Bismillah. Hamd Allah'adır. Salat ve selam Allah'ın rasulü Muhammed'e, âline ve bütün ashabının üzerine olsun.
Saç
ve sakalı siyah renkte boyamanın hükmü konusunda ilim ehlinin çeşitli görüşleri
zikredilmektedir. Kimi âlimler bunu tahrimen mekruh, kimisi tenzihen mekruh,
kimisi caiz görmüşler, kimileri de ayrıntıya giderek yaşlılar ile gençler
arasında fark gözetmiş ve cihad gibi düşmana kuvvetli görünme amacıyla siyaha
boyamanın caiz olduğu kanaatlerini zikretmişlerdir. Bazıları da, yaşlı kimse,
evlenmek istediği kadınları aldatarak genç görünmek için siyaha boyarsa caiz
değil, böyle bir durum söz konusu değilse caizdir demişlerdir.
Elbette
dinde bu gibi re’ylerin bir bağlayıcılığı yoktur. Delil olan ancak Kur’ân ve
sahih sünnet naslarıdır. Bu yüzden ilim ehlinin yukarıda zikredilen görüşlerini
dayandırdıkları aslî delilleri bilmek ve bu naslara göre hareket etmek
mecburiyeti vardır. İlim ehlinin delilini bilmeden onların kendi görüşlerini
taklid etmek ve bunları din edinmek asla caiz değildir. Bilmeyen kimselerin
taklid etmeksizin, ilim ehlinden, istidlalde bulunduğu delili öğrenmesi ve
böylece âlimin deliline ittiba etmesi gerekir. Bilenlerin ise, delileri
incelemesi, sahihi, sakîmi, nasihi mensuhu, mutlakı mukayyedi, üzerinde icma
edilen ve ihtilaf edilenleri araştırıp içtihad etmesi gerekir.
Âlimleri taklid etmeyip, bilakis onların istidlalde bulundukları delilleri ortaya koyarak, bilmeyenlerin ilim ehlinin delillerine ittiba etmeleri ve bilenlerin de içtihad etmelerinde yardımcı olmak için inşaallah saç ve sakalları siyaha boyama meselesi ile ilgili delilleri sunacağım ve karşı görüşte olan ilim ehlinin bakış açılarını da değerlendireceğim.
Saç ve Sakalı Siyaha Boyamayı Yasaklayan Rivayetler
1- İbn Abbas Radıyallahu anhuma Hadisi
Ubeydullah
b. Amr – Abdulkerim – Said b. Cubeyr - İbn Abbas radiyallahu anhuma yoluyla:
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
يَكُونُ
فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ يَخْضِبُونَ بِالسَّوَادِ كَحَوَاصِلِ الْحَمَامِ لا
يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلا يَجِدُونَ رِيحَهَا
“Ahir zamanda güvercin
kursakları gibi siyah boya ile boyalanan bir topluluk olacaktır. Onlar cennete
giremedikleri gibi onun kokusunu dahi alamayacaklardır.”[1]
İshak b. Rahuye Musned’inde; Zekeriya b. Adiy – Ubeydullah
b. Amr – Abdulkerim el-Cezeri – Said b. Cubeyr – İbn Abbas radıyallahu anhuma
yoluyla rivayet etmiştir ve lafzı şu şekildedir:
يَخْضِبُونَ
لِحَاهُمْ بِالسَّوَادِ
“…Sakallarını siyaha boyarlar...”[2]
Rivayetin Sıhhati İle İlgili Durum:
Bu
hadis Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahihtir ve bunu Sahih Hadisler
Kulliyatında tahriç ettim.
Ancak
bazı ilim ehli rivayetin isnadıyla ilgili olarak özetle şöyle bir illet
zikretmişlerdir: “Nesai’nin rivayetinde, Said b. Cubeyr’den bunu rivayet
eden Abdulkerim adlı bir ravi, nispesi belirtilmeksizin geçiyor. Bu tabakada
Abdulkerim b. Malik el-Cezeri Sahihayn ricalinden sika bir ravi olsa da, aynı
tabakada Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik adlı başka bir zayıf ravi vardır. Her ne
kadar Buhârî ve Muslim ondan da makrunen rivayette bulunmuş olsalar da, İmam
Ahmed ve başkaları onu zayıf görmüşlerdir. İbn Ebi’l-Meharik’in tek kaldığı bir
hadis ise hüccet olmaz.”
Cevap: Nesâî’den başkaları mesela Ebû Dâvûd, bu Abdulkerim’in el-Cezerî olduğunu
tasrih etmişlerdir. Üstelik Abdulkerim’den rivayette bulunan kişi Ubeydullah b.
Amr er-Rakkî’dir ve onun Mekke’ye yerleşmiş bir Basra’lı olan İbn
Ebi’l-Meharik’ten rivayeti yoktur. Ubeydullah b. Amr, kendi beldesi halkından
olan Abdulkerim b. Malik el-Cezeri’den rivayette bulunmuştur. Bununla beraber,
Abdulkerim el-Cezerî bunu bir seferinde İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan mevkuf
olarak rivayet etmiştir. Bu durumda rivayet eğer mevkuf ise, hükmen merfu
sayılamaz. Çünkü İbn Abbas radıyallahu anhuma, İsrailiyyattan da rivayet eden
birisidir. Nitekim bu söz Ka’b el-Ahbar’dan da gelmiştir:
İsmail b. Ayyaş – Akil b.
Mudrik – el-Velid b. Amir el-Yezeni – Yezid b. Umeyr yoluyla: Ka’b el-Ahbar
rahimehullah şöyle demiştir:
لَيَقْرَأَنَّ الْقُرْآنَ رِجَالٌ وَإِنَّهُمْ
أَحْسَنُ أَصْوَاتًا مِنَ الْعَزَّافَاتِ وَحُدَاةِ الْإِبِلِ لَا يَنْظُرُ اللهُ إِلَيْهِمْ
يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَيَصْبِغَنَّ أَقْوَامٌ بِالسَّوَادِ لَا يَنْظُرُ اللهُ إِلَيْهِمْ
يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Muhakkak ki Kur’ân’ı
şarkıcılardan ve deve sürücülerinden daha güzel seslerle okuyan bazı adamlar
okuyacaklar, Allah onlara kıyamet gününde bakmayacaktır. Yine muhakkak ki
siyaha boyanan bazı kavimlere Allah kıyamet gününde bakmayacaktır.”[3]
Abdulkerim
b. Ebi’l-Meharik’in rivayeti ise şu şekilde gelmiştir:
Abdulvehhab
b. Atâ – Hişam ed-Dustuvâî – Abdulkerim Ebu Umeyye (İbn Ebi’l-Meharik) –
Mucahid - İbn Abbas radıyallahu anhuma
yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ يُسَوِّدُونَ
أَشْعَارَهُمْ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Ahir
zamanda saç ve sakallarını siyahlaştıracak bir kavim olacak, Allah onlara
kıyamet gününde bakmayacaktır.”[4]
Bunun
isnadı Ebu Umeyye Abdulkerim b. Ebi’l-Meharik sebebiyle zayıftır. Bununla
beraber metninde siyahla boyanmanın kılları (saç ve sakalları) siyahlaştırmak
şeklinde olduğu tasrih edilmiş ve zikredilen tehdit de farklı şekilde
zikredilmiştir. Böylece zayıf olan İbn Ebi’l-Meharik, sika ravilerin
aktardıkları metne muhalif ifadelerle rivayet ettiği için bu metinde münkerlik
de vardır. Yine İbn Ebi’l-Meharik, isnadda da ıdtırap yapmıştır:
Hallal;
Yahya – Abdulvehhab – Hişam b. Abdillah – Abdulkerim Ebu Umeyye – Mucahid
yoluyla, onun şöyle dediğini rivayet etti:
يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ يُسَوِّدُونَ
أَشْعَارَهُمْ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Ahir
zamanda saç sakallarını siyahlaştıran bir kavim olur, Allah kıyamet gününde
onlara bakmaz.”[5]
Görüldüğü gibi İbn Ebi’l-Meharik, burada Mucahid’in
kendi sözü olarak rivayet etmiştir. Doğru olanı da bu, yani maktu olarak
rivayetidir. Nitekim Ma’mer sahih isnadla,
Mucahid rahimehullah’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَنِ قَوْمٌ يَصْبُغُونَ
بِالسَّوَادِ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ أَوْ قَالَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ
“Ahir zamanda bir topluluk
siyahla boyanacaklar, Allah onlara bakmayacaktır. Veya: “Onların bir nasibi
yoktur” dedi.”[6]
Mucahid
rahimehullah bu sözü İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan değil, sahabiliği sabit
olmayan Kabisa b. Bera’dan işitmiştir:
Hammad b. Seleme – Abdullah
b. Osman b. Huseym – Mucahid – Kabisa b. el-Bera rahimehullah isnadıyla:
إِذَا خُسِفَ بِأَرْضِ كَذَا وَكَذَا ظَهَرَ قَوْمٌ
يَخْضِبُونَ بِالسَّوَادِ لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ قَالَ مُجَاهِدٌ فَقَدْ
رَأَيْتُ تِلْكَ الْأَرْضَ الَّتِي خُسِفَ بِهَا
“Falan ve filan bölgeler
yere geçirildiğinde siyaha boyanan bir kavim ortaya çıkar. Allah onlara
bakmaz.” Mucahid rahimehullah dedi ki: “Ben yere geçirilecek o bölgeyi gördüm.”[7]
Bu rivayet hem Mucahid
rahimehullah’ın sözünün kaynağını ortaya koymakta, hem de saç ve sakallarını
siyaha boyayacak olan bu kavmin, yere batma hadiselerinden sonra ortaya çıkacak
olan bir topluluk olduğunu açıklamaktadır.
Kıyamet alametleri ile
ilgili gelen rivayetlerde kapalılık ve müteşabihlik vardır. Bu gibi kapalı
hadiseler ancak gerçekleştiği zaman hakikati ortaya çıkacak şeylerdir. Bu
yüzden bu tür rivayetleri hüküm istinbatında kullanmak selametli bir yol
değildir.
İsnadıyla ilgili olarak
yukarıda zikrettiğim mevkuf olma, israiliyyat kaynaklı olma veya Abdulkerim
el-Cezeri’nin değil de, Abdulkerim Ebu Umeyye’nin rivayeti olması ihtimali
şaibeleri sebebiyle bazı muhakkik imamlar bu hadisi sahih görmemişlerdir.
Hadisin Metniyle İlgili Durum:
Hadisin
metninde cennetin kokusunu dahi alamama tehditi yer almaktadır. İbn Ebi Asım
rahimehullah, Kitabu’l-Hidâb adlı eserinde bu hadiste saç ve sakalı siyaha
boyamanın mekruhluğuna bir delaletin söz konusu bile olmadığını, bilakis bu
hadiste ahir zamandaki bir topluluğun alametinin haber verilmesinin söz konusu
olduğunu açıklamıştır.
Bu
açıklama isabetlidir, zira Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ileride geleceği
üzere saç ve sakalını siyaha boyayan ashanına karşı çıkmamıştır. Dolayısıyla
şayet siyaha boyamak cennetin kokusunu dahi alamama tehditinin bir sebebi
olsaydı, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in buna karşı çıkmaması
düşünülemezdi.
Yine
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kına ve ketem ile boyamayı tavsiye
etmesi sabit olmuştur. Ketemin saç ve sakala siyah renk verdiği bilinmektedir.
Şu
halde İbn Abbas radıyallahu anhuma hadisinde haber verilen kavim, siyaha
boyandıkları için cennetin kokusundan mahrum edilmiş değillerdir, bilakis onlar
farklı bir sebepten bundan mahrum edilmiş bir topluluktur, tanınıp uzak
durulmaları için de Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onların bu alametini
bildirmektedir.
Tıpkı
Haricilerin özelliklerinden birinin traş olduğunu haber vermesi gibi. Hâlbuki
Haricileri şerli kılan sebep traş olup başlarını kazımaları değil, bozuk akide
ve amelleridir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onların tanınabileceği,
traşla ilgili özelliklerini de haber vermiştir.
Et-Tac
müellifi Mansur Nasıf, bu hadisle ilgili olarak düştüğü dipnotta şu açıklamayı
yapmıştır: “Muhtemeldir ki bazı kâfirlerin adetlerinde olduğu gibi, yanaklarını
traş ederek çenelerinde sakallarını bırakan, böylece sakallarını güvercin
kursakları gibi bir görünüme getiren, gurur ve böbürlenmeyle de onu siyaha
boyayan kimseler kastedilmektedir…”[8]
Bu
hadisle ilgili olarak bende oluşan kanaat de şu şekildedir: Hadiste âhir
zamanda siyahla boyalanan bir topluluk zikredilmekte ve sahih olarak gelen
tarikte saç sakalın boyanması ile kayıtlanmamaktadır. Saç ve sakalın siyahla
boyanması ise müslümanlar arasında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
asrından beri mevcut olan bir durumdur. Kıyamet alameti olarak zikredilen ve
sahibini cennetin kokusundan dahi mahrum edecek kadar büyük bir cürüm olarak
zikredilen şeyin sadece saç ve sakalın siyaha boyanması olamayacağı açıktır.
Ben bu hadisten dolayı, son zamanlarda müslümanlar arasında dahi yaygınlaşan
vücutlara dövme yaptırma fiilinin kastedilmiş olabileceğini düşünüyorum.
Nitekim
el-Fakihî Ahbaru Mekke’de şöyle demiştir:
وَأَوَّلُ مَنْ خَضَبَ
بِالسَّوَادِ وَهُوَ الْوَشْمَةُ فِي الْجَاهِلِيَّةِ عَبْدُ الْمُطَّلِبِ بْنُ
هَاشِمٍ جَاءَ بِهَا مِنَ الْيَمَنِ فَخَضَبَ النَّاسُ بِهَا بِمَكَّةَ بَعْدَهُ
“Cahiliyyede
siyah ile ilk boyanan – ki o veşme (dövme)dir – Abdulmuttalib b. Haşim idi.
Yemen’den bu şekilde geldi, insanlar da ondan sonra Mekke’de bu şekilde
boyandılar.”[9]
Burada
geçen “veşme/dövme” kelimesi cildi ve altındaki eti boyamaktır. Hidab ise rengi
değiştiren herhangi birşeyle boyamak demektir. Bu da, İbn Abbas radıyallahu
anhuma hadisinde geçen “hidâb bi’s-sevad”/siyahla boyanma ifadesiyle, dövmenin
de kastedilmiş olabileceğini göstermektedir. İbn Sa’d’ın rivayetinde ise veşme
kelimesi yerine “vesme” geçer. Vesme; siyah renk veren çivit otundan yapılan boyadır.
Dövme
yapmak Allah’ın yaratmış olduğu fıtratı değiştirmektir ve bunu yapanla
yaptıranlara lanet varid olmuştur. Son asırda bazı kimseler önceleri metalica
denilen satanist müzik ayinlerini yapan kâfirleri taklid ederek, diğer bazı
kimseler de her yerlerine dövme yaptıran meşhurları taklid ederek dövmeler
yaptırmışlar, bu çirkinleşme fiili bir moda haline gelmiştir.
Kâfirler keler deliğine girmek gibi bir saçmalık işleseler, bu konuda dahi onları taklid edecek kimseler olacağını haber veren Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’în sözleri doğrulanmıştır. Allah en iyi bilendir.
2- Ebu’d-Derdâ Radıyallahu anh Hadisi
Muhammed b. Suleyman b. Ebi Davud - Zuheyr b. Muhammed –
el-Vadiyn b. Atâ – Cunade – Ebu’d-Derda radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
مَنْ خَضَبَ بِالسَّوَادِ سَوَّدَ اللَّهُ
وَجْهَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Siyaha boyananın yüzünü Allah kıyamet gününde
siyahlaştırır.”[10]
Bunun isnadında Muhammed b. Suleyman’da ve Vadiyn b. Ata’da
zayıflık vardır. Metninde münkerlik vardır. Müteşeddidlerden olan Hafız Ebu
Hatim bu hadisin uydurma olduğunu söylemiştir.[11]
Bu hadis, zayıf olmakla beraber, boyanma ifadesi saç ve sakalla ilişkili zikredilmemiştir. Dolayısıyla dövme de kastedilmiş olabilir.
3- Abdullah b. Amr Radıyallahu Anhuma Hadisi
Muhammed b. Muslim Ebu Said el-Mueddib – Muhammed b.
Ubeydillah (el-Arzemî) – Amr b. Şuayb – babası – dedesi (Abdullah b. Amr
radıyallahu anhuma) yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
مَنْ غَيَّرَ الشَّعْرَ سَوَادًا لَمْ يَنْظُرِ
اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَيْهِ
“Saç ve sakallarını siyaha boyayana Allah Azze ve Celle
bakmaz.” Diğer lafzı şöyledir:
«مَنْ غَيَّرَ الْبَيَاضَ سَوَادًا لَمْ
يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Aklarını siyaha boyayan kimseye Allah kıyamet gününde
bakmaz.”[12]
Muhammed b. Ubeydillah el-Arzemî metruktur. Muhammed b.
Muslim el-Mueddib hakkında Buhârî: “Fîhi nazar/onda şüphe var” demiştir. Bu
hadis şiddetli zayıf olup şahit ve mutabaata da gelmez.
El-Musenna b. es-Sabbah – Amr b. Şuayb – babası – dedesi
yoluyla rivayette lafzı şöyledir:
مَنْ صَبَغَ بِالسَّوَادِ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ
إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Siyah ile boyanana Allah kıyamet gününde bakmaz.”[13]
Bunun isnadında el-Musenna b. es-Sabbah zayıf olup ömrünün
sonlarında hafızası bozulmuştur.
Ömer b. Kays – Reca b. Ebi
Haris – Mucahid – Abdullah b. Amr radıyallahu anhuma yoluyla rivayet ediyor:
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
يَكُونُ فِي آخِرِ الزَّمَانِ رِجَالٌ مِنْ
أُمَّتِي يُغَيِّرُونَ بِالسَّوَادِ لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Ahir zamanda ümmetimden
bazı adamlar olur, siyahla boyanırlar. Allah kıyamet gününde onlara bakmaz.”[14]
Bunun isnadında geçen Ömer b. Kays; Sendel lakabıyla bilinen Ebu Ca’ferdir. Takrib’de geçtiği üzere o metruk bir ravidir.
4- Enes Radıyallahu Anh Hadisi
Muhammed b. Sirin rahimehullah dedi ki: “Enes radiyallahu anh’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in boyası
sorulunca dedi ki:
إِنَّ
رَسُولَ اللَهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمْ يَكُنْ شَابَ إِلَّا يَسِيرًا
وَلَكِنَّ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ خَضَبَا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَجَاءَ أَبُو
بَكْرٍ بِأَبِيهِ أَبِي قُحَافَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ لِأَبِي بَكْرٍ لَوْ أَقْرَرْتَ الشَّيْخَ فِي بَيْتِهِ لَأَتَيْنَاهُ
لِكَرَامَةِ أَبِي بَكْرٍ قَالَ فَأَسْلَمَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ
كَالثَّغَامَةِ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
غَيِّرُوهُمَا وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
akları çok az idi. Lakin Ebu Bekr ve Ömer radiyallahu anhuma kına ve ketem ile
boyarlardı. Ebu Bekr radiyallahu anh Mekke’nin fethi gününde babası Ebu
Kuhafe’yi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirdi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Bekr radiyallahu anh’e:
“Yaşlı adam evinde
otursaydı da, Ebu Bekr’in hatrı için biz ona gitseydik!” Ebu Kuhafe
müslüman olmuştu, saç ve sakalı bandıkotu gibi bembeyaz idi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Onu değiştirin
(boyayın) ve siyah renkten kaçının.”[15]
Bu hadiste, saçı sakalı
tamamen beyazlaşmış kimsenin siyaha boyanmasının hoş görülmemesi ifade
edilmektedir. Nitekim Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhuma’nın kına ve ketem ile
boyanmaları da ifade edilmektedir. Ketem, siyah renk veren bir boyadır.
İbn Lehia – Halid b. Ebi
İmran – Said b. İshak b. Ka’b b. Ucra - Enes radıyallahu anh yoluyla: Dedi ki:
كُنَّا يَوْمًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم
فَدَخَلَتْ عَلَيْهِ الْيَهُودُ فَرَآهُمْ بِيضَ اللِّحَى فَقَالَ مَا لَكُمْ لَا
تُغَيِّرُونَ؟ فَقِيلَ إِنَّهُمْ يَكْرَهُونَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه
وسلم لَكِنَّكُمْ غَيِّرُوا وَإِيَّايَ وَالسَّوَادَ
“Bir gün Nebî sallallahu
aleyhi ve sellem’in yanındaydık. Onun yanına Yahudiler girdiler. Onların sakallarının
beyaz olduğunu görünce:
“Size ne oluyor da
boyamıyorsunuz?” buyurdu. Denildi ki: “Onlar boyamayı çirkin görüyorlar.”
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Lakin sizler boyayın,
siyahtan sakının.”[16]
Aynı tarikle
diğer rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تُقَرِّبُوهُ السَّوَادَ وَلا تَشَبَّهُوا
بِالْيَهُودِ
“Ağaran kıllarınızı değiştirin, siyahtan sakının, Yahudilere benzemeyin.”[17]
5- Cabir Radıyallahu Anh Hadisi
İsa b. Salim eş-Şaşi – Selm b.
Salim – İbn Curayc - Atâ - Cabir
radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
غَيِّرُوا
الشَّيْبَ وَلَا تُقَرِّبُوهُ السَّوَادَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِأَعْدَائِكُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
وَخَيْرُ مَا غَيَّرْتُمْ بِهِ الشَّيْبَ الْحِنَّاءُ وَالْكَتَمُ
“Ağaran
kılları (boyayarak) değiştirin, siyah renge yanaşmayın. Müşriklerden olan
düşmanlarınıza benzemeyin. Değiştirdiğiniz (boyadığınız) şeylerin en iyisi kına
ve ketemdir.”[18]
Bunun
isnadında Selm b. Salim el-Belhî zayıftır. Lakin zayıflığı şiddetli olmayıp
şahit ve mutabaata elverişlidir. Nitekim şahit ve mutabaatları ile metni sabit
olmuştur.
İbn
Curayc – Ebu’z-Zubeyr - Cabir radıyallahu anh yoluyla:
أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ
وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ بَيَاضًا فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا بِشَيْءٍ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ
“Mekke’nin fethi günü Ebu
Kuhafe getirildi, onun başı ve sakalı dağ çiçeği gibi beyaz idi. Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Bunu değiştirin
(boyayın) ve siyah renkten kaçının.”[19]
Cabir Radıyallahu Anh Rivayetinde
İdrac Şüphesi Hakkında:
Ahmed Musned’inde Hasen (b.
Musa el-Uşeyb) ve Ahmed b. Abdilmelik’ten şöyle dediklerini rivayet etti: “Bize
Zuhyer tahdis etti, o Ebu’z-Zubeyr’den bunu rivayet etti. Sonra İmam Ahmed dedi
ki: Hasen şöyle dedi: Zuheyr dedi ki: “Ebu’z-Zubeyr’e: “Siyahtan kaçının”
sözünü de söyledi mi?” diye sordum. “Hayır” dedi.”[20]
Hâkim’in rivayetinde Uzra
b. Sabit de, Ebu’z-Zubeyr’den: “Siyahtan kaçının” lafzı olmaksızın
rivayet etmiştir.[21]
İmam Ahmed’in Hasen b. Musa
el-Uşeyb yoluyla rivayetinde Zuheyr’in bizzat Ebu’z-Zubeyr’e sorduğu “Siyahtan
kaçının” lafzı da var mıydı?” sorusu açıkça gösteriyor ki, bu kısım
Ebu’z-Zubeyr tarafından idrac edilmiştir. Muhtemelen Ebu’z-Zubeyr bunu diğer
rivayetlerde gelen ziyadeden dolayı eklemiştir.
Nitekim İbn Cumey’; Hafs b.
Suleyman – Ebu İshak eş-Şeybani – Ebu Sufyan (Talha b. Nafi) – Cabir
radıyallahu anh yoluyla rivayet etmiş ve Cabir radıyallahu anh’ın Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem’den “ve siyahtan kaçının” sözünü söylediğini
zikretmiştir.[22]
Böylece bu ziyade, Cabir
radıyallahu anh’ın rivayeti olarak da sabit olmaktadır.
6- Ebu Hureyre Radıyallahu Anh Hadisi
Mekkî b.
İbrahim – Abzulaziz b. Ebi Ravvad – Muhammed b. Ziyad – Ebu Hureyre radıyallahu
anh yoluyla: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
غَيِّرُوا
الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ
“Ağaran
kılları boyayarak değiştirin, Yahudilere benzemeyin. (Boyada) Siyahtan
kaçının.”[23]
Bu hadisin isnadı hasendir.
Siyaha Boyamanın Caiz Olduğunu Gösteren Rivayetler
1- Aişe Radıyallahu Anha Hadisi
Yahya
b. Said el-Attar – İsa b. Meymun (İsa b. Telid) – el-Kasım b. Muhammed - Aişe
radıyallahu anha yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
إِذَا
خَطَبَ أَحَدُكُمُ امْرَأَةً وَقَدْ خَضَبَ بِالسَّوَادِ فَلْيُخْبِرْهَا وَلَا يَغُرَّهَا
“Biriniz
bir kadına talip olduğu zaman, siyah ile boyanmış ise bunu haber versin ve
kadını aldatmasın.”[24]
Bu
hadisin isnadında Yahya b. Said el-Attar zayıftır. İsa b. Meymun’da da zayıflık
vardır.
İbn
Hacer el-Askalani Zehru’l-Firdevs’te şu isnadla zikreti: Bize Muhammed b.
el-Huseyn es-Sekafi yazıyla haber verdi, dedi ki: bize babam haber verdi, dedi
ki: bize Harun b. Muhammed b. Harun el-Attar tahdis etti, dedi ki: bize
el-Hasen b. Ali tahdis etti, dedi ki: bize Yezid b. Harun tahdis etti, dedi ki:
bize İsa b. Meymun Ebu Hişam tahdis etti, o el-Kasım b. Muhammed’den, o Aişe
radıyallahu anha’dan şöyle rivayet etti:
إِذا خطب أحدكُم إمرأة وَهُوَ مخضب
بِالسَّوَادِ فليُعْلِمْها أَنه يخضب
“Biriniz
bir kadına talip olduğunda siyah ile boyanmışsa, boyalı olduğunu bildirsin.”[25]
Buna göre bu hadisin tek illeti İsa b. Meymun olarak kalmaktadır. İsa b. Meymun’un İsa b. Telid olduğunu ve sika olduğunu söyleyenler vardır. Bu hadiste zayıflık şiddetli değildir. Şahit ve mutabaata elverişlidir. El-Elbani’nin bu hadisi uydurma sayması aşırı bir hükümdür.
2- İbn Ömer Radıyallahu Anhuma Hadisi
Ali
b. Ma’bed – Cerir – Leys – Mucahid – İbn Ömer radıyallahu anhuma yoluyla:
أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ بِالْخِضَابِ فَخَضَبَ قَوْمٌ بِالْحُمْرَةِ وَقَوْمٌ بِالسَّوَادِ
“Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem (saç ve sakalı) boyamayı emredince bir topluluk
kırmızıya, bir topluluk da siyaha boyadılar.”[26]
Bu hadisin isnadında Leys b. Ebi Suleym hafıza karışıklığına uğramıştır. Lakin zayıflık şiddetli değildir, şahit ve mutabaata elverişlidir.
3- Ebu Zerr
Radıyallahu Anh Hadisi
Abdullah b. Burayde
el-Eslemi – Ebu’l-Esved - Ebu Zerr radiyallahu anh yoluyla: “Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
أَحْسَنُ
مَا غُيِّرَ بِهِ هَذَا الشَّيْبُ الْحِنَّاءُ وَالْكَتَمُ
“Saç ve sakalları boyadığınız şeylerin en
güzeli kına ve ketemdir.”[27]
Bu hadis Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahihtir.
4- Enes
Radıyallahu Anh Hadisi
Humeyd et-Tavil rahimehullah dedi ki: “Enes radiyallahu anh’e şöyle soruldu: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’in aklarını boyar mıydı?” Enes radiyallahu anh dedi ki:
فَقَالَ
لَمْ يَشِنْهُ الشَّيْبُ وَلَكِنْ خَضَبَ أَبُو بَكْرٍ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ
وَخَضَبَ عُمَرُ بِالْحِنَّاءِ
“Aklaşma onu çirkinleştirmemişti. Lakin Ebu Bekr radiyallahu anh kına ve
ketem ile boyardı. Ömer radiyallahu anh ise kına ile boyardı.”[28]
Bu hadis Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahihtir.
Ketem siyah renk veren bir boyadır. Ancak safi siyah değildir. Burada ketem ile boyanmanın meşru oluşunu gösteren en sahih rivayetlerden bazılarını zikrettim. Daha başka sahabilerden de ketem ile boyanmanın tavsiye edildiğine dair rivayetler vardır.
5- Suheyb
Radıyallahu Anh Hadisi
Deffâ b. Dagfel
es-Sedusi – Abdulhamid b. Sayfi – babası – deedesi Suheyb radıyallahu anh
yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
إِنَّ أَحْسَنَ
مَا اخْتَضَبْتُمْ بِهِ لَهَذَا السَّوَادُ أَرْغَبُ لِنِسَائِكُمْ فِيكُمْ
وَأَهْيَبُ لَكُمْ فِي صُدُورِ عَدُوِّكُمْ
“Muhakkak ki
boyandığınız şeylerin en güzeli şu siyahtır. Kadınlarınızı size rağbet ettirir
ve sizin lehinize düşmanlarınızın gönüllerine heybet verir.”[29]
İsnadında Deffâ’ b. Dagfel hakkında müteşeddidlerden olan Ebu Hatim: “zayıf” demiştir. İbn Hibban ise es-Sikat’ta zikretmiştir. Busayri, Misbahu’z-Zucace’de hadise hasen demiştir. Lakin “Siyahtan kaçının” şeklindeki daha sahih hadise aykırı görünmektedir.
6- Ömer Radıyallahu
Anh’ın Sözü
Ali b. Hucr – Şuayb b.
İshak ed-Dimeşki – Ebu Lahik – Abdullah b. Muaviye yoluyla:
Ve; Abdullah b. Hafs
et-Tahî – Zekeriyya b. Yahya b. Nafi el-Ezdî – babası yoluyla:
Ve İshak b. Vehb
el-Vasiti – Yezid b. Harun – el-Haris b. Ömer b. el-Haris et-Tahî –
Ebu’l-Buhterî b. Abdilhamid et-Tâhî yoluyla:
Ömer b. el-Hattab
radıyallahu anh dedi ki:
اخْتَضَبُوا بِالسَّوَادِ فإنه أنس للنساء وهيبة للعدو
“Siyah ile boyanın. Zira o kadınlar için ünsiyet ettirici, düşmana karşı heybet vericidir.”[30]
Sonuçlar
1- Saç ve sakalları
saf siyah renk ile boyamaktan kaçınmak emredilmiştir. Saf siyah renge
boyanmanın gayri müslimlerin tercihi olduğu ve onlara muhalefet için bundan
sakınmak gerektiğini ifade eden bazı rivayetler de gelmiştir. Ancak bunların isnadları
sabit olmamıştır.
2- Ketem, vesme (çivit)
gibi siyaha yakın koyu renkler veren boyalar hem Rasulullah sallallahu aleyhi
ve sellem ve ashabı tarafından kullanılmış ve tavsiye de edilmiştir.
3- Osman b. Affan ve
Sa’d b. Ebi Vakkas radıyallahu anhuma başta olmak üzere sahabeden, tabiinden,
tebaut-tabiinden birçok selefin siyahla boyandıkları veya siyaha boyanmada
sakınca görmedikleri rivayet edilmiştir. Bunların birçoğunu İmam Taberî
Tehzibu’l-Asar kitabında isnadlarıyla tahriç etmiştir. Bu rivayetler, ketem ve
vesme gibi koyu renk verdikleri için siyah gibi görünen boyalara yorumlanır. Ayrıca
saç ve sakalı siyaha boyamanın cennete girmeye engel olacak büyük günah olmadığını
göstermektedir. Zira şayet bu büyük bir günah olsaydı selef bunu yapmazlar, yapanlara
karşı çıkılırdı.
4- Seleften bazısı da
gençler için siyaha boyanmayı caiz görüp, yaşlılar için mekruh görmüşlerdir.
Muhtemelen bunu talip olunan kadını aldatma şaibesi içermesinden dolayı çirkin
görmüşlerdir. Nitekim İbn Şihab ez-Zuhrî rahimehullah’ın şöyle dediği rivayet
edilmiştir:
كنا نخضب بالسواد إذا كان الوجه جديدا فأما
إذا انفضت الأسنان ونفض الوجه تركنا
“Bizler yüzümüz
yeniyken siyahla boyanırdık. Dişlerimiz döküldüğü ve yüzümüz eskidiği zaman onu
terk ederdik.”[31]
5- Saçları siyaha boyama konusunda kadın ile erkek arasında
fark görenlerin Katade rahimehullah’ın: “Kadınların siyahla boyanmalarına ruhsat
verildi” şeklindeki sözü dışında açık bir delili yoktur.
Allah en iyi bilendir.
Bazı Hadis
Şarihlerinin Açıklamaları
İbn Mulakkin Rahimehullah
Buhârî Şerhindeki Açıklamaları:
“…İbn Ebi Asım,
isnadlarıyla Hasen ve Huseyn radıyallahu anhuma’nın siyahla boyandıklarını
rivayet etmiştir.[32]
Yine İbn Şihab rahimehullah’ın da siyahla boyandığını ve şöyle dediğini rivayet
etmiştir:
وأحبّها إلىّ
أحلَكُها
“Bize en sevimli olanı
simsiyah olanıdır.”[33]
Yine Şurahbil b. Semt radıyallahu anh’ın da siyahla boyandığını söylemiştir.
Anbese b. Said dedi ki:
إِنَّمَا شعرك بِمَنْزِلَة ثَوْبك فاصبغه
بِأَيّ لون شِئْت وأحبه إِلَيْنَا أحلكه
“Saç sakalın ancak
elbisen mesabesindedir. Onu dilediğin renkte boya. Onun bize en sevimlisi
simsiyah olanıdır.”
İsmail b. Ebi Abdillah
siyah ile boyanırdı. İbnu’l-Eclah dedi ki:
رأيت ابن أبي ليلى والحجاج بن أرطاة كانا يَخْضبَانِ
بالوَسْمَةِ
“İbn Ebi Leyla ve
el-Haccac b. Ertae rahimehumallah’ı vesme (siyah renk veren çivit) ile boyanmış
gördüm.”[34]
Sonra dedi ki: “Eğer
birisi daha önce geçen rivayetleri delil getirerek şöyle derse: “Saçı ve
sakalı siyaha boyamak caiz değil mekruhtur” ona denilir ki: Bu rivayetlerde
yasaklama ve sakındırma yoktur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
alametleri siyaha boyanmak olan bir kavmi haber vermiştir. O kavmin bir alameti
olsa da siyaha boyanmayı yasaklamış değildir. Nitekim Rasulullah sallallahu
aleyhi ve sellem Haricilerin başlarını traş etmelerini de bir alamet olarak
haber vermiş, başı traş etmeyi yasaklayan bir söz söylememiştir.
Ebu Kuhafe hakkında
söylediği: “Siyahtan kaçının” sözüne gelince, bunu ancak onun görünüm şekliyle
ilgili olarak söylemiştir. Çünkü siyaha boyanmak, kendisine yakışacak olan ve
yüzü parlak olan kimse için söz konusu olur. Ebu Kuhafe ise çok yaşlı idi ve
onun gibisine bu uygun düşmezdi. Burada problem yoktur. Ez-Zuhrî şöyle
demiştir:
كنا نخضب
بالسواد إذ كان الوجه جديدًا، فلما نغص الوجه والأسنان تركناه
“Biz yüzümüz yeni iken
siyaha boyanır, yüzümüz ve dişlerimiz eskidiğinde terk ederdik.”[35]
El-Aynî’nin
Açıklamaları
El-Aynî, İbn
Mulakkin’in zikrettiği bu açıklamaları zikretmiş, şunları da söylemiştir: “Ömer
b. el-Hattab radıyallahu anh’den:
أَنه كَانَ يَأْمر بالخضاب بِالسَّوَادِ وَيَقُول هُوَ تسكين للزَّوْجَة وأهيب
لِلْعَدو
“O, siyah ile
boyanmayı emreder ve şöyle derdi: “O eşler için sakinleştirici, düşmana karşı
heybet vericidir.”[36]
İbn Ebi Muleyke
rahimehullah dedi ki:
أَن
عُثْمَان كَانَ يخضب بِهِ
“Osman radıyallahu anh
siyah ile boyanırdı.”[37]
Ukbe b. Amir, el-Hasen ve el-Huseyn radıyallahu anhum da siyaha boyanırlardı.[38]
Tabiinden; Ali b. Abdillah b. Abbas, Urve b. ez-Zubeyr, İbn Sirin ve Ebu Burde
rahimehumullah siyahla boyanırlardı.[39]
İbn Vehb, İmam
Malik’ten şöyle dediğini rivayet etti:
لم
أسمع فِي صبغ الشّعْر بِالسَّوَادِ نهيا مَعْلُوما وَغَيره أحب إليّ
“Saç sakalı siyaha
boyamaktan yasaklayan bilinen bir şey işitmedim. Ancak başka renge boyamak bana
daha sevimlidir.” İmam Ahmed’den bu konuda iki rivayet vardır. Şafiilerden de
bu konuda iki rivayet vardır. Meşhur olanı mekruh gördükleridir. Denildi ki:
Bununla aldatma yapan kimse için yasak pekiştirilmiştir ve haramdır. El-Kelbî,
siyah ile ilk boyananın Abdulmuttalib b. Haşim olduğunu söylemiştir. Derim ki:
Bununla Araplardan ilk kimseyi kastetmiştir. Ama (tarihte) ilk defa sakalını
siyahla boyayan Musa aleyhi's-selâm’ın Firavunudur.”[40]
İbn Kayyım’ın
Açıklamaları
İbn Kayyım el-Cevziyye
rahimehullah şöyle demiştir: “Şayet şöyle denilirse: “Sahihu Muslim’de Ebu
Kuhafe hakkında siyahla boyanmaktan yasaklama sabit olmuştur…. Ketem ise saç ve
sakalı siyahlaştırır.” Buna iki açıdan cevap verilir:
Birincisi: Yasak,
sadece siyah ile ilgilidir. Ama kına içine ketem vb. gibi başka bir şey
katılırsa, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü kına ile ketem saça kırmızı ile
siyah arasında bir renk verir. "Vesme" ise böyle değildir. O saça
kömür siyahlığı verir. Bu izah, diğerinden daha doğrudur.
İkincisi: Siyaha
boyama yasağı, başkalarını aldatma söz konusu olduğu zamana aittir. Meselâ
cariyenin ve yaşlı kadının saçını boyamak, böylece kocayı ve yeni müşteriyi
aldatmak, yaşlı ihtiyar adam kendisini genç göstermek ve böylece kadını
kandırmak için saçını boyamak gibi hallere aittir. Çünkü bu bir hile ve aldatma
(tedlis) kabilindendir. Ama böyle bir durum içermiyorsa bir sakınca yoktur.
Hasen ve Huseyn radıyallahu anhuma’nın saçlarını siyaha boyadıkları sahih
olarak bilinmektedir. Bunu İbn Cerîr (Tehzibu'l-Âsâr'da) Ayrıca, Osman b. Affan,
Abdullah b. Cafer, Sa'd b. Ebî Vakkas, Ukbe b. Âmir, Muğîre b. Şube, Cerîr b.
Abdillah, Amr b. Âs radıyallahu anhum'den; tabiîn'den Amr b. Osman, Ali b.
Abdillah b. Abbas, Ebu Seleme b. Abdirrahman, Abdurrahman b. Esved, Musa b.
Talha, Zührî, Eyyûb, İsmail b. Ma'dîkerib rahimehumullah'dan da saçlarını
siyaha boyadıklarını nakletmiştir. İbnu'l-Cevzî de, Muharib b. Disâr, Yezîd b.
Ruşeyk, Haccac b. Ertae, İbn Cureyc, Ebu Yûsuf, Ebu İshâk, İbn Ebî Leylâ, Ziyad
b. İlâka, Gaylân b. Cami, Nâfi b. Cubeyr, Amr b.el-Mukaddemî, Kasım b.
Sellâm'dan aynı görüşü nakletmiştir.”[41]
[1]
Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih.
Rafii et-Tedvin Fi Ahbari Kazvin (3/415) Ziyau’l-Makdisi el-Muhtare (10/233)
Ahmed (1/273) Ebû Dâvûd (4212) Nesâî (5075) Begavi Şerhu’s-Sunne (3180) Ebû
Ya'lâ (4/471) Taberânî (11/443) el-Muhallisiyyat (10) İbn Sa’d Tabakat (1/441)
Şeceri Emali (2710) ed-Dani Sunenu’l-Varide Fi’l-Fiten (319) el-Hilaiyyat (10)
Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3699) Beyhaki Şuabu’l-İman (5/215) Beyhaki (7/311)
Mukbil b. Hadi Sahihu’l-Musned (635)
[2]
Şaz. İbn Hacer Nuketu’z-Zuraf
Ale’l-Atraf (4/424)
[3]
Ebû Nuaym Hilyetu'l-Evliyâ (5/377)
[4]
Münker. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat
(3803)
[5]
Hallal el-Vukuf ve’t-Tereccul (140)
[6]
Sahih maktu. Ma’mer b. Raşid Cami
(792)
[7]
Sahih maktu. Nuaym b. Hammad el-Fiten
(1712) Ebu Nuaym Ma’rife (5744)
[8]
Et-Tac (3/174)
[9]
Ahbaru Mekke (3/234)
[10]
Münker. Taberânî Musnedu'ş-Şamiyyîn
(652) İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (619) Şeceri Emali (2708) İbn Adiy el-Kamil
(4/185) el-Elbani Daifu’l-Cami (5573)
[11]
İbn Ebî Hâtim İlelu’l-Hadis (2411)
[12]
Çok zayıf. İbn Şahin Nasihu’l-Hadis
(620) Haris b. Ebi Usame (580) Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebi (878) İbn Adiy el-Kamil
(6/100)
[13]
Zayıf. Taberânî Musnedu'ş-Şamiyyîn
(1393) İbn Sa’d Tabakat (1/379) İbn Asakir Tarih (34/114)
[14]
Çok zayıf. Ebu’l-Hasen el-İhmîmî
Fevaid (95) Siyratu’l-Halebiyye (3/127) Camiu Turasi’l-Elbani (17/715)
[15]
Muslim'in şartına göre sahih. Ebu
Yâ’lâ (5/216) İbn Hibbân (12/286) Hâkim (3/272) Ziyau’l-Makdisi el-Muhtare
(7/157) Ahmed (3/160) el-Elbani es-Sahiha (496)
[16]
Hasen. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (142)
[17]
Hasen. Hakîm et-Tirmizi Menhiyyat (s.197) Ahmed
(3/247) Sahihu’l-Cami (4169)
[18]
Sahih ligayrihi. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (5160) İbn
Hayuye Meşyeha (5)
[19]
Sahih. Muslim (2102)
[20]
Ahmed (3/338)
[21]
Hakim (3/245)
[22]
İbn Cumey es-Saydavi Mu’cemu’ş-Şuyuh (s.228)
[23]
Hasen. Beyhaki (7/311) İbn Adiy el-Kamil (6/509)
[24]
Zayıf. İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (616)
[25]
Zayıf. İbn Hacer, Zehru’l-Firdevs
(282) Deylemi (1173)
[26]
Zayıf. İbn Şahin Nasihu’l-Hadis (617)
[27]
Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih.
Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebî (888) İbn Hibbân (12/287) Ahmed (5/147, 150) Ma’mer
Cami (782) İbn Ebî Şeybe (5/182) Ebû Dâvûd (4205) Tirmizî (1753) Nesâî
(5077-80) İbn Mâce (3622) Mehamili Emali (17) Begavi Şerhu’s-Sunne (3178)
Bezzar (9/355) İbn Sa’d Tabakat (1/439) Ebu Yusuf el-Asar (1037) Muhammed
eş-Şeybani el-Asar (900) Taberânî (2/153) Tahavi Şerhu Muşklili’l-Asar
(3681-82) İbnu’l-A’rabi Mu’cem (877) el-Hilaiyyat (624) el-Muhallisiyyat (2749)
Ebu Nuaym Tıbbu’n-Nebevî (672) Hatib Tarih (8/34) Beyhakî (7/310) Beyhakî Şuab
(5/212) İbn Asakir Tarih (5/349) el-Elbani es-Sahiha (1509) Mukbil b. Hadi
Camiu’s-Sahih (2830)
* İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan sahih isnadla aynısı: Ebu Ya’la (5/103)
Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (11/258)
[28]
Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih.
Ebu’l-Meâli el-Feravî Subaiyyat (1) İbn Ebi Ömer el-Adeni’nin Musned’inden
naklen: Busayrî, İthaf (4114) Begavi Şerhu’s-Sunne (3176) İbn Sad (3/189)
Belazuri Ensab (10/76) İbn Asakir Mu’cem (1351) Buhârî ve Muslim başka
bir rivayet yolundan benzerini rivayet etmişlerdir.
[29]
Zayıf. İbn Mace (3625) Taberî
Tehzibu’l-Asar (909) Heysem b. Kuleyb eş-Şaşi Musned (985)
[30]
Hakim et-Tirmizî el-Menhiyyat (s.201) İbn Kuteybe Uyunu’l-Ahbar (2/352) Taberî
Tehzibu’l-Asar (833)
[31]
Ebu Ahmed el-Hakim el-Esami ve’l-Kuna (4/59)
[32]
İbn Ebî Şeybe (5/183) Taberî Tehzibu’l-Asar (837)
[33]
Sahih. Ahmed (6/309) Ma’mer Cami
(784) İbn Sa’d Tabakat (1/379)
[34]
İbnu’l-Ca’d Musned (681) İbn Ebî Şeybe (5/183)
[35]
İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130)
[36]
Taberî Tehzibu’l-Asar (833) Bkz. Ravdu’l-Unf (7/217)
[37]
Taberî Tehzibu’l-Asar (835)
[38]
Taberî Tehzibu’l-Asar (841-844, 857-859)
[39]
Taberî Tehzibu’l-Asar (869, 873, 885)
[40]
Umdetu’l-Kari (22/51)
[41]
Zadu’l-Mead (4/544 vd.)