Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

9 Eylül 2020 Çarşamba

Modern Tıbbın İç Yüzü - İktibas -

 Modern Tıbbın yapısında çaresizliği detaylıca öğreten tıp eğitiminden geçmiş akademisyen yetiştirme kültürü vardır. Emperyal karakterli "Modern Tıp" dayatması korkutarak razı etmeye dayalı bir yöntem izler tüm hastalıklarda. En bariz özelliklerinden biri ise sebep-sonuç ilişkisini tersyüz edip, kaos oluşturup, dünya kadar teknik ve anlamsız detay ile kafaları çorbaya çevirerek "çok bilimsel" havası vermesidir. Sana çok teknik şeyler anlatır, anlamazsın, kafan karışır ve sonra dersin ki, "öf, bu hoca çok bilgili". En sonunda kemoterapiye razı olman gerektiği sonucuna bu mantıkla varırsın. Kaos ve bilinmezlik köprüsü kemoterapiye çıkar... Bu aslında Küreselci Sermaye'nin emperyalist planları açısından oldukça doğaldır. Bazı doktorlar bunun farkında ve kendi haklı adına rahatsız ama bazı doktorlar sistemle olan uyumlarını bozmamak için dönen dolaplara karşı kayıtsız, umursamaz. Bir kesim popüler tv doktoru ise sistemin avukatlığını yaparak makamını, çıkarını kollama derdinde.

Eski bütünsel Çin Tıbbı çok ünlüdür, çok da övgü alır, beğenilir ama Rockefeller Vakfı yıllar önce Çin'de ilk "Halk Sağlığı Merkezi" kurduktan sonra Çin'de paçayı modern tıbba kaptırdı, geleneksel Çin Tıbbı korona kurgusuna kadar uygulanıyor olsa da bu salgın propagandasıyla adeta yok sayılmış duruma geldi.

İnternete girerseniz "Tıp Çeşitleri" diye arattığınızda pek çok tıp çeşidi ve sağlığa bakış açıları vardır. Ama bizlere sadece ve sadece bir tek "Modern Tıp" var, başkaca da tıp olmamaz algısı dayatıldı. Batı tıbbı bütünsel değildir, ilaca, aşıya, hastalıkların sebebini açıklamaya değil, sonucunu baskılamaya yani hastalığı anlık dizginlemelerle ötelemeye, asıl sorunu derinleştirmeye dayalıdır. zaten pratikte de böyle olduğunu hastalıkların gittikçe çoğalmasından herkes fark etti. Tam anlamasalar bile insanlar bir şeylerin yanlış olduğunu sezmeye, dolap döndüğünü hissetmeye başladılar.

İşte bu "Modern Tıp" dediğimiz, küresel sermaye tarafından sınırları, yöntemleri çizilen hastalıkları ranta ve sömürüye çeviren sahte tıp bilgisi 1910 yılında Abraham Flexner tarafından başlatıldı. Tahmin edeceğiniz gibi Flexner de tıpçı değildi, bir Yahudi işletmeciydi. Rockefeller ile bağlantıları sadece tıp konusuna el atmak değil, aynı zamanda Almanya'dan kaçan Yahudi üniversite hocalarını karşılamak, organize etmek, kendi ifadeleri ile "Dünya'nın geleceğinde söz sahibi olacak şekilde" örgütlemekti. Abraham Flexner, kendi yazdığı "Faydasız Bilginin Faydası" isimli kitap başlığı ile aslında önceliklerinin kendi faydaları olduğuna, bu konuda da faydasız bilgiye önem verdiklerine işaret ediyor.

FLEXNER RAPORU olarak bilinen raporu Abd ve Kanada'daki okulları gezerek hazırlayan Abraham Flexner, tıpçı olmadığı halde bu raporu ile tüm dünyanın geçeceği "Modern Tıp" kurallarını belirlemiş oluyor 1910 yılında. Küresel sermaye tıp alanında FLEXNER RAPORU'nu tüm dünyaya dayatıyor, tıp öğrenimi de bu raporla şekilleniyor o tarihten sonra. O tarihlerde Flexner Raporu'na ters düşen pek çok sağlık yaklaşımı, muayenehane kapatılıyor, doğal tedavilere baskılar başlıyor. İşte bugün bildiğimiz "Modern Tıp"ın babası, aslında tıpçı olmayan Yahudi bir işletmecinin çizdiği sınırlarla şekillenen emperyal ve hasta edici bir tıp dayatmasından başka bir şey değildir. Türkiye'de fanatik Flexner savunucuları gelişen teknik ile tıp bilgisini karıştırdıkları için, teknik uygulamalardaki teknolojiyi göstererek bunun doğru tıp olduğu sonucuna varacak kadar iflah olmaz yanılgı içindeler veya bilerek bu yanılgıyı yaşıyorlar kendi çıkarları için. Modern Tıp aynı zamanda Flexner Tıbbı olarak da akademik dünyada bilinir. İyileştirmeye değil, ilaçlarla hastalığın belirtilerini baskılamaya, geçici çözümlerle hastayı sürdürülebilir ve yapay rahatlatmaya dönük, hastalık asıl sebebini değil sonucunu sebep gibi göstermeye odaklı kapitalist, ticari, vücudu rant alanı gibi gören bir yaklaşıma sahiptir. Tam da Dolar Sisteminin kapitalist bakış açısına uygun.

Ve sonuç : 2020 yılında her zaman yaşanan bir enfeksiyon hastalığını bile kriz olarak dayatma zeminini elde etmiş bir küresel sermaye bu en büyük desteği Modern tıbbın yıllardır oluşturduğu bilgisizleştirme düzleminden destek alarak, o sayede bu korona kurgusuna cesaret edebildi... Modern Tıp her zaman gerçekleri maskelerdi, en sonunda kurgu olan korona sürecinde özünü açığa çıkarıp maskesiyle sahaya indi, maskeyi bayrak yaptı kendine. Yalanında ısrar eden her yalancı en sonunda eskiden gizlediği maskesini bayraklaştırmak zorundadır ve şimdi bunu tüm dünya bu yaşıyor.

Tükenen Modern tıp, kendi yalanlarla dolu geçmişinden güç alarak son bir kez daha yalan söyleyip "Dijital Tıbba" sıçramak, yeni yalanlarını "DNA üzerinden tedavi" düzlemine taşımak istiyor. İşte bugün yaşadığımız planlı sağlık krizinde doktorların çoğunun sessiz kalması, Bill Gates aşısı bekleyecek kadar çaresiz görüntü sergilemeleri geçmiş Modern Tıp bilgilerinin ne kadar zayıf olduğunun en büyük kanıtıdır ve onların bu zaafı 1910 FLEXNER RAPORU ile inşa edilmiştir yıllar öncesinden. Olan sorunu görmezden gelen, olmayan sorunlarla korkutan, basit çözümleri olan hastalıkları çok zormuş gibi gösteren bir Sermaye Tıbbı ile ancak bu noktaya gelinebilirdi. Sistem şimdi aslında Modern Tıbbı son kez kullanıp, PLANLI ESKİTME ile de eleştrilmesini bzzat kendisi organize edip yeni yalan düzlemi DİJİTAL TIP denen ürkütücü, sahte, DNA'yı bozmayı hedefleyen sisteme geçmek istiyor. "e-Doktor" lafları edilmeye başlandı bile. Yılan kabuk değiştiriyor...

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)