Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

21 Ağustos 2026 Cuma

Saç ve Sakalı Siyaha Boyamanın Hükmü 2

 

Ebu Kuhafe Kıssasında Siyah Boyadan Sakınma Ziyadesi

1- Ebu Bekr Radıyallahu anh Hadisi

İbrahim b. Said el-Cevheri – Huseyn b. Muhammed (el-Mervezi) – Abdullah b. Abdilmelik el-Fihrî – el-Kasım b. Muhammed – babası – Ebu Bekr radıyallahu anh yoluyla: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Kuhafe hakkında şöyle buyurdu:

اخضبوه - يَعْنِي أَبَا قُحَافَة - وَلَا تقربوه السوَاد

Onu boyayın ve onu siyaha yaklaştırmayın.”[1]

Bu rivayet çok zayıftır. İsnadında Abdullah b. Abdilmelik el-Fihrî metruktur.

2- Enes Radıyallahu Anh Hadisi

Muhammed b. Seleme el-Harrani - Hişam b. Hassan - Muhammed b. Sirin rahimehullah yoluyla: “Enes radiyallahu anh’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in boyası sorulunca dedi ki:

إِنَّ رَسُولَ اللَهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمْ يَكُنْ شَابَ إِلَّا يَسِيرًا وَلَكِنَّ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ خَضَبَا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَجَاءَ أَبُو بَكْرٍ بِأَبِيهِ أَبِي قُحَافَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِأَبِي بَكْرٍ لَوْ أَقْرَرْتَ الشَّيْخَ فِي بَيْتِهِ لَأَتَيْنَاهُ لِكَرَامَةِ أَبِي بَكْرٍ قَالَ فَأَسْلَمَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوهُمَا وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

 “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in akları çok az idi. Lakin Ebu Bekr ve Ömer radiyallahu anhuma kına ve ketem ile boyarlardı. Ebu Bekr radiyallahu anh Mekke’nin fethi gününde babası Ebu Kuhafe’yi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Bekr radiyallahu anh’e:

Yaşlı adam evinde otursaydı da, Ebu Bekr’in hatrı için biz ona gitseydik!” Ebu Kuhafe müslüman olmuştu, saç ve sakalı bandıkotu gibi bembeyaz idi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Onu değiştirin (boyayın) ve onu siyah renkten uzak tutun.”[2]

Bu rivayette Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhuma’nın kına ve ketem ile boyanmalarına dair ifadeler geçmektedir. Kına ve ketem, siyah renk veren bir boyadır. Ancak bu hadiste Ebu Kuhafe kıssasının zikredilmesi, dolayısıyla “Siyah renkten kaçının” ziyadesi mahfuz değildir.

Muhammed b. Seleme dışındaki raviler, Hişam b. Hassan - Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla gelen bu hadiste Ebu Kuhafe kıssasını zikretmemişlerdir

Muslim ve Tahavi’nin rivayetlerinde Abdullah b. İdris[3]

Ahmed’in rivayetinde Ruh,[4]

Tahavi’nin rivayetinde Vehb b. Cerir[5] olmak üzere bu üç ravi, Hişam b. Hassan’dan Ebu Kuhafe kıssası olmaksızın rivayet ettiler. Bu üç ravi, Muhammed b. Seleme ile kıyaslanamayacak kadar daha iyi ezberleyen ravilerdir.

Yine Muhammed b. Sirin’den bunu rivayet eden Hişam b. Hassan dışındaki raviler de Ebu Kuhafe kıssasını zikretmemişlerdir:

Buhârî, Muslim ve Beyhakî’nin; Eyyub – Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetlerinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[6]

Ebu Davud et-Tayalisi’nin Harun – Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[7]

Muslim ve Ebu Ya’la’nın; Asım el-Ahvel – İbn Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetlerinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[8]

Böylece Eyyub, Asım el-Ahvel ve Harun, İbn Sirin’den rivayetlerinde, Abdullah b. İdris, Vehb b. Cerir ve Ruh’un, Hişam b. Hassan yoluyla İbn Sirin’den rivayetlerine muvafık olmuşlardır. Muhammed b. Seleme el-Harrani’nin bu altı ravinin rivayetine karşı tercih edilmesi mümkün değildir. Muhaddisler, sikanın ziyadesini mutlak kabul etmezler. Bilakis çoğunluğun ve daha hafız olanların rivayetlerini tercih ederler.

Enes radıyallahu anh’den, İbn Sirin tarikinden başkalarına gelince, şu şekildedir:

Ahmed; Behz - Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla, Ebu Kuhafe kıssası olmaksızın rivayet etmiştir.[9]

Ahmed; Affan – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet etti.[10]

Buhârî; Ebu Nuaym – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[11]

Tirmizî, Şemail’de ve Nesâî; Ebu Davud – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet ettiler.[12]

Ahmed, Muslim ve Nesâî; el-Musenna b. Said – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet ettiler.[13]

Ahmed; Yunus – Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[14]

Buhârî, Muslim, Ebû Dâvûd ve Ebu Ya’la; Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[15]

Abdurrazzak ve onun tarikiyle Şemail’de Tirmizî ve Begavi; Ma’mer – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[16]

Ahmed; Mu’temir – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti[17]

Ahmed ve İbn Mace; İbn Ebi Adiy – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[18]

Ahmed; Sehl b. Yusuf – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[19]

Ahmed ve Belazuri; Muhammed b. Abdillah – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[20]

Ahmed ve Abd b. Humeyd; Yezid b. Harun – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[21]

Muslim; Ebu İyas Muaviye b. Kurra – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[22]

Bunların hiçbirinde Muhammed b. Seleme’nin zikrettiği Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir. Bu durum, Muhammed b. Seleme’nin, bu rivayette Ebu Kuhafe kıssasını zikretmekle vehme düştüğünü veya bu kıssanın rivayete idrac edilerek eklendiği ihtimalini düşündürmektedir.

3- Cabir Radıyallahu Anh Hadisi

Yahya b. Yahya – Ebu Hayseme – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla:

أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ أَوْ جاء عَامَ الْفَتْحِ أَوْ يَوْمَ الْفَتْحِ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ مِثْلُ الثَّغَامِ أَوِ الثَّغَامَةِ فَأَمَرَ أو فَأَمَرَ بِهِ إِلَى نِسَائِهِ قال غَيِّرُوا هَذَا بشيء

 “Ebu Kuhafe, fetih yılında getirildi veya kendisi geldi, saçı sakalı dağ çiçeği gibi bembeyaz idi. Kadınlarına:

Şunu birşeyle değiştirin (boyayın)” buyurdu.”[23]

Uzra b. Sabit – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anhuma isnadıyal gelen rivayette:

اخْضِبُوا لِحْيَتَهُ

Sakalını boyayın” buyurmuştur.”[24]

El-Hasen b. er-Rebi el-Bûranî – Abdulaziz b. Abdissamed el-Ammi – Matar b. Tahman el-Verrak – Ebu Reca el-Utaridi – Cabir b. Abdillah radıyallahu anhuma yoluyla gelen rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

اذْهَبُوا بِهِ إِلَى بَعْضِ نِسَائِهِ يُغَيِّرْنَهُ قَالَ فَذَهَبُوا بِهِ فَحَمَّرُوهَا

Bunu hanımlarından birine götürün de boyasınlar.” Bunun üzerine onu götürdüler ve kızıla boyadılar.”[25]

Cabir radıyallahu anh’den sabit olan bu rivayetlerde “siyahtan kaçının” lafzı yoktur.

İbn Curayc – Ebu’z-Zubeyr - Cabir radıyallahu anh yoluyla:

أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ بَيَاضًا فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا بِشَيْءٍ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ

“Mekke’nin fethi günü Ebu Kuhafe getirildi, onun başı ve sakalı dağ çiçeği gibi beyaz idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Bunu değiştirin (boyayın) ve siyah renkten kaçının.”[26]

 Siyahtan kaçının” ziyadesi illetlidir, sabit olmamıştır. Bu yüzden Muslim Zuheyr b. Muaviye’nin Ebu’z-Zubeyr’den bu ziyade olmaksızın işitmeyi tasrih ettiği rivayeti öncelemiş, arkasından İbn Cureyc’in bu ziyadeyle yaptığı rivayeti zikretmiştir. Bu Muslim’in mukaddimede açıkladığı gibi kendisinin illetlendirme yoludur.

Bu tercihin doğruluğunu destekleyen hususlardan birisi de Nesâî’nin bu hadisi Uzra b. Sabit’in Ebu’z-Zubeyr’den, bu ziyade olmaksızın rivayetini tercih etmesidir.

Ahmed Musned’inde Hasen (b. Musa el-Uşeyb) ve Ahmed b. Abdilmelik’ten şöyle dediklerini rivayet etti:  “Bize Zuheyr tahdis etti, o Ebu’z-Zubeyr’den bunu rivayet etti. Sonra İmam Ahmed dedi ki:

قَالَ حَسَنٌ قَالَ زُهَيْرٌ قُلْتُ لِأَبِي الزُّبَيْرِ أَقَالَ جَنِّبُوهُ السَّوَادَ؟ قَالَ لَا

Hasen şöyle dedi: Zuheyr dedi ki: “Ebu’z-Zubeyr’e: “Siyahtan kaçının” sözünü de söyledi mi?” diye sordum. “Hayır” dedi.”[27]

İmam Ahmed’in Hasen b. Musa el-Uşeyb yoluyla rivayetinde Zuheyr’in bizzat Ebu’z-Zubeyr’e sorduğu “Siyahtan kaçının” lafzı da var mıydı?” sorusu açıkça gösteriyor ki, bu kısım Ebu’z-Zubeyr tarafından idrac edilmiştir. Muhtemelen Ebu’z-Zubeyr bunu diğer rivayetlerde gelen ziyadeden dolayı eklemiştir.

Siyah’tan kaçının” ziyadesi Ebu’z-Zubeyrden;

Şerik – el-Eclah – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[28]

Eclah zayıftır. Şerik’in hafızası bozulmuştur.

Leys b. Ebi Suleym – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[29]

Bu isnadda Leys b. Ebi Suleym zayıftır.

Muhammed b. Humeyd - Yahya b. Vadıh – el-Mugira b. Muslim – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[30]

Bu isnadda Muhammed b. Humeyd zayıftır.

Abdullah b. Buzey - Eyyub es-Sahtiyani – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[31]

Bunun isnadında Abdullah b. Buzey zayıftır.

Ebu Ali Ahmed b. el-Fadl b. el-Abbas b. Huzeyme – Abdullah b. Ruh – Şebabe b. Sevvar – Hayve b. Muslim – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[32]

Bu isnadda Hayve b. Muslim meçhuldür.

Bütün bu rivayetler, “siyahtan kaçının” ziyadesinin Ya Ebu’z-Zubeyr el-Mekkî tarafından idrac edildiğini ya da müdellis bir ravi olan İbn Cureyc’in bu zayıf ravilerden alarak bu ziyadeyi rivayete idrac ettiğini göstermektedir. Nitekim Ebu’z-Zubeyr’in bizzat kendisi, bu ziyadeyi Cabir radıyallahu anh'ten işitmediğini itiraf etmiştir. Kafirlere muhalefet hadisinde siyahtan kaçınma ziyadesini inceleyeceğim bölümde de görüleceği üzere, İbn Cureyc orada da an’ane ile Ata’dan, o da Cabir radıyallahu anh’den diyerek bu ziyadeyi zikretmiştir!

Bu ziyadeyi Ebu’z-Zubeyr dışındaki bir yoldan rivayet edenler ise ancak metruk ravilerdir:

İbn Cumey’; Hafs b. Suleyman – Ebu İshak eş-Şeybani – Ebu Sufyan (Talha b. Nafi) – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet etmiş ve Cabir radıyallahu anh’ın Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den “ve siyahtan kaçının” sözünü söylediğini zikretmiştir.[33]

Ancak bu isnadda Hafs b. Suleyman el-Kari metruktur.

Âdem b. Ebi İyas – Ebu Ömer el-Bezzaz – Suleyman eş-Şeybani – Ebu Sufyan (Talha b. Nafi)  – Cabir radıyallahu anh yoluyla gelen rivayette “Siyahtan kaçının” lafzı gelmiştir.[34]

Bu isnadda Ebu Ömer el-Bezzaz metruktur.

4- Ebu Hureyre Radıyallahu Anh Hadisi

Abdan b. Ahmed – Ebu Gassan Mahbub b. Abdillah en-Numeyri – Ebu Sufyan el-Medini – Davud b. Ferahic – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla:

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi feth ettiği zaman Ebu Bekr radıyallahu anh onun yanında kalktı ve dedi ki:  “Babam ve annem sana feda olsun ey Allah’ın rasulü! Ebu Kuhafe çok yaşlıdır. O Mekke’nin uzak bir köşesindedir.” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

قُمْ بِنَا إِلَيْهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هُوَ أَحَقُّ أَنْ يَأْتِيَكَ فَجِيءَ بِأَبِي قُحَافَةَ كَأَنَّ لِحْيَتَهُ وَرَأْسَهُ ثَغَامَةٌ بَيْضَاءُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

 Kalk da biz ona gidelim.” Dedi ki: “Ey Allah’ın rasulü! Onun sana gelmesi daha layıktır.” Bunun üzerine Ebu Kuhafe getirildi. Sakalı ve saçı dağ çiçekleri gibi bembeyaz idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Onu (boyayarak) değiştirin, siyahtan da kaçının.”[35]

Bu isnadda Mahbub b. Abdillah en-Numeyri meçhuldür. Meçhulu’l-ayn olan ravilerin rivayeti şiddetli zayıf türündendir. Bu yüzden şahit ve mutabaata gelmez.

5- İbn Abbas Radıyallahu Anhuma Hadisi

Osman b. Ca’fer b. Muhammed es-Sufi – Ahmed b. Abdilvehhab b. Necde – Yahya b. Salih – Muhammed b. Abdilmelik – Ata b. Ebi Rabah – İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla:

أَخَذَ أَبُو بَكْرٍ بِيَدِ أَبِي قُحَافَةَ، فَأَتَى بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَفَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوا رَأْسَهُ وَلِحْيَتَهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ قَالَ فَخَضَبْتُ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ

“Ebu Bekr radıyallahu anh Ebu Kuhafe’nin elinden tuttu ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirdi… bu rivayetin sonunda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu geçer:

Onun saçını ve sakalını boyayın, siyahtan kaçının.” Bunun üzerine onu kına ve ketem ile boyadılar.”[36]

Bunun isnadında Muhammed b. Abdilmelik el-Ensari hadis uyduran birisidir.

6- İbn Amr Radıyallahu Anhuma Hadisi

 Sadaka b. Mansur – Ebu Ma’mer – Asım b. Suleyman et-Temimi – İsmail b. Umeyye – Amr b. Şuayb – babası – dedesi (Abdullah b. Amr) radıyallahu anhuma yoluyla:

جِيءَ بِأَبِي قُحَافَةَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسلَّمَ يَوْمَ الْفَتْحِ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَأَنَّهَا ثَغَامَةٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا الشَّيْبَ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“Ebu Kuhafe, fetih gününde Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e getirildi, saçı sakalı dağ çiçeği gibi bembeyaz idi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Şu akları değiştirin, siyahtan da kaçının.”[37]

Bu isnadda Asım b. Suleyman metruktur. Dolayısıyla bu tarik de şiddetli zayıf olduğundan şahit ve mutabaata elverişli değildir.

7- Esma bt. Ebi Bekr Radıyallahu Anha Hadisi

Abdurrahman b. Muhammed el-Muharibî – Muhammed b. İshak – Yahya b. Abbad b. Abdillah b. ez-Zubeyr – babası – Esma bt. Ebi Bekr radıyallahu anha yoluyla: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’ye girdiği zaman…” Bu rivayette Ebu Kuhafe’nin gelip müslüman olması kıssası zikredilmiş ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu geçmiştir:

غَيِّروا هَذا الشَّيبَ, وجَنِّبوهُ السَّوادَ

Şu akları değiştirin ve siyahtan kaçının.”[38]

Bu rivayet Muhammed b. İshak etrafında dönmektedir.

el-Muharibi – İbn İshak yoluyla, “Siyahtan kaçının” lafzıyla rivayet etmiştir. Bir topluluk ise onun bu rivayetine muhalefet etmişlerdir.

Birincisi: İshak b. Rahuye’nin Cerir b. Hazım yoluyla rivayetinde Ebu Kuhafe’nin saç ve sakalıyla ilgili kısım yoktur.[39]

İkincisi: Ahmed, Taberani ve İbn Hibban’ın, İbrahim b. Sa’d yoluyla rivayetlerinde siyahtan kaçınma ile ilgili lafız yoktur. [40]

Üçüncüsü: Hâkim ve Beyhakî, Yunus b. Bukeyr yoluyla rivayet etmişler, Ebu Kuhafe’nin saç sakalından bahsedilmemiştir.[41]

Bu üç ravi, el-Muharibi’nin zikrettiği şeyi zikretmemişlerdir. Muharibi ise müdellis olup an’ane ile rivayet etmiştir. Hafız İbn Hacer onu müdellislerin, an’anesi kabul edilmeyecek olan üçüncü tabakasında zikretmiştir. Hatta onun meçhul ve metruk ravilerden tedlis yapması sebebiyle dördüncü tabakadan olduğunu söyleyenler de vardır.

Ahmed dedi ki:  “el-Muharibi’nin Ma’mer’den bir şey işittiğinbi bilmiyorum. Bize ulaştığına göre el-Muharibî mudellis idi.”[42]

Ukaylî dedi ki: “Abdullah b. Ahmed bize tahdis edip dedi ki: “Babama el-Muharib’inin Asım’dan, onun Ebu Osman’dan, onun da Cerir radıyallahu anh’den şöyle dediğini rivayet ettiği söylendi: “Dicle ile Duceyl arasında bir şehir kurulur.” Babam dedi ki: “el-Muharibi, Sufyan’ın kardeşinin oğlu olan Seyf b. Muhammed ile otururdu. Seyf ise yalancı idi. Zannediyorum el-Muharibi bunu ondan işitmiştir.”[43]

Görüldüğü üzere, el-Muharibi, yalancılardan tedlis yapmakla itham edilmiştir. Bu tarik de şahit ve mutabaata elverişli değildir.

8- Ez-Zuhri Rahimehullah’ın Mürseli

Ebu’l-Velid Halef b. el-Velid el-Cevherî – Abbad b. Abbad – Ma’mer – ez-Zuhri yoluyla:

إِنَّ أَبَا بَكْرٍ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِأَبِيهِ يَوْمَ الْفَتْحِ وَهُوَ أَبْيَضُ الرَّأْسِ وَاللِّحْيَةِ كَأَنَّ رَأْسَهُ وَلِحْيَتَهُ ثَغَامَةٌ بَيْضَاءُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَلَا تَرَكْتَ الشَّيْخَ حَتَّى أَكُونَ أَنَا آتِيهِ ثُمَّ قَالَ أَخَضِبُوهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“Ebu Bekr radıyallahu anh, Fetih günü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e babasını getirdi. Onun saç ve sakalları bembeyaz idi. Başı ve sakalları beyaz dağ çiçekleri gibiydi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

İhtiyarı bıraksaydınız da ben ona gitseydim.” Sonra buyurdu ki: “Onu boyayın, siyahtan da kaçının.”[44]

Bu hadis mürsel olmakla beraber isnadında Abbad, yanılgıları olan bir ravidir. İbn Cerir et-Taberî dedi ki: “Abbad b. Abbad, sikadır ancak bazen rivayetlerinde yanlışlar yapar.” İbn Sa’d da aynısını söylemiş ve şunu da söylemiştir: “Talep ile bilinirdi, güzel bir şekli vardı. Hadiste kuvvetli değildi.”[45]

Ya’kub b. Şeybe, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Main ve başkaları onun sika olduğunu söylemişlerdir.[46]

Abdurrahman b. Ebi Hatim dedi ki: “Babama Abbad b. Abbad el-Muhellebi’yi sordum. Dedi ki: “Saduktur, onda bir sakınca yoktur.” Kendisine: “Hadisi hüccet olur mu?” denilince de: “Hayır” dedi.[47]

Her halukarda Abbad b. Abbad sikadır, lakin bu hadis mürseldir. Zuhrî gibi tabiinin küçüklerinin tabakasındakilerin mürsellerindeki zayıflık ise şiddetlidir. Çünkü arada birden fazla ravinin düşerek mu’dal bir rivayet olması ihtimali vardır. Böylece bu tarik de şahit ve mutabaata elverişli değildir.

9- Katade Rahimehullah’ın Mürseli

Osman b. Mutarrif – Hişam – Katade rahimehullah yolyla:

أَوَّلُ مَخْضُوبٍ خُضِبَ فِي الْإِسْلَامِ أَبُو قُحَافَةَ أُرِيَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَرَأْسُهُ مِثْلُ الثَّغَامَةِ فَقَالَ غَيِّرُوهُ بِشَيْءٍ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“İslam’da ilk boyanan kişi Ebu Kuhafe olmuştur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun dağ çiçekleri gibi bembeyaz olduğunu görünce şöyle buyurmuştur:

Bunu bir şeyle boyayın, siyahtan da kaçının.”[48]

Bunun isnadında Osman b. Mutarrif metruktur. İbn Hazm onun hakkında: “Sakıt” demiştir.[49]

Ayrıca Katade’nin mürselleri mu’dal türünden olup çok zayıftır.

Bu tarikin de zayıflığı şiddetli olduğundan şahit ve mutabaata elverişli değildir.

Bu Bölümün Neticesi

Ebu Kuhafe kıssasında siyahtan sakınma ile ilgili ziyade sabit olmamıştır. Bu ziyadenin rivayetinde en kuvvetli tarik, Muhammed b. Seleme el-Harrani’nin kendisinden daha kuvvetli olan sikalara muhalif olarak Enes radıyallahu anh hadisi içerisinde zikrettiği Ebu Kuhafe kıssasında “Siyahtan kaçının” ziyadesidir.

Bu ziyadenin sahih kabul edilmesi halinde de siyaha boyamanın haramlık hükmü sarih değildir. İbn Kayyım el-Cevziyye rahimehullah şöyle demiştir: “Şayet şöyle denilirse: “Sahihu Muslim’de Ebu Kuhafe hakkında siyahla boyanmaktan yasaklama sabit olmuştur…. Ketem ise saç ve sakalı siyahlaştırır.” Buna iki açıdan cevap verilir:

Birincisi: Yasak, sadece siyah ile ilgilidir. Ama kına içine ketem vb. gibi başka bir şey katılırsa, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü kına ile ketem saça kırmızı ile siyah arasında bir renk verir. "Vesme" ise böyle değildir. O saça kömür siyahlığı verir. Bu izah, diğerinden daha doğrudur.

İkincisi: Siyaha boyama yasağı, başkalarını aldatma söz konusu olduğu zamana aittir. Meselâ cariyenin ve yaşlı kadının saçını boyamak, böylece ko­cayı ve yeni müşteriyi aldatmak, yaşlı ihtiyar adam kendisini genç göstermek ve böylece kadını kandırmak için saçını boyamak gibi hallere aittir. Çünkü bu bir hile ve aldatma (tedlis) kabilindendir. Ama böyle bir durum içermiyorsa bir sakınca yoktur.”[50]

İbn Mulakkin, İbn Ebi Asım’ın Kitabu’l-Hidab’da şöyle dediğini nakletmiştir: “Ebu Kuhafe hakkında söylediği: “Siyahtan kaçının” sözüne gelince, bunu ancak onun görünüm şekliyle ilgili olarak söylemiştir. Çünkü siyaha boyanmak, kendisine yakışacak olan ve yüzü parlak olan kimse için söz konusu olur. Ebu Kuhafe ise çok yaşlı idi ve onun gibisine bu uygun düşmezdi. Burada problem yoktur. Ez-Zuhrî şöyle demiştir: “Biz yüzümüz yeni iken siyaha boyanır, yüzümüz ve dişlerimiz eskidiğinde terk ederdik.”[51]



[1] Çok zayıf. Taberî Tehzibu’l-Asar (925)

[2] Ma’lul. Ebu Yâ’lâ (5/216) Ahmed (3/160) İbn Hibbân (12/286) Hâkim (3/272) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3686) Bezzar (Keşfu’l-Estar 2981) Ziyau’l-Makdisi el-Muhtare (7/157) el-Elbani es-Sahiha (496)

[3] Sahih. Muslim (2341) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3685)

[4] Sahih. Ahmed (3/206)

[5] Sahih. Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3691)

[6] Sahih. Buhârî (5894) Muslim (2341) Beyhakî (7/309)

[7] Sahih. Tayalisi (2100)

[8] Sahih. Muslim (2341) Ebu Ya’la (2729)

[9] Sahih. Ahmed (3/192)

[10] Sahih. Ahmed (3/251)

[11] Sahih. Buhârî (3550)

[12] Sahih. Tirmizî Şemail (36) Nesâî (5086)

[13] Sahih. Ahmed (3/216) Muslim (2341) Nesâî (5087)

[14] Sahih. Ahmed (3/227)

[15] Sahih. Buhârî (5895) Muslim (2341) Ebû Dâvûd (4209) Ebu Ya’la (3364)

[16] Sahih. Abdurrazzak (20178, 20185) Tirmizî eş-Şemail (37) Begavi Şerhu’s-Sunne (3653)

[17] Sahih. Ahmed (3/100)

[18] Sahih. Ahmed (3/108) İbn Mace (3629)

[19] Sahih. Ahmed (3/178)

[20] Sahih. Ahmed (3/188) Belazuri Ensabu’l-Eşraf (10/76)

[21] Sahih. Ahmed (3/201) Abd b. Humeyd (1414)

[22] Sahih. Muslim (2341)

[23] Sahih. Muslim (2102) Ebu Avane (1513) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41)

[24] Sahih. Hakim (3/273) Nesâî (5242) Nesâî Sunenu'l-Kubrâ (9348)

[25] Hasen. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) Taberî Tehzibu’l-Asar (904)

[26] Ma’lul. Muslim (2102) Ebû Dâvûd (4204) Nesâî (5076) İbn Hibban (12/286) Beyhakî (7/311)

[27] Sahih. Ahmed (3/338) İbn Sa’d Tabakat (6804) Tayalisi (1753) İbnu’l-Ca’d Musned (2652)

[28] Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (5658) Taberânî Mu'cemu's-Sagir (483) Ebu Ya’la (3/352)

[29] Ahmed (3/316, 322) Abdurrazzak (11/154) İbn Mace (3624) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) İbn Ebî Şeybe (5/182) Taberî Tehzibu’l-Asar (907)

[30] Taberî Tehzibu’l-Asar (906)

[31] Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) Ebu Avane (5/513)

[32] İbn Bişran Emali (947)

[33] Çok zayıf. İbn Cumey es-Saydavi Mu’cemu’ş-Şuyuh (s.228)

[34] Çok zayıf. İbn Mehdi el-Farisi, Hadisu Muhammed b. Mahled el-Attar (23) Hatib el-Cami Liahlaki’r-Ravi (877)

[35] Çok zayıf. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (4568)

[36] Uydurma. İbn Şahin Şerhu Mezahibi Ehli’s-Sunne (129)

[37] Çok zayıf. İbn Adiy el-Kamil (6/416)

[38] Zayıf. İbn Sa’d (6798, 9161) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3684) İbnu’l-Cevzi el-Muntazam (4/187)

[39] Hasen. İshak b. Rahuye Musned (2245)

[40] Hasen. Ahmed (6/349) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (24/88) İbn Hibban (7208)

[41] Hasen. Hakim (3/46) Beyhakî (9/121) Beyhakî ed-Delail (5/95)

[42] Duafau’l-Kebir (2/347)

[43] Ukayli Duafau’l-Kebir (2/347)

[44] Çok zayıf mürsel. Haris b. Ebi Usame (Bugyetu’l-Bahis 582) Busayri İthaf (5625)

[45] Tarihu Bağdat (11/101) İbn Sad (7/290, 327)

[46] Tehzibu’t-Tehzib (5/83)

[47] El-Cerh ve’t-Ta’dil (6/82)

[48] Çok zayıf mürsel. İbn Ebî Şeybe (7/254)

[49] Lisanu’l-Mizan (5/410)

[50] Zadu’l-Mead (4/544 vd.)

[51] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)