Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

2 Temmuz 2026 Perşembe

“Allah, kendisinden istemeyene gazap eder” Hadisi Hakkında

 Soru:

“Es-Selamü aleyküm ve rahmetullah. Hocam İbn Kesir’in tefsirinde besmelenin fazileti bölümünde Resulullah’dan sallallahu aleyhi ve sellem şöyle bir hadis var: “Kim Allah’tan istemezse Allah ona gazap eder.” (Tirmizi: 3373, İbn Mace: 3827, Ahmed: 5/477, Ebu Yala: 6655, Hakim: 1/391)

Bu hadis sahih mi? Önceden Allah razı olsun. 

Cevap:

Aleykum selam ve rahmetullah ve berakatuhu. Bu hadis sahih değildir. Muhakkikler hasen ya da zayıf olduğu hususunda ihtilaf etmişlerdir. Sahih olduğuna hükmeden ise, aşağıda açıklayacağım bir yanılgı sonucu bu hükme varmıştır.

Ebu’l-Melih’ten - Ebu Salih - Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إِنَّهُ مَنْ لَمْ يَسْأَلِ اللهَ يَغْضَبْ عَلَيْهِ

Muhakkak ki Allah, kendisinden istemeyene gazap eder.”[1]

Hadisin diğer lafzı: “Allah, kendisine duâ etmeyene gazap eder” şeklindedir.

Bu rivayet yalnızca Ebu’l-Melih – Ebu Salih tarikiyle gelmiştir.

Ebu’l-Melih’in ismi Sabih veya Humeyd’dir. Nispesi el-Farisî’dir. Yahya b. Main’e bu rivayetteki Ebu’l-Melih sorulduğu zaman: “Medinelidir, sikadır” demiştir. İbn Hibban da onu es-Sikat’ta zikretmiştir.

Ebu Salih ise, el-Hûzî’dir. Er-Ramehurmuzi ve Taberani[2] onun nispesini “el-Hûzî” şeklinde açıkça belirtmişlerdir. Bazıları bu raviyi Ebu Salih es-Semman zannetmişler ve rivayetin sıhhatine hükmetmişlerdir.

Ebu Zur’a, Ebu Salih el-Hûzî hakkında: “Sakınca yok” demiş[3], İbn Main ise: “Zayıf” demiştir.[4]

Ebu Salih el-Huzi’den sadece Ebu’l-Melih el-Farisi rivayette bulunmuştur.

Hakim, el-Mustedrek’te şöyle demiştir: “Bu hadisin isnadı sahihtir. Ebu Salih el-Huzi ve Ebu’l-Melih el-Farisi hakkında cerh zikredilmemiştir. Bu ikisi, az hadis rivayet ettikleri için meçhullerden sayılmışlardır.”[5]

Dolayısıyla bu hadisi hasen sayanlar, Ebu Zur’a’nın sözüne dayanmışlardır. El-Elbani de bu yüzden hasen saymış, sahih olduğuna hükmedenleri de reddetmiştir.

Zayıf sayanlar ise Yahya b. Main’in sözünü öne almışlardır. İbn Adiy ve Zehebi de bu konuda İbn Main’in sözüne tabi olmuşlardır.[6]

Şeyh Mukbil b. Hadi rahimehullah şöyle demiştir: “Hepsi de bunu Ebu’l-Melih – Ebu Salih yoluyla rivayet ettiler. Bazı araştırmacı bunun Ebu Hureyre radıyallahu anh’den çokça rivayette bulunan Ebu Salih Zekvan (es-Semman) olduğu yanılgısına düşmüş ve hadisin sıhhatine hükmetmiştir. Zira İbn Main Ebu’l-Melih’in sika olduğunu söylemiştir. Lakin isnaddaki ravi, Hafız İbn Hacer’in Tehzibu’t-Tehzib’de zikrettiği gibi, Ebu Salih el-Farisi el-Huzî’dir. Ondan Ebu’l-Melih’ten başkası rivayette bulunmamıştır ve İbn Main onun (Ebu Salih el-Huzi’nin) zayıf olduğunu söylemiştir. Ebu Zur’a ise: “Onda sakınca yok” demiştir. Hafız et-Takrib’de: “Leyyin” demiştir. Hafız Zehebi el-Mizan’da bu hadisi Ebu Salih’in biyografisinde zikretmiş ve tek kaldığını kastetmiştir. Buna göre hadis zayıftır. Allah en iyi bilendir.”[7]

Hadisin şahidi var mı?

Taberani ed-Dua’da; Muhammed b. Ebi Zur’a ed-Dimeşki – Hişam b. Ammar – Hammad b. Abdirrahman el-Kelbî – el-Mubarek b. Ebi Hamze – el-Hasen – Enes b. Malik radıyallahu anh isnadıyla şöyle rivayet etti: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, rabbi Azze ve Celle’nin şöyle buyurduğunu zikretti:

يَا بْنَ آدَمَ إِنَّكَ إِنْ سَأَلْتَنِي أَعْطَيْتُكَ وَإِنْ لَمْ تَسْأَلْنِي غَضِبْتُ عَلَيْكَ

 Ey Âdemoğlu! Muhakkak ki sen benden istersen sana veririm. Eğer benden istemezsen sana gazap ederim.”[8]

Bunun isnadında el-Mubarek b. Ebi Hamze hakkında Ebu Hâtim: “Meçhul” demiştir.[9]

Hammad b. Abdirrahman el-Kelbî hakkında Ebu Zur’a: “Münker hadisler rivayet eder” dedi. Ebû Hâtim: “Meçhul bir şeytir. Munkeru’l-hadistir, hadiste zayıftır.” dedi.[10]

Hişam b. Ammar saduk olmakla beraber yaşlanınca hafızası bozulmuş ve telkin kabul eder olmuştur.

Muhammed b. Ebi Zur’a ed-Dimeşkî’nin cerh ve ta’diline dair bir bilgi yoktur.

Begavi Tefsirinde (1/167) Munzir b. Ziyad – Sahr b. Cueyriye – el-Hasen – Enes radıyallahu anh yoluyla mutabisini rivayet etmiştir. Lakin bu isnadda Munzir b. Ziyad metruk olup hadis uydurmakla itham edilmiştir.

Bu tarik şiddetli zayıf olması sebebiyle şahit olarak takviyeye elverişli değildir.

Netice olarak Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisi isnadındaki Ebu Salih el-Huzî’nin zayıflığı sebebiyle sahih değildir. Enes radıyallahu anh hadisi ise şiddetli zayıftır.



[1] Zayıf. Tirmizî (3373) Ahmed (2/442, 443, 477) Buhârî Edebu’l-Mufred (658) İbn Mace (3827) er-Ramehurmuzi Muhaddisu’l-Fâsıl (s.290) İbn Ebi Hayseme Tarih (2003) Ebu Ya’la (12/11) Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (2431) Hakim (1/668) İbnu’l-A’rabi Mu’cem (1801) el-Askeri Musnedu Ebi Hureyre (71) Dulabi el-Kuna (3/1061) Taberani ed-Dua (23)

[2] Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (2431) Beyhakî Şuabu’l-İman (1065)

[3] Tehzibu’t-Tehzib (12/131)

[4] İbn Adiy el-Kamil (2197)

[5] El-Mustedrek (1/668)

[6] Bkz.: Mizanu’l-İ’tidal (4/538)

[7] Mukbil b. Hadi, Ahadisun Muille Zahiruha’s-Sıhha (s.428)

[8] Çok zayıf. Taberani ed-Dua (24)

[9] Mizanu’l-İ’tidal (8/177)

[10] Tehzibu’l-Kemal (7/280)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)