Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Selefî Davet İle Tekfirci İşid Arasındaki Açık Farklar

Selefî Davet İle Tekfirci İşid Arasındaki Açık Farklar * Makale sahibi isminin yayınlanmasını istememiştir. Tercüme Eden: Ebu Muaz el...

29 Haziran 2014 Pazar

Fransa'da Hilal Görüldü

Fransa'da iki gündür hilal gözetlemesi yapan kardeşler tarafından hilalin görüldüğüne dair haber ve görüntü kaydı ulaştırılmıştır.
Pazar Günü Ramazan ayının 1. günüdür.
 

28 Haziran 2014 Cumartesi

Ramazan Hilali Hakkında Uyarı

Suud'un hilal görülmediği için Şaban ayının 30'a tamamlandığı ve Ramazan'ın pazar günü başlayacağını ilan etmeleri bir cahilliktir! Yine Yemen'den hilalin görüldüğüne dair haber geldiği ve Kadı'nın fetvayı geri çektiğine dair haberler de şaibelidir. Yemen'deki hükümet Suud'a muhalefet için siyasi bir karar olarak Cumartesi gününü ramazan ilan etmiştir.
Şaban ayının 7'inci, 14'üncü ve 21'ci günleri gibi ayın şekli ile ilgili sağlıklı tespitin mümkün olduğu gözlemlere göre  matbu hicrî takvimler 1 gün geriden takip etmektedir. Lakin Cuma akşamı hilal gözlemeye çıkanlar, arabî ayları gözetleyenler değil, takvime göre Cuma gününü Şaban'ın 29'u zannettikleri için bunu yapmışlardır. bu ise bir hatadır.
28 Haziran 2014 Cumartesi günü yani bugün Şa'ban ayının 29. günüdür. Dolayısıyla hilalin gözlenmesi ancak bu akşam güneş battığı zaman söz konusu olabilir. Şayet hilal görülürse Pazar günü Ramazan ayı başlayacak, görülemezse Şaban ayı 30'a tamamlanıp Pazartesi günü Ramazan ayı başlayacaktır. Bu meselede birkaç senedir gevşeklik gösteren Suud kadılarından gelen yanlış haberlere ve  hesaba dayanan Mutezile bozuntularının yaygaralarına aldırılmaması hususunda uyarırız!
Şebeketu Sehabi's-Selefiyye/Sahab Salafi Network sitesi de 29 Şaban - 28 Haziran olarak bugünü tarih vermektedir:  http://www.sahab.net/home/
 

Dinde Şeyhlere Biat Etmek Var mı? / İmam Suyutî

İmam Suyuti rahimehullah'a şöyle soruldu: "Sufilerden birisi bir şeyhe biat ediyor, sonra başka bir şeyhe de biat ediyor. Bu biatlerden hangisi bağlayıcıdır? Birincisi mi, yoksa ikincisi mi?"
 
İmam Suyuti şöyle cevap vermiştir: "Ne birincisi bağlayıcıdır, ne de ikincisi! Böyle bir şeyin aslı yoktur."
el-Hâvî Li'l-Fetâvî (1/253)
 
* Şeyh Abdüsselam eş-Şukayrî rahimehullah böyle biatlerin bid'at ve geçersiz oluşu hakkında Minhatu'l-Muhammediye adlı risalesinde geniş açıklama yapmıştır.

27 Haziran 2014 Cuma

Fırkalar Hakkında İsnadı Zayıf, Metni Şaşırtıcı Bir Rivayet!


Zikredeceğim rivayeti İbn Asakir Tarihu Dımeşk’te (32/384) Ebu’l-Feth Nasrullah b. Muhammed eş-Şafii – Nasr b. İbrahim – Ebu’l-Kasım Abdulvehhab b. Muhammed el-Umerî – Ebu’l-Hasen Ali b. Ahmed b. Gassan – Ebu Bekr Ahmed b. El-Fadl b. Cafer er-Ramehurmuzi – Ebu Bekr el-Ceyyan – Muhammed b. İsa b. İsa er-Razî – Ebu Ahmed Abdullah b. Muhammed – Hişam b. Ammar – el-Velid b. Muslim – Sevr b. Yezid – Halid b. Ma’dan - Muaz b. Cebel radıyallahu anh isnadıyla rivayet etmiştir. İbn Asakir'den Ebu Bekr el-Ceyyan’a kadar olan ravilerin durumları meçhuldür.

Muaz b. Cebel radıyallahu anh dedi ki: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Eyyub el-Ensari’nin evinde idim. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz” (Nebe 18) ayetini okudu. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in gözlerinin dolduğunu gördüm.
Dedim ki: “Ey Allah’ın rasulü! Bu ayetin tefsiri nedir?” Baygınlık gelene kadar ağladı, sonra ayıldı. Kan ter içinde kalmıştı.
Sonra dedim ki: “Ey Allah’ın rasulü! Bölük bölük gelirsiniz” ayeti ne demektir?” Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Bana büyük bir iş sordun.” Öyle ağladı ki Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e bunu sormakla iyi etmediğimi zannettim. Sonra bana döndü ve şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Ne sorduğunu biliyor musun?” Ben:
“Bana “Bölük bölük gelirsiniz” ayetinden haber ver ey Allah’ın rasulü” dedim. Şöyle buyurdu:
Bu konuda bana ilk soran sensin. Kıyamet günü olduğu zaman ümmetim on kısım olarak ayrılır ve on bölük halinde hasredilirler. Bir sınıfı maymunlar suretinde, bir sınıfı domuzlar suretinde, bir sınıfı köpekler suretinde, bir sınıfı eşekler suretinde, bir sınıfı karıncalar suretinde, bir sınıfı hayvanlar suretinde, bir sınıfı kurtlar suretinde, bir sınıfı yüzleri üzerinde, bir sınıfı binekliler olarak bir sınıfı da yayalar olarak haşredilirler. Maymunların suretinde haşredilenler; bu ümmetten Kaderiyye denilen topluluktur.” Ben:
“Ey Allah’ın rasulü! Onların alametleri ve sözleri nelerdir?” dedim. Buyurdu ki:
Ey Muaz! Onlar şüphesiz ümmetimin müşrikleridir. Allah Teâlâ’nın bazı şeyleri takdir ettiğini, bazılarını ise takdir etmediğini iddia eder, günahların yaratılmamış olduğunu söylerler. Onlar bu ümmetin müşrikleridirler. Allah Teâlâ cehennemde onlara maymunlar suretinde azap eder.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Domuzlar suretinde hasredilecek olanlar kimlerdir?” Buyurdu ki:
Ey Muaz! Onlar Ehl-i İslam’ın afeti ve dini helak edenlerdir. Getirdiklerimi yalanlayanlardır. Onlara Mürcie derler.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Onların alametleri ve sözleri nelerdir?” Şöyle buyurdu:
Ey Muaz! İmanın sözden ibaret olduğunu ve tıpkı şirk ehline salih amellerin çokluğunun fayda etmediği gibi, (La ilahe illallah) söz(ü) ile beraber günahların zarar vermediğini iddia ederler. Allah Azze ve Celle cehennemde onlara Haman ile beraber domuzlar suretinde azap eder.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Köpekler suretinde hasredilecek sınıf nedir?” Şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Onlar dinden ok gibi fırlayan, ümmetimin kanlarını helal sayan, onların hürmetlerini mubahlaştıran, Ashabımdan berî olan davetin ehli bir topluluktur. Onlara Haruriler denilir. İşte onlar cehennemin köpekleridirler. – bunu üç defa söyledi – Şayet onların azabı insanlara ve cinlere taksim edilecek olsa onların hepsini kuşatırdı. Dünyadaki köpeklerin havlamaları gibi onların havlamaları olur.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Eşekler suretinde hasredilecek olanlar kimlerdir?” Şöyle buyurdu:
Bu ümmetten Rafıza denilen bir sınıftır.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Onların alametleri nedir?” şöyle buyurdu:
Onlar müşriklerdir. Bizim sevgimizi iddia ederler de Ebu Bekr ve Ömer’den teberrî eder, onlara söverler. Cuma ve cemaati terk etmeyi benimserler. İşte onlar cehennemde en kötü mekandadırlar.” Dedik ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Bu sınıflardan mümin olanları yok mu?” Buyurdu ki:
Ey Muaz! İmanları onlara bir fayda vermez. Zira imanı terk etmişler ve getirdiklerime muhalefet etmişlerdir. Onlar şefaatime erişemezler.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Kurtlar suretinde hasredilecek olanlar kimlerdir?” Şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Ümmetin zındıklarıdırlar.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Onları vasıfla, sözleri nedir?” şöyle buyurdu:
Havzımı ve şefaatimi inkar edecek, Allah Azze ve Celle’nin benim için belirlediği faziletlerimi inkar edeceklerdir. Onlardan bir topluluk cehennemde susuz bir şekilde kurtlar suretinde haşredilecek.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Senin şefaatin onlara fayda vermeyecek mi?” Buyurdu ki:
Ey Muaz! Şefaatimi kabul etmedikleri halde şefaatim onlara nasıl fayda versin?” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Karıncalar suretinde hasredilecek olanlar kimlerdir?” Şöyle buyurdu:
Ey Muaz! Ümmetimden saygın olanları inkar eden, ümmetime karşı taşkınlık yapan, büyüklenen kimselerdir. Cehennemde karıncalar suretinde haşredilirler.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Hayvanlar suretinde haşredilecek olanlar kimlerdir?” Şöyle buyurdu:
Onlar faiz yiyenlerdir. Ancak şeytan çarpmış kimseler gibi kalkarlar.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Yüzleri üzerine haşredilecek olan sınıf kimlerdir?” Buyurdu ki:
Onlar bu ümmetten suret yapanlar, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işareti yaparak alay eden ve iftira eden kimselerdir.” Dedim ki:
“Ey Allah’ın rasulü! Yayalar olarak haşredilecek olan sınıf kimlerdir?” Şöyle buyurdu:
Onlar yemîn (sağ) ehlidir.” Dedim ki:
“Binekliler olarak haşredilecek sınıf kimlerdir?” şöyle buyurdu:
Onlar Adn cennetlerinde haşredilecek olan mukarreb (Allah’a yakın) kimselerdir.”

26 Haziran 2014 Perşembe

Dinî Anlamdaki Bid’atlerin Özellikleri


Dinî Anlamdaki Bid’atlerin Özellikleri

(İ’malu Kaideti Seddi’z-Zerai Fi Babi’l-Bid’a – el-Ciyzani s.15 vd.)

1- Bid’at hakkında, - genellikle - bundan yasaklayan özel bir delil bulunmaz[1], ancak küllî ve genel yasaklayıcı deliller ile istidlal edilir.

2- Bid’at mutlaka dinin maksatlarına aykırıdır ve onu yıkıcıdır. Bu onun kınanması ve batıl olması hakkında külli delildir. Bu yüzden hadiste sapıklık olarak nitelenmiştir.

3- Genellikle bid’at Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında ve sahabesinin asrında bilinmeyen şeyleri yapmak şeklinde olur.

İbnu’l-Cevzî şöyle demiştir: “Bid’at; daha önce olmayan bir şeyi yaparak ortaya koymak hakkında bir ibaredir.”[2]

Bu yüzden bid’at diye isimlendirilmiştir. Zira lügatte bid’at; övülmüş ya da yerilmiş olsun fark etmez, örneği olmayan bir şey ortaya koymak demektir.

4- Bid’at mutlaka dinde meşru olan işlere benzer ve onunla karıştırılır.

Bid’at, dinde meşru olan şeylere iki açıdan benzer:

a- Dayanağı bakımından benzer:

 * Bid’at mutlaka ya bir şüphe yahut vehmedilmiş bir delil üzerine işlenir. Bu da delilin doğru bir delil olduğu zannedilmesindendir.

* Aynı şekilde meşru ibadetler de mutlaka sahih bir delil üzerine olmak zorundadır.

b- Meşru ibadet görünümü ve özelliği bakımından benzer:

Sayı, şekil, zaman, mekan veya buna devam edilmesi bakımından benzer ve bu önemsenen bir din gibi kabul edilir.



[1] Özel olarak yasaklanan bid’atler bundan müstesnadır. Bunlar da çok azdır. Senenin her gününü oruç tutmaktan, evlenmeyi ve uyumayı terk etmekten yasaklanması gibi. Bkz.: İktizau’s-Sırati’l-Mustakim (2/586-587)
[2] Telbisu İblis (16)

19 Haziran 2014 Perşembe

Müslümanlar Arasında Meydana Gelen Savaşlardan El Çekmek

Ebu Hureyre radıyallahu anh'den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ، أَفْلَحَ مَنْ كَفَّ يَدَهُ
"Yaklaşmış olan şerden dolayı Araplara yazık! Elini çeken kurtuldu!"
Sahih. Ahmed (2/441) Ebu Davud (4249) Tahavi, Şerhu Muşkili'l-Asar (2299) Ebu Nuaym, Hilye (8/265)

7 Haziran 2014 Cumartesi

Muasır Tekfircilerin Fikrî Kargaşalarına Cevaplar - 6 -

Küfrü Sabit Olan Kimseye Mürtet Hükmünü Amelî Olarak Kim Verir?

Muasır Tekfircilerin Fikrî Kargaşalarına Cevaplar - 5 -

Âlimlerin Cehaletle Mazur Olmaz Sözüyle Kastettikleri Nedir?

Muasır Tekfircilerin Fikrî Kargaşalarına Cevaplar - 4 -

Davet İmamlarının Muayyen Şahsa Hüccet İkamesi Meselesi Hakkında Sözleri

6 Haziran 2014 Cuma

Muasır Tekfircilerin Fikrî Kargaşalarına Cevaplar -3-

Tekfir Ancak Hüccet İkamesinden ve Hüccetin Beyanından Sonra Olur:

Muasır Tekfircilerin Fikrî Kargaşalarına Cevaplar - 2 -

Mutlak ile Muayyen Ayrımına Dikkat Edilmeden Tekfir Edilemez

Muasır Tekfircilerin Fikrî Kargaşalarına Cevaplar - 1 -


Cehaletin Tekfire Mani Oluşuna Delalet Eden Bazı Naslar ve İlim Ehlinin Beyanı

5 Haziran 2014 Perşembe

İkindi Namazından Sonra İki Rekat Namaz Kılmanın Hükmü


İkindi Namazından Sonra İki Rekat Namaz Kılmanın Hükmü
Ebu Muaz el-Çubukâbâdî

4 Haziran 2014 Çarşamba

İlim Talebiyle İlgili Notlar

Âlimleri Takdis Etmeksizin Saygı Göstermek ve Taklid Etmeksizin Onlara Tabi Olmak:
İlim talebesinin âlimlere saygı göstermesi ve onları takdir etmesi gerekir. Âlimler ile başkaları arasındaki ihtilaf hususunda gönlünü geniş tutmalıdır. Onların itikatlarında hatalı bir yol tutanlara karşı, onlar için mazeret bulmalıdır. Bu nokta çok önemlidir. Çünkü bazı insanlar onlar hakkında layık olmadıkları şeyler edinebilmek için başkalarının hatalarını araştırıp takip ederler. İşittiklerini insanlara yayarlar. Bu en büyük hatalardandır. İnsanların avamının dahi gıybetini yapmak büyük günahlardan olduğuna göre, âlimin gıybetini yapmak daha büyüktür. Zira âlimin gıybetini yapmak sadece onun kendisine zarar vermekle sınırlı kalmaz, onun yüklendiği şer’î ilme de zarar verir. (İbn Useymin, Kitabu’l-İlm s.41)

Minber Üzerinde Hikmetle Vaaz Veren Yalancılar Olacak


Ka’b b. Ucre radıyallahu anh’den: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza çıkageldi ve şöyle buyurdu:

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyk" (İbn Bişrân Emâlî, 291, Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)