Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



8 Ocak 2016 Cuma

Türkiye'deki Hadis Ehli, "Selefî"lik İddia Eden Haricilerden Berîdir

Suud devletinde geçtiğimiz hafta Hariciler ile Şiilerden oluşan bazı suçlular idam edilmişti. Maalesef Türkiye'de kendilerini "Selefilik" maskesi altında gizleyerek epeydir davette bulunan kimseler, Ümmetin salih selefinin yolunda yürüyen hakikî Selefileri zan ve itham altında bırakmaktadır. Zaten İslam düşmanlarının arzuladıkları şeyler de bunlardır.
Bahsi geçen idam olayından sonra harici teröristlere arka çıkmak adına ortak bildiri yayınlayan bu kimseler böylece gerçek kimliklerini bir kez daha ortaya koydular.
Şii sapığı dışındaki 46 harici aktivistini; cahilce ve gafilce "Ehli Sünnet Alimi" olarak lanse ettiler, Suud rejimini de teröre karşı; "olması gerekeni" yaptığı için kınayarak Müslümanları teröre tahrik ettiler. 
Bütün bunlar Müslümanlar arasına bir kez daha fitne ateşi atmak isteyen dış mihrakların oyunlarıdır. Maalesef bu tür komploları Yahudiler tezgahlıyor, kendisini şimdilerde "Selefi" olarak maskeleyen Harici İhvanu'l-Muflisin uşakları da, Müslümanları bu fitne tuzaklarına yönlendiriyor.
Lakin Müslümanlar aklını hala kullanmıyor, aynı delikten defalarca ısırılmaya devam ediyor.
Yalnızca hissiyat şovmenliği ile insanları galeyan tuzağına düşürmeyi amaçlayan söz konusu ortak bildiride adı geçen Harici Dernekleri şunlardır:
 
Sabikun-Der (Ankara)
Hadis-Der (Gaziantep)
Darulilim-Der (Konya)
Sakarya-Der (Eskişehir)
Okur-Der (İstanbul)
Cihan-Der (Konya)
Hikmet-Der (Konya)
İmam Ebu Hanife Vakfı (İstanbul)
Rahmet-Der (Sivas)
İnabe-Der (Gaziantep)
Küresel Çağrı-Der (Malatya)
Mum-Der (İstanbul)
Çağrı-Der (İzmir)
Öncü Nesil İnsani Yardım Derneği (Ankara)
İslami Gençlik Hareketi (Ankara)
Kurtuba Gençlik Hareketi
 
Bu kuruluşların yöneticileri ve müdavimleri bid'atçi sapık hükmündedirler. Onlarla konuşmak, selam vermek, selam almak, hasta ziyaretlerinde bulunmak, cenazelerine katılmak, onları övücü, temize çekici, tavsiye edici konuşmalar yapmak, herhangi bir yardımda bulunmak caiz değildir, haramdır. Kim bu sayılanları yaparsa İslam'ın ve sünnetin yıkılmasına yardım etmiş demektir.
İbn Ömer Radıyallahu Anhuma'dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Kim kendisine buğz ederek bid’at sahibinden yüzünü çevirirse Allah onun kalbini emniyet ve imanla doldurur. Kim bid’at sahibini reddederse Allah onu büyük korku gününde emin kılar. Kim bir bid’at sahibinin aleyhinde yardım ederse Allah onun cennette yüz derecesini yükseltir. Kim bir bid’at sahibine selam verirse veya onu güleryüzle karşılar ya da onu sevindirecek şekilde yönelirse Allah Azze ve Celle’nin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e indirdiğini hafife almıştır.
(Hadis hasendir. Herevî Zemmu’l-Kelâm (949) Hatib, Muvazzahu Evham (288) Hadisu Ebi’l-Fadl ez-Zuhri (no:147) İbn Ebi’l-Muberred, Cem’u Cuyuşi’d-Desakir Ala İbn Asakir (no: 46)
 
Ehl-i Hadis Selefîleri 
Selefîlik Maskesi Takmış Bid'atçilerle 
Karıştırmayın!!
 
* Hadis Ehli, Kur'an ve sahih sünnet delillerinin ilmiyle meşgul olan, öğrenebildikleri ilimle amel etmeyi amaçlayan, hayatlarında Allah'ın dinini ikame etme gayesini güden kimselerdir.
  
 - Bid'at ehli ise vahiyden ibaret olan dine beşeri fıkıh mezheplerinin re'ylerini katarak Allah'ın indirdiğini değiştirir, bu değiştirilmiş  dine davet eder, bunun için mücadele ederler ve uydurdukları bu dinlerle kendileri de amel etmezler.
 
* Hadis ehli, sahih cihad için sürekli hazırlıktadır. Müslümanların yöneticisi olmadan, fertlerin kendi tasarruflarıyla şekillendirdikleri sözde cihad anlayışlarını kabul etmezler. Onlar cihadın ancak Allah'ın dinini din edinmeyenlere karşı olabileceğini,  - Müslümanların yöneticisinin yetkisinde olan istisnai durumlar haricinde - münafıkça bile olsa İslam'ı benimsemiş olan, kıblemize yönelmiş kimselerle  savaşılmayacağına itikad ederler. Kafirlere karşı cihad edebilmek için vahiy dinini ikame eden, yalnızca Allah'ın kelimesini yüceltmek için mücadele edecek sahih İslam toplumunun mevcut olması gerektiğine, aksi takdirde Allah'ın yardımını alamayacaklarına itikad ederler.
 
     - Bid'at ehli ise her meselede olduğu gibi cihad meselesinde de Allah'ın kitabıyla ve rasulünün diliyle açıkladığı vahiyle değil, hevaları ve hisleri doğrultusunda hareket eder, İslam düşmanlarının Müslümanları fitneye düşürmek için satın aldıkları münafık yöneticileri mürted ilan ederek, Müslüman olduklarını iddia etseler dahi onlara karşı ve devletlerine mensup herkese karşı savaşılmasını teşvik ederek bunun adına cihad derler. Böylece İslam'ın dışındaki düşmanlar, içteki münafıkları kullanarak Müslümanların sahip oldukları değerleri yutarlar, kendileri ellerini sürmeden İslam kimliğine sahip kimseleri birbirlerine kırdırır ve işin kaymağını yerler.    
 
* Hadis Ehli zalim yöneticilerin zulümlerine karşı tıpkı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in emrettiği gibi sabreder, yöneticilik makamına bir şekilde geçmiş olan kişi bir münafık dahi olsa, meşru konularda itaat ederler, gayri meşru konularda ise, salih bir idareciye dahi itaat etmezler. Bu yüzden oy kullanma, miting, devrim, yöneticiler aleyhinde sloganlar gibi bâtıl eylemlerde bulunmazlar.
 
    - Bid'at ehli ise dinlerini re'yleri ve hisleri ile kendileri şekillendirmeye çalıştıkları için, hevâlarına uymayan yöneticilere karşı ayaklanmayı meşru gösterebilmek adına, dinî argümanları kullanarak komünizmden devşirdikleri inkılap metodunu "İslamî" göstermeye çalışırlar. Şayet bu davalarında samimi olsalardı yüceltmeye çalıştıkları şey "Allah'ın indirdiği vahiyden ibaret" olurdu ve kendileri de bu din ile amel ederlerdi. Fakat onlar; Demokrasi, Hanefi mezhebi, Şafii mezhebi, Haricilik, Sufilik, Şia, Mutezile vd. bâtıl ideolojileri yüceltmek için mücadele etmektedirler.
 
* Hadis ehli, Allah ve rasulü haram kıldığı ve işleyenlerini şiddetle tehdit ettiği için ruh taşıyan canlı suretlerinin her çeşidinden, Yunan geleneği olan tiyatro ve sinemalardan ve müzikten uzak duran kimselerdir. Bu yüzden temiz İslam davetine video pisliğini, çalgıları, tiyatro ve sinemaları bulaştırmamışlardır. Çünkü İslam dini video, suretler, müzik, tiyatro ve sinema bu ümmete sirayet etmeden önce de kâmil idi, kıyamet gününe kadar da bu bâtıllara muhtaç olmayacaktır.
 
   - Bid'at ehli ise şahıslarının arz-ı endam etme heveslerini "İslam davetinin zarureti" gibi gösterebilmek adına, video ve fotoğraf suretlerini te'vil ederek helal saymakta, sözüm ona İslam'a davet adına müzik ve modern yalancılık olan sinema ve tiyatroya cevaz vermektedirler. Bu adımın arkasında da - İslam değil - şahısları ve gruplarından başka bir şey yüceltilmemektedir!
 
* Hadis ehli tıpkı insanların en hayırlısı, alemlere rahmet olarak gönderilen Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yaptığı gibi, İslam'ı benimsemiş kimselerin eğitimini, İslam'ı henüz benimsememiş kimselerin davet edilmesinden önde tutar, öncelikle bu dine mensup olan, tevhid ehli kimselerin memnun edilmesini, henüz tevhid davetine ulaşmamış kimselerin memnun edilmesinden önceler, mescidlerde haremlik selamlığa da riayet etmek suretiyle, erkek-kadın, büyük-küçük, köle-hür herkesin eşit seviyede din öğrenimine katılmalarını sağlar, okul, medrese, fakülte, üniversite gibi sonradan çıkma hiyerarşileri benimsemezler.
 
    - Bid'at ehli ise mescidleri önemsemez, ilim öğretme iddiasıyla cehaletlerini; kurdukları derneklerde, düzenledikleri kadın-erkek karışık konferans salonlarında, rahat koltuklarına kurulmuş kitlelere karşı yukarıdaki kürsüler gerisinde yağ bağlamış göbekleriyle sunarlar.

Allah'tan Müslümanları düşmanlarının tuzaklarına karşı basiretli kılmasını, saadet asrındaki İslâm'ın dışındaki yönelişlerden yüz çevirecek şuuru nasip etmesini dileriz 
 

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)