Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

24 Temmuz 2020 Cuma

Maske Takmak ve İtaat Şirkiyle Alakası

Şeyh Muhammed ed-Duveyş, büyük şirkin çeşitlerinden bahsederken şöyle demiştir: “Bunlardan biri de itaat şirkidir. Bu Allah Teâlâ’ya isyan olan konuda, Allah’tan başkasına itaat etmektir. Bu gerçekten çok tehlikeli bir kapıdır. Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın dinine aykırı kanunlar koyanlar ve bu kanunları uygulamaya koyanlar olur, sonra Allah’ın dışında bu kanunları koyup uygulayanlara tabi olanlar gelir ve onlara uyarlar. Halbuki onların dini değiştirdiklerini bilmektedirler. Şeyhulislam İbn Teymiyye rahimehullah bunu büyük şirk olarak isimlendirmiştir. Adiy b. Hâtim radiyallahu anh Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına girdiğinde O, Allah Teâlâ’nın: “Alimlerini ve rahiplerini Allah’ın dışında rabler edindiler” (Tevbe 31) ayetini okuyordu. Bunun üzerine hristiyanların alimlerini tanıyan Adiy radiyallahu anh dedi ki: “Ey Allah’ın rasulü! Onlar, bunlara ibadet etmiyorlardı.” Yani alimlere ve rahiplere ibadet etmiyorlar, onlara secde ve rüku etmiyorlardı dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurdu: “Onlar haram helal saydıklarında helal saymıyorlar mıydı? Yine onlar helali haram saydıklarında haram saymıyorlar mıydı?” O da “Evet” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İşte onların ibadeti budur” buyurdu. Bu hadis hasendir. Bundan dolayı Şeyhulislam İbn Teymiyye rahimehullah diyor ki: “Onlara tabi olanlar iki çeşittir: Bir çeşidi; onların Allah’ın dinini değiştirdiklerini bilmelerine rağmen onlara tabi olanlardır. Bunlar aynı onlar gibidirler. İkinci çeşidi: Allah’ın dininin hak olduğunu bilirler, lakin onlara tabi olurlar. Bunlar günah işlemektedirler. Yani onlar Allah’ın dinine masiyet olarak muhalefet etmektedirler. Böyleleri fasık ve isyankarlardır. Kafir değildirler. Ama Allah’ın dinini değiştiren alimler ve rahiplerin kendilerinin büyük şirke düştüklerinde hiçbir tereddüt yoktur. İşte bu itaat şirkidir.” (Durusu’ş-Şeyh Muhammed ed-Duveyş)

Şeyh Duveyş’in işaret ettiği, İbn Teymiyye rahimehullah’ın sözleri şu şekildedir: “Allah’ın haram kıldığını helal sayma ve Allah’ın helal kıldığını haram sayma konusunda alimlerini ve rahiplerini rabler edinenler iki şekilde olurlar:

Birincisi: Onların Allah’ın dinini değiştirdiklerini bilirler ve bu değiştirme hususunda onlara tabi olurlar. Rasullerin dinine muhalefet ettiklerini bilmelerine rağmen önderlerine uyarak Allah’ın haram kıldığı şeyin helal olduğuna ve Allah’ın helal kıldığı şeyin haram olduğuna itikad ederler.  Bu küfürdür. Nitekim bu kimse Allah’a ve rasulüne ortak koşmuştur. O önderlere namaz kılıp secde etmeseler de, dine aykırı olduğunu bildikleri hususta dine aykırı olarak başkasına ittiba etmişlerdir. Allah’ın ve rasulünün söylediği dışında bu önderlerin söylediklerine itikad ettikleri için müşrik olmuşlardır.

İkincisi: Haramın haram, helalin helal olduğuna itikad ve iman ettikleri halde, Allah’a isyan olan hususta o önderlere itaat edenlerdir. Tıpkı günah işleyen ve yaptığı şeyin günah olduğuna itikad eden herhangi bir müslümanın yaptığı şey gibi. Bunlar diğer günahkarlarla aynı hükümdedir.” (İbn Teymiyye Mecmuu’l-Fetava 7/70)

Günümüzde Allah ve rasulünün haram kılan bir nassı olmadığını bildikleri halde sigarayı, midyeyi, at etini haram sayan azgın fetvalara itikad edenler büyük şirk işlemektedirler!

Allah ve rasulü cemaatle namazı, namazda safları birleştirmeyi emrettiği ve namazda ağzı örtmeyi yasakladığı halde cemaatle namazı, safları birleştirmeyi yasaklayanlar ve onlara itaat edenler, namazda maske takmayı emredenler ve onlara itaat edenler büyük şirk işlemektedirler!

Allah insanlar ve hayvanlar arasında bulaşıcı hastalık yaratmadığı halde ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den mütevatir gelen hadislerde “Hastalık bulaşması diye bir şey yoktur” buyurmuş olmasına rağmen, Allah’a iftira ederek ve rasulünü yalanlayarak hastalığın bulaştığını söyleyenler ve firavunun günümüzdeki halefleri olan bu kafir yöneticilere bu konuda itaat ederek maske takanlar büyük şirk işlemektedirler!

Hastalığın bulaşmadığına inandığı halde zalim ve kafir idarecilerin maddi ve manevi dayatmaları sebebiyle – hayatî bir zaruret içeren baskı olmaksızın – dünyevi bir menfaat için maske takanlar günah işlemektedirler.

Dolayısıyla zorunlu bir durum veya ihtiyaç olmaksızın maske takan kimseler ya müşrik yahut fasık kimselerdir. Böyle kimselere selam veren yahut selamını alan da tevhidin en önemli şartlarından biri olan velâ ve berâ akidesini ihlal etmiş olur ve karşısındaki kimsenin de itikad ve amelinin sakıncasız bir amel olduğunu zannetmesine sebep olur.


Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)