Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı

Pazartesi
Saat 20:00 Sahih Tefsir Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)

Çarşamba
Saat 20:00 ez-Zeberced Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)
Saat 21:30 Hadis Usulü 1. Seviye (Mustalah İlmi - Muderris: Ebu Leylâ)

Cumartesi
Saat: 19:00 Hadis Usulü 4. Seviye (İlmi Meseleleri Tahkikte Hadis Ehlinin Menheci)
Saat: 20:30 el-Albaniyyât Şerhi


18 Nisan 2011 Pazartesi

İzmir 2011 Nisan Ayı Sohbetleri

İzmir Kemalpaşa Tekfirin Şartları ve Engelleri Konulu Sohbet
http://www.archive.org/download/EbuMuazDVD7/KemalpasaTekfir.mp3
İzmir Menemen Evlilik ve Evlerin Islahı Konulu Düğün Sohbeti
http://www.archive.org/download/EbuMuazDVD7/MenemenSohbeti.mp3
İzmir Menemen Sahih Dine Dönüş İçin Atılması Gereken Adımlar Konulu Sohbet
http://www.archive.org/download/EbuMuazDVD7/Menemen21.mp3
İzmir Kosova Alimlerin İhtilaflarının Sebepleri Ve İhtilaflar Karşısında Konumumuz Konulu Sohbet
http://www.archive.org/download/EbuMuazDVD7/IzmirAlimlerinIhtilafSebepleri.mp3
İzmir Kosova Cahiliye Meseleleri Konulu Sohbet
http://www.archive.org/download/EbuMuazDVD7/IzmirCahiliyeMeseleleri.mp3

14 Nisan 2011 Perşembe

Hicret mi, Davet mi?

Soru:
Bismillah,
Esselamualeykum ve Rahmettullah ve Berekatuh, degerli Ebu Muaz Hocam, bu emailim uzun ama gercekten bir cevap beklemete buradaki yasayan kardesler,
siz de medya ile ve baska vasitilarla avrupadaki durumularimizi mutlaka takip ediyorsunuzdur, size kisa bir izah da bulunmak istiyorumki sorumu daha iyi anlamaniz icin, Insa Allah,
1960 larda ilk Müslümanlar almanyaya calismak icin geldiler, 1-2 sene calisip geri döneceklerdi, ve malesef gelen kisimin cogu bilgisiz ve dini yasayan kisim cok az idi, ama ilginc olan 1-2 sene gecti, ve is süreleri uzatildi, ve bugünümze kadar kaldilar. Bu dönemde hem tr den ailelerini getirdiler ve burada cocuklari olup, bugün bir kac milyonu bulduk ( diger ülkedeki Müslüman kardesler ile).
... Ve sonra dine yönelmeler oldu...
...Ilk dönem yönelmeler tasavuff ve tarikatlar ve sonra diyanet de burada kök saldi...
...genellikle Müslümanlardan kimse rahatsiz olmadi... ve Müslümanlar cogaldi bu arada...
...yaklasik 40 sene bu hal devam etti, ve Islamiyeti secenler cok az idi...
...yaklasik 10-11 senedir ilk neslin cocuklari ELHAMDULILLAH dine yönelme oldu, ve güzel olani da Sahih Sünnete, hemde hizli bir sekilde.
Ve davetciler cogaldi, Sahih Sünneti takip eden Hocalar cogaldi, ve hizli bir sekilde, Islamiyeti yilda 4000 (bilinen rakam) sirf almanyada secen oluyor ve genellikle Sahih sünnet üzere. ...
Paralell olarak birden devlet bizlere hem siyasi hemde medya yolu ile düsmanliklarini gösteriyorlar, hatta bazi sosyal faliyetleri yapamiyoruz duruma geldik...
Affedersiniz uzatim,ama büyük soru var buradaki kardeslerde...
Elhamdulillah artik cogu Müslüman anladi cogu seyleri, ki buranin dislanmis toplumu oldugumuzu. El bera ve el bera.
1) Hicret? Kimi davetciler deliller getiriyor hicretin bizlere farz oldugunu---- ki arkadaslarimdan gercekten gidenler oldu, ve digerleri gitmeyi planliyorlar.
Hicret icin bircok deliller getiriyorlar.
2) Hicretin zitti--- burada kalmak. Bunuda bazi davetciler diyiyorlar, hatta delil bile getiriyorlar, maksat burada dava yapmak, ama cogumuz bilgi sahibi degiliz.
(ikiye ayirlmis grup, 1. Hicreti savunan 2. ise tersini)
3) Avrupada olusan Islam düsmanligi ve paralell Islamin Sahih Sünnete yönelip büyümesi. Neye alamet?
Bir davetci dediki: Hadislerden anlasilgi üzere, buradan Müslümanlar sürülecekler ve Romayi ve Istanbulu feth edecekler... vs. ve bunlarin Beni Ishak dan olanlar yapacaklar dedi. Ve alimlerin degislerine göre,
---öyle dedi, Rum ehli (Avrupa) beni Ishakin soyundandirlar. (ama hangi delillere dayandigini soramadim kendilerine)
Hocam gercekten durumumuz, yani burada küfür diyarinda olmamiz ve yapmamiz olan durum, dinimizice nedir, Allah ve Rasulu ne diyor? Ne yapmamizi emir ediyorlar?
Cekallahu Khairan
Cevap:
aleykum selam ve rahmetullah ve berakatuhu
Müslüman, kafirlere ait bir ülkede dininin gereklerini yerine getirerek davet yapabilecekse orada kalması caizdir. Aksi halde caiz değildir.
Bugünlerde birçok avrupa ülkesinde kadınların yüzlerini açmaya zorlandıklarını işitiyoruz. Şayet müslüman hanımlar orada yüzlerini kapayarak tesettürlerini yerine getiremiyorlarsa orada kalmaları kesinlikle haram olur. İshak oğullarından bazı kimselerle ilgili rivayetlere gelince, bu türden kıyamet alametleri müphem/kapalı meseleler olmakla beraber, Allah Teala'nın kevnî takdirinden bir haber niteliğindedir. Bu rivayetlerden kadınların kafir ülkelerinde yüzlerini açabileceği hükmünü çıkarmak açık bir sapıklıktır, usul bilmezliktir, muhkem nasları terk edip müteşabihlere tutunmaktır.
Yine Allah Teala bu dine, nasibi olmayan kimselerle de destek olacağını bildirmiş olduğundan, haberî naslarda bazı kimselerin islamın yararında faaliyette bulunacak olmaları, onların yaptığı her işin meşru olmasını gerektirmez. Nitekim avrupada hatta türkiyede ve arap ülkelerinde dahi bir çok islam davetçisinin apaçık naslarla haram kılınmış suretleri (video, fotoğraf vb) kullanarak tertemiz islam davetini kirlettiklerini görmekteyiz. Şeytan, bu çirkin bidatle islama fayda sağladıklarına onları inandırmıştır! Hatta bazı gafiller bunu islam davetinin zaruretinden sayarak helal bile saymaktadırlar ki bundan Allah'a sığınırız! Maalesef bir ayak kayması olarak ilme nispet edilen bazı kimselerin buna fetva vermesi sebebiyle alimlerini rab edinip, bunların haramlığına dair kendilerine ulaşan naslara yüzçevirenler vardır!
İslam davetine bu çirkinliklerin karıştırılması sebebiyle davet topal ilerlemektedir. Davete yeni bir takım icabetlerin yapıldığının görülmesinin yanında, mevcut müslümanlar değerlerini kaybetmekte, şeytan da parçalıyıcı vesveselerini bu günah kapılarını kullanarak rahatça insanlar arasına yaymakta, geriye birbirine Allah için değil, menfaate dayalı sevgi besleyen, yahut bazı nefsani hesaplara dayalı düşmanlıklar sergileyen, korunması gereken bağları koparan, koparılması gereken bağları da sağlamlaştıran müslüman topluluğu kalmaktadır!
Kısacası, batıl bir yöntem kullanılarak birilerinin hidayetlerine vesile olunması, bu yöntemlerin meşru olduğunu göstermez! Allah'tan ümmete basiret vermesini ve hataları bir an önce fark edip ıslah etmemizi nasip etmesini dilerim.
Ebu Muaz Seyfullah el-Çubukâbâdî

7 Nisan 2011 Perşembe

Alkol Türleri, Hamr, Kola, Kurban Kesmenin Hükmü vd. Meseleler

Soru:
Esselamualeykum ve Rahmettullah ve Berekatuh,
Kiyas_ve_taklid kitabinizi okudum ve Elhamdulillah bir cok yeni bilgiler edinebilim, ama bir kac seyi tam anlamadim, o yüzden size sormak istiyorum Insa Allah:
1) S. 12- : ... Mesele sahih hadislerden sarhosluk veren her sey haram kilinmistir. Bu nassa göre sarhosluk vericilik illeti bulunan her madde bu yasaga dahildir. ...
Bizim burda kardesler arasinda bir anlasmazlik var: Mesela gazoz veya cola vs. gibi asitli iceceklerde,yine icinde yapay aroma bulunun kek vs. gibi yiyeceklerde, bunlari elde etmek icin alkoll kullaniliyor, bazi kardesler Ibn Useymin (rh) dayanarak diyorlarki, bunlarin cok icilmesi veya yenilmesi bile sarhosluk vermiyor, o yüzden caizdir diyiyorlar. Bir kismi da, manen Hadisde ... Cogu sarhos eden, azi haramdir... kaidesine bagli kalarak bunlardan uzak duruyorlar. --- Sizden ricam- dinimizce nasil darvanmamiz lazim?
2) S. 18- Cebele b. Suhaym´den rivayete göre, adamin biri Ibn Umer´e kurban kesmek vacib midir? diye sordu. O da Rasulallah(sav) ve Müslümanlar kurban kestiler dedi. Adam ayni soruyu tekrar edince söyle dedi: "Ne dedigimi anlamiyor musun? Rasulallah (sav), ondan sonrada Müslümanlar kurban kestiler.
----Muhatab israrla hüküm sormus..... . Zira nasslarda Kurban kesmek vaciptir veya Sünnettir ifadesi varit olmamistir. ...

Aklima takildi Kevser Suresinde: 2.Ayeti de: (Manen) Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
Bu Ayet acik bir nass degil mi? Bir kardesin bu Ayet hakkinda: Namaz ile Kurban ayni zikr ediliyor dedi, ki kardes alim degil...

3) S.75 "Alî (rh) da şöyle demiştir: "Sizi bazı kimselerin yaptığını sünnet edinmekten sakındırırım. Çünkü bir kimse Cennetliklerin amelini işler sonra Allah‟nin kendisi hakkında ilmine döner de bu sefer Cehennemliklerin amellerini işler ve Cehennemlik olarak ölür. Yine bir kimse Cehennemliklerin amelini işler daha sonra Allah‟nin kendisi hakkında ilmine döner bu seferde Cennetliklerin amelini işler ve Cennetliklerden uzak olarak ölür.‟
Son cümleyi anlayamadim...bu seferde Cennetliklerin amelini işler ve Cennetliklerden uzak olarak ölür.‟

4) S.78 ... Hem de fetvayı veren kişinin hem hata hem de isabet edeceğini bilip dururken! Eğer fer'i mese-leleri ezberlediğinden dolayı asıl ve manayı bilmediği halde fetva vermesini caiz görüyorsa onu genel olarak herkesin caiz görmesi gerekir ki bu da cehalet ve Kur'ân'ı Kerîm'e karşı gelmek olarak kendisine yeter.
Altini cizmis oldugum cümle: Burada tam kim kastediliyor?
Cevap

aleykum selam ve rahmetullah ve berakatuhu

1- kola gibi içeceklerde alkol tespit edilmesiyle ilgili olarak şunlar sözkonusu:
a- Kur'anda yasaklanan madde "hamr yani sarhoş eden" maddelerdir. alkol türlerinden ise bazıları sarhoş edici özelliktedir. zira bazı meyvelerden elde edilen sıvılara da kimyada alkol, polialkol gibi isimler verilmekle beraber sarhoş edici özellikte değildir. sarhoş edici olan alkol: Etil alkol veya Etanol türüdür. Metil alkol ve propil alkol (propanol) türü sarhoşluk vermese de öldürücü bir zehir türüdür. diğer bazı türleri: Setil alkol (kozmetikte kullanılır), gliserin (propan triol), fenil etanol (gül yağından elde edilir), Butil alkol (Butanol: mısırın mayalanmasından elde edilir), Benzil alkol (parfumeride kullanılır)
b- Eğer tespit edilen alkol, sarhoş edici, hamr kapsamında olan etanol gibi alkol türünden ise, burada şuna dikkat edilir: Bu alkol bilinçli olarak mı konulmuştur yoksa kolanın üretilmesi için katılan maddelerin karışımından dolayı mı bu madde ortaya çıkmıştır?
şayet kasten etanol olarak katılmışsa bu haramdır. Bu, azı da çoğu da haram kılınan bir maddedir.
Ancak kasten katılmamış da, bu madde karışımdan dolayı düşük miktarda ortaya çıkmışsa ve bu madde (kola) bir bütün halinde çok içildiğinde de sarhoş etmiyorsa bu, haram kılınan hamr'dan değildir. ancak çok içildiğinde sarhoş etme niteliği varsa şüphesiz bu haramdır. Şeyh İbn Useymin Rahimehullah'ın da kastettiği bu olsa gerek. Bu meselede benim anladığım budur. Allah en iyi bilendir.
Not: Bu yazının yayınlanmasından bir müddet sonra Fransa'dan bir kardeşimiz Coca Cola firmasının bir yetkilisinin kola özütüne doğrudan etil alkol katıldığını söylediğini nakletmiştir. Bu durumda Coca Cola markalı kolayı içmek caiz değildir.
2- Kevser suresindeki "Fesalli lirabbike venhar" ifadesi selef tarafından çeşitli şekillerde tefsir edilmiştir. Sahabe ve tabiinden bazı alimler "Kurban kes" diye tercüme edilen "venhar" kelimesini; namazda ellerini göğüs üzerinde bağla demektir şeklinde açıklamışlardır. bir kısmı, kurban bayramında kurbanı, namazı kıldıktan sonra kes demektir şeklinde açıklamışlardır. Bu ayette kurban kesilmesinin emredilmesi hususu ise açık değildir. çünkü buradaki emirden maksat, namazı yalnız Allah için kıldığın gibi kurban ibadetini yalnızca Allah'a has kılarak yerine getir demektir. Nitekim kurban kesmenin farz olduğunu savunan müçtehit alimler de görüşlerini desteklemek için bu ayetten ziyade, Ebu Hureyre radıyallahu anh'ın kendisine ait olduğu tespit edilen mevkuf bir haberin, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ait olduğuna dair zayıf bir rivayeti öne sürerek delil getirmişlerdir. Araştırmacı alimler merfu olarak rivayet edilen bu haberin aslında mevkuf olduğunu ispat etmişlerdir. bu haber: "İmkanı olduğu halde kurban kesmeyen namazgahımıza yaklaşmasın" sözüdür.

3- Bu maddede sorduğunuz soru, kitabın dizgisi sırasındaki sehven yapılan bir hatadır. Allah'tan affımı dilerim. o cümlenin doğrusu: "...cennetliklerin amelini işler ve cehennemliklerden uzak olarak ölür" olacaktı. bu vesileyle bu hatamı da buradan uyararak düzeltmeme vesile olduğunuz için teşekkür ederim.

4 - Eğer fer'i meseleleri ezberlediğinden dolayı asıl ve manayı bilmediği halde fetva vermesini caiz görüyorsa onu genel olarak herkesin caiz görmesi gerekir ki bu da cehalet ve Kur‟ân‟ı Kerîm‟e karşı gelmek olarak kendisine yeter.

Yani bir kimse dinin usulünü, temel meseleleri bilmediği halde, sırf fer'î meseleleri, dinin ayrıntılarıyla ilgili bazı meseleleri ezberlemesinden dolayı kendisinin veya birkimsenin fetva vermesini caiz görüyorsa, herkes için de bunu caiz görmesi gerekir. bu büyük bir yanlıştır. Çünkü bu kimseler dinin ayrıntılarında kıyas yaparak müçtehit alimlerin verdikleri fetvaları kıyaslarına dayanak yaparlar. ama o müçtehidin hangi nassa dayanarak bu fetvayı verdiğini ve bu nassın asıl manasını bilmemektedir. böylece bu gibi kıyaslarla aslında naslarda kastedilmeyen anlamlar ortaya çıkarılır ve hiçkimse bunu fark etmeden Allah'ın indirdiğinden başka hükümler dine sokuşturulmuş olur. Bu asırlardır islam aleminin müptela olduğu büyük bir şerdir. zaman zaman sesli derslerimizde verdiğim bir örnek bu maddeyi daha kolay anlamanıza yardımcı olur inşallah. Yahudilerin detaycı alimleri Tevratta cumartesi yasaklarından biri olarak dal kırma yasağını görürler ve cumartesi günü ata binmeyi yasaklarlar. "Çünkü ata binen, onu kamçılamak için dal kırar" derler. bunların ardından gelenler, kendilerinden önceki alimlerinin kitabında bu hükmü görünce: "Cumartesi günü bisiklete binmek de yasaktır. çünkü bisiklet de at gibi bir binektir" derler. böylece Allah'ın indirmediği iki hükmü dinlerine eklemiş olurlar. - Allah'ın indirdiği tevratta dal kırma yasağı var mıdır, yoksa tahrif edildiğinden eklenen bir şey midir, onu da bilmiyorum.
Allah ilminizi ve anlayışınızı artırsın.
Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş el-Çubukâbâdî

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)