Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Başlıkları görmek için resme tıklayın

Duâ

Duâ
"Allah'ım! Bize, günahla aramıza engel olacak kadar korkundan hisse ver. Bizi cennetine ulaştıracak kadar taatini nasib eyle. Dünya musibetlerini hafifletecek yakîn ver. Allah'ım! Bizi yaşattığın müddetçe kulaklarımızdan ve gözlerimizden faydalandır; ölümümüze kadar da onları devamlı kıl. Bize zulmedenlerden öcümüzü sen al. Bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Bizi dinimiz konusunda musibete uğratma. Dünyayı en büyük endişemiz ve gayemiz kılma. Bize acımayanları üzerimize musallat etme!" (Allahumme âmîn) Tirmizi (3502) Şeyh Elbani "Hasen" demiştir Sahihu't-Tirmizi (2783)

Neşidler/Sözler: Ebu Muaz Okuyan: Ebu Ali

Ders Programı

* Çarşamba Akşamları Saat: 20:00 Ankara Daru's-Sunne Mescid'inde Bizden Olmayanlar Şerhi (İnspeak'te canlı olarak yayınlanmaktadır)

* Cumartesi Saat: 17:00 ile 21:00 arası Ankara Daru's-Sunne Mescid'inde Kıraat, Tecvid ve "Sahih Tefsir" dersi

* Pazar Akşamları Saat: 20:00 Riyazu's-Sâlihîn Şerhi İnspeak'te canlı olarak yayınlanmaktadır

* İnspeak'te Daru's-Sunne odasında eski sohbet kayıtları her gün gündüzleri yayınlanmaktadır

18 Kasım 2014 Salı

Neşidler

Dinimiz İttiba Dinidir
Söz: Ebu Muaz
Okuyan: Ebu Ali
Bize Ehl-i Hadis Derler
Söz: Ebu Muaz
Okuyan: Ebu Ali
Hayat Dediğiniz
Söz: Ebu Muaz
Okuyan: Ebu Ali
Kur'ân Sünnet Rehberimiz
Söz: Ebu Muaz
Okuyan: Ebu Ali
Aldanma
Aldanma 2
Söz: Ebu Muaz
Okuyan: Ebu Ali

* indirmek için linklere sağ tıklayıp "hedefi farklı kaydet" seçebilirsiniz

9 Kasım 2014 Pazar

İki Rek’atli Namazların Son Rekatinde Nasıl Oturulur?

Bazı kardeşlerimiz sadece dört rekatli namazların son rekatindeki oturuşta teverruk yapılacağını okudukları, fakat iki rekatli namazların ikinci rekatinde teverruk yapılacağına dair bir sarahat bulamadıklarını ifade etmişlerdir.
Doğrusu iki rek’atlik yada dört rek’atlik namazlar fark etmeksizin, kendisinde selam verilen bütün oturuşlarda teverruk yapılmasıdır. Bu konudaki delili, aşağıda İbn Huzeyme’nin Sahih’inden tercüme ettiğim şu bâb’da görebilirsiniz:

6 Kasım 2014 Perşembe

M. Emin Akın da Saçmalamaya Başladı!

Haricî meşrepli iki cahil; Abdullah Yolucu es-Sururî ve onun uydusu sapık M. Emin Akın'ın Selefiliği sahiplenmeye kalkıp, Hadis Ehline "Hadis meâlcisi" şeklinde ahmakça suçlamalarına ve "Mezheplere karşı çıkan selefi olamaz" şeklindeki rezil saptırmalarına reddiye:

https://archive.org/download/EbuMuazDVD14/BizdenOlmayanlar004.mp3
 

1 Kasım 2014 Cumartesi

Hiç İlmin Yolcuları ile Cehaletin Yolcu'su Bir Olur mu?


İstanbul’da sanki kahvehane kıssacıları gibi din anlatan, konuşmalarının yüzde sekseninde ne söylediğini bilmeyen bir cehalet Yolcu’su “Bu zamanda cerh ve ta’dil olmaz, onun devri geçti” gibi her zamanki zırvalarından birini daha yuvarlamış. Halbuki muşarun ileyh hadis ehline sürekli dil uzatmakta, cerh etmekte, bununla beraber Usame b. Ladin, Said Nursî, (hükümetle arası açılmadan önceki) Fethullah Gülen gibi dalalet önderlerine ücretsiz yağlama/yıkama hizmeti vererek “ta’dil” yapmaktadır. Yine aynı makulesi “cerh ve ta’dil vazifesini” eda edenleri cerh etmekten ibarettir. Evet, muasır Nasreddin hocanın bindiği dalı kestiğini görüyor, “düşersin” diyoruz ama,  kendilerinde “Madem düşeceğimi bildin, öyleyse ne zaman öleceğimi de bil” diyerek, “vakıayı itiraf” alçak gönüllüğünü de göremiyoruz.

Cerh ve Ta’dil meselesine gelince, ilmin yolcuları bu konuda aynı minvalde, birbirleriyle ittifak halinde, bu ilmin kıyamet gününe kadar devam edeceğini söylüyorlar. Aşağıda vereceğim linkte bu konuda muasır ilim ehlinin sözlerini görebilirsiniz. Bu linkteki fetvalardan sadece Şeyh İbn Useymin’in gayet veciz üslupla verdiği cevabı tercüme edip aktaracağım:
Soru: Cerh ve ta’dil sünneti ölmüş müdür? (Sünnete) muhalefet edenin şahsiyetine göz yumarak reddiye vermenin hükmü nedir?
Şeyh Muhammed b. Salih el-Useymin rahimehullah’ın cevabı: “Ben bu sözün batılın kastedildiği hak söz olmasından korkarım. Cerh ve Tadil, Allah’a hamd olsun ne ölmüş, ne gömülmüş ve ne de hastalanmıştır. O ayaktadır! Kadı’nın huzurunda şahitler için cerh ve ta’dil olur. Hasmın cerh edilmesi ve onlardan delil istenmesi mümkündür. Yine rivayette de cerh ve ta’dil olur. İmamımızın kıraatinden Allah Teâlâ’nın şu kavlini işittik: “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirdiğinde araştırın.” (Hucurat 6) İnsan türü devam ettiği sürece cerh ve ta’dil devam edecektir. Lakin ben birinin cerh edilmeyecek biri hakkında onun mecruh olduğunu söylemesinden korkarım. O zaman da bu fetva halkın kusurlarını yaymaya bir vesile olur.
Bu yüzden diyorum ki: Bir kimsede herhangi bir ayıp varsa, maslahat, ihtiyaç veya zaruret bunu açıklamayı gerektiriyorsa bunu açıklamakta sakınca yoktur. Lakin en güzeli: “Bazı insanlar şöyle yapıyor, bazı insanlar şöyle diyor” demektir. Bunu iki sebepten söylüyorum: Birincisi: Muayyen bir şahıs hakkında hüküm vermekten selamette olmak. İkincisi: Bu hüküm onu da, başkalarını da kapsar. Ancak belli bir şahıstan dolayı insanların fitneye düştüklerini görürsek ve o kimse insanları bir bid’ate veya bir sapıklığa davet ediyorsa işte o zaman insanların ona aldanmamaları için muayyen şahsı belirtmek zorunlu olur.”

21 Ekim 2014 Salı

İslam Ordusu mu, Deccal'in Ordusu mu?

Aralarından Deccal Çıkıncaya Kadar Hariciler Eksik Olmaz
Abdullah b. Ömer Radıyallahu anhumâ'dan, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Öyle genç bir cemâat türeyecek ki Kur'an okuyacaklar. Fakat okudukları Kur'an onların boğazlarının çemberlerinden öteye geçmeyecektir. Onlardan bir grup çıktıkça hemen kökleri kazınmalıdır.” İbn Ömer dedi ki: "Ben Rasûlulah Sallallahu Aleyhi ve Sel­lem'den: Onlardan bir grup çıktıkça hemen kökleri kazınmalıdır” fık­rasını 20 defadan fazla işittim." Râvî İbn Ömer bundan sonra Rasûlullah'ın buyurduğu hadisin son parçasını şöyle nakletti: Nihayet bu cemâatin sürdürdüğü hile ve aldatma esnasında veya onların askerleri arasında Deccal çıkıverecektir.” (Sahih. İbn Mace (174)
 
Hariciler Önce Halkı Tekfir Ederler,
 
Sonra Halifelik İddia Eder, Biat İsterler,
 
Sonra Hislere Tabi Olarak Delilsiz Söylentilere Uyarlar, 
 
Sonra Deccale Tabi Olurlar
 
 
Huzeyfe radıyallahu anh’den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Sizin için en çok şu kimseden korkarım; Üzerinde güzelliği görünene kadar Kuran’ı okuyan, İslam üzerinde bir gömlek iken Allah’ın dilediği zaman ondan sıyrılıp kılıcıyla komşusunun üzerine yürüyen ve onu şirk ile itham eden kişi.” Dedim ki; “Ey Allah’ın Rasulü! Hangisi şirke daha layık, itham edilen mi, yoksa itham eden mi?” buyurdu ki;
Hayır, bilakis itham eden şirke layıktır.” (Hasen. Bezzar (7/220) İbni Hibban (1/282) Tahavi Müşkilul Asar (Tuhfetul Ahyar- 71) Buhari Tarihul Kebir (4/301) İbni Kesir Tefsir (2/266) İbni Kesir Camiul Mesanid (3/300)
 
Muaz b. Cebel radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor; Ümmetim için en çok şu üçünden korkarım;
Birincisi; Kur’an’ı, onun ihtişamını görünceye kadar okuyan kimsedir. Allah onun üzerindeki İslam gömleğini soyar ve o da kılıcını kaldırıp komşusuna vurarak onu şirk ile itham eder.” Dediler ki;  “Ey Allah’ın Rasulü! Bu şirk ithamına hangisi layıktır?” buyurdu ki; “İtham eden layıktır.
 
İkincisi; Allah’ın kendisine yetki nasip ettiği kimsedir. Bu kimse der ki; “Bana itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. Bana isyan eden de Allah’a isyan etmiş olur.” Hâlbuki yalan söylemektedir. Yaratıcıdan başka sığınılacak halife yoktur.
 
Üçüncüsü ise söylentilere dalan kimsedir. Bir söylenti bittiğinde ondan daha uzun sürenine dalar. Şayet Deccal’e yetişirse hemen ona tabi oluverir.” (Hasen. Taberani (20/88) Taberani Müsnedu Şamiyyin (2/254) Fesevi Ma’rife (2/358) Mecmau’z-Zevaid (5/228) Cem’ül Fevaid (6057) İbni Kesir Camiul Mesanid (11/480) İbni Ebi Asım Diyat (s.22) İbni Ebi Asım es-Sunne (1/24)
 
Deccal Şam-Irak Arasından Çıkar!
 
Nevvas b. Sem'an radıyallahu anh'den: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem bir sabah Deccâl'den o kadar çok bahsetti ki, onun hurmalığın içinde olduğunu sandık. O'na doğru gittiğimizde bizim hâlimizin far­kına varmış olacak ki bize sordu: “Neyiniz var?” Dedik ki: “Ey Allah'ın rasulü! Sabahleyin Deccâl'den o kadar çok bahsettin ki hatta biz onu hurmalığın içinde olduğunu sandık.” Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Benim sizin hakkınızda korktuğum Deccal’den başkadır. Zira ben sağ iken Deccâl çıkarsa ona karşı ben sizi savunurum. Eğer çıktığın­da ben yoksam, o zaman herkes kendisini sa­vunsun. Her bir müslüman hakkında Allah ona karsı müdafaa etmekte vekilimdir. O (Deccâl) kısa kıvırcık saçlı bir gözü olan bir delikanlıdır, tıpkı Abdu'l-Uzzâ b. Katan'a benziyor. Kim ona erişirse ona karşı Kehf sûresinin ilk ayetlerini okusun. O Şam ile Irak arasından çıkacak; sağa sola saldırıp azgınlaşacak. Ey Allah'ın kulları sebat edi­niz!” buyurdu..." (Sahih. Muslim 2937)
 
 

20 Ekim 2014 Pazartesi

Sigaraya Haram Demek Allah'a ve Rasulüne İftiradır!

Sigarayı Haram Sayan Sözde Fakihlerin Usul Hatası
Ebu Muaz el-Çubukâbâdî
 
Bismillah.
Takdim:
Kur’ân’ı Kerim’de ve sahih sünnette haram kılınan yiyecek ve içecekler incelendiğinde şu hakikatler ortaya çıkar:
a- Helal kılınanlar temiz olan şeylerdir, haram kılınanlar ise habis olan şeylerdir.
b- Helal; asıl olandır ve haram ondan istisna edilendir.
c- Helal olan bir şeyi haram kılmak caiz değildir.
d- Helal olan bir şeyi haram kılmak Allah’a ortak koşmak sayılır ve teşri konusunda Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın hakkına taşkınlıktır.

16 Ekim 2014 Perşembe

İki Secde Arasındaki Oturuşta İşaret

Soru: "Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn, "Namazın Kılınış Şekli" kasetinde iki secde arasındaki oturuşta -tamamen teşehhüde olduğu gibi- duâ ederken şehâdet parmağını kaldırıp hareket ettirmenin sünnet olduğunu belirtmiştir.
İlginç olanı, bildiğim kadarıyla değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'den başkası bu görüşü söylememiştir. Hatta "eş-Şerhu'l-Mumti'" kitabında "Namazın Kılınış Şekli" bölümünde bile bu görüş yoktur. Buna göre bu görüşe göre amel (hareket) etmeli miyim
?"
 
Muhammed Salih el-Muneccid'in Cevabı:

Mikrofonsuz Okunan Ezanı İşitmeyen Namazı Nasıl Kılar?

Soru: Ben, yakında İngiltere'ye gideceğim ve orada bir hafta kalacağım. İkâmet ettiğim yere en yakın mescit 1.5 kilometre uzaklıktadır. Doğal olarak ben ezanı işitmeyeceğim. Çünkü

Duvarlara Ayet ve Hadis Yazılı Levhalar Asmanın Sakıncaları

Bazı müslümanların evlerini ziyâret ettiğimde, bunlardan birçoğunun duvarlarına, üzerinde Kur’an âyetlerinin ve Allah Teâlâ'nın güzel isimlerinin veya benzeri şeylerin yazılı olduğu tablolar astıklarını görüyorum. İslâm dîninin bu konudaki hükmü nedir?

Tegannîsiz Kıraatler

Şeyh Ebu Malik el-Cuheni:
Abese Suresi

Mutaffifin Suresi

İnşikak Suresi

Buruc Suresi

Tarık Suresi

Semir el-Beşirî:

Hucurat Suresi

Tegabun Suresi

 Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbâni:

Yusuf Suresi

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyk" (İbn Bişrân Emâlî, 291, Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)

Kitaplar

Cevâmiu'l-Kelîm Programı