emretti.”
İbni Abbas (radıyallâhu anhuma)’dan; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem fıtır zekatını; oruçlu için boş sözlerden ve müstehcen konuşmalardan temizlik, miskinler için yiyecek olsun diye farz kıldı. Kim namazdan (bayram namazından) önce verirse kabul olunan bir sadakadır. Kim de namazdan sonra verirse, bu herhangi sadakadan bir sadakadır.”
Fıtır zekatı zımmilere verilmez. Zira bu hadiste kastedilen müslüman miskinlerdir.
Miskin: Yetecek kadar yiyeceği, içeceği, giyeceği, evi, kazancı olmayan veya buna benzer ihtiyaçlarını karşılayamayan kimsedir.
Kimler Adına Fıtr Vermek Gerekmez?
Kişi, nafakasını karşılamakla mükellef olduğu; kendisi, eşi, annesi, babası, çocukları vb. adına fıtr zekatı vermekle mükelleftir.
1- İsyankar eş adına fıtr vermek gerekmez: İsyankar eş, itaat edilmesi gereken konularda eşine itaat etmeyen kadındır. Kocanın, böyle bir kadının nafakasını karşılaması vacip değildir.
2- Anne karnındaki cenin adına fıtr sadakası vermek farz değildir. Osman radıyallahu anh’ın fiilinden dolayı bazı alimler bunun müstehap olduğunu söylemişlerdir.
Bir Sa’ Kaç Gram Eder?
Bir sa’, orta halli bir adamın eliyle dört avuçtur. Bazı alimler bunu, iyi cins buğday hakkında ölçerek 480 miskal yani 2040 gram olarak hesaplamışlardır. Mısır ölçeğine göre ise buğdayda 2176 gram olarak hesaplanmıştır. Diğer yiyecek türlerinde ölçüler yaklaşık olarak şu şekildedir:
Pirinç: 2400 gram.
Fasulye: 2300 gram
Mercimek: 2250 gram
Toz Şeker: 2250 gram
Bakla: 2100 gram
Börülce: 2100 gram
Arpa: 1600 gram
Kuru üzüm: 1600 gram
Hurma: 1500 gram
Tenbîh : Fıtır zekâtının değer olarak para ile çıkartılması meşrû değildir. Çünkü Allâh Rasûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yiyecek olarak verilmesini emretmiştir. Sahabe de (radiyallahu anhum) Allâh’ın ve O’nun Rasûlü’nun (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) emirlerine ittibâ gereğince ancak yiyecek olarak vermişlerdir. Dolayısıyla bu büyük hükme muhâlif davranmamamız gerekmektedir. Sevgili kardeşim, Allâh’ın emrine uy ve O’nun şiarlarını işlenmez hâle getirme.
Muhammed İbrâhim Şakra şöyle der: “Çok tuhaf karşıladığım bir şey de; fıtır zekâtının değer olarak para ile çıkartılmasına cevâz verenlerdir. Derler ki : “Para fakire fâide getirir, belki kendi ve çocukları için giyeceğe veya belki de istediği başka bir yiyeceği satın alma ihtiyacında olabilir...” Ancak bu bahâne geçerli değildir, çünkü bügün de olduğu gibi geçmişte de insanların paraya ihtiyaçları vardı. Sahabe arasında birçok altın ve gümüşe sahib olan zenginler vardı. Sana göre Allâh Rasûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) acaba neden altın ve gümüşten söz etmedi. Fıtır zekâtına yetecek kadarını niçin belirtmedi dersin?! Müslümanlar arasında fakir olanları vardı, belki de paraya olan ihtiyaçları buğday, hurma, veya arpadan daha fazlaydı?! Eğer Allâh Rasûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu unuttu ise Allah unutmaz. (Rabbin unutkan değildir) (Meryem: 64).
Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e fıtır zekâtının cinsinin yiyecek olarak tayini konusunda inen, Allâh’ın ona vahyettiğinden farklı mıdır?! İnsan, onun vahiy olduğundan şüpheye düşmez. Dolayısıyla aklın rey’i ile, şeriatın vahyi reddedilmez.”
0 yorum:
Yorum Gönder