Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

2 Şubat 2016 Salı

Sihirbazın Hükmü ve Kabre Konan Şeyleri Almanın Hükmü


Şeyh Mukbil şöyle dedi: “Göz boyayıcısı eğer tılsımlar yazıyorsa o bir sihirbazdır, sihirbaz ise kafirdir. Ama eğer tılsım değil de Kur’an ayetleri yazıyorsa o bir bid’atçidir. Ona “Şa’vezeci: göz boyayıcısı” denmez.
Bir şahıs insanlara yiyecek dağıtımını kabrin yanında yapıyorsa o bir bid’atçidir. Eğer kabir sahibine tazim etmiyor olsa da bu caiz değildir. Ama kabir sahibine tazim ediyor ve bununla Allah’a yaklaşmaya çalışıyorsa o bir müşriktir.
Kabirdeki bir veli için elbiseler veya ihtiyaç duyulan şeyler bağışlanıyorsa bunları alan kişi hırsız sayılmaz ve bu ihtiyaçları almak haram sayılmaz. Haram olan ancak bunların kabrin yanına konmasıdır.
Nakleden: Abdulhamid el-Hacuri, Keşfu’l-Lisam (s.38)

Selefin Yolu Yöneticilerin Münkerlerine Karşı Çıkmamak mıdır? - Şeyh Mukbil


Şeyh Mukbil rahimehullah şöyle demiştir: “Ben şöyle diyenlere çok şaşırıyorum: “Yöneticiler hakkında konuşma. Çünkü bu selefin yolu değildir.” Bunu bazı âlimlerin sözlerini taklitten etkilenerek söylüyorlar… Şeyh en-Necmî bir âlimdir ve Mevridi’l-Azbi’l-Zilzal kitabında şöyle diyor: “Hükümetimiz İslam şeriatini yüzde yüz uygulamaktadır.”
Biz kendisinin faziletine inanıyoruz fakat bunu söylemesi için baskı mı yapıldı, yoksa hükümette olan şeyler hususunda cahil midir bilmiyoruz.
Hükümetler adil hükümetler değildir. Lakin bazısında az, bazısında çok adalet vardır. Fakat İslam şeriatini tatbik eden bir hükümet yoktur.
Buna rağmen yöneticiler hakkında konuşmamak selefin yoludur denebilir mi? Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: “İçinizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle. Bu da imanın en zayıfıdır.” Bunu Muslim (no 50) Ebu Said radiyallahu anh’den rivayet etmiştir.
Lakin şöyle denilir: Fitnelere ve ayaklanmalara kışkırtılmaz. Çünkü ayaklanmalar ve inkılaplar asla bir ülkeye iyilik getirmez.
Allah’a hamd olsun bizler, bundan en çok uzaklaştıran kimseleriz. Ayaklanmalardan ve inkilaplardan uzak oluşumuza dair elimizde deliller vardır. Deriz ki: “Kim böyle söylerse İslam’a ve müslümanlara darbe vurmuş olur.”
Nakleden: Abdulhamid el-Hacuri, Keşfu’l-Lisam (s.35)

Demokrasi Zinadan Daha Büyük Bir Suçtur - Şeyh Mukbil


Şeyh Mukbile şöyle soruldu: “Zina mı yoksa Demokrasi mi daha büyük suçtur?”

Cevap: “Demokrasi daha büyük suçtur. Çünkü zina, faiz ve diğer günahlar demokrasi vesilesiyle mubah sayılmaktadır. Demokrasiyi bildiği halde benimseyen kişi kâfir olur.”

Nakleden: Abdulhamid el-Hacuri, Keşfu’l-Lisam (s.32)

Neden İhvanu'l-Müslimine, Hükümetten Daha Fazla Karşı Çıkılıyor?


Şeyh Mukbil dedi ki: “Bizler İhvanu’l-Muslimin’i hükümetten daha fazla kınıyoruz. Çünkü hükümete demokrasi şart koşuluyor. İhvanu’l-Muslimin ise onlara demokrasiyi şart koşanlardır.”

Ref’ul-Lisam s.31

İsa Aleyhisselam'ın Nüzulünü İnkar Edenin Hükmü - Şeyh Muqbil


Şeyh Mukbil b. Hadi rahimehullah dedi ki: “İsa aleyhi's-selâm’ın ahir zamanda nüzul edeceğini inkâr eden kişi eğer inat ederse kâfir sayılır. Nitekim İshak b. Rahuye: “Kim sahih olduğuna inandığı bir sahih hadisi inkar ederse kafir olur” demiştir. Evet, durum İshak b. Rahuye rahimehullah’ın dediği gibidir. Sünneti yıkmaya davet eden kimselere “müceddid” lakabı verilmesi şaşırtıcıdır. Onlar, yani Muhammed Abduh, Cemaleddin Efgani ve İsa aleyhi's-selâm’ın nüzulünü inkar eden diğerleri ancak sapıklığın müceddidleridir.”

Nakleden: Abdulhamid el-Hacuri, Keşfu’l-Lisam (s.31)

Sünnet İnkarının Hükmü - Şeyh Mukbil


Şeyh Mukbil rahimehullah, 15.03.1420 tarihinde İrlanda’ya telefonda verdiği bir sohbetinde şöyle demiştir: “Kim sünnete ihtiyaç duymazsa kafir olur. Bunu Kurtubî ve Fethu’l-Bari’nin İlim kitabında İbn Hacer rahimehullah nakletmişlerdir. Söylediğiniz şekilde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetini reddetmek küfür ve isyandır.”

Nakleden: Abdulhamid el-Hacuri, Keşfu’l-Lisam (s.25-26)

İslam'da Mezhep Var mı - Şeyh Muqbil


Şeyh Mukbil b. Hadi rahimehullah (14.03.1420 tarihinde) şöyle demiştir: “Kim belli bir mezhebe bağlanıp ondan başkasına aldırmazsa onun küfründen korkulur. Çünkü o mutlaka bazı delilleri reddeder.”

Yine şöyle demiştir: “İslam’da Malikî, Şafiî, Hanbelî ve Hanefî mezhebi yoktur. Kim bundan başkasını iddia ederse delil getirmek ona düşer. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Size rabbinizden vahyedilene uyun, O’ndan başka veliler edinip de onlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz?” (A’raf 3)
Nakleden: Abdulhamid el-Hacuri Refu'l-Lisam (s. 25)

Kabirlerde Kurban Kesmenin Hükmü - Şeyh Mukbil


Şeyh Mukbil rahimehullah’a şöyle soruldu: “Kabirlerin yanında kurban kesmenin hükmü nedir?

Cevap: Eğer bu kurbanı kesen kişi kabir sahibine itikad besliyorsa o bir şirktir. Ama eğer teberrük ve tevessül için kesiyor ve kabirdeki şahsa itikad beslemiyorsa bu bir bid’attir ve büyük günahtır.

Nakleden: Abdulhamid el-Hacurî, Ref’ul-Lisam (s.23)

Demokrasi Taraftarları Müslüman mıdır? - Şeyh Mukbil


Şeyh Mukbil b. Hâdî rahimehullah’a şöyle soruldu: “Demokratlar müslüman mıdırlar?”

Cevap: Eğer demokrasinin manasını bildiği halde onu benimsiyor ve ona davet ediyorsa o bir kâfirdir. Ama eğer cahil ise kâfir olmaz.

Nakleden: Abdulhamid el-Hacurî, Ref’ul-Lisam (s.23)

Cahilin Mazur Oluşu - Şeyh Mukbil b. Hâdi


Şeyh Mukbil b. Hadi el-Vadi’î rahimehullah’a: “Allah’tan başkasına dua etmiş olarak ölen babalar için bağışlanma dilemek caiz midir?”

Şeyh Mukbil şöyle cevap verdi: “Caizdir. Çünkü genellikle onlar cahillikleri sebebiyle mazurdurlar. Allah Teâlâ: “Bir rasul göndermedikçe azap edici değiliz” (İsra 15) buyurur. Yine: “Allah'ın, sakınacakları şeyleri kendilerine açıklamadıkça, bir kavmi doğru yola ilettikten sonra sapıklığa düşürmesi olacak iş değildir. Allah, her şeyi hakkıyle bilendir” (Tevbe 115)

Nakleden: Ebu Muhammed Abdulhamid el-Hacurî, Ref’u’l-Lisam An Ba'di Fevaidi Durusi’l-Vadiî el-İmam (s.20)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)