Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

8 Kasım 2020 Pazar

Virüs Teorisinin Hakikati

 Virüsler insanlar veya hayvanlar arasında yayılamazlar. Bizi hasta eden asıl şey çevre şartları ve yediklerimizdeki toksinlerdir. Virüsler değil!

Ama sağlık kurumları 'virüs teorisi'ne inanıyor ve bizim de inanmamızı istiyorlar.

'Virüs Teorisi'ne göre hastalığı yaratan virüslerdir.

Louise Pasteur'un öne çıkan buluşu 'virüs teorisi' 19uncu yüzyılın sonlarında popüler oldu.

Bir çok insan, Pasteur'un 'virüs Teorisi'nin bilimsel olarak kanıtlandığına inanır.

Oysa deneylerinde kullandığı teknikler, sanıldığı kadar kesin değildir.

Tarihçi Gerald Geison, 1995 yılında 'Louis Pasteur'u Gizli Bilimi' isimli bir kitap yazdı.

Louise Pasteur'un özel defterlerini ve yayınlanmış makalelerini inceleyen Gerald Geison, şöyle anlatıyor:

Pasteur, notlarının, en yakınındaki çalışanlar tarafından bile incelenmesine asla izin vermezdi. Pasteur, ailesine, kitaplarını kimsenin inceleyemeyeceğini, hatta ölümünden sonra bile bunu yapmamaları gerektiğini söylemişti.


Pasteur toplumu, hatta en yakınındaki bilim adamlarını bile kasten kandırmıştı. Buna rağmen, modern tıp Louise Pasteur'u kendine kahraman ilan etti.


Virüslerin hastalığı başlatıyor olduğu fikri, bir çok aşının kullanılmasının önünü açtı.

Bir çok sağlık kurumunun uygulamaları, hatalı ve hiç kanıtlanamamış teoriler üzerine kuruludur.

Virüs teorisi, Pasteur'dan sonra, titizce bir incelemeye tabii tutulmamıştır. Oysa ki bu teorinin doğru olmadığı o zamandaki bir çok bilim insanı tarafından dile getirilmişti.


Modern tıp camiasında, virüs teorisi bir dogmaya dönüştürüldü.

Bugün neredeyse bütün hekimler, virüs teorisinin doğru olduğunu varsayarak hareket ediyorlar.

19uncu yüzyılda, bir çok bakteri keşfettiler ama hastalıkla doğrudan bağlantılı olan bir bakteri bulamadılar. Bu durum bilim adamlarını, hastalığa neden olan başka bir organizma olması gerektiği fikrine itti.

O zamanlardaki mikroskopta görülemeyecek kadar küçük bir organizma olması gerektiği fikrine inandılar.

Elektron mikroskobunun icadı bakteriden daha küçük parçacıkların görülebilmesini sağladı. Belli hastalıkları olan insanlarda, virüs ismini verdikleri küçük parçacıklar gözlemlediler.


Virüs kelimesi latinceden gelir ve zehirli, zararlı madde anlamına gelen bir kelimedir.

Herhangi bir virüsün herhangi bir hastalığı başlattığını kanıtlayan tek bir bilimsel veri bile yoktur.

Virüsler canlı hücrelerin dışında bir şey yapamazlar. Onların canlı bir hücreye ihtiyaçları vardır, çünkü onların kendine ait bir canları yoktur.

Virüsler hücre zarı dışında acizdirler.

Eğer vücut dışında var olamıyorlarsa, insanlar arasında nasıl bulaşabilirler ki?

Virüs teorisi, hapşırma ya da sümkürme ile virüsün nasıl dışarı atıldığını açıklayamaz.

Havada, ya da tükürük üzerinde, canlı bir virüs asla görülememiştir.


Doktorlar, virüsü bulmak istediklerinde, belli semptomlar gösteren insanlardaki antikorlara bakarlar.

Semptomlar ve antikorlar arasında bir bağlantı vardır ama virüsler doğrudan belirlenemezler.

Bir çok insana, virüs taşıdıklarına dair test bile yapılmadan, viral enfeksiyon tanısı koyulmaktadır.

Bazıları virüsün uykuda olup ve sonra belli bir hastalığı başlatmak için aktive olabileceğini söyler. Ama bir virüsün neden uykuda olduğu ya da neden aktive olduğuna dair herhangi bir açıklama yoktur.

Orjinal video

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)