Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

13 Kasım 2020 Cuma

Korona Hipnozundan UYANAN Bir Vatandaşın İlginç Hikayesi

 


Maskenin ilk zorunlu olduğu ve sokağa çıkma yasağı konduğu zamanlardı...

Sadece hafta sonu market iznimiz vardı ve ilk kez markete gidebilmek için sokağa çıkmıştım. İnsanlar sadece o gün alışveriş yapabildikleri için otopark doluydu ve Park yeri bulabilmek için marketin çevresini turlamak zorunda kalmıştım.

Market otoparkı hariç sokaklar terkedilmiş kasabalara benziyordu. Hafta sonunun o canhıraş kalabalığı toz olup uçmuştu. Birkaç insan yüzlerinde maskeyle koşuşturuyor, polis ve belediye araçları her yerde pandemiyle ilgili anons geçiyordu.

Bir zamanlar mısır+çay eşliğinde izlediğim filmlerin tam ortasındaydım ve ağladığımı hatırlıyorum. O zamanlar virüsün bu denli öldürücü olduğuna kesinlikle inanıyordum. Müthiş dikkatli ve titizdim. Evde kimse bana söylemeden yiyecek ve içeceklere dokunamazdı, servisi hep ben yapardım.

Nisan sonu gibiydi sanırım çok net hatırlamıyorum. Eşim bana sekreterinin covid19 testinin pozitif çıktığını söyledi üstelik 4 gündür yanlarında o şekilde çalışmış. Tam 4 gün ortalama 50/60 çalışana, idari personele yakın bir şekilde! Üstelik koah hastası! Ben Yusuf Yusuf...

Her akşam eşimi yakın takibe aldım. Ateş var mı? Öksürüyor mu? Halsiz mi? 2 hafta geçti eşim iyi bizler iyiyiz... Eeee dedim hani bulaşıcıydı?

O olay benim dönüm noktamdı!

Sonra ki süreçte olayları nötr izlemeye ve korkudan arınmaya başladım. Çünkü ocak ayında tat ve koku kaybımla birlikte, 2 kez sıtma ve 3 gün süren öksürüğüm vardı. Geceleri yattığımda nefesim yetmiyordu.

Martta söylenen covid19 belirtilerini doktora gitmeden ocak ayında atlatmıştım ve evde kimseye bulaşmamıştı.

Çünkü henüz KORKUTULMAMIŞTIK.

Doktora gitseydim muhtemel soğuk algınlığı ve öksürükle alakalı ilaçlar verip beni eve yollayacaklardı.

Bunu neden yazdığıma geleyim! Benim bu durumu yaşamam, Türkiye de görülen ilk vakadan 2 ay önceydi. Yani virüs daha bize uğramadan radyasyon ve chemtrails iş başındaydı. Üstelik bulaşıcı değildi öyle olsa o zaman sosyal mesafe absürtlüğü de yoktu ve birçok kişiyle görüştüm, oturduk yedik içtik...

Sekreter kızımıza gelince günlerce herkesle ve gelen her müşteriyle dip dibe görüştü konuştu.

Ağzımda maske olmadığı halde kimseye rahatsızlığım bulaşmadı! Bunu hiçbir ilaç kullanmadığım halde 3 günde atlattım.

Ve bana göre normal bir gripten bir tık daha sert geçiyor başkaları nasıl geçirdi bilmiyorum!

Ortada bir salgın var her zaman söyledim ama bu sandığınız ölümcül virüs değil, radyasyona ve chemtrails e maruz kalmaktan kaynaklanan bir durum.

Ve en önemlisi maliyeti 65 kuruş olan, petrol türevlerinden üretilen maskeler sizi radyasyondan korumaz daha da hasta olmanıza sebep olur!

Ve tüm ülkeler bence kendi halklarının yükselen seslerini bastırmak için geri adım atıp maske zorunluluğunu iptal ediyorlar.

Peki ya biz?

Bizler pilot ülke miyiz?

Her yasağa dört nala koşar gibi koşuyoruz?

Her zaman vücudumuzda zaten var olan virüsten korktuğunuz kadar, yakın gelecekten korkmuyorsunuz!

Ruhlarınız mı çalındı? Artık düşünemiyor musunuz? Hala akletmeyecek misiniz?

Dsö neden burada neden dokunulmazlık verildi neden sorgulamıyorsunuz?

Yarın Dsö çalışanları evinize zora ki girse, size çocuklarınıza silah zoruyla aşı yapsa ses çıkaramazsınız. Kimse müdahale edemez poliste dahil çünkü dokunulmazlık verildi.

Anlata anlata içim şişti birazda sizin şişsin dedim

Selametle

Mahmut Tokgöz

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)