Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Daru's-Sunne kitaplarını kitap satış sitelerinden temin edebilirsiniz. Sitemizden perakende kitap satışı yapılmamaktadır.

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



22 Kasım 2011 Salı

Düzeltme

Açıklama:
Bir hafta kadar önce teşehhüdde parmak işareti hakkında sorulan soruya istinaden verdiğim cevapta Şeyh Mukbil rahimehullah'ın Camiu's-Sahih adlı eserinden verilen nakli, adı geçen kitapta bulamadığımı, ancak müellifin Sahihu'l-Müsned adlı eserde bahsi geçen açıklamayı bulduğumu belirtmiştim. Baktığım Camiu's-Sahih baskısı 1416/1995 tarihli olan baskıdır. Ancak Hüseyin Cinisli kardeşimiz, yapılan naklin Camiu's-Sahih'in şeyh Mukbil rahimehullah'ın vefatından sonra 1429 yılında yapılan üçüncü baskısında mevcut olduğunu beyan eden ve ilgili bölümün taranmış resmini ihtiva eden bir açıklama yapmıştır. Her ne kadar bu nakilde geçen açıklamaların Şeyh Mukbile ait olması hususunda herhangi bir şüphe bulunmasa da, Şeyh'in Sahihu'l-Musned'de yaptığı bu açıklamanın, kendisinin vefatından sonra Camiu's-Sahih kitabına eklenmesine ihtimal vermediğimden nakilde hata olduğunu yazmıştım. Bu da benim zanna dayalı bir hatam olmuştur. Allah'tan bağışlanma ve ilgililerden haklarını helal etmelerini temenni ediyorum. Hakkın teslimi için Hüseyin Cinisli kardeşimin bahsi geçen açıklamasını naklediyorum:




Şeyh Mukbil'den Yapılan Nakle Dâir Açıklama
Bismillahi ve’l-hamdulillah ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ rasûlillah ve alâ âlihi ve sahbihi ecmain. Emma ba’d,
Sitemizin İlim Pınarı bölümünde yayınlanan Şeyh Mukbil'e ait bir yazının internette tenkid konusu olduğunu, hafta sonu programımız sebebiyle bulunduğum Bursa'da öğrendim. Söz konusu tenkidi gördüm, okudum. Tenkid yazısında nakilde hata ettiğimize, hatta özensiz davranıp internetten alarak öylesine neşrettiğimize dâir ithâmı şifâhen orada cevaplasam da, arkadaşlarım ısrar ederek buna dâir sitede bir açıklama yapmamı istediler. Mezkûr yazıda şöyle denilmektedir:

"Bu nakli yapanlar da şöyle bir hata etmişler: Bu ifadeler Şeyh Mukbil'in Camiu's-Sahih adlı eserinde mevcut değildir. Bilakis Şeyh Mukbil'in Sahihu'l-Musned Mimma Leyse Fi's-Sahihayn adlı eserindedir. Bu kitap iki cilt olup pek çok kimse şeyhin Camiu's-Sahih adlı altı ciltlik eseriyle karıştırmaktadırlar. Kitabın cilt ve sayfa numarası da yanlış verilmiştir. Doğrusu 2/265-266 şeklinde olmalı idi. Bu da gösteriyor ki yazıyı yayınlayanlar eserlerin aslından tahkik etmemiş, internette yayılan nüshalara itimad etmekle yetinmişlerdir."
Allah'a güvenip dayanarak derim ki: Bu ithâm haksız, yersiz, zannî ve vehmîdir. Bâtıl bir iddiadır. Şeyh Mukbil'in her iki kitabı da şahsî kütüphanemde bulunmaktadır. Söz konusu nakli de, Şeyh'in altı ciltlik el-Câmiu's-Sahîh adlı eserinden kitabı önüme açarak tercüme ettim. verilen cilt numarası ve sayfa numarası da doğrudur, herhangi bir yanlışlık yoktur. Kütüphanemde bulunan, tam ismi el-Câmiu's-Sahîh mimmâ Leyse fi's-Sahîhayn olan bu eser Dâru'l-Âsâr yayınevinin 1429 hicrî tarihli üçüncü baskısıdır. Bu baskı, Şeyh'in hayatta iken tashîh ettiği, eklemelerde bulunduğu ve sahîh olduğuna dâir ictihâdlarından döndüğü hadîslere dâir tenbîhler ihtivâ eden en mu'temed baskıdır. Zaten Şeyh'in eserlerini basma yetkisi de bu yayınevindedir.
Sitemizde bana ait olan ve olmayan her türlü tercümede oldukça i'tinâlı davranmaktayız. Yaptığımız nakilleri ikinci kaynaklardan değil, o naklin bizzat sahibine ait eserlerden birebir nakletmekteyiz. Bununla birlikte hata etmemiz elbette mümkündür. Bu hatalarımızdan dolayı samimiyetle bizi uyaran her kişiye Allah rahmet etsin!
Şeyh Mukbil'in yazısında zikrettiği hususa gelince, bu konuda söylenecek şeyler ziyâdesiyle söylenmiş, karşıt görüşlere sahip olanlar birbirlerinin delîl olarak öne sürdükleri şeylere cevap vermişlerdir. Bunlara eklenebilecek herhangi birşey de yoktur. Bu konuda derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler, konu hakkında yazılmış birine Şeyh Mukbil'in, diğerine Meşhûr Hasen'in takdîm yazdığı, sonraki diğerine reddiye niteliğinde olan mustakil iki kitaba, değişik kitaplardaki bu konu ile ilgili incelemelere ve hadîs muhakkiklerinin söz ve değerlendirmelerine bakabilirler. Konuyu inceleyenler, "sikânın ziyâdesi makbûldür" kuralı ile ilgili usûlî tartışmaları da nazar-ı i'tibâra almalıdırlar.
Son olarak, tam bir güven sağlansın diye el-Câmiu's-Sahîh'de olmadığı iddia edilen kısmı scaner/tarayıcı aracılığıyla tasvîr edip sunuyorum:
Hüseyin Cinisli
25 Zi'l-Hicce 1432
mukbil1
mukbil2

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)