Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



5 Şubat 2015 Perşembe

Nas ve İcma İle Namazın Terki Küfürdür


Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Meleklere   Âdem'e secde edin dediğimizde, secde etmişlerdi de, yalnız İblis dayatıp kibirlenmiş ve böylece kâfirlerden olmuştu.” (Bakara 34) Bu ayet namazın terkinin küfür olduğuna delalet etmektedir. Ayette bahsedilen yüz çevirme Allah’a ibadetin özü ve en önemlisi olan secdeden yüz çevirmedir.
Haydi şimdi Allah'a secde edin ve kulluğunuzu yerine getirin.” (Necm 62)
Ey îman edenleri Rükû edin; secde edin; Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin.Belki böylece kurtuluşa erersiniz” (Hac 77)
Bu yüz çevirme kibir sıfatıdır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “ Zaten göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar ve melekler, hiç büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler” (Nahl 49)
İbadet; zillettir. Nitekim “tarikun muabbed” denilir. Yani zelil, çiğnenmiş yol. Allah için secde zilleti sergilemektir. Bu zilleti sergilemekle emrolunan bundan yüz çevirince büyüklenmiş olur. Böylece namazı terk eden kimse kafirlerin bu sıfatıyla vasıflanmış olur:
Onlara "rükû edin" denildiği zaman, rükû etmezler” (Murselat 48)
Bu, Allah’ın mahlukatı yaratmadaki maksadından yüz çevirmedir. Zira şöyle buyurmuştur: “Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etmeleri için yarattım.” (Zariyat 56)
Kibrin ve zorbalığın aslı kalptedir. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem yolun ortasından yürüyen ve “yol geniş” diyen bir kadın hakkında “Onu bırakın o zorba bir kadındır” demiş sonra : “Bu (zorbalık) ancak kalptedir[1] buyurmuştur. Yine: “Kimin kalbinde zerre ağırlığınca kibir varsa cennete giremez[2] buyurmuştur. Lakin bir topluluk Allah’ın hükmüne itirazlarını dilleriyle ortaya koyar. Bu Allah’ın emrine karşı kibirlenmedir.
Diğer bir topluluk namazdan ve Allah için secdelerden yüz çevirerek bunu azalarıyla ortaya koymuşlardır. Bu da Allah’ın zatına karşı büyüklenmedir.
İblis ise Allah için secdelerden yüz çevirmedi, bilakis O’nun emrine isyan etti. Allah’ın emrine isyan ettiği için onun masiyeti küfre vardı. “Çamurdan yarattığına mı secde edeyim?” (İsra 61) dedi. Kibrini, hakkı reddetmesini ve insanların babasını küçük görmesini dilinde ortaya koydu. Nitekim Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kibir hakkı inkar etmek ve insanları küçük görmektir.[3]
Bu gösteriyor ki kibir azalarda ortaya çıkmıştır. Yine küçük görme de azalarla meydana gelebilir. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Suç işleyenler, dünyada iken îman edenlere gülüyorlardı. Yanlarından geçtikleri zaman, birbirlerine göz kırparlar, ailelerine dönünce de, yaptıklarıyla gülüşüp eğlenirlerdi” (Mutaffifin 29-31)
İblis’in yüz çevirip büyüklenerek kafirlerden olması Allah’ın emrine karşı büyüklenmedir. Namazı ve Allah için secdeleri kasten terk ederek Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın zatına karşı bu büyüklenme ise daha tehlikelidir.
Şeyhulislam rahimehullah Camiu’r-Resail ve’l-Mesail’de (6/295) şöyle demiştir: “Allah Teâlâ hatırlatıldığı zaman secde etmeyenin ayetlerine iman etmemiş olacağını haber vererek şöyle buyurmuştur: “Âyetlerimize iman edenler ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman hemen secdeye kapananlar, büyüklük taslamadan hamd ile Rablerini tesbih edenlerdir…” (Secde 15) Bu ayet Allah için secde etmeyenin iman etmiş olmadığına delildir. Bu da namazı terk edenin kafir olduğunu gösterir.”
Yine en kuvvetli delillerden birisi Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in: “Kul ile küfr arasında namazın terki vardır[4] hadisidir. Burada küfür kelimesi marife olarak “el-kufr” şeklinde gelmiştir. Yine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Aramızdaki ahit namazdır. Namazı terk eden kafir olur.”[5]
Burada kastedilen dinden çıkaran büyük küfürdür.
Bu konuda sahabenin icma’ı nakledilmiştir.
Mücmel nakil:
1- Abdullah b. Şakik şöyle demiştir: “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabı namazın terki dışında amellerden birinin terkini küfür görmezlerdi.”[6]
2- Ebu’z-Zubeyr, Cabir radıyallahu anh’e “Siz aranızda günahları küfür görür müydünüz?” diye sorunca şöyle demiştir: “Hayır. Kul ile küfür arasında ancak namazın terki vardır.”[7] Mucahid de Cabir radıyallahu anh’den benzerini rivayet etmiştir.[8]
3- Hasen el-Basri rahimehullah dedi ki: “Bana ulaştığına göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabı: “Kul ile şirk koşması ve kafir olması arasında özürsüz olarak namazı terk etmesi vardır” diyorlardı.”[9]
Mufassal nakil:
1- Misver b. Mahrame radıyallahu anh, İbn Abbas radıyallahu anhuma ile beraber Ömer b. El-Hattab radıyallahu anh’ın yanına girdiler ve: “Namaz ey müminlerin emiri!” Ömer radıyallahu anh dedi ki: “Evet, namazı terk edenin İslam’dan nasibi yoktur.” Yarasından kan aktığı halde namazı kıldı.”[10]
2- Ali radıyallahu anh’den: “İslam’ın üç ayağı vardır. İman, namaz ve cemaat. İman olmadan namaz kabul edilmez. İman eden de namaz kılar.”[11]
3- İbn Mes’ud radıyallahu anh’ın yanında: “Namazı terk ettiğini hiç görmedik” dediler. Bunun üzerine İbn Mes’ud dedi ki: “Namazın terki küfürdür.”[12]
4- Ebu’d-Derda radıyallahu anh’den: “Namazı olmayanın imanı yoktur.”[13]
5- İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: “Namazı terk eden kafir olmuştur.”[14]
6- Namazı terk edenin kafir olduğu on altı sahabeden rivayet edilmiş olup, buna muhalefet eden bir sahabe bilinmemektedir. İbnu’l-Kayyım şöyle demiştir: “Daha önce bunun aynısı Muaz b. Cebel, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Hureyre radıyallahu anhum’den zikredilmişti. Onlara muhalif olan bir sahabe bilinmemektedir.”  
Namazın terkinin küfür olduğu hususu, Ebu Hanife dışında üç imamdan da nakledilmiştir. Ebu Hanife ise imanın tanımı hususunda sünnete muhalefet etmiştir.
1- İmam Ahmed b. Hanbel’in namazı terki küfür gördüğü meşhurdur. Bunu Abdus b. Malik, Ahmed b. Hanbel’den rivayet etmiştir. Ahmed b. Hanbel’in Usulu’s-Sunne adlı risalesinde bu husus beyan edilmektedir.
2- İbn Kesir, Meryem 59. Ayetinin tefsirinde (5/243) şöyle demiştir: “Bu yüzden seleften ve haleften imamlar ki İmam Ahmed’den ve İmam Şafii’den meşhur olduğu gibi, namazı terk edenin tekfir edilmesi görüşünde olmuşlardır.” Bu görüşü Tahavi de Muşkilu’l-Asar’da İmam Şafii’den nakletmiştir.
3- Ebu’l-Velid el-Baci, el-Munteka’da (3/122) Malik’ten naklederek şöyle demiştir: “Yahudiliğe veya Hristiyanlığa irtidat eden mürtedin kestiği yenmez. Bunu İbn Habib rivayet etmiş ve şöyle demiştir: “Namazı terk edenin ve namazı hafife alarak zayi edenin kestiği yenmez. Çünkü bu şekilde o irtidada yaklaşmıştır.” Yine bana dedi ki: “Malik’in ashabının tamamından anladığım da budur.”


[1] Nesâî Sunenu'l-Kubrâ (10315)
[2] Muslim (91)
[3] Muslim (91)
[4] Muslim (82)
[5] Tirmizî (2809) İbn Mâce (1079) Nesâî (463) Ahmed (5/346)
[6] Tirmizî (2622)
[7] Lalkâî İtikad (1537)
[8] İbn Batta el-İbane (876)
[9] İbn Batta el-İbane (877) Lalkai İtikad (1502, 1539) Hallal es-Sunne (1372)
[10] Muvatta (taharet 51) Abdurrazzak (579-581) Hallal, es-Sunne (1371)
[11] Lalkai İtikad (4/908) İbn Ebi Şeybe İman (113)
[12] Lalkai İtikad (1534)
[13] İbn Batta el-İbane (887) Lalkai İtikad (1536) Mervezi Tazimu Kadri’s-Salat (945) Hallal es-Sunne (1384)
[14] Mervezi Tazimu Kadri’s-Salat (939)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)