Bismillah
Muvalat ve Muadat Hakkında Bir Reddiye Üzerine - 2 - başlıklı yazımda kullandığım: "Malumunuzdur ki isim ve sıfat meselesi tevkifîdir. Selefin bu konudaki kaideleri de bellidir: Tahrif, ta'til, tekyif ve temsilden kaçınmak! Şu halde, Allah'ın kelamını ispat ettiği halde, Harf ve sesi ispat etmeyen birisi, bu dört kaideden hangisine muhalefet etmiştir?" şeklindeki ifadem hakkında internet ortamında birisinin "burda ta'til vardır..Vallahi bu Allahın sıfatını inkardır" şeklinde bir itirazda bulunduğu bana haber verildi.
Cevap:
Bu itiraz yerinde değildir. Çünkü "İsim ve Sıfat meselesi tevkifidir" sözümüz, nefyin de ispatın da naslara dayalı olması gerektiğini ifade etmek içindir. Ebu Said hocanın Allah'ın kelamında harf ve sesi nefyettiğine şahit olmadım. Lakin ispat ettiğine de şahit olmadım. İspat etmemek nefiy değildir ki burada inkardan veya ta'tilden bahsedilsin?! Bidat ehli olan Eşariler ve Cehmiler ise doğrudan nefiyde bulunurlar. Dolayısıyla, nefyi tasrih etmeyenin bidat ehline muvafakatinden bahsetmek de doğru olmaz.
Harf ve savt (ses)'i ispat eden bazı hadisler varid olmuştur. Bunlardan bazısını İmam Buhari Sahih'inde muallak olarak, hem temriz hem de cezm sigası ile zikretmiş, Edebu'l-Mufred ve Halku Ef'ali'l-İbad adlı eserlerinde ise isnadını zikrederek mevsulen vermiştir. Ancak bu rivayetin isnadı üzerinde bazı eleştiriler vaki olmuştur. Muhaddislerin çoğunluğu bu rivayetleri sahih veya hasen olarak değerlendirmişlerdir. Muhaddis Şeyh Elbani rahimehullah da bu konudaki hadisleri sahihleyenler arasındadır.
Ancak İmam Buhari ve diğer bazı hadis imamlarının zikrettikleri "savt/ses" hakkındaki rivayetin isnadında Abdullah b. Muhammed b. Akil b. Ebi Talib'in hafıza bakımından eleştirilmesi sözkonusudur. Bu rivayetin bir kaç mutabisini Hafız İbn Hacer zikretmiştir. Lakin bu tariklerde de bazı eleştiriler mevcuttur.
İbn Mesud radıyallahu anh'den: "Allah vahiy ile konuştuğunda sesini melekler işitir..." şeklindeki rivayet de sıhhati üzerinde tartışılan diğer bir rivayettir. Bütün ravileri bilinen, meşhur imamlardır. Lakin isnadında tedlis ve mevkuflukla illetlendirme vaki olmuştur.
Bu yüzden Hafız Beyhaki rahimehullah el-Esma ve's-Sıfat'ta (s.273) şöyle der: "Bu hadiste el-Kasım b. Abdilvahid, İbn Akil’den rivayetinde tek kalmıştır. Kasım b. Abdilvahid b. Eymen el-Mekki ile Buhari ve Müslim ihticac etmemiş, bu hadisi sahihlerinde rivayet etmemişlerdir. Sadece Buhari bab başlığında bu rivayete işarette bulunmuştur. Hadis hafızları, ezberinin kötülüğünden dolayı İbn Akil’in rivayetleriyle hüccet getirme konusunda ihtilaf etmişlerdir. Allah’ın kelamında savt/ses sıfatı Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in hadisinde sahih olarak sabit olmamıştır. Bizim de savt/ses sıfatını ispat etme mecburiyetimiz yoktur.”
Allah en iyi bilendir.
Sabit naslarda Allah Azze ve Celle'nin, kelam, kavl (söz), nida gibi sıfatları sabit olmuştur ve bunları mahlukun vasıflarına benzetmeksizin ispat etmek gerekir.
Ancak "Nida" ancak ses ile olur" gibi hüccet getirme geçerli değildir. Çünkü o zaman bidat ehli de: "Allah'ın el sıfatını ispat ederseniz, et ve kemiği de ispat edin, çünkü etsiz ve kemiksiz el olmaz" gibi batıl yorumlarla mukabele ederler. Ses ve harfi yahut herhangi bir sıfatı ispatlamak isteyen, kelamcıların metoduyla değil, ehli hadisin metoduyla hareket etmeli, ancak bu konuda gelen sabit naslarla nefiyde veya ispatta bulunmalıdır. Allah yardımcımız olsun.
0 yorum:
Yorum Gönder