Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



30 Mayıs 2019 Perşembe

Allah’tan Başkası Adına Kasıtsız Yeminin Hükmü

Allah’tan Başkası Adına Kasıtsız Yeminin Hükmü/İbn Kuteybe
Tercüme: Ebû Muâz el-Çubukâbâdî
Soru: Hadiste şöyle buyrulmuştur:
من حلف بغير الله أشرك
Kim Allah’tan başkası adına yemin ederse şirk koşmuştur[1]” buyruluyor. Sen de bazı insanların bunu: “Allah’tan başka bir rab adına yemin ederse kişi müşrik olur” diye yorumladıklarını söyledin. Peki: “Senin hakkın için şöyle yapmayacağım” veya “Senin hakkın için şöyle yapacağım” demek de buna dahil midir?”
İbn Kuteybe rahimehullah’ın el-Mesail ve’l-Ecvibe (s.322 no:128) cevabı: “Bana göre “şirk koşmuştur” sözü ile kâfir olması ve İslam’dan çıkması kastedilmemiştir. Ancak Allah adına yemin eder gibi başka şey adına da yemin edildiği için taksimde Allah ile o şey arasında ortak koşulmuştur. Bunun benzeri:
قليل الرياء شرك
Riyanın azı da şirktir[2] hadisidir. Burada kişinin ameliyle insanlara, onlar tarafından övülmek için gösteriş yapması kastedilmiştir. Görmez misin, bunu yaptığı zaman, Allah için yaptığı amelinin bir kısmını insanlar için yapmış olur. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:
فَمَنْ كَانَ يَرْجُو لِقَاءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا
Kim rabbi ile karşılaşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve ibadetinde rabbine kimseyi ortak koşmasın.” (Kehf 110) Allah’a ibadetinde bir kısmını Allah için, bir kısmını başka bir rab için yapmış olur. Adem ve Havva aleyhime's-selâm kıssasında şöyle buyrulur:
فَلَمَّا آتَاهُمَا صَالِحًا جَعَلَا لَهُ شُرَكَاءَ فِيمَا آتَاهُمَا
Ne var ki Allah onlara sâlih bir evlâd verince, Allah'ın kendilerine verdiği şeyde O'na ortaklar kılmaya başlamışlardır” (A’raf 190) O ikisi çocuğu “Abdulhâris” diye isimlendirince, niyet ve akidede değil, ancak isim vermede ortak kıldılar. Ama “Senin hakkın için, ömrün için, ömrün için, şerefin için” vb. diyen kimseye gelince, bu böyle değildir. Çünkü bu insanların kasıtlı olarak söyledikleri değil, konuşmalarında geçen boş sözlerdir. Bununla iyiliği niyet etmezler. Yeminde şirk ancak bir şeyin kendisini kastederek yapılan, Allah’a yeminde olduğu gibi, bununla iyilik ve vefa göstermeye niyet edilen yeminlerdir. Allah adına yeminde lagiv (kasıtsız yemin) ile kişi sorumlu olmadığı gibi, başkası adına kasıt ve niyet olmaksızın yemin de sorumluluk getirmez.
Nitekim bir hadiste el-Hucenna’ (veya Fucey’a el-Âmirî) rahimehullah, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e şöyle demiştir:
وأبيكَ إنَّ هذا هو الجُوع
Baban için söylüyorum ki muhakkak bu açlıktır[3] sözü gelmiştir. Bu insanların kasıtsız olarak söyledikleri bir kasemdir. Nitekim “babam için, annem için…” derler ve bununla “Babam, annem sana feda olsun” demeyi kastederler. Bunu söyleyen kişi böyle bir şey olmayacağını bildiği gibi, onu işiten kişi de aslında böyle bir şey olmayacağını bilmektedir.

[1] Tirmizî (1535) Ahmed (1/47, 2/34, 67, 87) Hâkim (1/18, 52)
[2] Ahmed (5/428, 429) Bkz: Mecmau’z-Zevaid (1/102, 10/222-224)
[3] Ebû Dâvûd (3817) Begavi Şerhu’s-Sunne (3006) İbn Sa’d Tabakat (6/46) İbn Ebi Hayseme Tarih (2066) Ebu Nuaym el-İsbehani; Tesmiye Ma Rava Ani’l-Fadl b. Dukeyn (35) Bu kaynaklarda: “Babama yemin olsun bunu (ölmüş hayvan etinden yemeyi) açlık sebebiyle yaptım” şeklinde geçer. Kıssa için bkz.: İbn Kani Mu’cem (3/197)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)