Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı

Pazartesi
Saat 20:00 Sahih Tefsir Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)

Çarşamba
Saat 20:00 ez-Zeberced Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)
Saat 21:30 Hadis Usulü 1. Seviye (Mustalah İlmi - Muderris: Ebu Leylâ)

Cumartesi
Saat: 19:00 Hadis Usulü 4. Seviye (İlmi Meseleleri Tahkikte Hadis Ehlinin Menheci)
Saat: 20:30 el-Albaniyyât Şerhi


23 Mayıs 2007 Çarşamba

Sünnet Düğünü Yapmanın Hükmü

Bismillahirrahmanirrahim
Şüphesiz Hamd, Allah içindir. O'na hamd eder, O'ndan hidayet ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden Allah Teala'ya sığınırız. Şüphesiz Allah'ın hidayet eylediğini saptıracak, O'nun saptırdığını da hidayete ulaştıracak yoktur.Allah'tan başka İlah olmadığına, O'nun birliğine ve ortağı olmadığına, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)'in O'nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim. Bundan sonra;Muhakkak ki; sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabı, yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem'in yoludur. İşlerin şerlisi sonradan ortaya çıkarılanlardır. Her sonradan çıkan şey; bid'at, her bid'at; dalalet (sapıklık) ve her dalalet de ateştedir.
Allah rasulünün sahabeleri sünnet ile akikayı aynı günde yaparlar, akika yemeğine davet ederlerdi. zira yeni doğan çocuk için yapılacak şeyleri bildiren hadiste doğumun yedinci günü tayin edilmiştir. sünnet (hitan) için ayrı merasim yapmaya ve bu sebeple yemek vermeye gelince bu bir bidattir.
Hasen el-Basrî'den: Osman b. Ebi'l-As sünnet (hitan) yemeğine davet edilince kabul etmedi ve şöyle dedi: "Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem döneminde sünnet yemeği görmedik, katılmadık" (Bunu Ebu Yâ'lâ, Taberanî (8381) Ahmed (4/217) Ru'yanî (1504) Tahavî Müşkilu'l-Âsar (4/309 no:2572) rivayet ettiler. Metalibu'l-Âliye (1655) Mecmau'z-Zevaid (6209)
Bazı Şüphelerin Cevabı:
1- "Ömer radıyallahu anh düğün (velime) veya sünnet (hitan) yemeği davetlerine karşı çıkmazdı."
- Bu rivayeti İbn Ebi Şeybe (3/321): İbn Uleyye - Eyyub - İbn Sîrîn - Ömer ra. isnadı ile rivayet etmiştir. bu rivayet mürseldir. yine Müsedded b. Müserhed, Müsned'inde: Hammad - Eyyub - İbn Ömer - Ömer isnadıyla rivayet etmiştir. bkz.: Metalibu'l-Aliye (1678)
Eğer sahihse bu rivayette sünnet merasiminden değil, akikadan dolayı verilen yemekten bahsedilmiştir. Nitekim yukarıda belirttiğim gibi akika ile sünnet aynı günde yapılırdı.
2- İbn Abbas radıyallahu anhuma çocuklarına sünnet düğünü yaptı...
- Bunu İbn Ebi Şeybe (3/322): Şüreyk - Cabir - İkrime - İbn Abbas tarikiyle rivayet etmiştir. Şüreyk zayıf bir ravidir.
3- İbn Ömer radıyallahu anhuma Salim ve Nuaym'ı sünnet ettirip koç kesti
- Bunu Buhari Edebu'l-Müfred'de (1246) rivayet etti. Elbani zayıf olduğunu belirtmiştir.
4- Aişe radıyallahu anha'nın çocukların eğlenmesine ruhsat verdiğini belirten rivayet.
- Bunu Buhari Edebu'l-Müfred (1247)'de rivayet etti. isnadı hasendir. Bu rivayet sünnet merasimi yapıp insanları davet etmeye değil, sadece çocukların eğlenmesine dair bir ruhsat ifade etmektedir.
Neticede sünnet olan husus, hitan ile akikanın aynı gün (7.günde) yapılıp, insanların sünnet merasimine değil, akika yemeğine davet edilmesidir. Memlekette yaygın hale gelen bu gibi merasimlerde mevlid okunması, kadın erkek karışması, hatta müzik aletleri çalınması, içki dağıtılması gibi şeytanî fiiller herkes tarafından bilinmektedir. Müslümanların başkalarının gayrı meşru eğlencelerine alternatif bulmaya değil, bizden önceki salih selefin yetindiği şeyle yetinmeye ihtiyacı vardır.
Allah'tan afiyet dileriz.
Ebu Muaz Seyfullah el-Çubukâbâdî

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)