Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

20 Mart 2026 Cuma

Bütün Eşarileri Tekfir Etmeyi Şart Koşan Mel’ûn Haddadiler Hakkında

 Bâtıl tek ölçüde olmadığı gibi, hatâ da tek ölçüde değildir. Yine hak da tek ölçüde değildir. Bilakis dereceler ve farklar söz konusudur.

Özellikle Eşarilik mezhebi te’vil ve Allah Teâlâ’nın sıfatları konusunda sahabe ve tabiinin anlayışıyla uyuşmaz. Bununla beraber Eşarilik, Mu’tezile’den daha ehvendir. Hatta ilk Eşariler, sonraki Eşarilerden daha ehvendirler. El-Cuveynî, el-Gazali gibi fakih Eşarilerin mezhebi, er-Razi, el-Bacurî gibi felsefeci Eşarilerin mezhebinden daha ehvendir. Aralarında farklar bulunsa da hepsi de hata üzerindedir.

Belli bir fırkaya bir veya iki görüşünde muvafakat eden herkes o fırkanın mensuplarından sayılmaz! Böyle saymak ancak cahil ve sapık bid’atçilerin metodudur.  

Mesela el-Hasen el-Basrî rahimehullah rüşvet alan kadıyı tekfir konusunda Haricilere muvafık idi. Fakat kimse onu Hariciliğe nispet etmemiştir. Bilakis o Ehl-i Sünnet’in önde gelen imamlarındandır!

Buradan hareketle zamanımızın Haddadilerinden Muhammed b. Şemsuddin ve ona muvafakat eden ed-Dımeşkî gibiler genç yaşları, bozuk hülyaları ile sapık Ruveybidadan sayılırlar. Zira en-Nevevi ve İbn Hacer’i bazı sıfatları te’vil konusunda Eşarilere uyum göstermelerinden ötürü bidatçi sayıyor veya tekfir ediyorlar! Halbuki bu durum onların Eşari fırkasından olduklarını göstermez. Bilakis zatın tevili meselesinde hata etmişlerdir. Nitekim Eşarilik mezhebi yalnız sıfatların tevili ile sınırlı değildir. Bilakis Eşarilerin akidenin birçok konusunda bid’at olan görüşleri vardır. Haberi vahidleri hüccet saymamak, vaciplerin ilki meselesi, imanın tesmiyesi, aklın nakle öncelenmesi, kader mefhumu, hüsun kubuh meselesi gibi konularda Nevevi ve İbn Hacer, Eşarilere muvafakat etmemişlerdir! Eşarilerin ve Maturidilerin görüşlerini benimsememişlerdir!

Mesela vaciplerin ilki meselesinde Nevevi rahimehullah, Eşarilerin söylediği gibi ilk vacibin nazar (düşünme ve araştırma) olduğunu söylememiş, ilk vacibin La ilahe illallah sözü olduğunu açıkça ifade etmiştir!

Eşarilerin bir fırka olarak temayüz ettikleri en önemli mesele olan İman konusunda Nevevi, imanın söz ve amel olduğunu, artıp eksildiğini, amelin imanın müsemmasına dahil olduğunu söylemiştir. Şöyle demiştir: “Daha önce imanın kemalinin amellerle, tamamlanmasının ise taatlerle olduğunu açıklamıştık. Taatlere devam etmek ve bu şubeleri eklemek tasdikin kapsamındadır ve onun delilleridir…” (Şerhu Sahihi Muslim 4/2)

Yine ahad hadislerin hüccet olduğunu ifade etmiştir. Halbuki ahad hadisleri hüccet kabul etmemek Eşariliğin rükünlerinden bir diğeridir!

Şatıbî rahimehullah, el-İ’tisam’da, bir fırkanın mensubu olmanın, o fırkanın takipçilerinin üzerinde birleştikleri esasları benimsemekle, sonra da kendisini o fırkaya nispet etmekle söz konusu olacağını, o fırkanın küllî esaslarına muvafakat etmedikçe o fırkanın müsemmasına girmenin söz konusu olmayacağını açıklamıştır. Fırkalardan birinin temel esaslarından birine muvafakat etti diye kişi o fırkadan olmaz. Nitekim İbn Teymiyye, ameli imanın müsemmasına dahil etmeyen Hanefileri, “Mürcie ve Cehmiyye’ye bulaşan şüphe ona da bulaşmıştır” diye niteler. Şüphe girmiş olması ise kişiyi o fırkanın mensuplarından kılmaz.

Ama Hadddadî köpeklerinin yaydıkları şeyler, sünnet imamlarını, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hadisinin muhafızlarını oryantalistlerden de önce çirkin göstermektedir. Sonra meşhur günahkar ruveybida zuhur etmiştir! Bunların başında da sapık ve saptırıcı olan el-Halifî gelmektedir! Bunların yaşları genç, hülyaları bozuktur. Fikir ve felsefe yığınlarını yüklenmişlerdir ve hadisin sancağını yüklenip yükselten, ümmetin yüceltmek ve saygı göstermek konusunda söz birliği ettikleri imamlara karşı bu bozuk fikirleriyle hükmetmeye kalkıyorlar! Hatası olmayan tek bir âlim gösterebilirler mi?

Havlayan köpekler, İslam’ın ve müslümanların öne geçirdiği en-Nevevi ve İbn Hacer gibi büyük alimlere karşı tekfirle cüret ediyorlar! Allah onlara lanet etsin!

Haddadiler, bütün Eşarileri tek kalemde tekfir eden, kendilerine muhalefet edenleri Cehmilikle itham eden, günümümüzün türedi Haricileridir!

Hakikatte Eşariler üç kısımdır:

1. kısım: Er-Razi gibi kelamcı Eşarilerin görüşlerinin küfür olduğunda şüphe yoktur. Onlardan bu görüşler üzere ölenler İslam’dan başka bir din üzere ölmüş olurlar. Bununla beraber er-Razi’nin tevbe ettiği nakledilir.

2. kısım: el-Cuveyni, el-Gazali gibi fakih Eşarilerin görüşleri bid’at olarak nitelenir ve onlar bazı metotlarında kelamcıların yolunu izlediklerinden bid’atçi sayılırlar. Lakin tekfir edilmezler.

3. kısım: Kendilerine bazı sıfatlar konusunda Eşarilerin şüphesi girmiş olan en-Nevevi, İbn Hacer gibiler düşüncede hata etmişlerdir, lakin bidatçilikle nitelenmezler ve tekfir edilmezler.

El-Halifi gibi günümüzün sapık Haddadileri ise Eşarileri tekfir etmeyi zorunlu gösteriyorlar! Bu sapığa “şeyh” diyerek kuyruğuna tutunan cahil gençler ise – ki bunların başında Muhammed Şemsuddin aleyhilla’ne gelir – Müslümanların bütün sorunlarını, kafir yöneticileri, dinin ahkamının aşağılanmasını bir kenara bırakmışlar, bütün dertleri Nevevi ve İbn Hacer’i tekfir etmek olmuştur!

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)