Bismillah,
Bir kardeşimiz şöyle soru bir soru gönderdi ve gönderdiği mesajda atfedilen reddiye umuma açık bir siteden yayınlandığı için buradan yayınlamak gerektiğini düşündüm. soru şu şekilde:
Esselamu'Aleykum hocam...
Tevhid ve Sünnet sitesinde bir reddiye okudum, bügün ise youtube da bu reddiye Ebu Said hocanın hakkında olduğunu gördüm, ve bu sözü gerçekten söylemiştir. Fakat ben sadece bu sözü duydum : ''İslâm Hukukunda başka bir dîndendir diye birisine husumet yoktur.''; daha önce ve sonra sözleri koymamışlar.
Bu söz doğru mudur, hangi manada bunu söylemistir? Allah sizden razi olsun.
Reddiye : http://www.tevhidvesunnet.com/index.php/cevaplanan-sorular/249-muvalat-ve-muadat-konusunda-batil-bir-sozun-reddi.html
Cevap:
Aleykum selam ve rahmetullah ve berakatuh.
Tevhid ve Sünnet sitesi ve linki verilen yazı salih selefin yoluna davet eden, tevhid ehli kardeşimiz Hüseyin Cinisli'ye aittir.
Sözü edilen meselede "alimler nasları benden daha iyi anlar" şeklindeki şüpheye itibar etmemiş, "Alimin hatasından bahsetmek alimlere ta'n/hakarettir" safsatasından uzak durmuş ve delillere muhalif gördüğü bir meselede din gayretinden dolayı karşı çıkmaktan çekinmemiştir. Bu tavrı, halis niyeti oranında övülür, lakin eleştirdiği konuda isabet etmiş olsa idi, Ebu Said hocanın da - Allah kendisini hıfzeylesin - kendisini takdir edeceğini umardım.
Gönül, Hüseyin Cinisli kardeşimizin - Allah onu hakta muvaffak kılsın - bu söze reddiye olarak, bu sözün Mumtehine 4. ayetine muhalif olduğunu zikretmeden önce, aynı sureden bir kaç ayeti daha dikkate almasını arzu ederdi. zira Mumtehine suresi 7-8-9. ayeti şu şekilde devam etmektedir:
7- Belki Allah'ın, sizinle, onlardan düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi koyması mümkündür. Allah, buna kaadirdir. Allah, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir.
8- Allah, dîn hususunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten ve onlara karşı adaletli davranmaktan sizi menetmiyor. Şüphesiz Allah, adil davrananları sever.
9- Allah sizi, ancak dîn hususunda sizinle savaşan, yurdunuzdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım eden kimselerle dost olmaktan menediyor. Kim onlarla dost olursa, işte asıl zâlim olanlar onlardır.
Bu ayetlerde açıkça görüldüğü gibi, kafirlerden bize karşı din hususunda savaşan, yurdumuzdan çıkarmaya çalışan kimselerle öyle olmayanlara karşı tavırlarımız arasında farklılık talep olunmaktadır.
Diğer bir dikkatten kaçan nokta da şurasıdır: Mümtehine 4. ayetiyle delil getirilmesi bu reddiyeye münasip değildir. Bu sözler Ebu Said Hocanın "Yaratılış Gayesi" sitesinde yayınlanan: "Dinler arası diyalog nasıl olmalı?" adlı sohbetinde geçmektedir ve konu bütünlüğü içerisinde değerlendirilmelidir. Dinler arası diyalogun perde arkası hakkında da önemli açıklamalar içeren sohbet, bu yönüyle de önemlidir. Lakin burada mesele, reddiye konusu yapılan söz hakkındadır.
Kitap ehli olan kafirlere "Ortak kelimeye gelme" daveti Allah'ın Kitabındadır. Bu kelime de La ilahe illallah sözüdür. Kitap ehli bu sözü söyleyen, ama buna muhalefet eden kimselerdir. Bu yüzden onlar bu kelimenin muktezasınca harekete davet edilmişlerdir. Mumtehine suresinde teberri edilmesi öngörülen kitapsız müşrikler ise, aramızda ortak bir kelime olmadığı için kitap ehlinden farklıdır. Bu sebeple reddiyenin isabetli olmadığı kanaatindeyim.
Allah Teala'dan hem beni, hem Hüseyin Cinisli kardeşimi ve bütün müslümanları affetmesini, bizleri haktan ayırmamasını dilerim.
0 yorum:
Yorum Gönder