Vesmeyi (Siyah Çiviti) Mekruh Gören Tabiin
Ata b. Ebi Rabah Rahimehullah
Abdulmelik (b. Ebi Suleyman) rahimehullah’tan: “Atâ
rahimehullah’a vesme (siyah renk veren çivit) ile boyanmak hakkında sorulunca
dedi ki:
هُوَ مِمَّا أَحْدَثَ
النَّاسُ قَدْ رَأَيْتُ نَفَرًا مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ فَمَا رَأَيْتُ أَحَدًا مِنْهُمْ يَخْتَضِبُ بِالْوَسْمَةِ مَا كَانُوا يَخْضِبُونَ
إِلَّا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَهَذِهِ الصُّفْرَةِ
“O, insanların sonradan çıkardıkları şeylerdendir.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bir topluluğu gördüm.
Onlardan hiçbirinin vesme ile boyandığını görmedim. Onlar ancak kına ve ketem
ile ve şu sarı boya ile boyanırlardı.”[1]
Ata b. Ebi Rabah rahimehullah’ın görmemiş olması hüccet
değildir. Nitekim birçok sahabiden bu durum sabit olmuştur.
Mucahid Rahimehullah
Sufyan – Ebu Rabah – Mucahid rahimehullah yoluyla:
أَنَّهُ كَرِهَ
الْخِضَابَ بِالسَّوَادِ وَقَالَ أَوَّلُ مَنْ خَضَبَ بِهِ فِرْعَوْنُ
“Mucahid rahimehullah siyah ile boyanmayı hoş görmez ve
şöyle derdi: “İlk siyahla boyanan Firavundur.”[2]
Mucahid rahimehullah bunu, israiliyyat bir bilgiye dayanarak
kerih görmektedir.
Mekhûl Rahimehullah
Abdula’lâ (b. Abdila’lâ) – Burd (b. Sinan) – Mekhûl rahimehullah
yoluyla:
أَنَّهُ
كَرِهَ الْخِضَابَ بِالْوَسْمَةِ وَقَالَ خَضَبَ أَبُو بَكْرٍ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ
“Mekhûl rahimehullah vesme ile boyanmayı çirkin görür ve
şöyle derdi: “Ebu Bekr radıyallahu anh kına ve ketem ile boyanmıştır.”[3]
Mekhul rahimehullah, vesmeyi hoş görmemiştir, lakin kına ve
ketem ile boyanmayı onaylamaktadır.
Şa’bî Rahimehullah
Ubeyde – Sâid b. Muslim yoluyla:
سُئِلَ الشَّعْبِيُّ
عَنِ الْخِضَابِ بِالْوَسْمَةِ فَكَرِهَهُ
“eş-Şa’bî rahimehullah’a vesme ile boyanmak sorulunca bunu
çirkin gördü.”[4]
Bunun isnadı çok zayıftır. Said b. Muslim metruk olup,
kendisinden daha kuvvetli olana muhalefet ettiği için rivayeti münkerdir:
İbn Humeyd – Yahya – Abdulhamid rahimehullah yoluyla:
رَأَيْت الشّعبِيّ يخضب بِالْحِنَّاءِ والكتم
“eş-Şa’bî rahimehullah’ın kına ve ketem ile boyanmış
olduğunu gördüm.”[5]
Katade Rahimehullah
Yahya – Abdulvehhab
– Said – Katade rahimehullah yoluyla:
أَنَّهُ
كَانَ يَكْرَهُ أَنْ يَخْضِبَ بِالسَّوادِ
“Katade
rahimehullah siyaha boyanmayı çirkin görüyordu.”[6]
Said b. Cubeyr Rahimehullah
Yahya b. Âdem – Hammad b. Zeyd – Eyyub es-Sahtiyani
rahimehullah yoluyla:
سَمِعْتُ سَعِيدَ
بْنَ جُبَيْرٍ وَسُئِلَ عَنِ الْخِضَابِ بِالْوَسْمَةِ فَكَرِهَهُ فَقَالَ يَكْسُو
اللَّهُ الْعَبْدَ فِي وَجْهِهِ النُّورَ ثُمَّ يُطْفِئُهُ بِالسَّوَادِ؟
“Said b. Cubeyr rahimehullah’a vesme ile boyanmak hakkında
sorulurken işittim. Bunu çirkin gördü ve dedi ki: “Allah onun yüzüne nur
vermişken nasıl onu siyahla söndürüyor?”[7]
Sahabe ile tabiinden bazıları Allah yolunda ağaran saç ve
sakalların Allah’tan bir nur olması sebebiyle onu boyamayı tercih etmiyorlardı.
Said b. Cubeyr rahimehullah’ın sözü de bu görüşte olduğunu ifade etmektedir.
Abdullah b.
Amr radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
لَا تَنْتِفُوا الشَّيْبَ مَا مِنْ
مُسْلِمٍ يَشِيبُ شَيْبَةً فِي الْإِسْلَامِ - قَالَ عَنْ سُفْيَانَ إِلَّا
كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَقَالَ فِي حَدِيثِ يَحْيَى - إِلَّا
كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِهَا حَسَنَةً وَحَطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةً
“Akları
yolmayın. Zira o müslümanın nurudur. Herhangi bir müslüman İslam’da (saç veya
sakalını) ağartırsa Allah onun için mutlaka bir hasene yazar, bir derecesini
yükseltir ve bir hatasını siler.”[8]
Muhtemelen Katade rahimehullah da bu yüzden hoş görmemiştir.
Çünkü kendisi şu hadisin ravilerinden biridir:
Said b. Beşir – Katade – Enes radıyallahu anh yoluyla:
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
لَا
تُغَيِّرُوا هَذِهِ الشيبة فَمَنْ كَانَ مُغَيِّرَهَا لَا مَحَالَةَ فَبِالْحِنَّاءِ
وَالْكَتَمِ
“Şu akları değiştirmeyin. Mutlaka yapacaksanız kına ve ketem ile boyayın.”[9]
Sonuçlar
1- Saç ve sakalları siyah
renk ile boyamaktan dolayı tehdit içeren rivayetler Nebî sallallahu aleyhi ve
sellem’den sahih ve illetsiz bir yoldan sabit olmamıştır. Sabit olan tarikin
ise açıklaması yapılmış ve bu hadisin haramlık ifade etmediği, ahir zamanda
ortaya çıkacak bir kavmin alametini bildirdiği ifade edilmiştir.
2- Ebu Kuhafe
radıyallahu anh kıssasının sahih yollarla sabit olan rivayetlerinde “Siyahtan
kaçının” ziyadesi geçmemektedir, bu ziyade şüpheli tariklerle gelmiştir.
3- Ağarmış saç ve
sakalları boyamak suretiyle kâfirlere muhalefet emri mutlak olarak sabit olmuş,
bu hususta siyah boyadan kaçınma emrine dair ziyade ise sahih ve illetsiz bir
yoldan sabit olmamıştır.
4- Kına ve ketem,
siyah gibi koyu renk veren boyalar olmasına rağmen hem Rasulullah sallallahu
aleyhi ve sellem ve ashabı tarafından kullanılmış hem de tavsiye edilmiştir.
5- Siyah renk veren
vesme (çivit) ile boyanmaktan sakınma hususunda tabiin’den bazılarından
rivayetler sabit olmuştur. Onlar, ya aldatma söz konusu olması ihtimalinden dolayı
ya da akları değiştirmeden bırakmayı tercih ettiklerinden bunu kerih
görmüşlerdir.
Bununla birlikte
sahabe, tabiin ve sonraki ilim ehlinden vesme, kına ve ketem gibi siyah renk
veren boyalarla, sarı ve kırmızı renklerde de boyandıkları, bunda sakınca
görmedikleri sabit olmuştur. Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
akları boyamadan bırakmayı dinlerinin bir gereği gören Kitap Ehline muhalefet
için boyamayı emretmiştir. Lakin Ali radıyallahu anh başta olmak üzere,
sahabeden ve tabiinden birçok kimse akları olduğu gibi bırakmayı tercih
etmişlerdir. Bu da, selefin, boyama emrini vacip olarak değerlendirmediklerini veya
bu konuda muhayyer bırakan bir delile dayandıklarını gösteriyor.
Nitekim usulde
bilindiği üzere bir emrin veya yasağın sebebi nasta açıklanmışsa, bu sebebin
mahiyetine göre emir vaciplikten müstehaplığa, yasak da haramlıktan mekruhluğa
hamledilir. Burada da ağarmış saç ve sakallarını boyamadan bırakan selefin böyle
bir yorumda bulunmuş olmaları muhtemeldir.
Allah en iyi bilendir.
[1]
Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/184)
Taberî Tehzibu’l-Asar (846) İbn Sa’d (1223)
[2]
Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/184)
[3]
Hasen. İbn Ebî Şeybe (5/184)
[4]
Çok zayıf. İbn Ebî Şeybe (5/184) isnadında
Sâid b. Muslim metruktur.
[5]
Zayıf. Taberî Tehzibu’l-Asar (876)
Muhammed b. Humeyd zayıftır.
[6]
Sahih maktu. Hallal el-Vukuf (139)
[7]
Sahih maktu. İbn Ebî Şeybe (5/184)
İbn Sa’d (10291) İbn Abdilber et-Temhid (21/86)
[8]
Hasen. Ahmed (2/179, 207, 210); Ebu
Davud (4202); Tirmizi (2821); Nesai (5068); İbn Mace (3721)
[9]
Zayıf. Taberî Tehzibu’l-Asar
(957-958) Taberânî Musnedu'ş-Şamiyyîn (2590) İbn Adiy el-Kamil (6/116)
İsnadında Said b. Beşir zayıftır.