Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

9 Eylül 2020 Çarşamba

Dünya Sağlık Örgütü, AKP ve Diğer Partiler, NASA Deccal Sisteminin Organlarıdır!

 

Güneşin battığı yerden doğmasına az kalmıştır. Güneş battığı yerden doğduğunda ise tevbenin, imanın, amellerin bir faydası olmayacaktır. Deccal ve sistemi illuminati gibi gizli örgütler şeklinde faaliyetini sürdürmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, Nasa gibi kurumlar açıktan bu faaliyetleri icra etmektedir. Facebook, Youtube, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya ve görsel medya yoluyla da sapıklıkları empoze etmektedirler. İnsanların akidelerini bozup, Allah'a iman eden bütün dinlere karşı savaş açmışlardır. Dünyanın küre şeklinde olduğu, döndüğü, güneşin sabit olduğu, sigaranın zararlı olduğu, hastalığın bulaşıcı olduğu vb. gibi, bütün semavi dinlere aykırı olan saçma görüşleri, büyük kitlelere yutturduktan sonra gdo'lu gıdalarla ve 5G ile zehirledikleri insanları korona virüsüne yakalandıkları yalanıyla aldatmakta, sahte bir pandemi sebebiyle maske, sosyal mesafe, elleri yıkama ayinleriyle şeytana ibadet etmelerini sağlamakta, içerisine dna'ya yerleşerek inanç geniyle mücadele etmesini planladıkları mikroçipler yerleştirilmiş aşıları zorunlu kılmayı amaçlamaktadırlar.

Suud'daki kafir münafık Muhammed b. Selman'ın bu paganist yapıyla ortaklaşa projelere attığı imzaları herkes biliyor. Sofia adlı robota vatandaşlık vermeleri, Neom şehrinin Suud topraklarında kurulması projesine verdiği katkılar, hac ve umre organizasyonlarının pandemi yalanı sebebiyle iptal edilmesi gibi..

Türkiyedeki tagut Recep de Deccalin Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanı olarak ortadoğuda müslümanların arasındaki fitneleri karıştırmakta baş rolü üstlenmiş, görünürde "one minute" şovu yapmış, lakin ertesi gün İsrail liderine türlü yaltaklıklarla özürler dilemesini kamu oyundan gizlemiş, Arap baharı denen düzmeceyi desteklemiş, şeriat isteyen Mısırlılara "Demokrasiden vazgeçmeyin" mesajını iletmekle görevlendirilmiş, sonra satılmış hain Mürsi münafığını kahraman gibi lanse etmişti. Devleti ele geçirmek için ittifak kurduğu Fetö zındığını satarak hain ilan etmiş, kendi iktidarını sağlamlaştırmak için halkı, silahlı ordunun karşısına atmış, yahudilerin Golan tepelerini ele geçirme emellerine alet olarak Beşar Esed karşısındaki ayaklanmaları organize etmiş, İhvanu Muslimin, el-Kaide, İşid gibi terör örgütlerine örtülü destek vermiştir. Yıllardır yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi küfrü de bu hükümetin bir çalışmasıdır. Tıpkı Deccal'in özelliklerinde olduğu gibi, çirkin işlerini halkın gözünde güzel gösterebilmiş, lehine puan olarak yazdırmıştır. Pandemi yalanı çıktığında paganistler ibadethanelerin de işlevsiz bırakılmasını amaçlamışlar, Recep ve onun tayfasından olan vatan haini kafir sağlık bakanı hemen cemaatle namazları yasaklamışlar, karantina, maske, sosyal mesafe gibi şeytani ayinleri zorunlu kılmışlardır. Göz boyamak için Ayasofya'yı ibadete açmak istediler ama ne zaman? namaz namaz olmaktan çıkıp iblise ibadet şeklini aldıktan sonra! Saflar iptal edildikten ve ağızlar maskeli halde iken! Şüphesiz böyle bir namaz ibadet değil, küfürdür! İbadetin şeklini değiştirmektir! Meşru olmayanı meşru kılmaktır! Şeytana ibadettir! Ayasofyanın tarihini araştırırsanız kilise olmadan önce pagan mabedi olduğunu görürsünüz! Bu bir tesadüf müdür? Yani Ayasofya'nın, namazlar şeytanın arzuladığı şekilde kılınmasının zorunlu hale gelmesinden sonra ibadete açılması tesadüf müdür?

İmran b. Husayn radıyallahu anhuma'nın rivayet ettiği hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Deccali işiten ondan uzaklaşsın, çünkü kişi, onun attığı şüphelerden dolayı onun bir mü'min olduğunu zanneder" buyurarak uyarmıştır. Yine Deccal'in haricilerin arasından çıkacağını bildirmiştir. Recep de harici akidesindedir. Sünneti hüccet kabul etmez ve kendisi gibi inanmayan herkesi kafir görmektedir. Parti kurup yönetim için huruc etmesi de hariciliğindendir.

Kafirler müslümanların halifesi olacaksa kendi güdümlerinde bir halife olsun arzusundadırlar ve ılımlı islam projesinin oturmasından sonra böyle bir çakma halife belirlemek istiyorlar. Yıllar önce ABD'de Turgut Özal'a halifelik teklif ettiler, Özal tevazu ifade eden sözlerle bunu kabul etmedi. CİA içindeki Hristiyan kanadı bu görev için Fethullah Gülen'i kullanmak istedi. Fakat Yahudi kanadı onların oyunlarını bozdu ve Receb'i ön plana çıkardılar. 2023'te neler olacak Allah bilir. Lakin şurası bilinmelidir ki, kafirlerin belirleyeceği bu çakma halife, Deccal'e hilafeti teslim edecek olan kişidir. Deccal şu an siyasi faaliyettedir, cinlerden olduğu için farklı bedenlere girebilir. Tıpkı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in zamanında İbn Sayyad'ın bedenine girdiği gibi. Şu an deccal safında olacakları belirlemektedir. Zincire bağlı olan hakiki bedeni ise güneşin batıdan doğmasından sonra, İstanbul'un fethinden sonra serbest kalacak ve o zaman kendi bedeninde zuhur edecektir. Kendi bedeniyle zuhurundan sonra ancak kırk gün hükmedebilecektir. 

Bu yüzden güneş battığı yerden doğmadan önce, deccalin karşısında safınızı belirleyin ey müslümanlar! Maskeyi, sosyal mesafeyi, karantinayı, aşıyı reddedin! Bu kafirce sisteme çanak tutan satılmış bel'am hoca kılığındakileri tanıyın! Salih amellerinizi artırın! Güneş battığı yerden doğduktan sonra kimseye imanı ve salih ameli artık fayda vermeyecek, amel defterleri kapanacak. Dem bu demdir! Deccalizme ve Paganizme karşı cihadın zamanı bu zamandır!



Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)