Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

17 Ağustos 2026 Pazartesi

Saç ve Sakalı Siyaha Boyamanın Hükmü

Bismillah. Hamd Allah'adır. Salat ve selam Allah'ın rasulü Muhammed'e, âline ve bütün ashabının üzerine olsun. 

Saç ve sakalı siyah renkte boyamanın hükmü konusunda ilim ehlinin çeşitli görüşleri zikredilmektedir. Kimi âlimler bunu tahrimen mekruh, kimisi tenzihen mekruh, kimisi caiz görmüşler, kimileri de ayrıntıya giderek yaşlılar ile gençler arasında fark gözetmiş ve cihad gibi düşmana kuvvetli görünme amacıyla siyaha boyamanın caiz olduğu kanaatlerini zikretmişlerdir. Bazıları da, yaşlı kimse, evlenmek istediği kadınları aldatarak genç görünmek için siyaha boyarsa caiz değil, böyle bir durum söz konusu değilse caizdir demişlerdir.

Elbette dinde bu gibi re’ylerin bir bağlayıcılığı yoktur. Delil olan ancak Kur’ân ve sahih sünnet naslarıdır. Bu yüzden ilim ehlinin yukarıda zikredilen görüşlerini dayandırdıkları aslî delilleri bilmek ve bu naslara göre hareket etmek mecburiyeti vardır. İlim ehlinin delilini bilmeden onların kendi görüşlerini taklid etmek ve bunları din edinmek asla caiz değildir. Bilmeyen kimselerin taklid etmeksizin, ilim ehlinden, istidlalde bulunduğu delili öğrenmesi ve böylece âlimin deliline ittiba etmesi gerekir. Bilenlerin ise, delileri incelemesi, sahihi, sakîmi, nasihi mensuhu, mutlakı mukayyedi, üzerinde icma edilen ve ihtilaf edilenleri araştırıp içtihad etmesi gerekir.

Âlimleri taklid etmeyip, bilakis onların istidlalde bulundukları delilleri ortaya koyarak, bilmeyenlerin ilim ehlinin delillerine ittiba etmeleri ve bilenlerin de içtihad etmelerinde yardımcı olmak için inşaallah saç ve sakalları siyaha boyama meselesi ile ilgili delilleri sunacağım ve karşı görüşte olan ilim ehlinin bakış açılarını da değerlendireceğim.

Saç ve Sakalı Siyaha Boyamakla İlgili Tehdit İçeren Hadisler

1- İbn Abbas Radıyallahu Anhuma Hadisi

Ubeydullah b. Amr – Abdulkerim – Said b. Cubeyr - İbn Abbas radiyallahu anhuma yoluyla: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ يَخْضِبُونَ بِالسَّوَادِ كَحَوَاصِلِ الْحَمَامِ لا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلا يَجِدُونَ رِيحَهَا

Ahir zamanda güvercin kursakları gibi siyah boya ile boyalanan bir topluluk olacaktır. Onlar cennete giremedikleri gibi onun kokusunu dahi alamayacaklardır.”[1]

Rivayetin İsnadı İle İlgili Durum:

Bu hadisin isnadı Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih görünmektedir, ricali sahihayn ricalidir. Birçok imamlar da bu hadisi sahih kabul etmişlerdir. Bu yüzden bu hadisi Sahih Hadisler Kulliyatında tahriç etmiştim. Burada isnad ve metin olarak ayrıntılı incelemesini sunacağım:

Bunu Ahmed; Huseyn b. Muhammed b. Behram ve Ahmed b. Abdilmelik – Ubeydullah b. Amr er-Rakkî yoluyla;

İbn Sa’d, İbn Ebi Hayseme ve Ebu Ya’la; Abdullah b. Ca’fer er-Rakki – Ubeydullah b. Amr er-Rakkî yoluyla;

Ebû Dâvûd; Ebu Tevbe Rebi b. Nafi – Ubeydullah b. Amr yoluyla;

Nesâî; Abdurrahman b. Ubeydillah el-Halebi – Ubeydullah b. Amr yoluyla;

Tahavi; Ali b. Ma’bed – Ubeydullah b. Amr yoluyla;

Ebu Amr ed-Dani; Ahmed b. Zuheyr – Ubeydullah b. Amr yoluyla;

Taberani ve Beyhakî; Amr b. Halid – Ubeydullah b. Amr yoluyla Abdulkerim – Said b. Cubeyr – İbn Abbas radıyallahu anhuma şeklinde merfu olarak rivayet ettiler.

İshak b. Rahuye Musned’inde; Zekeriya b. Adiy – Ubeydullah b. Amr – Abdulkerim el-Cezeri – Said b. Cubeyr – İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla rivayet etmiştir ve lafzı şu şekildedir:

يَخْضِبُونَ لِحَاهُمْ بِالسَّوَادِ

“…Sakallarını siyaha boyarlar...[2]

İshak b. Rahuye’nin Müsnedinin günümüze ulaşan baskılarında bu rivayeti bulamadım. İsnadını Hafız İbn Hacer zikrederek İshak’ın Musnedinden nakletmiştir. Ancak diğer sika raviler “Siyahla boyanırlar” lafzıyla rivayet etmişler, bunu sakalı boyamakla sınırlı bir lafızla zikretmemişlerdir. Muhtemelen manâ ile rivayet edilmiştir.

İbn Şahin ise; Ebu Talib Abdulcebbar b. Asım en-Nesâî – Ubeydullah b. Amr – Abdulkerim – Said b. Cubeyr yoluyla İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan mevkuf olarak rivayet etmiştir.[3] Darekutni Abdulcebber b. Asım’ın sika olduğunu söylemiştir. Lakin Abdulcebber, hadisi merfu olarak rivayet eden sikalara muhalefet ederek mevkuf rivayet etmiştir.

İbn Hacer dedi ki: “İsnadı kuvvetlidir. Ancak merfu ve mevkuf rivayetinde ihtilaf edildi. Mevkuf olarak rivayet edildiği tercih edilecek olursa böyle bir söz şahsi görüşle söylenemeyeceğinden merfu hükmündedir.”[4]

Derim ki: Eğer bu rivayetin mevkuf olduğu tercih edilirse, hükmen merfu sayılamaz. Çünkü İbn Abbas radıyallahu anhuma, İsrailiyyattan da rivayet eden birisidir. Nitekim bu söz Ka’b el-Ahbar rahimehullah’tan da gelmiştir:

İsmail b. Ayyaş – Akil b. Mudrik – el-Velid b. Amir el-Yezeni – Yezid b. Umeyr yoluyla: Ka’b el-Ahbar rahimehullah şöyle demiştir:

لَيَقْرَأَنَّ الْقُرْآنَ رِجَالٌ وَإِنَّهُمْ أَحْسَنُ أَصْوَاتًا مِنَ الْعَزَّافَاتِ وَحُدَاةِ الْإِبِلِ لَا يَنْظُرُ اللهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَيَصْبِغَنَّ أَقْوَامٌ بِالسَّوَادِ لَا يَنْظُرُ اللهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

“Muhakkak ki Kur’ân’ı şarkıcılardan ve deve sürücülerinden daha güzel seslerle okuyan bazı adamlar okuyacaklar, Allah onlara kıyamet gününde bakmayacaktır. Yine muhakkak ki siyaha boyanan bazı kavimlere Allah kıyamet gününde bakmayacaktır.”[5]

İbn Abbas radıyallahu anhuma hadisi Ubeydullah b. Amr er-Rakkî – Abdulkerim – Said b. Cubeyr – İbn Abbas radıyallahu anhuma isnadı etrafında dönmektedir.

Abdulkerim adlı ravi hakkında da ihtilaf edilmiş, rivayetlerin çoğunda bu ravi nispesiz zikredilmiştir. Ebu Davud, Şuabu’l-İman’da Beyhakî ve Tahavi’nin rivayetlerinde Abdulkerim el-Cezeri şeklinde nispesi tasrih edilmiştir.

İbnu’l-Cevzi ise bu ravinin Ebu Umeyye Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik olduğu görüşündedir ve hadisi el-Mevduat’ta zikredip şöyle demiştir: “Bu hadis Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sahih değildir. Bu rivayette itham edilen; Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik Ebu Umeyye el-Basri’dir.”[6]

 Hafız İbn Hacer ona itiraz ederek şöyle demiştir: “İbnu’l-Cevzi hata etmiştir. Zira bu isnaddaki Abdulkerim; İbn Malik el-Cezeri’dir. O sika olup hadisi Sahih’te tahric edilmiştir.”[7]

İbn Arrak da şöyle demiştir: “İbnu’l-Cevzi’yi bu konuda hatalı görme hususunda Hafız el-A’lâî, Hafız İbn Hacer’den önce hareket etmiştir.”[8]

Şu sebeplerden dolayı bu iki hafız isabetlidirler:

Birincisi: Ebû Dâvûd ile Tahavi’nin sahih isnadla ve Beyhakî’nin Şuabu’l-İman’da hasen isnadla rivayetlerinde ravinin nispesi el-Cezeri olarak tasrih edilmiştir.

İkincisi: Ubeydullah b. Amr er-Rakkî, İbn Ebi’l-Meharik’ten rivayette bulumamıştır. Mizzi Tehzibu’l-Kemal’de onun öğrencileri arasında zikretmemiştir. Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik, Basra’lı olup Mekke’ye yerleşmiştir.

Ubeydullah er-Rakki’nin, kendi beldesi halkından olan Abdulkerim el-Cezeri’den rivayeti ise meşhurdur. Nitekim hadis Tuhfetu’l-Eşraf’ta (4/424) Abdulkerim el-Cezeri’nin musnedi olarak zikredilmiştir.

Lakin el-Cezeri, Said b. Cubeyr’den bu hadisi rivayet etme hususunda tek kalmış, Said b. Cubeyr’in Eyyub, Minhal b. Amr gibi meşhur ashabından hiçbiri bunu rivayet etmemişlerdir.

İbn İbn Hibban el-Cezeri hakkında dedi ki: “Saduk olsa da sika kimselerden bazı münker rivayetlerde tek kalmıştır. Onun tek kaldığı bir haberle delil getirmek hoşuma gitmez. Sikalara uygun rivayetlerine itibar edilmesinde ise bir sakınca yoktur. O, kendisi hakkında Allah’a istihare yapılacak kimselerdendir.”[9]

Ya’kub b. Şeybe dedi ki: “Kendisinde bulunan zayıflığa rağmen saduk birisidir. Ricali seçerek rivayette bulunanlardan olan imam Malik ondan rivayette bulunmuştur.”[10]

Evet, Abdulkerim el-Cezeri sikadır ve sikalığında ittifak edilmiştir. İbn Hibban’ın onun hakkında genellemede bulunması kabul edilmez. Abdulkerim el-Cezeri ancak Atâ’dan rivayeti konusunda tenkid edilmiştir. Lakin birçok imamlar, sika bir ravinin akranlarından bağımsız olarak tek kalması durumunda bu durumu hadis için bir illet olarak görürler. Peki ya isnadında ve metninde ihtilaf edilen bu İbn Abbas radıyallahu anhuma hadisi hakkında ne düşünülür?

Daha önce geçtiği gibi bu hadis; Ubeydullah b. Amr – Abdulkerim el-Cezeri – Said b. Cubeyr – İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla gelmiştir.

Hakîm et-Tirmizî; Ebu Hamze es-Sukkerî – Abdulkerim – Mucahid yoluyla İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan zikrederek, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

يكون في آخر الزمان قوم يصبغون بالسواد لا ينظر الله إليهم يوم القيامة

Ahir zamanda bir topluluk siyahla boyanacaklar, Allah kıyamet gününde onlara bakmayacaktır.”[11]

Mucahid rahimehullah ise bunu İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan işittiğini tasrih etmemiştir. Hakîm et-Tirmizî ise hakkında eleştiri bulunan biridir. Bu isnaddaki Abdulkerim ise; İbn Ebi’l-Meharik’tir. Nitekim onun nispesi tasrih edilerek şu şekilde gelmiştir:

Abdulvehhab b. Atâ – Hişam ed-Dustuvâî – Abdulkerim Ebu Umeyye (İbn Ebi’l-Meharik) – Mucahid -  İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ يُسَوِّدُونَ أَشْعَارَهُمْ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Ahir zamanda saç ve sakallarını siyahlaştıracak bir kavim olacak, Allah onlara kıyamet gününde bakmayacaktır.”[12]

Bunun isnadı Ebu Umeyye Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik sebebiyle zayıftır. Bununla beraber metninde siyahla boyanmanın kılları (saç ve sakalları) siyahlaştırmak şeklinde olduğu tasrih edilmiş ve zikredilen tehdit de farklı şekilde zikredilmiştir. Onların cennetin kokusunu dahi alamayacakları şeklindeki tehdit burada yoktur. Böylece zayıf olan İbn Ebi’l-Meharik, sika ravilerin aktardıkları metne muhalif ifadelerle rivayet ettiği için bu metinde münkerlik de vardır. Yine İbn Ebi’l-Meharik, isnadda da ıdtırap yapmıştır:

Hallal; Yahya – Abdulvehhab – Hişam b. Abdillah – Abdulkerim Ebu Umeyye – Mucahid yoluyla, onun şöyle dediğini rivayet etti:

يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ يُسَوِّدُونَ أَشْعَارَهُمْ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

“Ahir zamanda saç sakallarını siyahlaştıran bir kavim olur, Allah kıyamet gününde onlara bakmaz.”[13]

Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik’e kadar ravileri güvenilirdir. Görüldüğü gibi İbn Ebi’l-Meharik, burada Mucahid’in kendi sözü olarak rivayet etmiştir. Doğru olanı da bu, yani maktu olarak rivayetidir. Nitekim Ma’mer sahih isnadla, Mucahid rahimehullah’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَنِ قَوْمٌ يَصْبُغُونَ بِالسَّوَادِ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ أَوْ قَالَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ

“Ahir zamanda bir topluluk siyahla boyanacaklar, Allah onlara bakmayacaktır. Veya: “Onların bir nasibi yoktur” dedi.”[14]

Mucahid rahimehullah bu sözü İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan değil, sahabiliği sabit olmayan Kabisa b. Bera’dan işitmiştir:

Hammad b. Seleme – Abdullah b. Osman b. Huseym – Mucahid – Kabisa b. el-Bera rahimehullah isnadıyla:

إِذَا خُسِفَ بِأَرْضِ كَذَا وَكَذَا ظَهَرَ قَوْمٌ يَخْضِبُونَ بِالسَّوَادِ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ قَالَ مُجَاهِدٌ فَقَدْ رَأَيْتُ تِلْكَ الْأَرْضَ الَّتِي خُسِفَ بِهَا

“Falan ve filan bölgeler yere geçirildiğinde siyaha boyanan bir kavim ortaya çıkar. Allah onlara bakmaz.” Mucahid rahimehullah dedi ki: “Ben yere geçirilecek o bölgeyi gördüm.”[15]

Bu rivayet hem Mucahid rahimehullah’ın sözünün kaynağını ortaya koymakta, hem de saç ve sakallarını siyaha boyayacak olan bu kavmin, yere batma hadiselerinden sonra ortaya çıkacak olan bir topluluk olduğunu açıklamaktadır.

El-Hallal; Muhammed b. Ali – Muhenna – Ebu Asım Davud – Zuheyr b. Muhammed el-Anberî – el-Hasen (el-Basri) rahimehullah yoluyla rivayet ediyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 يَكُونُ قَوْمٌ يُغَيِّرُونَ الْبَيَاضَ بِالسَّوَادِ قَالَ مَرَّةً يُغَيِّرُونَ بَيَاضَ اللِّحْيَةِ وَالرَّأْسِ بِالسَّوَادِ يُسَوِّدُ اللَّهُ وُجُوهَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

 “Saç ve sakallarındaki beyazı siyahlaştıran bir kavim olacak, Allah onların yüzlerini kıyamet gününde siyahlaştıracaktır.”[16]

Hasen el-Basri rahimehullah’ın mürselleri en zayıf mürsellerdendir.

Neticede bu söz, Mucahid rahimehullah’tan ve Kabisa b. Bera rahimehullah’tan sabit olmuştur. Peki, Tabii’nin bu gibi sözleri hükmen merfu kabul edilebilir mi?

Tabiinden birinin şahsi görüşle söylenemeyecek sözü, mürsel rivayetin hükmündedir. Şahsî görüşle söylenemeyek bir sözün sahabiden mevkuf olması ile tabiinden maktu olması arasında farklar vardır.

Birincisi: Sahabi genellikle bunu ya kendisi mertebesinde olan başka bir sahabiden rivayet etmiştir ya da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den işitmiştir. Dolayısıyla aradaki vasıta da sikadır. Eğer bu sahabi, israiliyattan rivayeti ile bilinmeyen biri ise bu tür rivayeti merfu hadis hükmünde olabilir.

Tabii ise başka bir tabiiden rivayet etmiş olabilir. O tabiinin ise hafız olup olmadıği bilinmemektedir.

İkincisi: Böyle bir rivayetin mürsel hükmünde olduğu kabul edilirse, tabiinin mürseli zayıftır. Sahabinin mürseli ise böyle değildir.

Üçüncüsü: Sahabinin İsrailiyyattan rivayet etmeyen birisi olması şart koşulur. Peki ya tabii de durum nasıl olur?

Netice olarak bu hadisin bütün yollarında illetler vardır:

1- Bu hadisin Ubeydullah b. Amr – Abdulkerim el-Cezeri – Sahid b. Cubeyr – İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla rivayetinde mevkuf ve merfu ihtilafı vardır.

2- Said b. Cubeyr’den bu hadisi rivayet konusunda Abdulkerim el-Cezeri tek kalmıştır.

3- Hadiste geçen metin, Mucahid rahimehullah’tan kendi sözü olarak ve Kabisa b. Bera’dan rivayeti olarak sabit olmuştur.

4- Bu zikredilen illetler, isnadda geçen Abdulkerim’in el-Cezeri mi, yoksa İbn Ebi’l-Meharik mı olduğu konusunda bir şüphe oluşturmaktadır.

5- Rivayetin metninin İsrailiyyat kaynaklı olması şüphesini kuvvetlendiren Ka’b el-Ahbar rivayeti gibi sebepler vardır.

6- Metindeki tehdit “Allah’ın bu kimselere kıyamet gününde bakmayacağı”, “Onların yüzlerini karartacağı” ve “cennete giremeyecekleri, kokusunu dahi alamayacakları” gibi farklı şekillerde gelmiştir. 

Bu illetler bu hadise sıhhat hükmünü verme imkanı bırakmamaktadır. Bu hadise dayanarak saç ve sakalı siyaha boyamanın haram olduğunu söylemek isabetli olmaz. Zira bu konuda aslolan helalliktir. Sahih ve sarih bir delil olmadan bunun haram olduğu söylenemez. İhtiyat gereği bunu haram görmek de isabetli olmaz. Çünkü asıl ihtiyat, müçtehidin bu gibi çekişmeli meselelerde şüphe sebebiyle, yakîn olmadan bir şeyin haram olduğunu söylemekten sakınmasıdır. Nitekim helali haram sayanın, haramı helal sayan kimse gibi olduğuna dair nas varid olmuştur. Fakat kişi kendisi adına ihtiyat gereği bundan sakınabilir. Bu durum başkalarını da bununla bağlayıcı kılmayı gerektirmez. Allah en iyi bilendir.

Hadisin Metniyle İlgili Durum:

Kıyamet alametleri ile ilgili gelen rivayetlerde kapalılık ve müteşabihlik vardır. Bu gibi kapalı hadiseler ancak gerçekleştiği zaman hakikati ortaya çıkacak şeylerdir. Bu yüzden bu tür rivayetleri hüküm istinbatında kullanmak selametli bir yol değildir.

Hadiste âhir zamanda siyahla boyalanan bir topluluk zikredilmektedir. Saç ve sakalın siyahla boyanması ise müslümanlar arasında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in asrından beri mevcut olan bir durumdur.

Hadisin metninde cennetin kokusunu dahi alamama tehditi yer almaktadır. İbn Ebi Asım rahimehullah, Kitabu’l-Hidâb adlı eserinde bu hadiste saç ve sakalı siyaha boyamanın mekruhluğuna bir delaletin söz konusu bile olmadığını, bilakis bu hadiste ahir zamandaki bir topluluğun alametinin haber verilmesinin söz konusu olduğunu açıklamıştır.

“… İbn Ebi Asım dedi ki: “Eğer birisi daha önce geçen rivayetleri delil getirerek şöyle derse: “Saçı ve sakalı siyaha boyamak caiz değil mekruhtur” ona denilir ki: Bu rivayetlerde yasaklama ve sakındırma yoktur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, alametleri siyaha boyanmak olan bir kavmi haber vermiştir. O kavmin bir alameti olsa da siyaha boyanmayı yasaklamış değildir. Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Haricilerin başlarını traş etmelerini de bir alamet olarak haber vermiş, başı traş etmeyi yasaklayan bir söz söylememiştir.”[17]

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ileride geleceği üzere saç ve sakalını siyaha boyayan ashabına karşı çıkmamıştır. Dolayısıyla şayet siyaha boyamak cennetin kokusunu dahi alamama tehditinin bir sebebi olsaydı, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in buna karşı çıkmaması düşünülemezdi. Üstelik siyah ile boyalananlar arasında cennetle müjdelenen sahabiler de vardır. Yine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kına ve ketem ile boyamayı tavsiye etmesi sabit olmuştur. Kına ile ketemin saç ve sakala siyah renk verdiği bilinmektedir.

Et-Tac müellifi Mansur Nasıf, bu hadisle ilgili olarak düştüğü dipnotta şu açıklamayı yapmıştır: “Muhtemeldir ki bazı kâfirlerin adetlerinde olduğu gibi, yanaklarını traş ederek çenelerinde sakallarını bırakan, böylece sakallarını güvercin kursakları gibi bir görünüme getiren, gurur ve böbürlenmeyle de onu siyaha boyayan kimseler kastedilmektedir…”[18]

2- Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’ın Sözü

Mulazim b. Amr – Musa b. Necde – dedesi (Ebu Kesir) Yezid b. Abdirrahman rahimehullah yoluyla:

سَأَلْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ مَا تَرَى فِي الْخِضَابِ بِالْوَسْمَةِ؟ فَقَالَ لَا يَجِدُ الْمُخْتَضِبُ بِهَا رِيحَ الْجَنَّةِ

“Ebu Hureyre radıyallahu anh’e vesme ile boyanmak hakkında ne dersin diye sordum. Dedi ki: “Onunla boyanan cennetin kokusunu alamaz.”[19]

Bu isnad zayıftır. Musa b. Necde meçhuldür. Mulazim b. Amr dışında kimse ondan rivayette bulunmamıştır ve kimse onu tevsik etmemiştir. Bu yüzden Hafız İbn Hacer onun meçhul olduğunu söylemiştir.

3- Abdullah b. Amr Radıyallahu Anhuma Hadisi

Muhammed b. Muslim Ebu Said el-Mueddib – Muhammed b. Ubeydillah (el-Arzemî) – Amr b. Şuayb – babası – dedesi (Abdullah b. Amr radıyallahu anhuma) yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

مَنْ غَيَّرَ الشَّعْرَ سَوَادًا لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَيْهِ

Saç ve sakallarını siyaha boyayana Allah Azze ve Celle bakmaz.” Diğer lafzı şöyledir:

«مَنْ غَيَّرَ الْبَيَاضَ سَوَادًا لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Aklarını siyaha boyayan kimseye Allah kıyamet gününde bakmaz.”[20]

Muhammed b. Ubeydillah el-Arzemî metruktur. Muhammed b. Muslim el-Mueddib hakkında Buhârî: “Fîhi nazar/onda şüphe var” demiştir. Bu hadis şiddetli zayıf olup şahit ve mutabaata da gelmez.

El-Musenna b. es-Sabbah – Amr b. Şuayb – babası – dedesi yoluyla rivayette lafzı şöyledir:

مَنْ صَبَغَ بِالسَّوَادِ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Siyah ile boyanana Allah kıyamet gününde bakmaz.”[21]

Bunun isnadında el-Musenna b. es-Sabbah zayıf olup ömrünün sonlarında hafızası bozulmuştur.

Ömer b. Kays – Reca b. Ebi Haris – Mucahid – Abdullah b. Amr radıyallahu anhuma yoluyla rivayet ediyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ رِجَالٌ مِنْ أُمَّتِي يُغَيِّرُونَ بِالسَّوَادِ لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Ahir zamanda ümmetimden bazı adamlar olur, siyahla boyanırlar. Allah kıyamet gününde onlara bakmaz.”[22]

Bunun isnadında geçen Ömer b. Kays; Sendel lakabıyla bilinen Ebu Ca’ferdir. Takrib’de geçtiği üzere o metruk bir ravidir.

4- Ebu’d-Derdâ Radıyallahu Anh Hadisi

Muhammed b. Suleyman b. Ebi Davud - Zuheyr b. Muhammed – el-Vadiyn b. Atâ – Cunade – Ebu’d-Derda radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

مَنْ خَضَبَ بِالسَّوَادِ سَوَّدَ اللَّهُ وَجْهَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Siyaha boyananın yüzünü Allah kıyamet gününde siyahlaştırır.[23]

Bunun isnadında Muhammed b. Suleyman’da ve Vadiyn b. Ata’da zayıflık vardır. Metninde münkerlik vardır. Müteşeddidlerden olan Hafız Ebu Hatim bu hadisin uydurma olduğunu söylemiştir.[24]

Netice:

Saç ve sakalı siyaha boyamaktan dolayı tehdit gerektiren bir lafız sabit olmamıştır.

Ebu Kuhafe Kıssasında Siyah Boyadan Sakınma Ziyadesi

1- Enes Radıyallahu Anh Hadisi

Muhammed b. Seleme el-Harrani - Hişam b. Hassan - Muhammed b. Sirin rahimehullah yoluyla: “Enes radiyallahu anh’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in boyası sorulunca dedi ki:

إِنَّ رَسُولَ اللَهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمْ يَكُنْ شَابَ إِلَّا يَسِيرًا وَلَكِنَّ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ خَضَبَا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَجَاءَ أَبُو بَكْرٍ بِأَبِيهِ أَبِي قُحَافَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِأَبِي بَكْرٍ لَوْ أَقْرَرْتَ الشَّيْخَ فِي بَيْتِهِ لَأَتَيْنَاهُ لِكَرَامَةِ أَبِي بَكْرٍ قَالَ فَأَسْلَمَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوهُمَا وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

 “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in akları çok az idi. Lakin Ebu Bekr ve Ömer radiyallahu anhuma kına ve ketem ile boyarlardı. Ebu Bekr radiyallahu anh Mekke’nin fethi gününde babası Ebu Kuhafe’yi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Bekr radiyallahu anh’e:

Yaşlı adam evinde otursaydı da, Ebu Bekr’in hatrı için biz ona gitseydik!” Ebu Kuhafe müslüman olmuştu, saç ve sakalı bandıkotu gibi bembeyaz idi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Onu değiştirin (boyayın) ve siyah renkten kaçının.”[25]

Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhuma’nın kına ve ketem ile boyanmalarına dair ifadeler sabit olmuştur. Kına ve ketem, siyah renk veren bir boyadır. Ancak bu hadiste Ebu Kuhafe kıssasının zikredilmesi, dolayısıyla “Siyah renkten kaçının” ziyadesi mahfuz değildir.

Muhammed b. Seleme dışındaki raviler, Hişam b. Hassan - Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla gelen bu hadiste Ebu Kuhafe kıssasını zikretmemişlerdir

Muslim ve Tahavi’nin rivayetlerinde Abdullah b. İdris[26]

Ahmed’in rivayetinde Ruh,[27]

Tahavi’nin rivayetinde Vehb b. Cerir[28] olmak üzere bu üç ravi, Hişam b. Hassan’dan Ebu Kuhafe kıssası olmaksızın rivayet ettiler. Bu üç ravi, Muhammed b. Seleme ile kıyaslanamayak kadar daha iyi ezberleyen ravilerdir.

Yine Muhammed b. Sirin’den bunu rivayet eden Hişam b. Hassan dışındaki raviler de Ebu Kuhafe kıssasını zikretmemişlerdir:

Buhârî, Muslim ve Beyhakî’nin; Eyyub – Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetlerinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[29]

Ebu Davud et-Tayalisi’nin Harun – Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[30]

Muslim ve Ebu Ya’la’nın; Asım el-Ahvel – İbn Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetlerinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[31]

Böylece Eyyub, Asım el-Ahvel ve Harun, İbn Sirin’den rivayetlerinde, Abdullah b. İdris, Vehb b. Cerir ve Ruh’un, Hişam b. Hassan yoluyla İbn Sirin’den rivayetlerine muvafık olmuşlardır. Muhammed b. Seleme el-Harrani’nin bu altı ravinin rivayetine karşı tercih edilmesi mümkün değildir. Muhaddisler, sikanın ziyadesini mutlak kabul etmezler. Bilakis çoğunluğun ve daha hafız olanların rivayetlerini tercih ederler.

Enes radıyallahu anh’den, İbn Sirin tarikinden başkalarına gelince, şu şekildedir:

Ahmed; Behz - Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla, Ebu Kuhafe kıssası olmaksızın rivayet etmiştir.[32]

Ahmed; Affan – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet etti.[33]

Buhârî; Ebu Nuaym – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[34]

Tirmizî, Şemail’de ve Nesâî; Ebu Davud – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet ettiler.[35]

Ahmed, Muslim ve Nesâî; el-Musenna b. Said – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet ettiler.[36]

Ahmed; Yunus – Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[37]

Buhârî, Muslim, Ebû Dâvûd ve Ebu Ya’la; Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[38]

Abdurrazzak ve onun tarikiyle Şemail’de Tirmizî ve Begavi; Ma’mer – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[39]

Ahmed; Mu’temir – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti[40]

Ahmed ve İbn Mace; İbn Ebi Adiy – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[41]

Ahmed; Sehl b. Yusuf – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[42]

Ahmed ve Belazuri; Muhammed b. Abdillah – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[43]

Ahmed ve Abd b. Humeyd; Yezid b. Harun – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[44]

Muslim; Ebu İyas Muaviye b. Kurra – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[45]

Bunların hiçbirinde Muhammed b. Seleme’nin zikrettiği Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir. Bu durum, Muhammed b. Seleme’nin, bu rivayette Ebu Kuhafe kıssasını zikretmekle vehme düştüğünü göstermektedir.

2- Cabir Radıyallahu Anh Hadisi

Yahya b. Yahya – Ebu Hayseme – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla:

أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ أَوْ جاء عَامَ الْفَتْحِ أَوْ يَوْمَ الْفَتْحِ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ مِثْلُ الثَّغَامِ أَوِ الثَّغَامَةِ فَأَمَرَ أو فَأَمَرَ بِهِ إِلَى نِسَائِهِ قال غَيِّرُوا هَذَا بشيء

 “Ebu Kuhafe, fetih yılında getirildi veya kendisi geldi, saçı sakalı dağ çiçeği gibi bembeyaz idi. Kadınlarına:

Şunu birşeyle değiştirin (boyayın)” buyurdu.”[46]

Uzra b. Sabit – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anhuma isnadıyal gelen rivayette:

أخضبوا لحيته

Sakalını boyayın” buyurmuştur.”[47]

El-Hasen b. er-Rebi el-Bûranî – Abdulaziz b. Abdissamed el-Ammi – Matar b. Tahman el-Verrak – Ebu Reca el-Utaridi – Cabir b. Abdillah radıyallahu anhuma yoluyla gelen rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

اذْهَبُوا بِهِ إِلَى بَعْضِ نِسَائِهِ يُغَيِّرْنَهُ قَالَ فَذَهَبُوا بِهِ فَحَمَّرُوهَا

Bunu hanımlarından birine götürün de boyasınlar.” Bunun üzerine onu götürdüler ve kızıla boyadılar.”[48]

Bunun isnadı hasendir.

Cabir radıyallahu anh’den sabit olan bu rivayetlerde “siyahtan kaçının” lafzı yoktur.

İbn Curayc – Ebu’z-Zubeyr - Cabir radıyallahu anh yoluyla:

أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ بَيَاضًا فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا بِشَيْءٍ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ

“Mekke’nin fethi günü Ebu Kuhafe getirildi, onun başı ve sakalı dağ çiçeği gibi beyaz idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Bunu değiştirin (boyayın) ve siyah renkten kaçının.”[49]

 “Siyahtan kaçının” ziyadesi illetlidir, sabit olmamıştır. Bu yüzden Muslim Zuheyr b. Muaviye’nin Ebu’z-Zubeyr’den bu ziyade olmaksızın işitmeyi tasrih ettiği rivayeti öncelemiş, arkasından İbn Cureyc’in bu ziyadeyle yaptığı rivayeti zikretmiştir. Bu Muslim’in mukaddimede açıkladığı gibi kendisinin illetlendirme yoludur.

Bu tercihin doğruluğunu destekleyen hususlardan birisi de Nesâî’nin bu hadisi Uzra b. Sabit’in Ebu’z-Zubeyr’den, bu ziyade olmaksızın rivayetini tercih etmesidir.

Ahmed Musned’inde Hasen (b. Musa el-Uşeyb) ve Ahmed b. Abdilmelik’ten şöyle dediklerini rivayet etti:  “Bize Zuheyr tahdis etti, o Ebu’z-Zubeyr’den bunu rivayet etti. Sonra İmam Ahmed dedi ki:

قَالَ حَسَنٌ قَالَ زُهَيْرٌ قُلْتُ لِأَبِي الزُّبَيْرِ أَقَالَ جَنِّبُوهُ السَّوَادَ؟ قَالَ لَا

Hasen şöyle dedi: Zuheyr dedi ki: “Ebu’z-Zubeyr’e: “Siyahtan kaçının” sözünü de söyledi mi?” diye sordum. “Hayır” dedi.”[50]

İmam Ahmed’in Hasen b. Musa el-Uşeyb yoluyla rivayetinde Zuheyr’in bizzat Ebu’z-Zubeyr’e sorduğu “Siyahtan kaçının” lafzı da var mıydı?” sorusu açıkça gösteriyor ki, bu kısım Ebu’z-Zubeyr tarafından idrac edilmiştir. Muhtemelen Ebu’z-Zubeyr bunu diğer rivayetlerde gelen ziyadeden dolayı eklemiştir.

Siyah’tan kaçının ziyadesi Ebu’z-Zubeyrden;

Şerik – el-Eclah – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[51]

Eclah zayıftır. Şerik’in hafızası bozulmuştur.

Leys b. Ebi Suleym – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[52]

Bu isnadda Leys b. Ebi Suleym zayıftır.

Muhammed b. Humeyd - Yahya b. Vadıh – el-Mugira b. Muslim – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[53]

Bu isnadda Muhammed b. Humeyd zayıftır.

Eyyub es-Sahtiyani – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[54]

Bütün bu rivayetler, “siyahtan kaçının” ziyadesinin Ebu’z-Zubeyr el-Mekkî tarafından idrac edildiğini göstermektedir.

İbn Cumey’; Hafs b. Suleyman – Ebu İshak eş-Şeybani – Ebu Sufyan (Talha b. Nafi) – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet etmiş ve Cabir radıyallahu anh’ın Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den

وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

ve siyahtan kaçının” sözünü söylediğini zikretmiştir.[55] Ancak bu isnadda Hafs b. Suleyman el-Kari metruktur.

3- Ebu Hureyre Radıyallahu Anh Hadisi

Abdan b. Ahmed – Ebu Gassan Mahbub b. Abdillah en-Numeyri – Ebu Sufyan el-Medini – Davud b. Ferahic – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla:

لَمَّا فَتَحَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَكَّةَ وَأَبُو بَكْرٍ قَائِمٌ عَلَى رَأْسِهِ قَالَ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا قُحَافَةَ شَيْخٌ كَبِيرٌ وَإِنَّهُ بِنَاحِيَةِ مَكَّةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قُمْ بِنَا إِلَيْهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هُوَ أَحَقُّ أَنْ يَأْتِيَكَ فَجِيءَ بِأَبِي قُحَافَةَ كَأَنَّ لِحْيَتَهُ وَرَأْسَهُ ثَغَامَةٌ بَيْضَاءُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi feth ettiği zaman Ebu Bekr radıyallahu anh onun yanında kalktı ve dedi ki:  “Babam ve annem sana feda olsun ey Allah’ın rasulü! Ebu Kuhafe çok yaşlıdır. O Mekke’nin uzak bir köşesindedir.” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Kalk da biz ona gidelim.” Dedi ki: “Ey Allah’ın rasulü! Onun sana gelmesi daha layıktır.” Bunun üzerine Ebu Kuhafe getirildi. Sakalı ve saçı dağ çiçekleri gibi bembeyaz idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Onu (boyayarak) değiştirin, siyahtan da kaçının.”[56]

Bu isnadda Mahbub b. Abdillah en-Numeyri meçhuldür.

4- Esma bt. Ebi Bekr Radıyallahu Anha Hadisi

Abdurrahman b. Muhammed el-Muharibî – Muhammed b. İshak – Yahya b. Abbad b. Abdillah b. ez-Zubeyr – babası – Esma bt. Ebi Bekr radıyallahu anha yoluyla: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’ye girdiği zaman…” Bu rivayette Ebu Kuhafe’nin gelip müslüman olması kıssası zikredilmiş ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu geçmiştir:

غَيِّروا هَذا الشَّيبَ, وجَنِّبوهُ السَّوادَ

Şu akları değiştirin ve siyahtan kaçının.”[57]

Bu rivayet Muhammed b. İshak etrafında dönmektedir.

el-Muharibi – İbn İshak yoluyla, “Siyahtan kaçının” lafzıyla rivayet etmiştir. Bir topluluk ise onun bu rivayetine muhalefet etmişlerdir.

Birincisi: İshak b. Rahuye’nin Cerir b. Hazım yoluyla rivayetinde Ebu Kuhafe’nin saç ve sakalıyla ilgili kısım yoktur.[58]

İkincisi: Ahmed, Taberani ve İbn Hibban’ın, İbrahim b. Sa’d yoluyla rivayetlerinde siyahtan kaçınma ile ilgili lafız yoktur. [59]

Üçüncüsü: Hakim ve Beyhakî, Yunus b. Bukeyr yoluyla rivayet etmişler, Ebu Kuhafe’nin saç sakalından bahsedilmemiştir.[60]

Bu üç ravi, el-Muharibi’nin zikrettiği şeyi zikretmemişlerdir. Muharibi ise müdellis olup an’ane ile rivayet etmiştir. Hafız İbn Hacer onu müdellislerin, an’anesi kabul edilmeyecek olan üçüncü tabakasında zikretmiştir. Hatta onun meçhul ve metruk ravilerden tedlis yapması sebebiyle dördüncü tabakadan olduğunu söyleyenler de vardır.

Ahmed dedi ki:  “el-Muharibi’nin Ma’mer’den bir şey işittiğinbi bilmiyorum. Bize ulaştığına göre el-Muharibî mudellis idi.”[61]

Ukaylî dedi ki: “Abdullah b. Ahmed bize tahdis edip dedi ki: “Babama el-Muharib’inin Asım’dan, onun Ebu Osman’dan, onun da Cerir radıyallahu anh’den şöyle dediğini rivayet ettiği söylendi: “Dicle ile Duceyl arasında bir şehir kurulur.” Babam dedi ki: “el-Muharibi, Sufyan’ın kardeşinin oğlu olan Seyf b. Muhammed ile otururdu. Seyf ise yalancı idi. Zannediyorum el-Muharibi bunu ondan işitmiştir.”[62]

Görüldüğü üzere, el-Muharibi, yalancılardan tedlis yapmakla itham edilmiştir.

5- İbn Amr Radıyallahu Anhuma Hadisi

 Sadaka b. Mansur – Ebu Ma’mer – Asım b. Suleyman et-Temimi – İsmail b. Umeyye – Amr b. Şuayb – babası – dedesi (Abdullah b. Amr) radıyallahu anhuma yoluyla:

جِيءَ بِأَبِي قُحَافَةَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسلَّمَ يَوْمَ الْفَتْحِ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَأَنَّهَا ثَغَامَةٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا الشَّيْبَ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ.

“Ebu Kuhafe, fetih gününde Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e getirildi, saçı sakalı dağ çiçeği gibi bembeyaz idi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Şu akları değiştirin, siyahtan da kaçının.”[63]

Bu isnadda Asım b. Suleyman metruktur.

6- Ez-Zuhri Rahimehullah’ın Mürseli

Ebu’l-Velid Halef b. el-Velid el-Cevherî – Abbad b. Abbad – Ma’mer – ez-Zuhri yoluyla:

إِنَّ أَبَا بَكْرٍ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِأَبِيهِ يَوْمَ الْفَتْحِ وَهُوَ أَبْيَضُ الرَّأْسِ وَاللِّحْيَةِ كَأَنَّ رَأْسَهُ وَلِحْيَتَهُ ثَغَامَةٌ بَيْضَاءُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَلَا تَرَكْتَ الشَّيْخَ حَتَّى أَكُونَ أَنَا آتِيهِ ثُمَّ قَالَ أَخَضِبُوهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“Ebu Bekr radıyallahu anh, Fetih günü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e babasını getirdi. Onun saç ve sakalları bembeyaz idi. Başı ve sakalları beyaz dağ çiçekleri gibiydi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

İhtiyarı bıraksaydınız da ben ona gitseydim.” Sonra buyurdu ki: “Onu boyayın, siyahtan da kaçının.”[64]

Bu hadis mürsel olmakla beraber isnadında Abbad, yanılgıları olan bir ravidir. İbn Cerir et-Taberî dedi ki: “Abbad b. Abbad, sikadır ancak bazen rivayetlerinde yanlışlar yapar.” İbn Sa’d da aynısını söylemiş ve şunu da söylemiştir: “Talep ile bilinirdi, güzel bir şekli vardı. Hadiste kuvvetli değildi.”[65]

Ya’kub b. Şeybe, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Main ve başkaları onun sika olduğunu söylemişlerdir.[66]

Abdurrahman b. Ebi Hatim dedi ki: “Babama Abbad b. Abbad el-Muhellebi’yi sordum. Dedi ki: “Saduktur, onda bir sakınca yoktur.” Kendisine: “Hadisi hüccet olur mu?” denilince de: “Hayır” dedi.[67]

Her halukarda Abbad b. Abbad sikadır, lakin bu hadis mürseldir. Zuhrî gibi tabiinin küçüklerinin tabakasındakilerin mürsellerindeki zayıflık ise şiddetlidir. Çünkü arada birden fazla ravinin düşerek mu’dal bir rivayet olması ihtimali vardır.

Netice:

Ebu Kuhafe kıssasında siyahtan sakınma ile ilgili ziyade sabit olmamıştır.

Bu ziyadenin sahih kabul edilmesi halinde de siyaha boyamanın haramlık hükmü sarih değildir. İbn Kayyım el-Cevziyye rahimehullah şöyle demiştir: “Şayet şöyle denilirse: “Sahihu Muslim’de Ebu Kuhafe hakkında siyahla boyanmaktan yasaklama sabit olmuştur…. Ketem ise saç ve sakalı siyahlaştırır.” Buna iki açıdan cevap verilir:

Birincisi: Yasak, sadece siyah ile ilgilidir. Ama kına içine ketem vb. gibi başka bir şey katılırsa, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü kına ile ketem saça kırmızı ile siyah arasında bir renk verir. "Vesme" ise böyle değildir. O saça kömür siyahlığı verir. Bu izah, diğerinden daha doğrudur.

İkincisi: Siyaha boyama yasağı, başkalarını aldatma söz konusu olduğu zamana aittir. Meselâ cariyenin ve yaşlı kadının saçını boyamak, böylece ko­cayı ve yeni müşteriyi aldatmak, yaşlı ihtiyar adam kendisini genç göstermek ve böylece kadını kandırmak için saçını boyamak gibi hallere aittir. Çünkü bu bir hile ve aldatma (tedlis) kabilindendir. Ama böyle bir durum içermiyorsa bir sakınca yoktur.”[68]

İbn Mulakkin, İbn Ebi Asım’ın Kitabu’l-Hidab’da şöyle dediğini nakletmiştir: “Ebu Kuhafe hakkında söylediği: “Siyahtan kaçının” sözüne gelince, bunu ancak onun görünüm şekliyle ilgili olarak söylemiştir. Çünkü siyaha boyanmak, kendisine yakışacak olan ve yüzü parlak olan kimse için söz konusu olur. Ebu Kuhafe ise çok yaşlı idi ve onun gibisine bu uygun düşmezdi. Burada problem yoktur. Ez-Zuhrî şöyle demiştir: “Biz yüzümüz yeni iken siyaha boyanır, yüzümüz ve dişlerimiz eskidiğinde terk ederdik.”[69]

Kâfirlere Muhalefet Hadisinde Siyahtan Sakınma Ziyadesi

1- Enes Radıyallahu anh Hadisi

Yunus b. Bukeyr - İbn Lehia – Halid b. Ebi İmran – Said b. İshak b. Ka’b b. Ucra - Enes radıyallahu anh yoluyla: Dedi ki:

كُنَّا يَوْمًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلَتْ عَلَيْهِ الْيَهُودُ فَرَآهُمْ بِيضَ اللِّحَى فَقَالَ مَا لَكُمْ لَا تُغَيِّرُونَ؟ فَقِيلَ إِنَّهُمْ يَكْرَهُونَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لَكِنَّكُمْ غَيِّرُوا وَإِيَّايَ وَالسَّوَادَ

“Bir gün Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in yanındaydık. Onun yanına Yahudiler girdiler. Onların sakallarının beyaz olduğunu görünce:

Size ne oluyor da boyamıyorsunuz?” buyurdu. Denildi ki: “Onlar boyamayı çirkin görüyorlar.” Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Lakin sizler boyayın, siyahtan sakının.”[70]

Kuteybe – İbn Lehia – Halid b. Ebi İmran – Sa’d b. İshak b. Ka’b b. Ucra – Enes b. Malik radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تُقَرِّبُوهُ السَّوَادَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

Ağaran kıllarınızı değiştirin, siyahtan sakının, Yahudilere benzemeyin.”[71]

Kuteybe b. Said, İbn Lehia’nın kitapları yanmasından önce rivayette bulunanlardandır.

Ebu Ubeyd el-Âcurri dedi ki: “Ebu Davud’u şöyle derken işittim: “Kuteybe (b. Said) dedi ki: “Biz İbn Lehia’nın hadisini ancak yeğeninin kitaplarından veya İbn Vehb’in kitaplarından yazıyorduk.”[72]

Ancak İbn Lehia’nın kitaplarının yanması ve hafızasınn bozulmasından önce de zayıf ravilerden tedliste bulunduğu sabit olmuştur. Bu sebeple öncekilerin rivayetlerinde de an’ane yapmadığından emin olmak gerekir. Bu hadisi ise İbn Lehia an’ane ile rivayet etmiştir.

Abdurrahman b. Ebi Hatim dedi ki: “Ebu Zur’a’ya İbn Lehia’dan (hafızasının bozulması ve kitaplarının yanmasından) önce işiten ravilerin rivayeti soruldu. Dedi ki:

“Sonrakiler ile öncekilerin rivayeti aynıdır. Ancak Abdullah b. el-Mubarek ve İbn Vehb rivayetlerin asıllarını araştırır ve ondan yazarlardı. Diğerleri ise şeyten (her rivayeti) alırlardı. İbn Lehia’nın zaptı iyi değildir ve hadisiyle hüccet getirilecek kimselerden değildir.”[73]

Amr b. Ali (el-Fellas) dedi ki: “Abdullah b. Lehia’nın kitapları yandı. Bundan önce kendisinden hadis yazan İbnu’l-Mubarek, Abdullah b. Yezid el-Mukri gibilerin rivayeti, kitaplarının yanmasından sonra rivayet edenlerden daha sahihtir. İbn Lehia ise zayıftır.”[74]

Bu açıklamalar, İbn Lehia’nın kitaplarının yanmasından önce rivayet edenlerin rivayetlerinin mutlak sahih olmadıklarını göstermektedir.

İbn Ebî Hâtim dedi ki: “Babama dedim ki: “İbnu’l-Mubarek, İbn Vehb gibilerin İbn Lehia’dan rivayetleri hüccet olur mu?” Dedi ki: “Hayır”[75]

Ebu Hatim müteşeddidlerdendir, İbn Lehia’nın kitaplarının yanmasından önceki rivayetleri konusunda da bu şekilde şiddet göstermiştir. Bu konuda orta yol, İbn Lehia, işitme sigasını tasrih etmişse ve ondan rivayet eden kişi, kitaplarının yanmasından önce rivayet edenlerden ise, hadisi hasendir.

İşitmenin tasrih edilmesi şartı, tedlis şüphesinin ortadan kalkması içindir. İbn Hibban, İbn Lehia’nın zayıf kimselerden tedlis yaptığını zikretmiş ve şöyle nakletmiştir:

Abdurrahman b. Mehdi dedi ki: “İbn Lehia’dan az ya da çok rivayet almam. İbn Lehia’ya içinde: “Bize Amr b. Şuayn tahdis etti” ifadesi geçen bir kitap yazıldı. Bunu İbnu’l-Mubarek’e okudum. İbnu’l-Mubarek onu kendi yazısından çıkardı ve gördü ki şu şekildedir: İbn Lehia’dan, dedi ki: bana İshak b. Ebi Ferve rivayet etti, o Amr b. Şuayb’dan rivayet etti…”

İbn Hibban bunu naklettikten sonra şöyle demiştir: “Sonrakilerin İbn Lehia’nın kitaplarının yanmasından sonraki rivayetlerine gelince, onlarda münkerler çoktur. Çünkü o, kendisine okunan rivayetler ile kendisinin rivayeti ya da başkalarının rivayetleri olmasına aldırmadan rivayet etmiştir. Kitaplarının yanmasından önce rivayette bulunan öncekilerin rivayetlerinin de araştırılması gerekir. Çünkü onlarda da zayıf ve metruk ravilerden tedlis yapılmış rivayetler bulunabilmektedir…”[76]

El-Ukaylî, Muhammed b. İsa – Muhammed b. Ali yoluyla şöyle rivayet etmiştir: “Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel) rahimehullah’ın İbn Lehia’dan bahsederek şöyle dediğini işittim: “el-Musenna b. es-Sabbah’ın Amr b. Şuayb’dan rivayetlerini yazardı. Sonran bunları kendisinin Amr b. Şuayb’dan rivayeti gibi zikretmeye başladı.”[77]

Bu anlatılanlar İbn Lehia’nın zayıf ravilerden tedlis yaptığını açıkça göstermektedir.

Hafız İbn Hacer, İbn Lehia’nın an’anesini tedlisin beşinci mertebesinde zikretmiştir. Bu mertebedekiler, işitmeyi tasrih etmedikleri sürece hadisi kabul edilmeyen müdellis ravilerdir.

Enes radıyallahu anh’den gelen başka tariklerde ise; Yahudi ve Hristiyanlara muhalefet ederek akları boyamak mutlak ifadeyle emredilmiş, siyahtan kaçınma şartı zikredilmemiştir:

Ömer b. Muhammed ez-Zeyyat – Umeyye b. Muhammed b. İbrahim el-Mueddib - Muhammed b. Musa el-Harişî – Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

Akları değiştirin, Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”[78]

Muhammed b. Musa el-Harişî hakkında Ebû Dâvûd: “Zayıf” demiş, Nesâî: “saduk” demiştir.[79] Mesleme: “Basralı salih bir kimsedir” demiştir. İbn Hibban es-Sikat’ta zikretmiştir. Umeyye b. Muhammed b. İbrahim el-Mueddib’in hal tercemesini bulamadım.

Muhammed b. Merzuk el-Basrî – Ömer b. Yunus el-Yemami – el-Habbab (b. Fudale) – Enes b. Malik radıyallahu anh yoluyla:

أَن رَسُول الله صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم كَانَ يَقُول غيروا الشّعْر

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Saç ve sakalları boyayın” derdi.”[80]

İsnadında Habbab b. Fudale’de zayıflık vardır.

2- Cabir Radıyallahu anh Hadisi

İsa b. Salim eş-Şaşi – Selm b. Salim – İbn Curayc -  Atâ - Cabir radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تُقَرِّبُوهُ السَّوَادَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِأَعْدَائِكُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ وَخَيْرُ مَا غَيَّرْتُمْ بِهِ الشَّيْبَ الْحِنَّاءُ وَالْكَتَمُ

Ağaran kılları (boyayarak) değiştirin, siyah renge yanaşmayın. Müşriklerden olan düşmanlarınıza benzemeyin. Değiştirdiğiniz (boyadığınız) şeylerin en iyisi kına ve ketemdir.”[81]

Bunun isnadında Selm b. Salim el-Belhî zayıftır. Lakin zayıflığı şiddetli olmayıp şahit ve mutabaata elverişlidir. Nitekim şahit ve mutabaatları ile metni “siyaha yanaşmayın” kısmı dışında sabit olmuştur.

3- Ebu Hureyre Radıyallahu anh Hadisi

El-Hasen b. Harun - Mekkî b. İbrahim – Abzulaziz b. Ebi Ravvad – Muhammed b. Ziyad – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ

Ağaran kılları boyayarak değiştirin, Yahudilere benzemeyin. (Boyada) Siyahtan kaçının.”[82]

Bunun isnadında el-Hasen b. Harun en-Nisaburi’yi İbn Hibban’dan başkası tevsik etmemiştir.

Abdulaziz b. Ebi Ravvad’ın hıfzında zayıflık vardır ve çok hata eder.[83] İbn Adiy bu hadisi onun tabi olunmayan münker rivayetlerinden saymıştır.

Bu münkerliğin sebebi, Ebu Hureyre radıyallahu anh’den bu konuda sahih yollarla gelen rivayetlerin hiçbirinde “siyahtan kaçının” ziyadesi zikredilmemiştir:

Salih – İbn Şihab – Ebu Seleme b. Abdirrahman ve Suleyman b. Yesar - Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إِنَّ اليَهُودَ وَالنَّصَارَى لاَ يَصْبُغُونَ فَخَالِفُوهُمْ

Muhakkak ki Yahudiler ve Hristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar. Siz onlara muhalefet edin.”[84]

Muhammed b. Abdillah b. Numeyr – İbn İdris – Muhammed b. Amr – Ebu Seleme - Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

Ağaran kılları (boyayarak) değiştirin, Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”[85]

Ömer b. Ebi Seleme – Ebu Seleme b. Abdirrahman – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

أَعْفُوا اللِّحَى وَخُذُوا الشَّوَارِبَ وَغَيِّرُوا شَيْبَكُمْ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

Sakalı serbest bırakın, bıyıkları alın, aklarınızı değiştirin, Yahudilere ve Hristiyanlara benzemeyin.”[86]

Ömer b. Ebi Seleme – babası – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِاليَهُودِ

Akları (boyayarak) değiştirin, Yahudilere benzemeyin.”[87]

Bu hadislerde, kâfirlere muhalefet ederek saç ve sakallardaki akları boyamak mutlak ifadeyle emredilmiş, siyahtan kaçınma şartı zikredilmemiştir!

Akları Boyayarak Kâfirlere Muhalefet Etme Emrinde Siyahtan Kaçınma Şartı Zikredilmemiştir

Başka sahabilerden gelen rivayetlerde de akları boyayarak kâfirlere muhalefet etme emri, siyahtan kaçınma şartı söz konusu olmaksızın gelmiştir:

Ez-Zubeyr Radıyallahu Anh’den

Muhammed b. Kunase – Hişam b. Urve – Osman b. Urve – babası – ez-Zubeyr radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

Ağaran kılları değiştirin (boyayın). Yahudilere benzemeyin.”[88]

İbn Abbas Radıyallahu Anhuma’dan

Ebu İsmail İbrahim b. Suleyman el-Mueddib – Rişdeyn b. Kureyb – babası - İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

لاَ تَشَبَّهُوا بِالأَعَاجِمِ غَيِّرُوا اللِّحَى

Acemlere benzemeyin, sakallarınızı boyayın.”[89]

Aişe Radıyallahu Anha’dan

Hişam b. Urve – babası - Aişe radıyallahu anha yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

Aklarınızı boyayın, Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”[90]

İbn Ömer Radıyallahu Anhuma’dan

Ahmed b. Cenab – İsa b. Yunus – Hişam b. Urve ve Ubeydullah b. Ömer – Urve b. ez-Zubeyr ve Nafi - İbn Ömer radıyallahu anhuma yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

Ağaran kılları (boya ile) değiştirin. Yahudilere benzemeyin.”[91]

Abdurrahman b. Avf Radıyallahu Anh’den

Muhammed b. Amr – Ebu Seleme b. Abdirrahman b. Avf – babası Abdurrahman b. Avf radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

““Aklarınızı boyayın, Yahudilere benzemeyin.”[92]

Nafi b. Cubeyr Rahimehullah’tan

Abdulvehhab b. Ata el-Haffaf – İbn Curayc – Osman b. Ebi Suleyman – Nafi b. Cubeyr b. Mut’im rahimehullah yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّروا ولاَ تَشَبَّهوا بِاليَهودِ قالَ فَصَبَغَ أَبو بَكرٍ بِالحِنّاء والكَتَمِ وصَبَغَ عُمَرُ فاشتَدَّ صَبغُهُ وصَفَّرَ عُثمانُ بن عَفّانَ

“(Akları) boyayın, Yahudilere benzemeyin.” Bunun üzerine Ebu Bekr radıyallahu anh kına ve ketemle boyandı. Ömer radıyallahu anh boyasını koyu sarı yaptı. Osman b. Affan radıyallahu anh de sarıya boyadı.”[93]

Mürsel olup, ravileri güvenilirdir.

Netice:

Kâfirlere muhalefet ederek ağaran saç ve sakalları boyamak mutlak ifadeyle zikredilmiş ve siyah boyadan sakındıran bir lafız Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den sabit olmamıştır.

Siyaha Boyamanın Caiz Olduğunu Gösteren Rivayetler

1- Ebu Zerr Radıyallahu Anh Hadisi

Abdullah b. Burayde el-Eslemi – Ebu’l-Esved - Ebu Zerr radiyallahu anh yoluyla: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

أَحْسَنُ مَا غُيِّرَ بِهِ هَذَا الشَّيْبُ الْحِنَّاءُ وَالْكَتَمُ

Saç ve sakalları boyadığınız şeylerin en güzeli kına ve ketemdir.”[94]

Bu hadis Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahihtir.

2- İbn Ömer Radıyallahu Anhuma Hadisi

Ali b. Ma’bed – Cerir – Leys – Mucahid – İbn Ömer radıyallahu anhuma yoluyla:

أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالْخِضَابِ فَخَضَبَ قَوْمٌ بِالْحُمْرَةِ وَقَوْمٌ بِالسَّوَادِ

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem (saç ve sakalı) boyamayı emredince bir topluluk kırmızıya, bir topluluk da siyaha boyadılar.”[95]

Bu hadisin isnadında Leys b. Ebi Suleym hafıza karışıklığına uğramıştır. Lakin zayıflık şiddetli değildir, şahit ve mutabaata elverişlidir.

3- Suheyb Radıyallahu Anh Hadisi

Deffâ b. Dagfel es-Sedusi – Abdulhamid b. Sayfi – babası – deedesi Suheyb radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إِنَّ أَحْسَنَ مَا اخْتَضَبْتُمْ بِهِ لَهَذَا السَّوَادُ أَرْغَبُ لِنِسَائِكُمْ فِيكُمْ وَأَهْيَبُ لَكُمْ فِي صُدُورِ عَدُوِّكُمْ

Muhakkak ki boyandığınız şeylerin en güzeli şu siyahtır. Kadınlarınızı size rağbet ettirir ve sizin lehinize düşmanlarınızın gönüllerine heybet verir.”[96]

İsnadında Deffâ’ b. Dagfel hakkında müteşeddidlerden olan Ebu Hatim: “zayıf” demiştir. İbn Hibban ise es-Sikat’ta zikretmiştir. Busayri, Misbahu’z-Zucace’de hadise hasen demiştir. Lakin “Siyahtan kaçının” şeklindeki daha sahih hadise aykırı görünmektedir.

4- Aişe Radıyallahu Anha Hadisi

Yahya b. Said el-Attar – İsa b. Meymun (İsa b. Telid) – el-Kasım b. Muhammed - Aişe radıyallahu anha yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إِذَا خَطَبَ أَحَدُكُمُ امْرَأَةً وَقَدْ خَضَبَ بِالسَّوَادِ فَلْيُخْبِرْهَا وَلَا يَغُرَّهَا

Biriniz bir kadına talip olduğu zaman, siyah ile boyanmış ise bunu haber versin ve kadını aldatmasın.”[97]

Bu hadisin isnadında Yahya b. Said el-Attar zayıftır. İsa b. Meymun’da da zayıflık vardır.

İbn Hacer el-Askalani Zehru’l-Firdevs’te şu isnadla zikreti: Bize Muhammed b. el-Huseyn es-Sekafi yazıyla haber verdi, dedi ki: bize babam haber verdi, dedi ki: bize Harun b. Muhammed b. Harun el-Attar tahdis etti, dedi ki: bize el-Hasen b. Ali tahdis etti, dedi ki: bize Yezid b. Harun tahdis etti, dedi ki: bize İsa b. Meymun Ebu Hişam tahdis etti, o el-Kasım b. Muhammed’den, o Aişe radıyallahu anha’dan şöyle rivayet etti:

إِذا خطب أحدكُم إمرأة وَهُوَ مخضب بِالسَّوَادِ فليُعْلِمْها أَنه يخضب

Biriniz bir kadına talip olduğunda siyah ile boyanmışsa, boyalı olduğunu bildirsin.”[98]

Buna göre bu hadisin tek illeti İsa b. Meymun olarak kalmaktadır. İsa b. Meymun’un İsa b. Telid olduğunu ve sika olduğunu söyleyenler vardır. Bu hadiste zayıflık şiddetli değildir. Şahit ve mutabaata elverişlidir. El-Elbani’nin bu hadisi uydurma sayması aşırı bir hükümdür.

Netice:

Kına ve ketem ile boyanma tavsiyesi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sabit olmuştur. Kına ve ketem ise özellikle bir arada kullanıldığında siyah renk veren bir boyadır.

Sahabe’den Saç ve Sakallarını Siyaha Boyamayı Caiz Görenler

Ebu Bekr Radıyallahu anh

Humeyd et-Tavil rahimehullah dedi ki: “Enes radiyallahu anh’e şöyle soruldu: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in aklarını boyar mıydı?” Enes radiyallahu anh dedi ki: 

فَقَالَ لَمْ يَشِنْهُ الشَّيْبُ وَلَكِنْ خَضَبَ أَبُو بَكْرٍ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَخَضَبَ عُمَرُ بِالْحِنَّاءِ

“Aklaşma onu çirkinleştirmemişti. Lakin Ebu Bekr radiyallahu anh kına ve ketem ile boyardı. Ömer radiyallahu anh ise kına ile boyardı.”[99]

Bu hadis Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahihtir. Kına ve ketem siyah renk veren bir boyadır.

Ömer Radıyallahu Anh

Abdullah b. İdris el-Evdi – Hişam b. Hassan – İbn Sirin rahimehullah yoluyla:

سُئِلَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ هَلْ خَضَبَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟ قَالَ إِنَّهُ لَمْ يَكُنْ رَأَى مِنَ الشَّيْبِ إِلَّا - قَالَ ابْنُ إِدْرِيسَ كَأَنَّهُ يُقَلِّلُهُ - وَقَدْ خَضَبَ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ

“Enes b. Malik radıyallahu anh’e Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in boyası sorulunca dedi ki: “Onun aklarını ancak şu kadar gördüm.” – İbn İdris dedi ki: azlığını kastediyor gibiydi – Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhuma ise kına ve ketem ile boyanmışlardır.”[100]

Kına ve ketem siyah renk veren bir boyadır.

Sa’d b. Ebi Vakkas Radıyallahu Anh

Suleyman b. Mesleme – Ma’mer – Zuhri – Amir b. Sa’d rahimehullah yoluyla:

أَنَّ سَعْدًا كَانَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Sa’d radıyallahu anh siyah ile boyanırdı.”[101]

Yunus b. Yezid el-Eylî – İbn Şihab – Said b. el-Museyyeb rahimehullah yoluyla:

أَنَّ سَعْدَ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ كَانَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Sa’d b. Ebi Vakkas radıyallahu anh siyah ile boyanırdı.”[102]

Leys b. Sad – Muhammed b. Aclan – ismini verdiği bir topluluk yoluyla:

أَنَّ سَعْدًا كَانَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Sa’d (b. Ebi Vakkas) radıyallahu anh siyah ile boyanırdı.”[103]

İbn Ömer Radıyallahu Anhuma

Huşeym – Husayn – eş-Şa’bî rahimehullah yoluyla:

سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ عَنِ الْخِضَابِ بِالْوَسِمَةِ فَلَمْ يَعْرِفْهَا قَالَ قُلْتُ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ؟ قَالَ فَقَالَ ذَاكَ خِضَابُ أَهْلِ تُهَامَةَ

“İbn Ömer radıyallahu anhuma’ya vesme ile boyanmayı sordum. Bilmediğini söyledi. Ben: “Peki kına ve ketem?” dedim. Dedi ki: “O, Tihame halkının boyasıdır.”[104]

El-Hasen ve el-Huseyn b. Ali Radıyallahu Anhuma

Amr b. Osman – babası – İbn Lehia – Abdurrahman b. Ferruh yoluyla:

كُنْتُ أَنَا مَعَ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ رضي الله عنهما فَكَانَا يَخْضِبَانِ بِالسَّوَادِ إِلَّا أَنَّ الْحَسَنَ يَتْرُكُ عَنْفَقَتَهُ بَيْضَاءَ

“el-Hasen ve el-Huseyn radıyallahu anhuma ile beraberdim. O ikisi siyah ile boyanırlardı. Ancak el-Hasen radıyallahu anh dudakları ile çenesi arasında beyazlık bırakırdı.”[105]

Kamil b. Talha el-Cahderi - İbn Lehia – Abdurrahman b. Burzuc yoluyla:

رَأَيْتُ الْحَسَنَ وَالْحُسَيْنَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا ابْنَيْ فَاطِمَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا يَخْضِبَانِ بِالسَّوَادِ وَكَانَ الْحُسَيْنُ يَدَعُ الْعَنْفَقَةَ

“Fatıma radıyallahu anha’nın çocukları el-Hasen ve el-Huseyn radıyallahu anhuma’yı siyah ile boyanmış olarak gördüm. el-Hasen radıyallahu anh dudağı ile çenesi arasını beyaz bırakmıştı.”[106]

Abdulaziz b. Rufey – Kays mevla Habbab rahimehullah yoluyla:

دَخَلْتُ عَلَى الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ وَهُمَا يَخْضِبَانِ بِالسَّوَادِ

“el-Hasen ve el-Huseyn radıyallahu anhuma’nın yanlarına girdim. İkisi de siyah ile boyanmışlardı.”[107]

Said b. Yahya el-Umevi – babası – Muaviye b. İshak (b. Talha b. Ubeydillah) –Umm İshak bt. Talha (Aişe bt. Talha’nın kızkardeşi) yoluyla:

خضب الْحسن وَالْحُسَيْن جَمِيعًا بِالسَّوَادِ

“el-Hasen ve el-Huseyn radıyallahu anhuma siyahla boyanırlardı.”[108]

Abdullah b. Davud – Muhammed b. Kays – Ebu Avn (Muhammed b. Ubeydillah) yoluyla:

رَأَيْت الْحسن وَالْحُسَيْن رضوَان الله عَلَيْهِمَا يخضبان بالوسمة

“el-Hasen ve el-Huseyn radıyallahu anhuma’yı vesme ile boyanmış gördüm.”[109]

El-Hasen b. Ali Radıyallahu anhuma

Useyd b. Asım – Amir b. İbrahim – Ya’kub el-Kummî – Anbese b. Said– İbrahim b. Muhacir, eş-Şa’bî rahimehullah yoluyla:

أَنَّ الْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ كَانَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Hasen radıyallahu anh siyah ile boyanırdı.”[110]

Ma’mer b. Raşid – ez-Zuhri rahimehullah yoluyla:

كَانَ الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Hasen b. Ali radıyallahu anhuma siyah ile boyanırdı.”[111]

Ebu Kurayb – Muaviye b. Hişam – Muhammed b. İsmail b. Reca – Ca’fer b. Muhammed – babası (Muhammed b. Ali el-Bakır) rahimehullah yoluyla:

أَنَّ الْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ كَانَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Hasen b. Ali radıyallahu anhuma siyah ile boyanırdı.”[112]

El-Huseyn b. Ali Radıyallahu anhuma

Muhammed b. Abdirrahim Ebu Yahya – Huseyn b. Muhammed (el-Mervezi) – Cerir b. Hazım – Muhammed b. Sirin – Enes b. Sirin rahimehullah yoluyla:

أَنَّ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ كَانَ يَخْضِبُ بِالْوَسْمَةِ

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma vesme ile boyalanırdı.”[113]

Zadan Ebu Mansur rahimehullah dedi ki:

رَأَيْت رَأس الْحُسَيْن بن عَليّ رَحْمَة الله عَلَيْهِ حِين أُتِي بِهِ ابْن زِيَاد وَهُوَ مخضوب بالوسمة

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’nın başının Ziyad’a getirildiği zaman vesme ile boyanmış olduğunu gördüm.”[114]

Ebu İshak – el-Ayzar b. Hureys rahimehullah yoluyla:

رَأَيْتُ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ يَخْضِبُ بِالْوَسْمَةِ

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’yı vesme ile (diğer rivayette: “siyah ile”, bir diğer rivayette: “kına ve ketem ile”) boyanırken gördüm.”[115]

Ubeydullah b. Musa – İsrail – Muhammed b. Kays rahimehullah yoluyla:

أنه رأى الحسين بن علي ولحيته مخضوبة بالوسمة

“O, el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’nın sakalının vesme ile boyanmış olduğunu görmüştür.”[116]

Amr – İbnu’l-Mubarek – Ma’mer – ez-Zuhri – Ali b. el-Huseyn rahimehullah yoluyla:

كَانَ الْحُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ رضي الله عنه يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anh siyah ile boyanırdı.”[117]

İbrahim b. Muhacir ve Firas - Amir eş-Şa’bî rahimehullah yoluyla:

رأيت الْحُسَيْن بْنِ عَلِيٍّ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’nın siyah ile boyandığını gördüm.”[118]

Ebu Asım – İbn Curayc – Amr b. Atâ rahimehullah yoluyla:

رأيت الحسين بن علي يصبغ بالوسمة أما هو فكان ابن ستين وكان رأسه ولحيته شديدي السواد

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’nın vesme ile bıyandığını gördüm. O altmış bir yaşında idi ve saçı sakalı simsiyah idi.”[119]

Abdulmelik b. Amr Ebu Amir el-Akdî – Şu’be – Ca’fer b. Muhammed – babası (Muhammed b. Ali el-Bakır) rahimehullah yoluyla:

أن الحسين بن علي كان يخضب بالوسمة

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma vesme ile boyanırdı.”[120]

Sufyan – es-Serî b. Ka’b el-Ezdî rahimehullah yoluyla:

رَأَيْت الْحُسَيْن بن عَليّ وَاقِفًا على برذون قد خضب لحيته بالوسمة

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’yı katır üzerinde dururken gördüm. Sakalını vesme ile boyamıştı.”[121]

Muhammed b. Ebi Ömer – Sufyan rahimehullah yoluyla:

قلت لعبيد اللَّهِ بْنَ أَبِي يَزِيدَ رَأَيْتُ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ؟ قَالَ نَعَمْ فِي حَوْضِ زَمْزَمَ الرأس واللحية أسودان إلا هذا يَعْنِي العنفقة أبيض فلا يدري أصبغ وأبقى ذاك؟ أو لم يشب منه غيره

“Ubeydullah b. Ebi Yezid rahimehullah’a: “Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’yı gördün mü?” dedim. Dedi ki:

“Evet, zemzem havuzunun orada gördüm. Saçı ve sakalı simsiyah idi. Ancak dudağı ile çenesi arası beyazdı. Bilmiyorum boyarken o kısmı kasten mi bıraktı yoksa başka yeri ağarmadı mı?”[122]

Malik b. İsmail – Hasen b. Salih – es-Suddî rahimehullah yoluyla ve Ubeydullah b. Musa – İsrail – es-Suddî rahimehullah yoluyla:

رأيت الحسين بن علي ولحيته شديدة السواد ومعه ابنه علي

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’yı gördüm. Sakalı simsiyah idi ve yanında oğlu Ali de vardı.”[123]

Ma’n b. İsa – Ebu Ma’şer el-Medini – Said b. Ebi Said el-Makburi rahimehullah yoluyla:

رَأَيْتُ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Huseyn b. Ali radıyallahu anhuma’nın siyah ile boyandığını gördüm.”[124]

Ukbe b. Âmir Radıyallahu Anh

Ebu Uşşane Hay b. Yu’min el-Meafiri rahimehullah’tan:

رَأَيْت عقبَة بن عَامر يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ وَيَقُول نخضب أَعْلَاهَا وتأبى أُصُولهَا قَالَ وَكَانَ شَاعِرًا

“Ukbe b. Amir radıyallahu anh’ı siyaha boyanmış gördüm. Diyordu ki: “Üst tarafını boyadık, kökleri kaldı.” Kendisi bir şâir idi.”[125]

Hayve b. Şurayh – Zuhre b. Ma’bed – babası ve dedesi yoluyla:

رَأَيْت عقبَة يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Ukbe (b. Amir) radıyallahu anh’ı siyah ile boyanmış gördüm.”[126]

Yezid b. Ebi Habib – Ebu’l-Hayr rahimehullah yoluyla:

عن عقبة بن عامر أنه كان يصبغ شعر رأسه بشجرة يقال لها الصبيب كأشد السواد

“Ukbe b. Amir radıyallahu anh saçlarını es-sabib denilen ve koyu siyah renk veren bir bitkiyle boyardı.”[127]

Şurahbil b. Semt Radıyallahu Anh

İbn Ebi Asım eş-Şeyb vel-Hidab kitabında isnadıyla Şurahbil b. Semt radıyallahu anh’ın siyahla boyandığını rivayet etmiştir.[128]

Aişe Radıyallahu Anha

Hammad b. Seleme – Umm Şebib el-Basriyye rahimehallah yoluyla:

أنها سَأَلت عَائِشَة رضي الله عنها عن المرأة تَخضِب رَأسَها لِزَوجِها بِالسَّواد؟ فقالت وما بأسٌ بذلك؟

“O, Aişe radıyallahu anha’ya kadının kocasına karşı saçlarını siyaha boyamasını sorunca dedi ki: “Bunda ne sakınca var?”[129]

Umm Seleme Radıyallahu Anha

Muhammed b. el-Vezir – el-Velid b. Muslim – Hammad b. Seleme – Musseh (el-Ezdiyye) – Umm Seleme radıyallahu anha yoluyla: Umm Seleme radıyallahu anha dedi ki:

لا بَأس أن تَخضِب المرأة رَأسَها بالسواد

“Kadının saçlarını siyaha boyamasında bir sakınca yoktur.”[130]

Tabiin ve Sonrakilerden Siyah İle Boyanmayı Caiz Görenler

El-Haccac b. Ertae Rahimehullah

El-Fadl b. Ya’kub’dan: Said b. Mesleme rahimehullah dedi ki:

رَأَيْتُ الْحَجَّاجَ بْنَ أَرْطَأَةَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Haccac b. Ertae rahimehullah’ı siyaha boyanmış gördüm.”[131]

Hatib el-Bağdadi; İbnu’l-Ebbar – Muhammed b. Humeyd – Cerir b. Abdilhamid rahimehullah yoluyla şöyle dediğini rivayet etmiştir:

رَأَيْتُ الْحَجَّاجَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“el-Haccac (b. Ertae) rahimehullah’ın siyahla boyandığını gördüm.”[132]

İbn Ebi Leyla Rahimehullah

Hatib el-Bağdadi; İbnu’l-Ebbar – Muhammed b. Humeyd – Cerir b. Abdilhamid rahimehullah yoluyla şöyle dediğini rivayet etmiştir:

وَرَأَيْتُ مُحَمَّد بن عَبْد الرَّحْمَنِ بن أَبِي لَيْلَى يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Muhammed b. Abdirrahman b. Ebi Leyla rahimehullah’ın siyahla boyandığını gördüm.”[133]

Nafi b. Cubeyr Rahimehullah

Ebu Kurayb Muhammed – İbn Fudayl – el-Velid b. Cumey’ rahimehullah yoluyla:

كَانَ نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ يَخْضِبُ بِالْوَسْمَةِ

“Nafi b. Cubeyr rahimehullah vesme ile boyanırdı.”[134]

Veki – Abdullah b. Abdirrahman b. Mevhib rahimehullah yoluyla:

رَأَيْتُ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ يَخْتَضِبُ بِالسَّوَادِ

“Nafi b. Cubeyr rahimehullah’ı siyah ile boyanmış gördüm.”[135]

Muhammed b. Sirin Rahimehullah

Ubeydullah b. Muaz, babasından, o Eş’as’tan, o da Muhammed (İbn Sirin) rahimehullah’tan rivayet ediyor:

أنه كان لا يَرَى بَأسًا بِالخِضاب بِالسَّواد والحُمرَة ما لم يَغُرَّ امرأةً وكان محمد يَخضِب بِالحُمرة

“O, kadını aldatma söz konusu olmadığı sürece siyah ve kırmızı renkle boyanmakta sakınca görmezdi. Muhammed (b. Sirin) rahimehullah kırmızı ile boyanırdı.”[136]

İbn Uleyye – İbn Avn rahimehullah yoluyla:

كَانُوا يَسْأَلُونَ مُحَمَّدًا عَنِ الْخِضَابِ بِالسَّوَادِ فَقَالَ لَا أَعْلَمُ بِهِ بَأْسًا

“Muhammed (b. Sirin) rahimehullah’a siyah ile boyanmak hakkında sorarlar, o da: “Bunda bir sakınca bilmiyorum” derdi.”[137]

Abdurrahman b. Ebi Bekr es-Sıddık Rahimehullah

Hammad b. Seleme – Ammar b. Ebi Ammar rahimehullah yoluyla:

رأيت عبد الرحمن بن أبي بكر الصديق يخضب بالحناء والكتم

“Abdurrahman b. Ebi Bekr es-Sıddık rahimehullah’ı kına ve ketem ile boyanmış gördüm.”[138]

İbn Şihab Ez-Zuhri Rahimehullah

El-Museyyeb b. Vadıh rahimehullah’tan: ez-Zencî b. Halid rahimehullah dedi ki:

رأيت الزُّهري أَسوَد الرَّأس واللحيَة بِالوَسْمَة

“ez-Zuhrî rahimehullah’ı saç ve sakallını vesme ile siyahlaştırmış halde gördüm.”[139]

Ebu Nuaym el-Curcani – Ebu Utbe Ahmed b. el-Ferac – Damra b. Rebia – Ebu Hamze - İbn Şihab ez-Zuhrî rahimehullah yoluyla:

كنا نخضب بالسواد إذا كان الوجه جديدا فأما إذا انفضت الأسنان ونفض الوجه تركنا

“Bizler yüzümüz yeniyken siyahla boyanırdık. Dişlerimiz döküldüğü ve yüzümüz eskidiği zaman onu terk ederdik.”[140]

İbn Şihab rahimehullah siyahla boyanmış ve şöyle demiştir:

وأحبّها إلىّ أحلَكُها

“Bize en sevimli olanı simsiyah olanıdır.”[141]

Yusuf b. Abdillah Rahimehullah

İsa b. Muhammed – Ezher – İbn Avn rahimehullah yoluyla:

كان يوسُف بن عبد الله يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Yusuf b. Abdillah rahimehullah siyah ile boyanırdı.”[142]

Musa b. Talha Rahimehullah

İbrahim b. Said – Ezher – İbn Avn rahimehullah yoluyla:

رَأَيْتُ مُوسَى بْنَ طَلْحَةَ يَخْضِبُ بِالسَّوَادِ

“Musa b. Talha rahimehullah’ı siyah ile boyanmış gördüm.”[143]

Amr b. Osman rahimehullah’tan:

رَأَيْتُ مُوسَى بْنَ طَلْحَةَ يَخْتَضِبُ بِالْوَسْمَةِ

“Musa b. Talha rahimehullah’ı vesme ile boyanırken gördüm.”[144]

Osman b. Ziyad el-İclî ve Ömer b. Ebi Zaide rahimehumallah dediler ki:

رَأينَا مُوسَى بن طَلْحَة يخضب بالوسمة

“Musa b. Talha rahimehullah’ı vesme ile boyanırken gördük.”[145]

Abdurrahman b. el-Esved Rahimehullah

Ebu Ömer et-Temimî – babası – Ebu Bekr en-Nehşelî yoluyla:

رَأَيْتُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْأَسْوَدِ يَخْضِبُ بِالْوَسْمَةِ

“Abdurrahman b. el-Esved rahimehullah’ı vesme ile boyanmış gördüm.”[146]

Ali b. Abdillah b. Abbas Rahimehullah

Ali b. Muhammed b. el-Hasen er-Rakkî – İbn Ebi Meryem – Attâf b. Hâlid yoluyla:

رَأَيْتُ عَلِيَّ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ أَسْوَدَ الرَّأْسِ وَاللِّحْيَةِ

“Ali b. Abdillah b. Abbas rahimehullah’ın saç ve sakallarını simsiyah gördüm.”[147]

Amr b. Ali – Meymun b. Zeyd – Ebu Sinan yoluyla:

كَانَ عَليّ بن عبد الله بن عَبَّاس مَعنا بِالشَّام وَكَانَت لَهُ لحية طَوِيلَة يخضبها بِالسَّوَادِ

“Ali b. Abdillah b. Abbas rahimehullah Şam’da bizimle beraberdi. Uzun bir sakalı vardı ve siyaha boyamıştı.”[148]

Hasen el-Basrî Rahimehullah

İbn Uleyye – Yunus – el-Hasen el-Basri rahimehullah yoluyla:

أَنه كَانَ لَا يرى بَأْسا بالخضاب بِالسَّوَادِ

“Hasen el-Basri rahimehullah siyah ile boyanmakta sakınca görmezdi.”[149]

Ebu Burde b. Ebi Musa Rahimehullah

Zekeriyya b. Yahya b. Ebi Zaide - El-Haccac b. Nusayr – İmran b. Ebi Zaide rahimehullah yoluyla:

رَأَيْت مُوسَى بن طَلْحَة وَهُوَ يخضب بِالسَّوَادِ قَالَ وَرَأَيْت أَبَا بردة بن أبي مُوسَى

“Musa b. Talha rahimehullah’ı ve Ebu Burde b. Ebi Musa rahimehullah’ı siyahla boyanmış gördüm.”[150]

Katade Rahimehullah

Katade rahimehullah dedi ki:

رُخِّصَ فِي صِبَاغِ الشَّعْرِ بِالسَّوَادِ لِلنِّسَاءِ

“Kadınların saçlarını siyaha boyamalarına ruhsat verilmiştir.”[151]

Ebu Kılabe Rahimehullah

Şebabe b. Sevvar – Ukbe b. Ebi’s-Sahba – Ebu Kılabe rahimehullah yoluyla:

أَنَّهُ كانَ يَخضِبُ بِالسَّوادِ

“Ebu Kılabe rahimehullah siyah ile boyanırdı.”[152]

Ya’kub - İbn Uleyye – Halid el-Hazzâ rahimehullah yoluyla:

كَانَ أَبُو قلَابَة يخضب بالوسمة ثمَّ تَركهَا بعد ذَلِك

“Ebu Kılabe rahimehullah vesme ile boyanırdı. Sonra bunu terk etti.”[153]

Muhammed İbnu’l-Hanefiyye Rahimehullah

İsrail – Abdula’lâ rahimehullah yoluyla:

سَأَلْتُ ابْنَ الْحَنَفِيَّةِ الْخِضَابُ بِالْوَسْمَةِ؟ فَقَالَ هِيَ خِضَابُنَا أَهْلَ الْبَيْتِ

“İbnu’l-Hanefiyye rahimehullah’a vesme ile boyanmak hakkında sordum. Dedi ki: “O biz Ehl-i Beytin boyasıdır.”[154]

Ebu Seleme b. Abdirrahman b. Avf Rahimehullah

Sufyan – Sa’d b. İbrahim – Ebu Seleme rahimehullah yoluyla:

أَنَّهُ كَانَ يَخْضِبُ بِالْوَسْمَةِ

“Ebu Seleme rahimehullah vesme ile boyanırdı.”[155]

Urve b. ez-Zubeyr Rahimehullah

Muhammed b. Ubeyd el-Muharibi – Amr b. Safvan el-Muzeni rahimehullah yoluyla:

وَقيل لَهُ رَأَيْت عُرْوَة بن الزبير يَخْضِبُ بِالْوَسْمَةِ ؟ قَالَ نعم

“Ona, “Urve b. ez-Zubeyr’in vesme ile boyandığını gördün mü?” denildi. O da: “Evet” dedi.”[156]

Ömer b. Ebi Seleme Rahimehullah

Ali b. Muslim – Ebu Davud – Şu’be rahimehullah yoluyla:

رَأَيْت عمر بن أبي سَلمَة يخضب بِالسَّوَادِ

“Ömer b. Ebi Seleme rahimehullah’ı siyah ile boyanmış gördüm.”[157]

İbrahim en-Nehaî Rahimehullah

Sufyan – Hammad – İbrahim en-Nehai rahimehullah yoluyla:

لَا بَأْسَ بِالْوَسْمَةِ إِنَّمَا هِيَ بَقْلَةٌ

“Vesmede bir sakınca yoktur. O sadece bir bakla/bitkidir.”[158]

Ebu Ca’fer Muhammed Bakır Rahimehullah

Hafs – Muhammed b. İshak rahimehullah yoluyla:

كَانَ أَبُو جَعْفَرٍ يَخْتَضِبُ بِثُلُثَيْ حِنَّاءٍ وَثُلُثِ وَسْمَةٍ

“Ebu Ca’fer rahimehullah üçte iki kına, üçte bir vesme katarak boyanırdı.”[159]

İbnu’l-Mubarek Rahimehullah

El-Museyyeb b. Vadıh rahimehullah’tan:

سمعت ابن المبارَك يقول في الخِضاب بالوَسْمَة لَا بَأْسَ به هِيَ بَقْلَةٌ

“İbnu’l-Mubarek rahimehullah’ı vesme (siyah renk veren çivit) ile boyanmak hakkında şöyle derken işittim: “Sakınca yoktur. O bir bakladır.”[160]

Ziyad b. İlaka Rahimehullah

Hatib el-Bağdadi; İbnu’l-Ebbar – Muhammed b. Humeyd – Cerir b. Abdilhamid rahimehullah yoluyla şöyle dediğini rivayet etmiştir:

ورأيت زياد بن علاقة يَخضِبُ بِالسَّوادِ

“Ziyad b. İlaka rahimehullah’ın siyahla boyandığını gördüm.”[161]

Muhammed b. İshak Rahimehullah

Hatib el-Bağdadi; İbnu’l-Ebbar – Muhammed b. Humeyd – Cerir b. Abdilhamid rahimehullah yoluyla şöyle dediğini rivayet etmiştir:

ورأيت مُحَمَّد بن إِسْحَاق يَخضِبُ بِالسَّوادِ

“Muhammed b. İshak rahimehullah’ın siyahla boyandığını gördüm.”[162]

Gaylan b. Cami Rahimehullah

Hatib el-Bağdadi; İbnu’l-Ebbar – Muhammed b. Humeyd – Cerir b. Abdilhamid rahimehullah yoluyla şöyle dediğini rivayet etmiştir:

ورأيت غيلان بن جامع يَخضِبُ بِالسَّوادِ وكان غيلان بن جامع عَلَى قضاء الكوفة

“Gaylan b. Cami rahimehullah’ın siyahla boyandığını gördüm. Gaylan b. Cami, Kufe kadısı idi.”[163]

Ebu Yusuf Rahimehullah

El-Museyyeb b. Vadıh rahimehullah’tan: ez-Zencî b. Halid rahimehullah dedi ki:

ورأيت أبا يوسُف أَسوَد الرَّأس واللحيَة بِالوَسمَة

“Ebu Yusuf’u saç ve sakallarını vesme ile siyahlaştırmış halde gördüm.”[164]

İshak b. Rahuye Rahimehullah

Kirmani dedi ki: “İshak (İbn Rahuye) rahimehullah’a (saç ve sakalı) siyaha boyamak hakkında sordum. Dedi ki:

لا بأس به إذا لم يَغُرَّ امرأة

“Kadını aldatmak için değilse sakınca yoktur.”[165]

İmam Malik Rahimehullah

İbn Vehb, İmam Malik’ten şöyle dediğini rivayet etti:

فِي صَبْغِ الشَّعْرِ بِالسَّوَادِ لَمْ أَسْمَعْ فِي ذَلِكَ شَيْئًا مَعْلُومًا وَغَيْرَ ذَلِكَ مِنَ الصَّبْغِ أَحَبُّ إِلَيَّ

“Saç sakalı siyaha boyamaktan yasaklayan bilinen bir şey işitmedim. Ancak başka renge boyamak bana daha sevimlidir.”[166]

Anbese b. Said Rahimehullah

İbn Ebi Asım isnadıyla şöyle rivayet etmiştir: Anbese b. Said rahimehullah dedi ki:

إِنَّمَا شعرك بِمَنْزِلَة ثَوْبك فاصبغه بِأَيّ لون شِئْت وأحبه إِلَيْنَا أحلكه

“Saç sakalın ancak elbisen mesabesindedir. Onu dilediğin renkte boya. Onun bize en sevimlisi simsiyah olanıdır.”[167]

İsmail b. Ebi Abdillah Rahimehullah

İbn Ebi Asım isnadıyla şöyle rivayet etmiştir: İsmail b. Ebi Abdillah siyah ile boyanırdı.[168]

Siyahla Boyanmayı Caiz Gören Diğer İsimler

İbnu’l-Kayyım rahimehullah, İbn Ebi Asım, Taberî ve İbnu’l-Cevzi’den naklederek tabiinden ve sonrakilerden şu isimlerin de siyaha boyanmayı caiz gördüklerini zikretmiştir: Eyyûb es-Sahtiyani, İsmail b. Ma'dîkerib, Muharib b. Disâr, Yezîd b. Ruşeyk, Amr b.el-Mukaddemî ve Kasım b. Sellâm rahimehumullah.”[169]

Vesmeyi (Siyah Çiviti) Çirkin Görenler

Ata b. Ebi Rabah Rahimehullah

Abdulmelik (b. Ebi Suleyman) rahimehullah’tan: “Atâ rahimehullah’a vesme (siyah renk veren çivit) ile boyanmak hakkında sorulunca dedi ki:

هُوَ مِمَّا أَحْدَثَ النَّاسُ قَدْ رَأَيْتُ نَفَرًا مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَمَا رَأَيْتُ أَحَدًا مِنْهُمْ يَخْتَضِبُ بِالْوَسْمَةِ مَا كَانُوا يَخْضِبُونَ إِلَّا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَهَذِهِ الصُّفْرَةِ

“O, insanların sonradan çıkardıkları şeylerdendir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bir topluluğu gördüm. Onlardan hiçbirinin vesme ile boyandığını görmedim. Onlar ancak kına ve ketem ile ve şu sarı boya ile boyanırlardı.”[170]

Mucahid Rahimehullah

Sufyan – Ebu Rabah – Mucahid rahimehullah yoluyla:

أَنَّهُ كَرِهَ الْخِضَابَ بِالسَّوَادِ وَقَالَ أَوَّلُ مَنْ خَضَبَ بِهِ فِرْعَوْنُ

“Mucahid rahimehullah siyah ile boyanmayı hoş görmez ve şöyle derdi: “İlk siyahla boyanan Firavundur.”[171]

Mekhûl Rahimehullah

Abdula’lâ (b. Abdila’lâ) – Burd (b. Sinan) – Mekhûl rahimehullah yoluyla:

أَنَّهُ كَرِهَ الْخِضَابَ بِالْوَسْمَةِ وَقَالَ خَضَبَ أَبُو بَكْرٍ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ

“Mekhûl rahimehullah vesme ile boyanmayı çirkin görür ve şöyle derdi: “Ebu Bekr radıyallahu anh kına ve ketem ile boyanmıştır.”[172]

Said b. Cubeyr Rahimehullah

Yahya b. Âdem – Hammad b. Zeyd – Eyyub es-Sahtiyani rahimehullah yoluyla:

سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ وَسُئِلَ عَنِ الْخِضَابِ بِالْوَسْمَةِ فَكَرِهَهُ فَقَالَ يَكْسُو اللَّهُ الْعَبْدَ فِي وَجْهِهِ النُّورَ ثُمَّ يُطْفِئُهُ بِالسَّوَادِ؟

“Said b. Cubeyr rahimehullah’a vesme ile boyanmak hakkında sorulurken işittim. Bunu çirkin gördü ve dedi ki: “Allah onun yüzüne nur vermişken nasıl onu siyahla söndürüyor?”[173]

Katade Rahimehullah

Yahya – Abdulvehhab – Said – Katade rahimehullah yoluyla:

أَنَّهُ كَانَ يَكْرَهُ أَنْ يَخْضِبَ بِالسَّوادِ

“Katade rahimehullah siyaha boyanmayı çirkin görüyordu.”[174]

Sonuçlar

1- Saç ve sakalları siyah renk ile boyamaktan dolayı tehdit içeren rivayetler Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den sahih ve illetsiz bir yoldan sabit olmamıştır.

2- Ağarmış saç ve sakalları boyamak suretiyle kâfirlere muhalefet emri mutlak olarak sabit olmuş, bu hususta siyah boyadan kaçınma emrine dair ziyade ise sahih ve illetsiz bir yoldan sabit olmamıştır.

3- Kına ve ketem, siyah gibi koyu renk veren boyalar olmasına rağmen hem Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı tarafından kullanılmış hem de tavsiye de edilmiştir.

4- Siyah renk veren vesme (çivit) ile boyanmaktan sakınma hususunda tabiin’den bazılarından rivayetler sabit olmuştur. Muhtemelen onlar, aldatma söz konusu olması ihtimalinden dolayı bunu kerih görmüşlerdir. Bununla birlikte sahabe, tabiin ve sonraki ilim ehlinden kına ve ketem, vesme gibi siyah renk veren boyalar ile boyandıkları, bunda sakınca görmedikleri sabit olmuştur.

Allah en iyi bilendir.



[1] Ma’lûl. Ahmed (1/273) Ebû Dâvûd (4212) Nesâî (5075) Begavi Şerhu’s-Sunne (3180) Ebû Ya'lâ (4/471) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (11/443) Ziyau’l-Makdisi el-Muhtare (10/233) el-Muhallisiyyat (10) İbn Sa’d Tabakat (1/441) Şeceri Emali (2710) ed-Dani Sunenu’l-Varide Fi’l-Fiten (319) Rafii et-Tedvin Fi Ahbari Kazvin (3/415)el-Hilaiyyat (10) İbn Ebi Hayseme Tarih (909) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3699) Beyhaki Şuabu’l-İman (5/215) Beyhaki (7/311) Mukbil b. Hadi Sahihu’l-Musned (635)

[2] İbn Hacer Nuketu’z-Zuraf Ale’l-Atraf (4/424)

[3] İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (618) İbnu’l-Cevzi el-Mevduat (3/55)

[4] Fethu’l-Bari (6/499)

[5] Ebû Nuaym Hilyetu'l-Evliyâ (5/377)

[6] El-Mevduat (1455)

[7] İbn Hacer el-Kavlu’l-Musedded (s.48)

[8] Tenzihu’ş-Şeria (2/275)

[9] İbn Hibban el-Mecruhin (2/146)

[10] Tehzibu’t-Thehzib (6/333)

[11] Hakîm et-Tirmizî el-Menhiyyat (199)

[12] Münker. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (3803)

[13] Zayıf. Hallal el-Vukuf ve’t-Tereccul (140)

[14] Sahih maktu. Ma’mer b. Raşid Cami (792)

[15] Sahih maktu. Nuaym b. Hammad el-Fiten (1712) Ebu Nuaym Ma’rife (5744)

[16] Zayıf mürsel. Hallal el-Vukuf ve’t-Tereccul (143)

[17] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130)

[18] Et-Tac (3/174)

[19] Çok zayıf. İbn Ebî Şeybe (5/184)

[20] Çok zayıf. İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (620) Haris b. Ebi Usame (580) Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebi (878) İbn Adiy el-Kamil (6/100)

[21] Zayıf. Taberânî Musnedu'ş-Şamiyyîn (1393) İbn Sa’d Tabakat (1/379) İbn Asakir Tarih (34/114)

[22] Çok zayıf. Ebu’l-Hasen el-İhmîmî Fevaid (95) Siyratu’l-Halebiyye (3/127) Camiu Turasi’l-Elbani (17/715)

[23] Münker. Taberânî Musnedu'ş-Şamiyyîn (652) İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (619) Şeceri Emali (2708) İbn Adiy el-Kamil (4/185) el-Elbani Daifu’l-Cami (5573)

[24] İbn Ebî Hâtim İlelu’l-Hadis (2411)

[25] Ma’lul. Ebu Yâ’lâ (5/216) Ahmed (3/160) İbn Hibbân (12/286) Hâkim (3/272) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3686) Bezzar (Keşfu’l-Estar 2981) Ziyau’l-Makdisi el-Muhtare (7/157) el-Elbani es-Sahiha (496)

[26] Sahih. Muslim (2341) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3685)

[27] Sahih. Ahmed (3/206)

[28] Sahih. Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3691)

[29] Sahih. Buhârî (5894) Muslim (2341) Beyhakî (7/309)

[30] Sahih. Tayalisi (2100)

[31] Sahih. Muslim (2341) Ebu Ya’la (2729)

[32] Sahih. Ahmed (3/192)

[33] Sahih. Ahmed (3/251)

[34] Sahih. Buhârî (3550)

[35] Sahih. Tirmizî Şemail (36) Nesâî (5086)

[36] Sahih. Ahmed (3/216) Muslim (2341) Nesâî (5087)

[37] Sahih. Ahmed (3/227)

[38] Sahih. Buhârî (5895) Muslim (2341) Ebû Dâvûd (4209) Ebu Ya’la (3364)

[39] Sahih. Abdurrazzak (20178, 20185) Tirmizî eş-Şemail (37) Begavi Şerhu’s-Sunne (3653)

[40] Sahih. Ahmed (3/100)

[41] Sahih. Ahmed (3/108) İbn Mace (3629)

[42] Sahih. Ahmed (3/178)

[43] Sahih. Ahmed (3/188) Belazuri Ensabu’l-Eşraf (10/76)

[44] Sahih. Ahmed (3/201) Abd b. Humeyd (1414)

[45] Sahih. Muslim (2341)

[46] Sahih. Muslim (2102) Ebu Avane (1513) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41)

[47] Sahih. Hakim (3/273) Nesâî (5242) Nesâî Sunenu'l-Kubrâ (9348)

[48] Hasen. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) Taberî Tehzibu’l-Asar (904)

[49] Ma’lul. Muslim (2102) Ebû Dâvûd (4204) Nesâî (5076) İbn Hibban (12/286) Beyhakî (7/311)

[50] Sahih. Ahmed (3/338) İbn Sa’d Tabakat (6804) Tayalisi (1753) İbnu’l-Ca’d Musned (2652)

[51] Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (5658) Taberânî Mu'cemu's-Sagir (483) Ebu Ya’la (3/352)

[52] Ahmed (3/316, 322) Abdurrazzak (11/154) İbn Mace (3624) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) İbn Ebî Şeybe (5/182) Taberî Tehzibu’l-Asar (907)

[53] Taberî Tehzibu’l-Asar (906)

[54] Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) Ebu Avane (5/513)

[55] Çok zayıf. İbn Cumey es-Saydavi Mu’cemu’ş-Şuyuh (s.228)

[56] Çok zayıf. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (4568)

[57] Zayıf. İbn Sa’d (6798, 9161) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3684) İbnu’l-Cevzi el-Muntazam (4/187)

[58] Hasen. İshak b. Rahuye Musned (2245)

[59] Hasen. Ahmed (6/349) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (24/88) İbn Hibban (7208)

[60] Hasen. Hakim (3/46) Beyhakî (9/121) Beyhakî ed-Delail (5/95)

[61] Duafau’l-Kebir (2/347)

[62] Ukayli Duafau’l-Kebir (2/347)

[63] Çok zayıf. İbn Adiy el-Kamil (6/416)

[64] Çok zayıf mürsel. Haris b. Ebi Usame (Bugyetu’l-Bahis 582) Busayri İthaf (5625)

[65] Tarihu Bağdat (11/101) İbn Sad (7/290, 327)

[66] Tehzibu’t-Tehzib (5/83)

[67] El-Cerh ve’t-Ta’dil (6/82)

[68] Zadu’l-Mead (4/544 vd.)

[69] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130)

[70] Zayıf. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (142)

[71] Zayıf. Hakîm et-Tirmizi Menhiyyat (s.197) Ahmed (3/247) Sahihu’l-Cami (4169)

[72] Tehzibu’l-Kemal (15/487)

[73] El-Cerh ve’t-Ta’dil (5/145)

[74] El-Cerh ve’t-Ta’dil (5/145)

[75] El-Cerh ve’t-Ta’dil (5/145)

[76] El-Mecruhin (2/11)

[77] Ukayli ed-Duafa (2/294)

[78] Hasen ligayrihi. Ebu’l-Hasen el-Kazvinî Meclisu İmla (16)

[79] Nesâî Meşyeha (50)

[80] Sahih ligayrihi. Taberî Tehzibu’l-Asar (811)

[81] Zayıf. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (5160) İbn Hayuye Meşyeha (5)

[82] Münker. Beyhaki (7/311) İbn Adiy el-Kamil (6/509)

[83] Bkz.: Ukayli ed-Duafa (3/6) Tehzibu’t-Tehzib (6/301)

[84] Sahih. Buhari (3462, 5899) Muslim (2103)

[85] Hasen. İbn Hibban (12/287) Ahmed (2/261, 499) İbn Sa’d (1/439) Begavi Şerhu’s-Sunne (3175) Ebu Ya’la (10/381) Bezzar (14/310) Beyhaki (7/311) Ebu İshak el-Askerî Musnedu Ebi Hureyre (9)

[86] Hasen. Ahmed (2/356)

[87] Hasen. Tirmizi (1752) Ebu Ya’la (10/413) Bezzar (15/238)

[88] Sahih. Ahmed (1/165) Nesai (5074) Ebu Ya’la (2/42) İbn Sa’d (1/439) Hatib (5/405) Ebû Nuaym Hilyetu'l-Evliyâ (2/180) Ebu Nuaym Marife (446) Heysem b. Kuleyb eş-Şaşi Musned (45) Deylemi (4271) İbn Asakir Tarih (15/169, 38/438)

[89] Hasen ligayrihi. Bezzar (11/384) Şecerî, Emali (2686) İbn Adiy el-Kamil (4/66) isnadında Ruşdeyn b. Kureyb zayıftır.

[90] Sahih. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (1230) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3678) Ebu Nuaym Tarihu Esbehan (s.228) Hatib Tarih (5/405, 9/378) Ebu’l-Kasım el-Muhrevani Fevaid (130, 131) İbnu’l-Mukri Mu’cem (987) Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebi (892)

[91] Sahih. Nesai (5073) Ebu Ya’la (10/46) Ebu Ya’la Mu’cem (70) Hatib (4/77) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3679) İbnu’l-A’rabi Mu’cem (742)

[92] Hasen ligayrihi. Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebi (893) İbn Adiy el-Kamil (4/518)

[93] Mürsel, sahih. İbn Sa’d (3467) Belazuri Ensabu’l-Eşraf (10/76)

[94] Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih. Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebî (888) İbn Hibbân (12/287) Ahmed (5/147, 150) Ma’mer Cami (782) İbn Ebî Şeybe (5/182) Ebû Dâvûd (4205) Tirmizî (1753) Nesâî (5077-80) İbn Mâce (3622) Mehamili Emali (17) Begavi Şerhu’s-Sunne (3178) Bezzar (9/355) İbn Sa’d Tabakat (1/439) Ebu Yusuf el-Asar (1037) Muhammed eş-Şeybani el-Asar (900) Taberânî (2/153) Tahavi Şerhu Muşklili’l-Asar (3681-82) İbnu’l-A’rabi Mu’cem (877) el-Hilaiyyat (624) el-Muhallisiyyat (2749) Ebu Nuaym Tıbbu’n-Nebevî (672) Hatib Tarih (8/34) Beyhakî (7/310) Beyhakî Şuab (5/212) İbn Asakir Tarih (5/349) el-Elbani es-Sahiha (1509) Mukbil b. Hadi Camiu’s-Sahih (2830)

* İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan sahih isnadla aynısı: Ebu Ya’la (5/103) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (11/258)

[95] Zayıf. İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (617)

[96] Zayıf. İbn Mace (3625) Taberî Tehzibu’l-Asar (909) Heysem b. Kuleyb eş-Şaşi Musned (985)

[97] Zayıf. İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (616)

[98] Zayıf. İbn Hacer, Zehru’l-Firdevs (282) Deylemi (1173)

[99] Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih. Ebu’l-Meâli el-Feravî Subaiyyat (1) İbn Ebi Ömer el-Adeni’nin Musned’inden naklen: Busayrî, İthaf (4114) Begavi Şerhu’s-Sunne (3176) İbn Sad (3/189) Belazuri Ensab (10/76) İbn Asakir Mu’cem (1351) Buhârî ve Muslim başka bir rivayet yolundan benzerini rivayet etmişlerdir.

[100] Sahih. Muslim (2341)

[101] Hasen mevkuf. Ebu Nuaym Ma’rife (500, 501) Hâkim (3/567)

[102] Hasen mevkuf. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (1/138), İbn Sa’d (3242) Ebu Nuaym Ma’rife (499-501)

[103] Hasen ligayrihi mevkuf. İbn Sa’d (3241)

[104] Hasen mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (844) Hallal el-Vukuf ve Tereccul (144)

[105] Hasen mevkuf. İbn Ebî Âsım el-Âhâd ve'l-Mesânî (412)

[106] Hasen mevkuf. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/99)

[107] Hasen mevkuf. İbn Ebî Şeybe (25017) Buhârî Tarih (669) İbn Sa’d (7494) Taberî Tehzibu’l-Asar (837) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/98)

[108] Sahih mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (842)

[109] Sahih mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (847)

[110] Hasen mevkuf. İbn Ebî Âsım el-Âhâd ve'l-Mesânî (411) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/22)

[111] Sahih mevkuf. Ma’mer Cami (800)

[112] Hasen mevkuf. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/22) Ebu Nuaym Ma’rife (1750)

[113] Sahih mevkuf. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/98)

[114] Sahih mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (840-41)

[115] Sahih mevkuf. İbn Ebi'd-Dunyâ el-Umr ve’ş-Şeyb (9) Kirmani Mesail (449) İbn Sa’d (7363, 7486) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/99) Taberî Tehzibu’l-Asar (839, 843)

[116] Sahih mevkuf. İbn Sa’d (7488)

[117] Sahih mevkuf. İbn Ebî Âsım el-Âhâd ve'l-Mesânî (422) Abdurrazzak (20184) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/99)

[118] Hasen mevkuf. İbnu’l-Ca’d Musned (2126) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/22, 99) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (9/315)

[119] Sahih mevkuf. Ebu Zur’a ed-Dimeşki Tarih (611)

[120] Sahih mevkuf. İbn Sa’d (7487, 7492)

[121] Sahih mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (838) İbn Sa’d (7491)

[122] Sahih mevkuf. Ebu Zur’a ed-Dimeşki Tarih (529) İbn Sa’d (2900)

[123] Hasen mevkuf. İbn Sa’d (7490, 7489, 7496)

[124] Hasen ligayrihi mevkuf. İbn Sa’d (7495) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (3/99)

[125] Sahih mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (857, 858) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (17/268) Fesevi Ma’rife (3/204) İbn Ebi Hayseme Tarih (1391) İbn Sa’d (6325) İbn Ebî Şeybe (25025) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (9/314) İbn Hibban es-Sikat (909)

[126] Hasen mevkuf. Taberî Tehzibu’l-Asar (859) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (17/267)

[127] Sahih mevkuf. İbn Ebî Şeybe (25530)

[128] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130) Ayni Umdetu’l-Kari (22/51)

[129] Sahih mevkuf. Kirmani Mesail (450) Taberî Tehzibu’l-Asar (856) İbn Sa’d (11908)

[130] Hasen mevkuf. Kirmani Mesail (451)

[131] Sahih ligayrihi maktu. İbn Ebi'd-Dunyâ el-Umr ve’ş-Şeyb (3) İbnu’l-Ca’d Musned (681) İbn Ebî Şeybe (5/183) Muhammed b. Halef el-Veki Ahbaru Kudat (2/54)

[132] Hasen maktu. Hatib Tarih (7/256) İbn Ebi Asım eş-Şeyb ve’l-Hidab (el yazma 72/a)

[133] Hasen maktu. Hatib Tarih (7/256) İbn Ebi Asım eş-Şeyb ve’l-Hidab (el yazma 72/a)

[134] Sahih maktu. İbn Ebi'd-Dunyâ el-Umr ve’ş-Şeyb (6)

[135] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/183)

[136] Sahih maktu. Kirmani Mesail (446)

[137] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/183) Taberî Tehzibu’l-Asar (873)

[138] Sahih maktu. İbn Sa’d (5789)

[139] Hasen maktu. Kirmani Mesail (445)

[140] Hasen maktu. Ebu Ahmed el-Hakim el-Esami ve’l-Kuna (4/59)

[141] Sahih maktu. Ahmed (6/309) Ma’mer Cami (784) İbn Sa’d Tabakat (1/379)

[142] Sahih maktu. Kirmani Mesail (447) Taberî Tehzibu’l-Asar (873)

[143] Sahih maktu. İbn Ebi'd-Dunyâ el-Umr ve’ş-Şeyb (12) Kirmani Mesail (448)

[144] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/183) Taberî Tehzibu’l-Asar (880)

[145] Sahih maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (879)

[146] Hasen maktu. İbn Ebi'd-Dunyâ el-Umr ve’ş-Şeyb (11)

[147] Sahih maktu. İbn Ebi'd-Dunyâ el-Umr ve’ş-Şeyb (13)

[148] Hasen maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (869)

[149] Sahih maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (866) İbn Ebî Şeybe (5/183)

[150] Sahih maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (881)

[151] Sahih maktu. Ma’mer Cami (791)

[152] Sahih maktu. İbn Sa’d (11285)

[153] Sahih maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (883)

[154] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/183) İbn Sa’d (8520)

[155] Sahih maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (894) İbn Ebî Şeybe (5/183)

[156] Hasen maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (886)

[157] Sahih maktu. Taberî Tehzibu’l-Asar (895)

[158] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/183) Taberî Tehzibu’l-Asar (896)

[159] Hasen maktu. İbn Ebî Şeybe (5/183)

[160] Sahih maktu. Kirmani Mesail (444)

[161] Hasen maktu. Hatib Tarih (7/256) İbn Ebi Asım eş-Şeyb ve’l-Hidab (el yazma 72/a)

[162] Hasen maktu. Hatib Tarih (7/256) İbn Ebi Asım eş-Şeyb ve’l-Hidab (el yazma 72/a)

[163] Hasen maktu. Hatib Tarih (7/256) İbn Ebi Asım eş-Şeyb ve’l-Hidab (el yazma 72/a)

[164] Hasen maktu. Kirmani Mesail (445)

[165] Sahih maktu. Kirmanî Mesail (443) Hallal el-Vukuf ve’t-Tereccul (142)

[166] Sahih maktu. İbn Abdilber et-Temhid (21/83)

[167] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130) Ayni Umdetu’l-Kari (22/51)

[168] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130) Ayni Umdetu’l-Kari (22/51)

[169] Bkz.: Zadu’l-Mead (4/545) İbnu’l-Cevzi Laktu’l-Menafi (1/486)

[170] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/184) Taberî Tehzibu’l-Asar (846) İbn Sa’d (1223)

[171] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/184)

[172] Hasen. İbn Ebî Şeybe (5/184)

[173] Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/184) İbn Sa’d (10291) İbn Abdilber et-Temhid (21/86)

[174] Sahih maktu. Hallal el-Vukuf (139)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)