Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



5 Ağustos 2015 Çarşamba

Cömertlikle israf arasındaki fark:

Cömert kimse, hediyeyi yerli ye­rince dağıtan akıllı kimsedir. İsrafçı ise savurandır. İsrafçının tasarrufları, bazen yerini bulsa da çoğu kez yerini bulmaz. Bunun izahı şu:
Yüce Allah hikmeti gereği malda bir takım vecibeler koymuştur.
Haklar iki kısımdır: Vazife hakları, fazilet hakları.
Vazife haklarına zekât ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere verilen vacib nafakaları misal olabilir.
Fazilet hakları ise, misafirin hakkı, aldığı hediyenin karşılığını verme­mek ve ırzından emin olunmayan kişilere vb. karşı haklar.
Cömert kimse gö­nül rızasıyla, hoşnutluğuyla, dünyada bedelini, ahirette ise sevabını uma­rak, malına düşen bu vecibeleri yerine getirmeye çalışan kimsedir. Dağıtılan mal, kalbini zorlamadan, nefsindeki genişlikle, göğsünün açıklıkla gerekli yerleri bulur.
İsrafçı ise böyle değildir. İsrafçı kimse, hevasıyla şehvetiyle, maslahatı gözetmeden, sınırsız olarak ölçüsüz bir şekilde malına el atar. Ma­lı üzerindeki tasarrufu çok az yerini bulur.
Cömert kimse, münbit araziye buğday tanesi atan; attığı tohumların verimli ve münbit yerler olmasına dik­kat eden kimse gibidir. Bu haliyle o, israfçı ve sefih sayılmaz.
İsrafçı ise, elin­deki tohumu çorak ve sert yerlere atan; uygun yerlere attığını da üst üste, da­ğınık bir şekilde saçan kimseye benzer. Çorak ve sert yerlere atılan tohum, zayi olur. Verimli yerlere atılan ise üst üste yığılmıştır. Üst üste atılan to­humların bazı ürünlerini, kalanlarını korumak ve yerin terbiye gücünü azaltmamak için kesmelidir.
Yüce Allah, son derece cömerttir. Yani, Allah'ın cömertliği yanında, ulvî ve süflî âlemde bulunan bütün cömertler, dünya de­nizinde bir damla kadardırlar. Ayrıca diğer cömertler de O'nun cömertliği eseridir. Bununla beraber, Allah'ın takdiri, cömertliği dilediği kimseye iner, bu hikmetiyle çekişmez. Her ne kadar çoğu insan muttali olamasa da Allah atiyyelerini gerekli yerlere verir. Şüphesiz Allah, fazlını kime vereceğini ve hangi mahallin buna layık olacağını en iyi bilendir.
İktisat ile cimrilik arasındaki fark:
İktisatlı olmak, iki huydan doğ­muş güzel bir ahlâktır. Bunlar adalet ve hikmettir. Adaletle harcama ve elin­de tutma dengelenir. Hikmetle de bunlardan her biri layık olduğu yere ko­nur. İki kötülenmiş uç arasından iktisad doğar. Âyeti celîlede: "Ellerini boy­nuna bağlanmış yapma, tamamen de açma. Sonra kınanır, hasret içinde ka­lırsın” (İsra 29)
Harcadıkları zaman ne israf ederler ne de cimrilik yaparlar. Harcamaları bu ikisinin arasında dengeli olur” (Furkan 67) ve:
"Yiyiniz, içiniz; israf et­meyiniz” (A’raf 31) buyurulmuştur.
Cimrilik ise güçsüz nefisle kötü zandan doğmuş kötü bir huydur. Kişi şeytanın va'dine kanarak hırs sahibi olur. Helû' bir şeye karşı şiddetli hırslı olmak, onun şerrine katlanmaktır. Malı bitirme tüketme korkusu, cimriliğe götürür. Nitekim Yüce Allah: "Doğrusu insan hırslı yaratılmıştır. Kendine kötülük dokununca sızlanır. Kendisine hayır dokununca da onu sıkı sıkı tu­tar (Mearic 20-21) buyurmuştur.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)