Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

21 Ağustos 2026 Cuma

Saç ve Sakalı Siyaha Boyamanın Hükmü 2

2. BÖLÜM

“Siyah Boyadan Sakının” Hadisi

Ebu Kuhafe Kıssasında Siyah Boyadan Sakınma Ziyadesi

Enes Radıyallahu Anh Hadisi

Muhammed b. Seleme el-Harrani - Hişam b. Hassan - Muhammed b. Sirin rahimehullah yoluyla: “Enes radiyallahu anh’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in boyası sorulunca dedi ki:

إِنَّ رَسُولَ اللَهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمْ يَكُنْ شَابَ إِلَّا يَسِيرًا وَلَكِنَّ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ خَضَبَا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَجَاءَ أَبُو بَكْرٍ بِأَبِيهِ أَبِي قُحَافَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِأَبِي بَكْرٍ لَوْ أَقْرَرْتَ الشَّيْخَ فِي بَيْتِهِ لَأَتَيْنَاهُ لِكَرَامَةِ أَبِي بَكْرٍ قَالَ فَأَسْلَمَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوهُمَا وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

 “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in akları çok az idi. Lakin Ebu Bekr ve Ömer radiyallahu anhuma kına ve ketem ile boyarlardı. Ebu Bekr radiyallahu anh Mekke’nin fethi gününde babası Ebu Kuhafe’yi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Bekr radiyallahu anh’e:

“Yaşlı adam evinde otursaydı da, Ebu Bekr’in hatrı için biz ona gitseydik!” Ebu Kuhafe müslüman olmuştu, saç ve sakalı bandıkotu gibi bembeyaz idi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Onu değiştirin (boyayın) ve onu siyah renkten uzak tutun.”[1]

Bu rivayette Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhuma’nın kına ve ketem ile boyanmalarına dair ifadeler geçmektedir. Kına ve ketem, siyah renk veren bir boyadır. Ancak bu hadiste Ebu Kuhafe kıssasının zikredilmesi, dolayısıyla “Siyah renkten kaçının” ziyadesi mahfuz değildir.

Muhammed b. Seleme dışındaki raviler, Hişam b. Hassan - Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla gelen bu hadiste Ebu Kuhafe kıssasını zikretmemişlerdir

Muslim ve Tahavi’nin rivayetlerinde Abdullah b. İdris[2]

Ahmed’in rivayetinde Ruh,[3]

Tahavi’nin rivayetinde Vehb b. Cerir[4] olmak üzere bu üç ravi, Hişam b. Hassan’dan Ebu Kuhafe kıssası olmaksızın rivayet ettiler. Bu üç ravi, Muhammed b. Seleme ile kıyaslanamayacak kadar daha iyi ezberleyen ravilerdir.

Yine Muhammed b. Sirin’den bunu rivayet eden Hişam b. Hassan dışındaki raviler de Ebu Kuhafe kıssasını zikretmemişlerdir:

Buhârî, Muslim ve Beyhakî’nin; Eyyub – Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetlerinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[5]

Ebu Davud et-Tayalisi’nin Harun – Muhammed b. Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[6]

Muslim ve Ebu Ya’la’nın; Asım el-Ahvel – İbn Sirin – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayetlerinde Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir.[7]

Böylece Eyyub, Asım el-Ahvel ve Harun, İbn Sirin’den rivayetlerinde, Abdullah b. İdris, Vehb b. Cerir ve Ruh’un, Hişam b. Hassan yoluyla İbn Sirin’den rivayetlerine muvafık olmuşlardır. Muhammed b. Seleme el-Harrani’nin bu altı ravinin rivayetine karşı tercih edilmesi mümkün değildir. Muhaddisler, sikanın ziyadesini mutlak kabul etmezler. Bilakis çoğunluğun ve daha hafız olanların rivayetlerini tercih ederler.

Enes radıyallahu anh’den, İbn Sirin tarikinden başkalarına gelince, şu şekildedir:

Ahmed; Behz - Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla, Ebu Kuhafe kıssası olmaksızın rivayet etmiştir.[8]

Ahmed; Affan – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet etti.[9]

Buhârî; Ebu Nuaym – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[10]

Tirmizî, Şemail’de ve Nesâî; Ebu Davud – Hemmam – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet ettiler.[11]

Ahmed, Muslim ve Nesâî; el-Musenna b. Said – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla aynı şekilde rivayet ettiler.[12]

Ahmed; Yunus – Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[13]

Buhârî, Muslim, Ebû Dâvûd ve Ebu Ya’la; Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[14]

Abdurrazzak ve onun tarikiyle Şemail’de Tirmizî ve Begavi; Ma’mer – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[15]

Ahmed; Mu’temir – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti[16]

Ahmed ve İbn Mace; İbn Ebi Adiy – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet ettiler.[17]

Ahmed; Sehl b. Yusuf – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[18]

Ahmed ve Belazuri; Muhammed b. Abdillah – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[19]

Ahmed ve Abd b. Humeyd; Yezid b. Harun – Humeyd – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[20]

Muslim; Ebu İyas Muaviye b. Kurra – Enes radıyallahu anh yoluyla rivayet etti.[21]

Bunların hiçbirinde Muhammed b. Seleme’nin zikrettiği Ebu Kuhafe kıssası zikredilmemiştir. Bu durum, Muhammed b. Seleme’nin, bu rivayette Ebu Kuhafe kıssasını zikretmekle vehme düştüğünü veya bu kıssanın rivayete idrac edilerek eklendiğini göstermektedir.

Cabir Radıyallahu Anh Hadisi

Yahya b. Yahya – Ebu Hayseme – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla:

أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ أَوْ جاء عَامَ الْفَتْحِ أَوْ يَوْمَ الْفَتْحِ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ مِثْلُ الثَّغَامِ أَوِ الثَّغَامَةِ فَأَمَرَ أو فَأَمَرَ بِهِ إِلَى نِسَائِهِ قال غَيِّرُوا هَذَا بشيء

 “Ebu Kuhafe, fetih yılında getirildi veya kendisi geldi, saçı sakalı dağ çiçeği gibi bembeyaz idi. Kadınlarına:

“Şunu birşeyle değiştirin (boyayın)” buyurdu.”[22]

Uzra b. Sabit – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anhuma isnadıyal gelen rivayette:

اخْضِبُوا لِحْيَتَهُ

“Sakalını boyayın” buyurmuştur.”[23]

El-Hasen b. er-Rebi el-Bûranî – Abdulaziz b. Abdissamed el-Ammi – Matar b. Tahman el-Verrak – Ebu Reca el-Utaridi – Cabir b. Abdillah radıyallahu anhuma yoluyla gelen rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

اذْهَبُوا بِهِ إِلَى بَعْضِ نِسَائِهِ يُغَيِّرْنَهُ قَالَ فَذَهَبُوا بِهِ فَحَمَّرُوهَا

“Bunu hanımlarından birine götürün de boyasınlar.” Bunun üzerine onu götürdüler ve kızıla boyadılar.”[24]

Cabir radıyallahu anh’den sabit olan bu rivayetlerde “siyahtan kaçının” lafzı yoktur.

İbn Curayc – Ebu’z-Zubeyr - Cabir radıyallahu anh yoluyla:

أُتِيَ بِأَبِي قُحَافَةَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَالثَّغَامَةِ بَيَاضًا فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا بِشَيْءٍ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ

“Mekke’nin fethi günü Ebu Kuhafe getirildi, onun başı ve sakalı dağ çiçeği gibi beyaz idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Bunu değiştirin (boyayın) ve siyah renkten kaçının.”[25]

 “Siyahtan kaçının” ziyadesi illetlidir, sabit olmamıştır. Bu yüzden Muslim Zuheyr b. Muaviye’nin Ebu’z-Zubeyr’den bu ziyade olmaksızın işitmeyi tasrih ettiği rivayeti öncelemiş, arkasından İbn Cureyc’in bu ziyadeyle yaptığı rivayeti zikretmiştir. Bu Muslim’in mukaddimede açıkladığı gibi kendisinin illetlendirme yoludur.

Bu tercihin doğruluğunu destekleyen hususlardan birisi de Nesâî’nin bu hadisi Uzra b. Sabit’in Ebu’z-Zubeyr’den, bu ziyade olmaksızın rivayetini tercih etmesidir.

Ahmed Musned’inde Hasen (b. Musa el-Uşeyb) ve Ahmed b. Abdilmelik’ten şöyle dediklerini rivayet etti:  “Bize Zuheyr tahdis etti, o Ebu’z-Zubeyr’den bunu rivayet etti. Sonra İmam Ahmed dedi ki:

قَالَ حَسَنٌ قَالَ زُهَيْرٌ قُلْتُ لِأَبِي الزُّبَيْرِ أَقَالَ جَنِّبُوهُ السَّوَادَ؟ قَالَ لَا

Hasen şöyle dedi: Zuheyr dedi ki: “Ebu’z-Zubeyr’e: “Siyahtan kaçının” sözünü de söyledi mi?” diye sordum. “Hayır” dedi.”[26]

İmam Ahmed’in Hasen b. Musa el-Uşeyb yoluyla rivayetinde Zuheyr’in bizzat Ebu’z-Zubeyr’e sorduğu “Siyahtan kaçının” lafzı da var mıydı?” sorusu açıkça gösteriyor ki, bu kısım Ebu’z-Zubeyr tarafından idrac edilmiştir. Muhtemelen Ebu’z-Zubeyr bunu diğer rivayetlerde gelen ziyadeden dolayı eklemiştir.

“Siyah’tan kaçının” ziyadesi Ebu’z-Zubeyrden;

Şerik – el-Eclah – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[27] Eclah zayıftır. Şerik’in hafızası bozulmuştur.

Leys b. Ebi Suleym – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[28] Bu isnadda Leys b. Ebi Suleym zayıftır.

Muhammed b. Humeyd - Yahya b. Vadıh – el-Mugira b. Muslim – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[29] Bu isnadda Muhammed b. Humeyd zayıftır.

Abdullah b. Buzey - Eyyub es-Sahtiyani – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[30] Bunun isnadında Abdullah b. Buzey zayıftır.

Ebu Ali Ahmed b. el-Fadl b. el-Abbas b. Huzeyme – Abdullah b. Ruh – Şebabe b. Sevvar – Hayve b. Muslim – Ebu’z-Zubeyr – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet edilmiştir.[31] Bu isnadda Hayve b. Muslim meçhuldür.

İbn Cureyc Rahimehullah’ın Tedlisi

Ebu’z-Zubeyr el-Mekkî rahimehullah’tan: “Siyahtan kaçının” ziyadesini rivayet eden bu ravilerin tümü zayıf ravilerdir. Bunlar arasında yalnız İbn Cureyc sika olup, tedlis ile nitelenen bir ravidir. İbn Cureyc de bunu Ebu’z-Zubeyr’den tedlis sigası olan an’ane ile rivayet etmiştir. Buna karşın Ebu’z-Zubeyr’in bizzat kendisi bu ziyadeyi rivayet etmediğini söylemiş, Ebu’z-Zubeyr’den bu kıssayı rivayet eden sika ravilerden hiçbiri de bu ziyadeyi rivayet etmemişlerdir.

Bütün bunlar göstermektedir ki, kıssadaki “Siyahtan kaçının” şeklindeki ziyadeyi İbn Cureyc, yukarıda zikredilen zayıf ravilerden birinden işiterek bu metne idrac etmiş olmalıdır. Kâfirlere muhalefet hadisinde siyahtan kaçınma ziyadesini inceleyeceğim bölümde de görüleceği üzere, İbn Cureyc orada da an’ane ile Ata’dan, o da Cabir radıyallahu anh’den diyerek bu ziyadeyi zikretmiştir!

Darekutni dedi ki: “İbn Cureyc’in tedlisinden sakın! Zira onun tedlisi çirkin idi. Ancak İbrahim b. Ebi Yahya, Musa b. Ubeyde ve başkaları gibi cerh edilmiş birinden işittiği rivayetlerde tedlis yapardı.”

Ez-Zuhlî dedi ki: “İbn Cureyc “Bana tahdis etti” ve “işittim” derse hadisi hüccettir.” Yani bu işitme sigalarını belirmezse hüccet değildir.

Ebu Bekr b. Hallad – Yahya b. Said yoluyla: “İbn Cureyc sana kitabından rivayet etmiyorsa onun sana bir faydası olmaz.”

Ebu Bekr el-Esram, Ahmed b. Hanbel’in şöyle dediğini rivayet etti: “İbn Cureyc: “Falan dedi ki” veya “Bana haber verildi” derse münker rivayetler getirir. “Bana haber verdi” ve “işittim” derse bu sana yeter.”

Ebu’l-Hasen el-Meymuni’nin rivayetinde Ahmed b. Hanbel dedi ki: “İbn Cureyc “Dedi ki” derse ondan sakın. “İşittim” veya “sordum” derse gönülde hiçbir şüphe bırakmaz.”

Ca’fer b. Abdilvahid, Yahya b. Said’in şöyle dediğini rivayet etti: “İbn Cureyc saduktur. “Bana tahdis etti” derse o rivayeti kendisi işitmiştir. “Bize haber verdi” veya “bana haber verdi” derse bu kıraatle rivayetidir. “Dedi ki” derse bu rüzgar gibidir.” Yani işitme sigasını tasrih ederse hüccettir, bunu tasrih etmezse tedlis yapar.

Yani İbn Cureyc, bu hadiste “Siyahtan kaçının” lafzını tedlis sigası olan an’ane ile rivayet etmiştir. Şüphesiz o bunu Ebu’z-Zubeyr’den işitmemiştir. Kuvvetle muhtemeldir ki zayıf ravilerden birinden alarak tedlis yapmıştır.

Bu ziyadeyi Ebu’z-Zubeyr dışındaki bir yoldan rivayet edenler ise ancak metruk ravilerdir:

İbn Cumey’; Hafs b. Suleyman – Ebu İshak eş-Şeybani – Ebu Sufyan (Talha b. Nafi) – Cabir radıyallahu anh yoluyla rivayet etmiş ve Cabir radıyallahu anh’ın Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den “ve siyahtan kaçının” sözünü söylediğini zikretmiştir.[32]

Ancak bu isnadda Hafs b. Suleyman el-Kari metruktur.

Âdem b. Ebi İyas – Ebu Ömer el-Bezzaz – Suleyman eş-Şeybani – Ebu Sufyan (Talha b. Nafi)  – Cabir radıyallahu anh yoluyla gelen rivayette “Siyahtan kaçının” lafzı gelmiştir.[33]

Bu isnadda Ebu Ömer el-Bezzaz metruktur.

Esma bt. Ebi Bekr Radıyallahu Anha Hadisi

Abdurrahman b. Muhammed el-Muharibî – Muhammed b. İshak – Yahya b. Abbad b. Abdillah b. ez-Zubeyr – babası – Esma bt. Ebi Bekr radıyallahu anha yoluyla: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’ye girdiği zaman…” Bu rivayette Ebu Kuhafe’nin gelip müslüman olması kıssası zikredilmiş ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu geçmiştir:

غَيِّروا هَذا الشَّيبَ, وجَنِّبوهُ السَّوادَ

“Şu akları değiştirin ve siyahtan kaçının.”[34]

Bu rivayet Muhammed b. İshak etrafında dönmektedir.

el-Muharibi – İbn İshak yoluyla, “Siyahtan kaçının” lafzıyla rivayet etmiştir. Bir topluluk ise onun bu rivayetine muhalefet etmişlerdir.

Birincisi: İshak b. Rahuye’nin Cerir b. Hazım yoluyla rivayetinde Ebu Kuhafe’nin saç ve sakalıyla ilgili kısım yoktur.[35]

İkincisi: Ahmed, Taberani ve İbn Hibban’ın, İbrahim b. Sa’d yoluyla rivayetlerinde siyahtan kaçınma ile ilgili lafız yoktur. [36]

Üçüncüsü: Hâkim ve Beyhakî, Yunus b. Bukeyr yoluyla rivayet etmişler, Ebu Kuhafe’nin saç sakalından bahsedilmemiştir.[37]

Bu üç ravi, el-Muharibi’nin zikrettiği şeyi zikretmemişlerdir. El-Muharibi ise müdellis olup an’ane ile rivayet etmiştir. Hafız İbn Hacer onu müdellislerin, an’anesi kabul edilmeyecek olan üçüncü tabakasında zikretmiştir. Hatta onun meçhul ve metruk ravilerden tedlis yapması sebebiyle dördüncü tabakadan olduğunu söyleyenler de vardır.

Ahmed dedi ki:  “el-Muharibi’nin Ma’mer’den bir şey işittiğinbi bilmiyorum. Bize ulaştığına göre el-Muharibî mudellis idi.”[38]

Ukaylî dedi ki: “Abdullah b. Ahmed bize tahdis edip dedi ki: “Babama el-Muharib’inin Asım’dan, onun Ebu Osman’dan, onun da Cerir radıyallahu anh’den şöyle dediğini rivayet ettiği söylendi: “Dicle ile Duceyl arasında bir şehir kurulur.” Babam dedi ki: “el-Muharibi, Sufyan’ın kardeşinin oğlu olan Seyf b. Muhammed ile otururdu. Seyf ise yalancı idi. Zannediyorum el-Muharibi bunu ondan işitmiştir.”[39]

Görüldüğü üzere, el-Muharibi, yalancılardan tedlis yapmakla itham edilmiştir. Bu tarik de şahit ve mutabaata elverişli değildir.

Bu Kıssayla İlgili Sabit Olmayan Rivayetler

Ebu Bekr Radıyallahu anh Hadisi

İbrahim b. Said el-Cevheri – Huseyn b. Muhammed (el-Mervezi) – Abdullah b. Abdilmelik el-Fihrî – el-Kasım b. Muhammed – babası – Ebu Bekr radıyallahu anh yoluyla: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Kuhafe hakkında şöyle buyurdu:

اخضبوه - يَعْنِي أَبَا قُحَافَة - وَلَا تقربوه السوَاد

“Onu boyayın ve onu siyaha yaklaştırmayın.”[40]

Bu rivayet çok zayıftır. İsnadında Abdullah b. Abdilmelik el-Fihrî metruktur.

Ebu Hureyre Radıyallahu Anh Hadisi

Abdan b. Ahmed – Ebu Gassan Mahbub b. Abdillah en-Numeyri – Ebu Sufyan el-Medini – Davud b. Ferahic – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla:

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi feth ettiği zaman Ebu Bekr radıyallahu anh onun yanında kalktı ve dedi ki:  “Babam ve annem sana feda olsun ey Allah’ın rasulü! Ebu Kuhafe çok yaşlıdır. O Mekke’nin uzak bir köşesindedir.” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

قُمْ بِنَا إِلَيْهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هُوَ أَحَقُّ أَنْ يَأْتِيَكَ فَجِيءَ بِأَبِي قُحَافَةَ كَأَنَّ لِحْيَتَهُ وَرَأْسَهُ ثَغَامَةٌ بَيْضَاءُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

 “Kalk da biz ona gidelim.” Dedi ki: “Ey Allah’ın rasulü! Onun sana gelmesi daha layıktır.” Bunun üzerine Ebu Kuhafe getirildi. Sakalı ve saçı dağ çiçekleri gibi bembeyaz idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Onu (boyayarak) değiştirin, siyahtan da kaçının.”[41]

Bu isnadda Mahbub b. Abdillah en-Numeyri meçhuldür. Meçhulu’l-ayn olan ravilerin rivayeti şiddetli zayıf türündendir. Bu yüzden şahit ve mutabaata gelmez.

İbn Abbas Radıyallahu Anhuma Hadisi

Osman b. Ca’fer b. Muhammed es-Sufi – Ahmed b. Abdilvehhab b. Necde – Yahya b. Salih – Muhammed b. Abdilmelik – Ata b. Ebi Rabah – İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla:

أَخَذَ أَبُو بَكْرٍ بِيَدِ أَبِي قُحَافَةَ، فَأَتَى بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ… فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَيِّرُوا رَأْسَهُ وَلِحْيَتَهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ قَالَ فَخَضَبْتُ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ

“Ebu Bekr radıyallahu anh Ebu Kuhafe’nin elinden tuttu ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirdi… bu rivayetin sonunda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu geçer:

“Onun saçını ve sakalını boyayın, siyahtan kaçının.” Bunun üzerine onu kına ve ketem ile boyadılar.”[42]

Bunun isnadında Muhammed b. Abdilmelik el-Ensari hadis uyduran birisidir.

İbn Amr Radıyallahu Anhuma Hadisi

 Sadaka b. Mansur – Ebu Ma’mer – Asım b. Suleyman et-Temimi – İsmail b. Umeyye – Amr b. Şuayb – babası – dedesi (Abdullah b. Amr) radıyallahu anhuma yoluyla:

جِيءَ بِأَبِي قُحَافَةَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسلَّمَ يَوْمَ الْفَتْحِ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَأَنَّهَا ثَغَامَةٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسلَّمَ غَيِّرُوا هَذَا الشَّيْبَ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“Ebu Kuhafe, fetih gününde Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e getirildi, saçı sakalı dağ çiçeği gibi bembeyaz idi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Şu akları değiştirin, siyahtan da kaçının.”[43]

Bu isnadda Asım b. Suleyman metruktur. Dolayısıyla bu tarik de şiddetli zayıf olduğundan şahit ve mutabaata elverişli değildir.

Ez-Zuhri Rahimehullah’ın Mürseli

Ebu’l-Velid Halef b. el-Velid el-Cevherî – Abbad b. Abbad – Ma’mer – ez-Zuhri yoluyla:

إِنَّ أَبَا بَكْرٍ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِأَبِيهِ يَوْمَ الْفَتْحِ وَهُوَ أَبْيَضُ الرَّأْسِ وَاللِّحْيَةِ كَأَنَّ رَأْسَهُ وَلِحْيَتَهُ ثَغَامَةٌ بَيْضَاءُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَلَا تَرَكْتَ الشَّيْخَ حَتَّى أَكُونَ أَنَا آتِيهِ ثُمَّ قَالَ أَخَضِبُوهُ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“Ebu Bekr radıyallahu anh, Fetih günü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e babasını getirdi. Onun saç ve sakalları bembeyaz idi. Başı ve sakalları beyaz dağ çiçekleri gibiydi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“İhtiyarı bıraksaydınız da ben ona gitseydim.” Sonra buyurdu ki: “Onu boyayın, siyahtan da kaçının.”[44]

Bu hadis mürsel olmakla beraber isnadında Abbad, yanılgıları olan bir ravidir. İbn Cerir et-Taberî dedi ki: “Abbad b. Abbad, sikadır ancak bazen rivayetlerinde yanlışlar yapar.” İbn Sa’d da aynısını söylemiş ve şunu da söylemiştir: “Talep ile bilinirdi, güzel bir şekli vardı. Hadiste kuvvetli değildi.”[45]

Ya’kub b. Şeybe, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Main ve başkaları onun sika olduğunu söylemişlerdir.[46]

Abdurrahman b. Ebi Hatim dedi ki: “Babama Abbad b. Abbad el-Muhellebi’yi sordum. Dedi ki: “Saduktur, onda bir sakınca yoktur.” Kendisine: “Hadisi hüccet olur mu?” denilince de: “Hayır” dedi.[47]

Her halukarda Abbad b. Abbad sikadır, lakin bu hadis mürseldir. Zuhrî gibi tabiinin küçüklerinin tabakasındakilerin mürsellerindeki zayıflık ise şiddetlidir. Çünkü arada birden fazla ravinin düşerek mu’dal bir rivayet olması ihtimali vardır. Böylece bu tarik de şahit ve mutabaata elverişli değildir.

Katade Rahimehullah’ın Mürseli

Osman b. Mutarrif – Hişam – Katade rahimehullah yolyla:

أَوَّلُ مَخْضُوبٍ خُضِبَ فِي الْإِسْلَامِ أَبُو قُحَافَةَ أُرِيَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَرَأْسُهُ مِثْلُ الثَّغَامَةِ فَقَالَ غَيِّرُوهُ بِشَيْءٍ وَجَنِّبُوهُ السَّوَادَ

“İslam’da ilk boyanan kişi Ebu Kuhafe olmuştur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun dağ çiçekleri gibi bembeyaz olduğunu görünce şöyle buyurmuştur:

“Bunu bir şeyle boyayın, siyahtan da kaçının.”[48]

Bunun isnadında Osman b. Mutarrif metruktur. İbn Hazm onun hakkında: “Sakıt” demiştir.[49]

Ayrıca Katade’nin mürselleri mu’dal türünden olup çok zayıftır.

Bu tarikin de zayıflığı şiddetli olduğundan şahit ve mutabaata elverişli değildir.

Kâfirlere Muhalefet Hadisinde Siyahtan Sakınma Ziyadesi

Enes Radıyallahu Anh Hadisi

Yunus b. Bukeyr - İbn Lehia – Halid b. Ebi İmran – Said b. İshak b. Ka’b b. Ucra - Enes radıyallahu anh yoluyla: Dedi ki:

كُنَّا يَوْمًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلَتْ عَلَيْهِ الْيَهُودُ فَرَآهُمْ بِيضَ اللِّحَى فَقَالَ مَا لَكُمْ لَا تُغَيِّرُونَ؟ فَقِيلَ إِنَّهُمْ يَكْرَهُونَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لَكِنَّكُمْ غَيِّرُوا وَإِيَّايَ وَالسَّوَادَ

“Bir gün Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in yanındaydık. Onun yanına Yahudiler girdiler. Onların sakallarının beyaz olduğunu görünce:

“Size ne oluyor da boyamıyorsunuz?” buyurdu. Denildi ki:

“Onlar boyamayı çirkin görüyorlar.” Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Lakin sizler boyayın, siyahtan sakının.”[50]

Yunus – İbn Vehb – İbn Lehia – Halid b. Ebi İmran – Sa’d b. İshak b. Ka’b b. Ucra – Enes b. Malik radıyallahu anh yoluyla:

دخلت يهود على رَسُول الله صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم  فَسَأَلَ عَنْهُم؟ فَقَالُوا يهود يَا رَسُول الله وهم لَا يصبغون الشّعْر فَقَالَ غيروا سِيمَا الْيَهُود وَلَا تغيرُوا بسواد

“Yahudiler Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına girdiler. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onlar hakkında sorunca dediler ki:

“Bunlar Yahudilerdir ey Allah’ın rasulü! Onlar saç ve sakallarını boyamazlar.” Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Siz Yahudilerin görüntüsünü değiştirin (boyayın) ve siyah ile boyamayın.”[51]

Kuteybe – İbn Lehia – Halid b. Ebi İmran – Sa’d b. İshak b. Ka’b b. Ucra – Enes b. Malik radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تُقَرِّبُوهُ السَّوَادَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

“Ağaran kıllarınızı değiştirin, siyahtan sakının, Yahudilere benzemeyin.”[52]

İbn Vehb ve Kuteybe b. Said, İbn Lehia’nın kitapları yanmasından önce rivayette bulunanlardandır. Lakin bu tariklerin hepsinde de İbn Lehia tedlis sigası olan an’ane ile rivayet etmiştir. 

Ebu Ubeyd el-Âcurri dedi ki: “Ebu Davud’u şöyle derken işittim: “Kuteybe (b. Said) dedi ki: “Biz İbn Lehia’nın hadisini ancak yeğeninin kitaplarından veya İbn Vehb’in kitaplarından yazıyorduk.”[53]

İbn Lehia Rahimehullah’ın Tedlisi

Ancak İbn Lehia’nın kitaplarının yanması ve hafızasınn bozulmasından önce de zayıf ravilerden tedliste bulunduğu sabit olmuştur. Bu sebeple öncekilerin rivayetlerinde de an’ane yapmadığından emin olmak gerekir. Bu hadisi ise İbn Lehia an’ane ile rivayet etmiştir.

Abdurrahman b. Ebi Hatim dedi ki: “Ebu Zur’a’ya İbn Lehia’dan (hafızasının bozulması ve kitaplarının yanmasından) önce işiten ravilerin rivayeti soruldu. Dedi ki:

“Sonrakiler ile öncekilerin rivayeti aynıdır. Ancak Abdullah b. el-Mubarek ve İbn Vehb rivayetlerin asıllarını araştırır ve ondan yazarlardı. Diğerleri ise şeyten (her rivayeti) alırlardı. İbn Lehia’nın zaptı iyi değildir ve hadisiyle hüccet getirilecek kimselerden değildir.”[54]

Amr b. Ali (el-Fellas) dedi ki: “Abdullah b. Lehia’nın kitapları yandı. Bundan önce kendisinden hadis yazan İbnu’l-Mubarek, Abdullah b. Yezid el-Mukri gibilerin rivayeti, kitaplarının yanmasından sonra rivayet edenlerden daha sahihtir. İbn Lehia ise zayıftır.”[55]

Bu açıklamalar, İbn Lehia’nın kitaplarının yanmasından önce rivayet edenlerin rivayetlerinin mutlak sahih olmadıklarını göstermektedir.

İbn Ebî Hâtim dedi ki: “Babama dedim ki: “İbnu’l-Mubarek, İbn Vehb gibilerin İbn Lehia’dan rivayetleri hüccet olur mu?” Dedi ki: “Hayır”[56]

Ebu Hatim müteşeddidlerdendir, İbn Lehia’nın kitaplarının yanmasından önceki rivayetleri konusunda da bu şekilde şiddet göstermiştir. Bu konuda orta yol, İbn Lehia, işitme sigasını tasrih etmişse ve ondan rivayet eden kişi, kitaplarının yanmasından önce rivayet edenlerden ise, hadisi hasendir.

İşitmenin tasrih edilmesi şartı, tedlis şüphesinin ortadan kalkması içindir. İbn Hibban, İbn Lehia’nın zayıf kimselerden tedlis yaptığını zikretmiş ve şöyle nakletmiştir:

Abdurrahman b. Mehdi dedi ki: “İbn Lehia’dan az ya da çok rivayet almam. İbn Lehia’ya içinde: “Bize Amr b. Şuayn tahdis etti” ifadesi geçen bir kitap yazıldı. Bunu İbnu’l-Mubarek’e okudum. İbnu’l-Mubarek onu kendi yazısından çıkardı ve gördü ki şu şekildedir: İbn Lehia’dan, dedi ki: bana İshak b. Ebi Ferve rivayet etti, o Amr b. Şuayb’dan rivayet etti…”

İbn Hibban bunu naklettikten sonra şöyle demiştir: “Sonrakilerin İbn Lehia’nın kitaplarının yanmasından sonraki rivayetlerine gelince, onlarda münkerler çoktur. Çünkü o, kendisine okunan rivayetler ile kendisinin rivayeti ya da başkalarının rivayetleri olmasına aldırmadan rivayet etmiştir. Kitaplarının yanmasından önce rivayette bulunan öncekilerin rivayetlerinin de araştırılması gerekir. Çünkü onlarda da zayıf ve metruk ravilerden tedlis yapılmış rivayetler bulunabilmektedir…”[57]

El-Ukaylî, Muhammed b. İsa – Muhammed b. Ali yoluyla şöyle rivayet etmiştir: “Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel) rahimehullah’ın İbn Lehia’dan bahsederek şöyle dediğini işittim:

“el-Musenna b. es-Sabbah’ın Amr b. Şuayb’dan rivayetlerini yazardı. Sonran bunları kendisinin Amr b. Şuayb’dan rivayeti gibi zikretmeye başladı.”[58]

Bu anlatılanlar İbn Lehia’nın zayıf ravilerden tedlis yaptığını açıkça göstermektedir. Hafız İbn Hacer, İbn Lehia’nın an’anesini tedlisin beşinci mertebesinde zikretmiştir. Bu mertebedekiler, işitmeyi tasrih etmedikleri sürece hadisi kabul edilmeyen müdellis ravilerdir.

Enes radıyallahu anh’den gelen başka tariklerde ise; Yahudi ve Hristiyanlara muhalefet ederek akları boyamak mutlak ifadeyle emredilmiş, siyahtan kaçınma şartı zikredilmemiştir:

Enes Radıyallahu Anh’den Diğer Bir Tarik

Ömer b. Muhammed ez-Zeyyat – Umeyye b. Muhammed b. İbrahim el-Mueddib - Muhammed b. Musa el-Harişî – Hammad b. Zeyd – Sabit – Enes radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

“Akları değiştirin, Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”[59]

Muhammed b. Musa el-Harişî hakkında Ebû Dâvûd: “Zayıf” demiş, Nesâî: “saduk” demiştir.[60] Mesleme: “Basralı salih bir kimsedir” demiştir. İbn Hibban es-Sikat’ta zikretmiştir. Umeyye b. Muhammed b. İbrahim el-Mueddib’in hal tercemesini bulamadım.

Enes Radıyallahu Anh’den Diğer Bir Tarik

Muhammed b. Merzuk el-Basrî – Ömer b. Yunus el-Yemami – el-Habbab (b. Fudale) – Enes b. Malik radıyallahu anh yoluyla:

أَن رَسُول الله صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم كَانَ يَقُول غيروا الشّعْر

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Saç ve sakalları boyayın” derdi.”[61]

İsnadında Habbab b. Fudale’de zayıflık vardır.

Cabir Radıyallahu Anh Hadisi

İsa b. Salim eş-Şaşi – Selm b. Salim – İbn Curayc -  Atâ - Cabir radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تُقَرِّبُوهُ السَّوَادَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِأَعْدَائِكُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ وَخَيْرُ مَا غَيَّرْتُمْ بِهِ الشَّيْبَ الْحِنَّاءُ وَالْكَتَمُ

“Ağaran kılları (boyayarak) değiştirin, siyah renge yanaşmayın. Müşriklerden olan düşmanlarınıza benzemeyin. Değiştirdiğiniz (boyadığınız) şeylerin en iyisi kına ve ketemdir.”[62]

Bunun isnadında Selm b. Salim el-Belhî zayıftır. İbn Curayc mudellis olup an’ane ile rivayet etmiştir.

Bu hadisin metni “siyaha yanaşmayın” kısmı dışında şahit ve mutabaatları ile sabit olmuştur.

Daha önce Cabir radıyallahu anh’ın Ebu Kuhafe kıssasında “siyahtan kaçının” ziyadesi konusunda da İbn Cureyc’in bu lafzı zayıf ravilerden alarak tedlis ile bu hadise idrac etmiş olma ihtimalinden bahsetmiştim. Burada da aynı durum söz konusudur.

Ebu Bekr b. Ebi Hayseme – İbrahim b. Ar’ara – Yahya b. Said – İbn Cureyc yoluyla: “Ben “Atâ dedi ki” dersem, ondan işittiğimi söylemesem de ondan işitmişimdir.”

Lakin İbn İbrahim b. Hâni’nin rivayetinde Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir: “İbn Cureyc’in: “Atâ dedi ki” veya “Atâ’dan” şeklinde yaptığı rivayetleri, Atâ’dan işitmemiştir.”[63]

Yani İbn Cureyc’in Atâ b. Ebi Rabah’tan rivayetlerinde de tedlis yapmış olması ihtimali vardır. Bu yüzden İbn Cureyc, kendisinin bizzat işittiğine delalet eden bir lafız kullanmadan rivayet ederse ona itibar edilmez. Çünkü daha önce açıklandığı gibi o, zayıf ravilerden tedliste bulunan birisidir. Buradaki rivayeti de an’ane ile yaptığından bu hadiste “siyahtan kaçının” lafzı sahih değildir. Hadisin metnindeki diğer ifadeler ise başka yollardan sabit olmuştur.

Ebu Hureyre Radıyallahu Anh Hadisi

El-Hasen b. Harun - Mekkî b. İbrahim – Abzulaziz b. Ebi Ravvad – Muhammed b. Ziyad – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ

“Ağaran kılları boyayarak değiştirin, Yahudilere benzemeyin. (Boyada) Siyahtan kaçının.”[64]

Bunun isnadında el-Hasen b. Harun en-Nisaburi’yi İbn Hibban’dan başkası tevsik etmemiştir.

Abdulaziz b. Ebi Ravvad’ın hıfzında zayıflık vardır ve çok hata eder.[65] İbn Adiy bu hadisi onun tabi olunmayan münker rivayetlerinden saymıştır.

Bu münkerliğin sebebi, Ebu Hureyre radıyallahu anh’den bu konuda sahih yollarla gelen rivayetlerin hiçbirinde “siyahtan kaçının” ziyadesi zikredilmemiştir:

Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’den Diğer Tarikler

Salih – İbn Şihab – Ebu Seleme b. Abdirrahman ve Suleyman b. Yesar - Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إِنَّ اليَهُودَ وَالنَّصَارَى لاَ يَصْبُغُونَ فَخَالِفُوهُمْ

“Muhakkak ki Yahudiler ve Hristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar. Siz onlara muhalefet edin.”[66]

Muhammed b. Abdillah b. Numeyr – İbn İdris – Muhammed b. Amr – Ebu Seleme - Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

“Ağaran kılları (boyayarak) değiştirin, Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”[67]

Ömer b. Ebi Seleme – Ebu Seleme b. Abdirrahman – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

أَعْفُوا اللِّحَى وَخُذُوا الشَّوَارِبَ وَغَيِّرُوا شَيْبَكُمْ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

“Sakalı serbest bırakın, bıyıkları alın, aklarınızı değiştirin, Yahudilere ve Hristiyanlara benzemeyin.”[68]

Ömer b. Ebi Seleme – babası – Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِاليَهُودِ

“Akları (boyayarak) değiştirin, Yahudilere benzemeyin.”[69]

Bu hadislerde, kâfirlere muhalefet ederek saç ve sakallardaki akları boyamak mutlak ifadeyle emredilmiş, siyahtan kaçınma şartı zikredilmemiştir!

Akları Boyayarak Kâfirlere Muhalefet Etme Emrinde Siyahtan Kaçınma Şartı Zikredilmemiştir

Başka sahabilerden gelen rivayetlerde de akları boyayarak kâfirlere muhalefet etme emri, siyahtan kaçınma şartı söz konusu olmaksızın gelmiştir:

Ez-Zubeyr Radıyallahu Anh’den

Muhammed b. Kunase – Hişam b. Urve – Osman b. Urve – babası – ez-Zubeyr radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

“Ağaran kılları değiştirin (boyayın). Yahudilere benzemeyin.”[70]

İbn Abbas Radıyallahu Anhuma’dan

Ebu İsmail İbrahim b. Suleyman el-Mueddib – Rişdeyn b. Kureyb – babası - İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluyla: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

لاَ تَشَبَّهُوا بِالأَعَاجِمِ غَيِّرُوا اللِّحَى

“Acemlere benzemeyin, sakallarınızı boyayın.”[71]

Aişe Radıyallahu Anha’dan

Hişam b. Urve – babası - Aişe radıyallahu anha yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَالنَّصَارَى

“Aklarınızı boyayın, Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”[72]

İbn Ömer Radıyallahu Anhuma’dan

Ahmed b. Cenab – İsa b. Yunus – Hişam b. Urve ve Ubeydullah b. Ömer – Urve b. ez-Zubeyr ve Nafi - İbn Ömer radıyallahu anhuma yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

“Ağaran kılları (boya ile) değiştirin. Yahudilere benzemeyin.”[73]

Abdurrahman b. Avf Radıyallahu Anh’den

Muhammed b. Amr – Ebu Seleme b. Abdirrahman b. Avf – babası Abdurrahman b. Avf radıyallahu anh yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَلَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ

““Aklarınızı boyayın, Yahudilere benzemeyin.”[74]

Nafi b. Cubeyr Rahimehullah’tan Mürsel

Abdulvehhab b. Ata el-Haffaf – İbn Curayc – Osman b. Ebi Suleyman – Nafi b. Cubeyr b. Mut’im rahimehullah yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّروا ولاَ تَشَبَّهوا بِاليَهودِ قالَ فَصَبَغَ أَبو بَكرٍ بِالحِنّاء والكَتَمِ وصَبَغَ عُمَرُ فاشتَدَّ صَبغُهُ وصَفَّرَ عُثمانُ بن عَفّانَ

“(Akları) boyayın, Yahudilere benzemeyin.” Bunun üzerine Ebu Bekr radıyallahu anh kına ve ketemle boyandı. Ömer radıyallahu anh boyasını koyu sarı yaptı. Osman b. Affan radıyallahu anh de sarıya boyadı.”[75]

Mürsel olup, ravileri güvenilirdir.

Urve b. ez-Zubeyr Rahimehullah’tan Mürsel

Abdullah b. Numeyr – Hişam b. Urve – babası (Urve b. ez-Zubeyr) rahimehullah yoluyla: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

غَيِّروا الشَّيبَ ولاَ تَشَبَّهوا بِاليَهودِ

“Akları boyayın, Yahudilere benzemeyin.”[76]

Siyahın Şeytanın Boyası Olduğuna Dair Rivayetler

İbn Abbas Radıyallahu Anhuma Hadisi

Muhammed b. el-Hasen b. Ali b. Said Ebu’l-Hasen et-Tirmizî – Ebu Said Muhammed b. el-Huseyn b. Meysera – Ebu Bekr Muhammed b. Ebi Şuayb el-Havatimî – Beni Şeybe’nin azatlısı İbrahim b. Mahled b. Suleym el-Haşşab – İbn Cureyc – Atâ – İbn Abbas radıyallahu anhuma yoluıya: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kıyamet alametlerini zikrettiği uzunca bir hadiste şu ifadeler geçmektedir:

…تَتَشَبَّبُ الْمَشْيَخَةُ قَالَ قُلْتُ وَمَا تَشَبُّبُ الْمَشْيَخَةِ؟ قَالَ إِنَّ الْحُمْرَةَ خِضَابُ الإِسْلامِ وَالصُّفْرَةُ خِضَابُ الإِيمَانِ وَالسَّوَادُ خِضَابُ الشَّيْطَانِ…

“…Yaşlılar gençleşmeye çalışırlar.” Dedim ki: “Yaşlıların gençleşmeye çalışması nedir?” Buyurdu ki:

“Muhakkak ki kırmızı İslam’ın boyasıdır. Sarı imanın boyasıdır. Siyah ise şeytanın boyasıdır…”[77]

Bu çok zayıf bir rivayettir. Muhammed b. el-Hasen et-Tirmizî’yi Hatib Tarih’inde cerh ve ta’dilde bulunmaksızın zikretmiştir, mesturdur. Ebu Said İbn Meysera ve İbrahim b. Mahled el-Haşşab’ın hal tercemelerini bulamadım. Bu iki ravi meçhuldürler.

Ömer Radıyallahu Anh’ın Sözü

Harun b. Ömer – Damra b. Rebia – Abdulaziz b. Ebi Ravvad yoluyla:

اخْتَضَبَ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ بِالسَّوَادِ فَجَاءَ إِلَى عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَقَالَ لَهُ مَنْ أَنْتَ؟ قَالَ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ قَالَ فَرَضِيتَ بَعْدَ أَنْ كَانَ يُقَالُ لَكَ كَهْلُ قُرَيْشٍ أَنْ يُقَالَ لَكَ شَابٌّ مِنْ شَبَابِ قُرَيْشٍ؟ ثُمَّ قَالَ خِضَابُ الْإِيمَانِ الصُّفْرَةُ وَخِضَابُ الْإِسْلَامِ الْحُمْرَةُ وَخِضَابُ الشَّيْطَانِ السَّوَادُ

“Amr b. el-As radıyallahu anh siyah ile boyanmış olduğu halde Ömer radıyallahu anh’e geldi ve selam verdi. Ömer radıyallahu anh ona: “Sen kimsin?” dedi. O da: “Amr b. el-Âs” dedi. Ömer radıyallahu anh dedi ki:

“Sana Kureyş’in olgunu denilmesinden sonra Kureyş’in gençlerinden biri denilmesine mi razı oldun?” Sonra (İbn Ebi Ravvad dedi ki) “İmanın boyası sarıdır. İslam’ın boyası kızıldır. Siyah ise şeytanın boyasıdır.”[78]

Abdulaziz b. Ebi Ravvad’da zayıflık vardır ve Ömer radıyallahu anh’e yetişmemiştir. Doğrusu son cümle Abdulaziz b. Ebi Ravvad’ın sözüdür.

Nitekim İbn Ebi Hayseme Tarihinde, Harun b. Ma’ruf – Damra b. Rebia yoluyla bu son cümleyi İbn Ebi Ravvad’ın kendisinin söylediğini rivayet etmiştir.[79]

Amr b. el-As radıyallahu anh’ın bu kıssası diğer bir tarikten de rivayet edilmiş ve bunda son cümle yer almamıştır:

İbn Vehb – İbn Lehia – Ebu Kubeyl el-Meafiri yoluyla:

دَخَلَ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ عَلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ وَقَدْ صَبَغَ رَأْسَهُ وَلِحْيَتَهُ بِالسَّوَادِ فَقَالَ عُمَرُ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ مَنْ أَنْتَ؟ قَالَ أَنَا عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ قَالَ فَقَالَ عُمَرُ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ عَهْدِي بِكَ شَيْخًا وَأَنْتَ الْيَوْمَ شَابٌّ عَزَمْتُ عَلَيْكَ إِلَّا مَا خَرَجْتَ فَغَسَلْتَ هَذَا السَّوَادَ

“Amr b. el-As radıyallahu anh, saç ve sakallarını siyaha boyamış halde Ömer b. el-Hattab radıyallahu anh’ın yanına girdi. Ömer radıyallahu anh ona: “Sen kimsin?” dedi. O da: “Ben Amr b. el-As’ım” dedi. Ömer radıyallahu anh dedi ki: “Sen yaşlı biriydin, bugün ise bir gençsin! Mutlaka yanımdan çıktığında bu siyahlıkları yıka!”[80]

Bunun isnadı kopuktur. Ebu Kubeyl ashaba yetişmemiştir. Ondan rivayet eden İbn Lehia da müdellis olup bunu an’ane ile rivayet etmiştir.

Mucahid Rahimehullah’ın Mürseli

Kesir b. Hişam – Nahiz b. Salim – Musa b. Dinar mevla Ebi Bekr – Mucahid rahimehullah yoluyla:

رَأَى النَّبيُّ صَلى الله عَلَيه وسَلم رَجُلاً أَسوَدَ الشَّعر قَد رَآهُ بِالأَمس أَبيَضَ الشَّعر قالَ مَن أَنتَ؟ قالَ أَنا فُلاَنٌ قالَ بَل أَنتَ شَيطانٌ

“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem önceki gün saçı sakalı ak olarak gördüğü birinin saçı sakalını siyah görünce:

“Sen kimsin?” buyurdu. O da: “Falanım” dedi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Bilakis sen bir şeytansın!”[81]

Mürsel olmakla beraber isnadında Nahiz b. Salim meçhul, Musa b. Dinar yalanla itham edilmiş metruk bir ravidir.

Ufeyr b. Ma’dan Rahimehullahın Sözü

Kadı Ebu Bekr el-Hîrî – Muhammed b. Ya’kub el-A’sam – Bahr b. Nasr – İbn Vehb – Mesleme b. Ali – Ufeyr b. Ma’dan veya başkası yoluyla:

الصُّفْرَةُ خِضَابُ الْإِيمَانِ وَالْحُمْرَةُ صِبَاغُ الْإِسْلَامِ وَالسَّوادُ صِبَاغُ آلِ فِرْعَوْنَ

“Sarı iman boyasıdır. Kırmızı İslam boyasıdır. Siyah ise Firavun ailesinin boyasıdır.”[82]

Bunun isnadı çok zayıftır. Mesleme b. Ali metruktur. Ufeyr b. Ma’dan da zayıftır.

Bu Bölümün Neticesi

Ebu Kuhafe kıssasında siyahtan sakınma ile ilgili ziyade sabit olmamıştır. Bu ziyadenin rivayetinde en kuvvetli tarik, Muhammed b. Seleme el-Harrani’nin kendisinden daha kuvvetli olan sikalara muhalif olarak Enes radıyallahu anh hadisi içerisinde zikrettiği Ebu Kuhafe kıssasında “Siyahtan kaçının” ziyadesidir.

Kâfirlere muhalefet ederek ağaran saç ve sakalları boyama emri, mahfuz olan rivayetlerde mutlak ifadeyle zikredilmiş ve siyah boyadan sakındıran bir lafız Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den sabit olmamıştır.

Bu ziyadenin sahih kabul edilmesi halinde de siyaha boyamanın haramlık hükmü sarih değildir. İbn Kayyım el-Cevziyye rahimehullah şöyle demiştir: “Şayet şöyle denilirse: “Sahihu Muslim’de Ebu Kuhafe hakkında siyahla boyanmaktan yasaklama sabit olmuştur…. Ketem ise saç ve sakalı siyahlaştırır.” Buna iki açıdan cevap verilir:

Birincisi: Yasak, sadece siyah ile ilgilidir. Ama kına içine ketem vb. gibi başka bir şey katılırsa, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü kına ile ketem saça kırmızı ile siyah arasında bir renk verir. "Vesme" ise böyle değildir. O saça kömür siyahlığı verir. Bu izah, diğerinden daha doğrudur.

İkincisi: Siyaha boyama yasağı, başkalarını aldatma söz konusu olduğu zamana aittir. Meselâ cariyenin ve yaşlı kadının saçını boyamak, böylece ko­cayı ve yeni müşteriyi aldatmak, yaşlı ihtiyar adam kendisini genç göstermek ve böylece kadını kandırmak için saçını boyamak gibi hallere aittir. Çünkü bu bir hile ve aldatma (tedlis) kabilindendir. Ama böyle bir durum içermiyorsa bir sakınca yoktur.”[83]

İbn Mulakkin, İbn Ebi Asım’ın Kitabu’l-Hidab’da şöyle dediğini nakletmiştir: “Ebu Kuhafe hakkında söylediği: “Siyahtan kaçının” sözüne gelince, bunu ancak onun görünüm şekliyle ilgili olarak söylemiştir. Çünkü siyaha boyanmak, kendisine yakışacak olan ve yüzü parlak olan kimse için söz konusu olur. Ebu Kuhafe ise çok yaşlı idi ve onun gibisine bu uygun düşmezdi. Burada problem yoktur. Ez-Zuhrî şöyle demiştir: “Biz yüzümüz yeni iken siyaha boyanır, yüzümüz ve dişlerimiz eskidiğinde terk ederdik.”[84]

Siyah boyanın şeytanın boyası olduğunu ifade eden rivayetler de itibar edilmeyecek kadar çürük yollardan gelmiştir.



[1] Ma’lul. Ebu Yâ’lâ (5/216) Ahmed (3/160) İbn Hibbân (12/286) Hâkim (3/272) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3686) Bezzar (Keşfu’l-Estar 2981) Ziyau’l-Makdisi el-Muhtare (7/157) el-Elbani es-Sahiha (496)

[2] Sahih. Muslim (2341) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3685)

[3] Sahih. Ahmed (3/206)

[4] Sahih. Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3691)

[5] Sahih. Buhârî (5894) Muslim (2341) Beyhakî (7/309)

[6] Sahih. Tayalisi (2100)

[7] Sahih. Muslim (2341) Ebu Ya’la (2729)

[8] Sahih. Ahmed (3/192)

[9] Sahih. Ahmed (3/251)

[10] Sahih. Buhârî (3550)

[11] Sahih. Tirmizî Şemail (36) Nesâî (5086)

[12] Sahih. Ahmed (3/216) Muslim (2341) Nesâî (5087)

[13] Sahih. Ahmed (3/227)

[14] Sahih. Buhârî (5895) Muslim (2341) Ebû Dâvûd (4209) Ebu Ya’la (3364)

[15] Sahih. Abdurrazzak (20178, 20185) Tirmizî eş-Şemail (37) Begavi Şerhu’s-Sunne (3653)

[16] Sahih. Ahmed (3/100)

[17] Sahih. Ahmed (3/108) İbn Mace (3629)

[18] Sahih. Ahmed (3/178)

[19] Sahih. Ahmed (3/188) Belazuri Ensabu’l-Eşraf (10/76)

[20] Sahih. Ahmed (3/201) Abd b. Humeyd (1414)

[21] Sahih. Muslim (2341)

[22] Sahih. Muslim (2102) Ebu Avane (1513) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41)

[23] Sahih. Hakim (3/273) Nesâî (5242) Nesâî Sunenu'l-Kubrâ (9348)

[24] Hasen. Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) Taberî Tehzibu’l-Asar (903-904)

[25] Ma’lul. Muslim (2102) Ebû Dâvûd (4204) Nesâî (5076) İbn Hibban (12/286) Beyhakî (7/311)

[26] Sahih. Ahmed (3/338) İbn Sa’d Tabakat (6804) Tayalisi (1753) İbnu’l-Ca’d Musned (2652)

[27] Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (5658) Taberânî Mu'cemu's-Sagir (483) Ebu Ya’la (3/352)

[28] Ahmed (3/316, 322) Abdurrazzak (11/154) İbn Mace (3624) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) İbn Ebî Şeybe (5/182) Taberî Tehzibu’l-Asar (907)

[29] Taberî Tehzibu’l-Asar (906)

[30] Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (9/41) Ebu Avane (5/513)

[31] İbn Bişran Emali (947)

[32] Çok zayıf. İbn Cumey es-Saydavi Mu’cemu’ş-Şuyuh (s.228)

[33] Çok zayıf. İbn Mehdi el-Farisi, Hadisu Muhammed b. Mahled el-Attar (23) Hatib el-Cami Liahlaki’r-Ravi (877)

[34] Zayıf. İbn Sa’d (6798, 9161) Tahavi Muşkilu’l-Asar (3684) İbnu’l-Cevzi el-Muntazam (4/187)

[35] Hasen. İshak b. Rahuye Musned (2245)

[36] Hasen. Ahmed (6/349) Taberânî Mu'cemu'l-Kebîr (24/88) İbn Hibban (7208)

[37] Hasen. Hakim (3/46) Beyhakî (9/121) Beyhakî ed-Delail (5/95)

[38] Duafau’l-Kebir (2/347)

[39] Ukayli Duafau’l-Kebir (2/347)

[40] Çok zayıf. Taberî Tehzibu’l-Asar (925)

[41] Çok zayıf. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (4568)

[42] Uydurma. İbn Şahin Şerhu Mezahibi Ehli’s-Sunne (129)

[43] Çok zayıf. İbn Adiy el-Kamil (6/416)

[44] Çok zayıf mürsel. Haris b. Ebi Usame (Bugyetu’l-Bahis 582) Busayri İthaf (5625)

[45] Tarihu Bağdat (11/101) İbn Sad (7/290, 327)

[46] Tehzibu’t-Tehzib (5/83)

[47] El-Cerh ve’t-Ta’dil (6/82)

[48] Çok zayıf mürsel. İbn Ebî Şeybe (7/254)

[49] Lisanu’l-Mizan (5/410)

[50] Zayıf. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (142)

[51] Zayıf. Taberî Tehzibu’l-Asar (926)

[52] Zayıf. Hakîm et-Tirmizi Menhiyyat (s.197) Ahmed (3/247) Sahihu’l-Cami (4169)

[53] Tehzibu’l-Kemal (15/487)

[54] El-Cerh ve’t-Ta’dil (5/145)

[55] El-Cerh ve’t-Ta’dil (5/145)

[56] El-Cerh ve’t-Ta’dil (5/145)

[57] El-Mecruhin (2/11)

[58] Ukayli ed-Duafa (2/294)

[59] Hasen ligayrihi. Ebu’l-Hasen el-Kazvinî Meclisu İmla (16)

[60] Nesâî Meşyeha (50)

[61] Sahih ligayrihi. Taberî Tehzibu’l-Asar (811)

[62] “Siyahtan kaçının” lafzı dışında sahih ligayrihi. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (5160) İbn Hayuye Meşyeha (5)

[63] Ahmed b. Hanbel Bahru’d-Dem (641)

[64] Münker. Beyhaki (7/311) İbn Adiy el-Kamil (6/509)

[65] Bkz.: Ukayli ed-Duafa (3/6) Tehzibu’t-Tehzib (6/301)

[66] Sahih. Buhari (3462, 5899) Muslim (2103)

[67] Hasen. İbn Hibban (12/287) Ahmed (2/261, 499) İbn Sa’d (1/439) Begavi Şerhu’s-Sunne (3175) Ebu Ya’la (10/381) Bezzar (14/310) Beyhaki (7/311) Ebu İshak el-Askerî Musnedu Ebi Hureyre (9)

[68] Hasen. Ahmed (2/356)

[69] Hasen. Tirmizi (1752) Ebu Ya’la (10/413) Bezzar (15/238)

[70] Sahih. Ahmed (1/165) Nesai (5074) Ebu Ya’la (2/42) İbn Sa’d (1/439) Hatib (5/405) Ebû Nuaym Hilyetu'l-Evliyâ (2/180) Ebu Nuaym Marife (446) Heysem b. Kuleyb eş-Şaşi Musned (45) Deylemi (4271) İbn Asakir Tarih (15/169, 38/438)

[71] Hasen ligayrihi. Bezzar (11/384) Şecerî, Emali (2686) İbn Adiy el-Kamil (4/66) Hakîm et-Tirmizî el-Menhiyyat (s.198) isnadında Ruşdeyn b. Kureyb zayıftır.

[72] Sahih. Taberânî Mu'cemu'l-Evsat (1230) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3678) Ebu Nuaym Tarihu Esbehan (s.228) Hatib Tarih (5/405, 9/378) Ebu’l-Kasım el-Muhrevani Fevaid (130, 131) İbnu’l-Mukri Mu’cem (987) Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebi (892)

[73] Sahih. Nesai (5073) Ebu Ya’la (10/46) Ebu Ya’la Mu’cem (70) Hatib (4/77) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar (3679) İbnu’l-A’rabi Mu’cem (742)

[74] Hasen ligayrihi. Ebu’ş-Şeyh Ahlaku’n-Nebi (893) İbn Adiy el-Kamil (4/518)

[75] Mürsel, sahih. İbn Sa’d (3467) Belazuri Ensabu’l-Eşraf (10/76)

[76] Mürsel, sahih. İbn Sa’d (1206) Hatib Tarih (5/406)

[77] Çok zayıf. Ebu’l-Ferac Muafa b. Zekeriyya el-Celisu’s-Salih (s.445)

[78] Çok zayıf. İbn Şebbe Tarihu’l-Medine (3/854)

[79] Sahih maktu. İbn Ebi Hayseme Tarih (908)

[80] Zayıf mevkuf. Beyhakî (15222)

[81] Çok zayıf. İbn Sa’d (1221)

[82] Çok zayıf. Hatib el-Cami (879)

[83] Zadu’l-Mead (4/544 vd.)

[84] İbn Mulakkin et-Tavdih (28/130)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)