Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Selefî Davet İle Tekfirci İşid Arasındaki Açık Farklar

Selefî Davet İle Tekfirci İşid Arasındaki Açık Farklar * Makale sahibi isminin yayınlanmasını istememiştir. Tercüme Eden: Ebu Muaz el...

23 Mayıs 2016 Pazartesi

İşçi ve İşveren Hukuku


İşçi ve İşveren Hukuku

Ebu Muaz Seyfullah el-Çubukâbadî

Allah İçin Buğz Etmenin Fıkhı

Allah İçin Öfkelenmenin Mertebeleri
Bismillah.
Velâ ve Berâ yani yakınlığı Allah için göstermek ve uzaklaşmayı Allah için yapmak kaidesi, İslam dininin olmazsa olmaz rükünlerinden biridir. Bunun farz oluşuna delalet eden birçok Kur’ân ayetleri ve sahih sünnet nasları, sahabe ve tabiinin icmaı ve insan fıtratının delaleti malum ve meşhurdur. Bu delillerden birçoğunu daha önceki makale ve tercümelerimde yayınlamıştım.
Bu yazıda ise sufiler ve mezhepçiler başta olmak üzere, birçok kesimin kabullendiği bir isim olan İmam Şa’ranî rahimehullah’ın delillere ve selefin menhecine uygun olarak ele aldığı, isabetli açıklamalarda bulunduğu bir konuyu, İmam Şa’ranî’nin piyasada baskısı tükenmiş olan, “Hukuku’l-Uhuvveti Fi’l-İslam adlı eserinden iktibas ederek ve tercüme bozukluklarını tashih ederek aktaracağım.

22 Mayıs 2016 Pazar

Selefî Davet İle Tekfirci İşid Arasındaki Açık Farklar


Selefî Davet İle Tekfirci İşid Arasındaki Açık Farklar
* Makale sahibi isminin yayınlanmasını istememiştir.

Tercüme Eden: Ebu Muaz el-Çubukâbâdî

Bismillah. Hamd, Allah’adır. Salat ve selam Allah’ın rasulüne, ailesine, ashabına ve onları dost edinenlerin üzerine olsun. Bundan sonra;

Şu son zamanlarda Selefîliğin, işidcilikle suçlanması arttı. Üç grup tarafından İşid’in Vehhabi Selefiliğin uzantısı olduğu iddia edilmektedir:

Bu grupların birincisi; İslam’ın hilekâr düşmanlarıdır ki, onlar İslâm dininin hakikati olan Selefîlik ile onun sahte yüzlerini karıştırıp, İşidcilerin Selefilik’ten kaynaklandığı suçlaması yapmak istemektedirler. Halbuki onlar bizzat kendileri bu suçlamanın yalan bir iftira olduğunu bilmektedirler.

İkinci grup; Özellikle kabirciler başta olmak üzere Bid’atçilerdir. Onlar hakikî selefî davete karşı koymaktan aciz kalıp iflas edince karalama ve iftiraya sığınmışlardır.

Üçüncü grup ise; bu iki gruptan etkilenen bazı avam halktır.

Fitne kalmaması için İşid ile Selefilik arasındaki apaçık farkları açıklamak üzere bu makaleyi hazırladım. Tâ ki yaşayan delil üzere yaşasın ve helak olan da delil üzere helak olsun. Başarılı kılacak olan Allah’tır.

3 Mayıs 2016 Salı

Ocak Yayınlarının Tercümelerine Dikkat!

Ocak Yayınları birçok hadis kaynaklarını Türkçeye tercüme ettirerek büyük bir boşluğu doldurmaya önemli hizmette bulunmaktadır. Ancak gerek tercüme hataları gerekse rivayetlerin tahricleri konusunda affedilemeyecek hatalar meydana gelmektedir. Daha önce Camiu's-Sagir kitabının tercümesi ve bu kitabın hadisleri hakkında el-Elbani'nin sıhhat değerlendirmelerinin dipnotlarda gösterilmesi esnasında yapılan ciddi hatalara dikkat çekmiştim.
Maalesef Mişkatu'l-Mesabih kitabında da, el-Elbani'nin hükümlerinin konduğu iddia edilse de Elbani'nin mevzu (uydurma) dediği bir hadise "sahih" denmesi gibi ciddi hatalar bulunmaktadır.
Yine Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inin tercümesinde sıhhat hükümlerine dair notların Şuayb el-Arnaud'a ait olduğu belirtilmesine rağmen, bu hükümler hadis tashihinde gevşek davranmasıyla bilinen Şeyh Ahmed Şakir rahimehullah'ın sıhhat değerlendirmelerine göre eklenmiştir.
Ocak yayınlarının yayınladığı hemen her hadis kitabında haddinden fazla tercüme hataları vardır. Bu hataların bazısı yalnızca hata olmaktan öte, bazen ciddi anlam tahrifleri de içermektedir. Mesela Durru'l-Mensur adlı tefsirin, Zekeriya Yıldız tarafından yapılan tercümesinde c.12 s.119'da şöyle deniliyor:
 
"İbn Cerir ve İbnu'l-Munzir'in bildirdiğine göre  İkrime: "Onlar için babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında günah yoktur..." (Ahzab 55) buyruğunu açıklarken: "Ayette amca ve dayı zikredilmemiştir. Çünkü onlar baba konumundadır"
 
Son cümle, kastedilen manayı tamamen tersine çeviren bir şekilde tercüme edilmiştir. Durru'l-Mensur'un arapça orijinal metninde ilgili kısım şu şekildedir:

لم يذكر الْعم وَالْخَال لانهما ينعتانها لابنائهما
Bu kısmın tercümesi şu şekilde olmalıydı:
"(Ayette) amca ve dayı zikredilmemiştir. Zira o ikisi, (kadını) kendilerinin oğullarına anlatırlar."
Bu kısmın "çünkü onlar baba konumundadır" şeklinde tercümesi tamamen cehalet ve taassup kaynaklıdır.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyk" (İbn Bişrân Emâlî, 291, Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)