Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

21 Ağustos 2026 Cuma

Saç ve Sakalı Siyaha Boyamanın Hükmü 7

SONUÇLAR

1- Saç ve sakalları siyah renk ile boyamaktan dolayı tehdit içeren rivayetler Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den sahih ve illetsiz bir yoldan sabit olmamıştır. Sabit olan tarikin ise açıklaması yapılmış ve bu hadisin haramlık ifade etmediği, ahir zamanda ortaya çıkacak bir kavmin alametini bildirdiği ifade edilmiştir.

2- Ebu Kuhafe radıyallahu anh kıssasının sahih yollarla sabit olan rivayetlerinde “Siyahtan kaçının” ziyadesi geçmemektedir, bu ziyade şüpheli tariklerle gelmiştir.

Bu ziyadeyi sikalardan yalnızca Muhammed b. Seleme el-Harranî rivayet etmiş, onun dışındaki sika raviler ise bu ziyade olmaksızın rivayet etmişlerdir. Bunu sikanın ziyadesi kabul edenler bu ibareyi sahih görmüşlerdir. Bununla beraber, bu ziyade, şarihler tarafından umumî bir yasaklık değil, Ebu Kuhafe’nin durumuyla ilgili olarak tenzihî bir sakındırma olarak ele alınmıştır. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in siyahlık sağlayan kına ve ketem ile boyanmayı tavsiyesi gibi hadisler, rivayetlerin arasını bu şekilde cem etmeye mecbur bırakmıştır.

3- Ağarmış saç ve sakalları boyamak suretiyle kâfirlere muhalefet emri mutlak olarak sabit olmuş, bu hususta siyah boyadan kaçınma emrine dair ziyade ise sahih ve illetsiz bir yoldan sabit olmamıştır.

İhtiyaç anında beyanın te’hiri caiz olmadığından, saç ve sakalın boyanması emredilirken, siyahtan kaçınma uyarısının sabit olmaması, mutlak olarak siyaha boyamanın da cevazını gerektirir.

4- Siyah boyanın şeytanın boyası olduğuna dair ifadeler sabit olmamıştır.

5- Kına ve ketem, koyu renk vererek siyahlaştıran boyalar olmasına rağmen hem Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı tarafından kullanılmış hem de tavsiye edilmiştir. Bunun caiz oluşunda ittifak vardır. Bazı ilim ehli, siyah renkten sakındıran rivayetlerden dolayı kına ve ketem ile boyanmak ile saf siyah boya arasında fark gözetmişlerdir. Lakin böyle bir ayrım yapmanın sahih ve sarih bir gerekçesi yoktur.

6- Siyah renk veren vesme (çivit) ile boyanmaktan sakınma hususunda tabiin’den bazılarından rivayetler sabit olmuştur. Onlar, ya aldatma söz konusu olması ihtimalinden dolayı ya da akları değiştirmeden bırakmayı tercih ettiklerinden yahut da ahir zamanda alametleri siyaha boyanmak olan kötü bir kavme benzememe düşüncesiyle bunu kerih görmüşlerdir.

Bununla birlikte sahabe, tabiin ve sonraki ilim ehlinden vesme, hem kına ve ketem gibi siyah renk veren boyalarla, hem sarı ve kırmızı renklerde boyandıkları, bunda sakınca görmedikleri sabit olmuştur.

Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, akları boyamadan bırakmayı dinlerinin bir gereği gören Kitap Ehline muhalefet için boyamayı emretmiştir.

Lakin Ali radıyallahu anh başta olmak üzere, sahabeden ve tabiinden birçok kimse akları olduğu gibi bırakmayı tercih etmişlerdir. Bu da, selefin, boyama emrini vacip olarak değerlendirmediklerini veya bu konuda muhayyer bırakan bir delile dayandıklarını gösteriyor.

Usulde bilindiği üzere bir emrin veya yasağın sebebi nasta açıklanmışsa, bu sebebin mahiyetine göre emir vaciplikten müstehaplığa, yasak da haramlıktan mekruhluğa hamledilir. Burada da ağarmış saç ve sakallarını boyamadan bırakan selefin böyle bir yorumda bulunmuş olmaları muhtemeldir.

Hülasa: 

Ağaran saç ve sakalları boyamak müstehaptır, teşvik edilmiştir. Bu boyanın kına ve ketem ile yapılması müstehaptır, teşvilk edilmiştir. Bu hususlarda ilim ehlinin ittifakı vardır. Saf siyah renk veren vesme gibi boyalar hakkında ihtilaf edilmiştir. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in Ebu Kuhafe’nin saç ve sakalının boyanmasında siyahtan kaçınılmasına dair emri, sika bir ravi olan Muhammed b. Seleme el-Harrani’nin tek kaldığı bir rivayettir. Diğer sikalar ise bu ziyadeyi rivayet etmemişlerdir.

Bu ziyadeyi sabit gören ilim ehli siyah renkle boyamayı mekruh görmüşlerdir. Bu sebeple ihtiyat gereği olarak saf siyah renkle boyamaktan kaçınmak gerekir. Bununla beraber sahabe ve tabiinden birçok kimse saf siyahla da boyanmışlardır. Bunun haram olduğuna dair sahih ve sarih bir nas sabit olmamıştır. Ebu Kuhafe radıyallahu anh hadisinde gelen “Siyahtan kaçının” ziyadesi ise bu durumda yaşlı kimselerin genç görünmeye çalışmalarının mekruh olmasına yorumlanır. Şayet bu aldatma maksadıyla yapılırsa haram olduğunda şüphe yoktur.

Ahir zamanda güvercin kursakları gibi siyahla boyanan bir kavmin cennetin kokusunu dahi alamayacakları haber verilmiştir. Bu hadiste de siyaha boyanmanın haramlığı sarih değildir. Zira siyahla boyanmak ahir zamanda değil, ashabın zamanından beri mevcut olan bir durumdur. Şu halde kastedilen başka bir şeydir. Onlar hakkında güvercin kursakları gibi şeklinde yapılan benzetme, sakallarının yan taraflarını traş ederek top sakal bırakan, bu suretle kafirlere benzeyen, kibir ve böbürlenmek için de siyaha boyayan bir kavim oldukları, sadece siyaha boyanmalarından dolayı değil, başka bir takım akidevî ve amelî bozuklukları sebebiyle cennetin kokusundan dahi mahrum edilecekleri anlaşılmaktadır.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onların görünürdeki alametlerini haber vermiş, fakat akidelerinin hakikatini açıklamamıştır. Mücerret olarak böyle bir alametin haber verilmesi, sakalları siyaha boyamanın bizatihi haram olduğuna delalet etmez. Nitekim Hariciler’in alametinin traş olduğu, kendileriyle savaşılacak bir kavmin ayakkabılarının kıldan oluşu gibi, aslen mubah olan bir takım alametler de diğer bazı hadislerde haber verilmiştir.

Bu gibi hadislerden bu fiillerin haramlığına istidlalde bulunmak isabetli değildir. Lakin kınanan bir kavme şeklen benzememek için bundan sakınmak en ihtiyatlı yoldur.

Allah en iyi bilendir.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)