Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



24 Aralık 2018 Pazartesi

Namazda Salli ve Barik Dualarının Yeri


Namazda Salat Etmek

قَالَ عبد الْحق الأشبيلي رَحِمَهُ اللَّهِ فِي الْأَحْكَام الشَّرْعِيَّة الْكُبْرَى قَالَ الدَّارَقُطْنِيّ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ النَّيْسَابُورِي حَدَّثَنَا أَبُو الْأَزْهَرِ أَحْمَدُ بْنُ الْأَزْهَرِ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ حَدَّثَنَا أبي عَن ابْن إِسْحَاقَ قَالَ وَحَدَّثَنِي فِي الصَّلَاة عَلَى رَسُول اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا الْمَرْءُ الْمُسْلِمُ صَلَّى عَلَيْهِ فِي صَلَاتِهِ مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بن الْحَارِث التَّيْمِيّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللهِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ رَبِّهِ الْأنْصَارِيّ أخي بلحارث بن الْخَزْرَج عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ عُقْبَةَ بْنِ عَمْرٍو الْأنْصَارِيّ قَالَ أَقْبَلَ رَجُلٌ حَتَّى جَلَسَ بَيْنَ يَدَيْ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ عِنْدَهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللهِ أَمَّا السَّلَامُ عَلَيْكَ فَقَدْ عَرَفْنَاهُ فَكَيْفَ نُصَلِّي عَلَيْكَ إِذَا نَحْنُ صَلَّيْنَا عَلَيْكَ فِي صَلَاتِنَا صَلَّى الله عَلَيْكَ؟ قَالَ فَصَمَتَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى أَحْبَبْنَا أَنَّ الرَّجُلَ لَمْ يَسْأَلْهُ ثُمَّ قَالَ إِذَا أَنْتُمْ صَلَّيْتُمْ عَلَيَّ فَقُولُوا اللهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

İbrahim b. Sa’d rahimehullah’tan: “İbn İshak rahimehullah bana namazda müslüman kişinin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e salat etmesini Muhammed b. İbrahim b. el-Haris et-Teymî’den, o Muhammed b. Abdillah b. Zeyd b. Abdirabbih el-Ensarî’den, o da Ebu Mes’ud Ukbe b. Amr el-Ensarî radiyallahu anh’den rivayet etti. Ebu Mes’ud Ukbe b. Amr radiyallahu anh dedi ki:

“Bir adam geldi, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in önünde oturdu. Biz de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanındaydık. Dedi ki:

“Ey Allah’ın rasulü! Sana selamı öğrendik. Peki, namazımızda sana salat ettiğimiz zaman sana nasıl salat edeceğiz? Allah sana salat etsin.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sustu. Öyle ki adamın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bunu hiç sormamış olmasını istedik. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Bana salat ettiğiniz zaman şöyle söyleyin: “Allah’ım! İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine salat ettiğin gibi ümmî nebî Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine salat et. İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine bereketler verdiğin gibi ümmî nebi Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine de bereketler ver. Muhakkaki sen Hamîd’sin, Mecîd’sin.”

Tahrici: Abdulhak el-İşbilî el-Ahkamu’l-Kubra’da (2/276) Darekutni’den (1/354) naklen, İbn Huzeyme Sahih’inde (711) Ahmed Musned’de (4/119) Hâkim el-Mustedrek’te (1/401) Ebu Ahmed el-Hâkim Şiaru Ashabi’l-Hadis’te (s.104) Taberî Tehzibu’l-Asar’da (343) ve Beyhakî Sunenu’l-Kubra’da (2/147) rivayet etmişlerdir. İbn İshak rahimehullah işitme sigasını tasrih ettiğinden hadis Muslim’in şartına göre hasendir.

Fevaid: Hadiste geçen “Sana selam’ı öğrendik” sözü, teşehhüd duasında geçen “es-Selamu ale’n-Nebî” sözüne işarettir.

Namazda Salli ve Barik Duaları Nerede Okunur

قَالَ أبو جعفر الطبري رَحِمَهُ اللَّهِ فِي تهذيب الآثار (الجزء المفقود) حَدَّثَنِي عبيد الله بن سعد الزُّهْرِيّ قَالَ حَدَّثَنَا عمي قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ قَالَ أَخْبرنِي عَنْ تَشَهُّدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ َ فِي وَسَطِ الصَّلَاةِ وَفِي آخِرِهَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الْأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ النَّخَعِيُّ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ عَلَّمَنِي رَسُول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ  فِي وَسَطِ الصَّلَاةِ وَفِي آخِرِهَا إِذَا جَلَسَ عَلَى وَرِكِهِ الْيُسْرَى التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ قَالَ ثمَّ إِن كَانَ وَسَطِ الصَّلَاةِ نَهَضَ حِينَ يَفْرُغُ مِنْ تَشَهُّدِهِ وَإِنْ كَانَ فِي آخِرِهَا دَعَا بِمَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَدْعُوَ بِهِ ثمَّ يُسَلِّمُ

Abdullah b. Mes’ud radiyallahu anh’den: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana kişinin namazın ortasında (teşehhüde oturduğunda) ve namazın sonunda sol kalçası üzerine oturduğu zaman şöyle demesini öğretti:

 Her türlü tahiyye, bütün ibâdetler, güzel söz­ler sâdece Allah’adır. Selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketi sana olsun ey Nebî! Selâm bize ve Allah'ın sâlih kulları üzerine olsun. Şehâdet ede­rim ki Allah'dan başka ibadete layık hak ilâh yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve rasulüdür.” Sonra eğer namazın ortasında ise teşehhüdü bitirdiği zaman kalkar. Eğer namazın sonunda ise teşehhüdü bitirdikten sonra Allah’ın dilediği şekilde dua eder. Sonra selam verir.”

Tahrici: İmam Taberî rahimehullah, Tehzibu’l-Asar adlı eserinde (mefkud cüz no:364) bunu Buhârî ve Muslim’in şartlarına göre hasen bir isnad ile rivayet etmiştir. Muhammed b. İshak b. Yesar rahimehullah işitme sigasını tasrih etmiştir. Yine İmam Ahmed b. Hanbel rahimehullah Musned’inde (1/459) İbn Huzeyme rahimehullah Sahih’inde (no: 701, 702, 708) ve Taberânî rahimehullah Mu’cemu’l-Kebir’de (10/53) rivayet etmişlerdir.

Fevaid: İbn Mes’ud radiyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kendisine teşehhüdü öğrettiğini ifade ederek anlatmaya başlamıştır.

“Namazın ortasında oturduğunda ve namazın sonunda sol kalçası üzerine oturduğunda…” sözünü İbn Huzeyme rahimehullah şöyle açıklamıştır: “Bu ancak namazın sonunda oturduğu zaman teverrük yapardı demektir. Namazın hem ortasında hem sonunda bu şekilde oturduğu anlamında değildir.”

“Namazın ortasında ise” sözüyle, 3 veya 4 rekatli namazların 2. Rekatinden sonraki teşehhüd oturuşunu tarif etmiş ve teşehhüdü bitirdiği zaman 3. Rekate kalktığını söylemiştir. Şayet ilk teşehhüdde salli ve barik okunacak olsaydı bunu belirtirdi.

“Eğer namazın sonunda ise teşehhüdü bitirdikten sonra Allah’ın dilediği şekilde dua eder, sonra selam verirdi” sözü, salli ve barik duaları ile selamdan önce yapılan diğer duanın son teşehhüdde yapılacağını ifade etmektedir.

Selamdan Önceki Duaya Salât da Dâhildir

قَالَ ابن أبي عاصم رَحِمَهُ الله فيِ الصَّلاةِ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وسلم حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مَيْمُونٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الرَّقِّيُّ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ حَكِيمٍ عَنْ خَالِدِ بْنِ سَلَمَةَ أَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ دَعَا مُوسَى بْنَ طَلْحَةَ حِينَ أَعْرَسَ ابْنُهُ فَقَالَ يَا أَبَا عِيسَى كَيْفَ بَلَغَكَ فِي الصَّلاةِ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟ فَقَالَ مُوسَى أَنَا سَأَلْتُ زَيْدَ بْنَ خَارِجَةَ عَنِ الصَّلاةِ؟ فَقَالَ أَنَا سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِنَفْسِي فَقُلْتُ كَيْفَ الصَّلاةُ عَلَيْكَ؟ فَقَالَ صَلُّوا عَلَيَّ وَاجْتَهِدُوا وَقُولُوا اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى محمدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حميدٌ مجيدٌ

Halid b. Seleme rahimehullah’tan: “Abdulhamid b. Abdirrahman rahimehullah, Musa b. Talha rahimehullah’ı oğlunun düğününe davet etti. Ona dedi ki:

“Ey Ebu İsa! Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e salât sana hangi şekilde ulaştı?” Bunun üzerine Musa dedi ki:

“Zeyd b. Harice radiyallahu anh’e Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e salât hakkında sordum. Dedi ki:

“Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bunu bizzat sordum ve dedim ki: “Sana nasıl salât edelim?” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Bana salât edin, içtihat ederek dua edin ve şöyle deyin: “Allah’ım! İbrahim’e bereketler verdiğin gibi, Muhammed’e ve Muhammed’in âilesine de bereketler ver. Muhakkak ki sen Hamîd ve Mecid’sin.”

Tahrici: İbn Ebi Asım es-Salat Ale’n-Nebi’de (19) ve el-Ahad ve’l-Mesani’de (2000) Ebu Bişr ed-Dulabi el-Kuna’da (1412) Buhârî Tarihu’l-Kebir’de (3/383) Ahmed Musned’de (1/199) Nesâî el-Mucteba’da (1292) ve Sunenu'l-Kubrâ’da (7672, 10193) Fesevi el-Ma’rife’de (1/301) Tahavi Şerhu Muşkili’l-Asar’da (2230) İbnu’l-Esir Usdu’l-Gabe’de (2/354) rivayet ettiler. Mukbil b. Hadi rahimehullah Sahihu’l-Musned Mimma Leyse Fi’s-Sahihayn’da (355) sahih dedi. Hadisin isnadı Muslim’in şartına göre sahihtir.

Fevaid: Bu hadis namazın sonunda, İbn Mes’ud radiyallahu anh hadisinde de anlatıldığı gibi teşehhüden sonra, selam vermeden önce yapılacak duaya salavat ile başlanacağını ifade etmektedir. Bu da gösteriyor ki, namazda salli ve barik dualarının yeri, selam oturuşundaki teşehhüdden sonradır.


قَالَ البيهقي رَحِمَهُ اللَّهِ فِي سننه الكبرى أَخْبَرَنَا أَبُو مَنْصُورٍ الظَّفَرُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَحْمَدَ الْعَلَوِيُّ وَأَبُو عَبْدِ اللهِ الْحَافِظُ قَالَا حَدَّثَنَا أَبُو جَعْفَرٍ مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ دُحَيْمٍ الشَّيْبَانِيُّ بِالْكُوفَةِ حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَازِمِ بْنِ أَبِي غَرَزَةَ الْغِفَارِيُّ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللهِ بْنُ مُوسَى حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنْ أَبِي الْأَحْوَصِ عَنْ عَبْدِ اللهِ قَالَ وَإِذَا قَالَ السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ فَقَدْ أَصَابَتْ كُلَّ عَبْدٍ صَالِحٍ أَوْ نَبِيٍّ مُرْسَلٍ ثُمَّ يُبْتَدَأُ بِالثَّنَاءِ عَلَى اللهِ عَزَّ وَجَلَّ وَالْمَدْحَةِ لَهُ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ وَبِالصَّلَاةِ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ثُمَّ يَسْأَلُ بَعْدُ
Abdullah b. Mes’ud radiyallahu anh’den: “Teşehhüdde: “Selam bize ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun” dediğinde bütün salih kullara ve gönderilmiş nebilere selam isabet eder. Sonra Allah Azze ve Celle’ye layık senâ ve övgülerde bulunulur, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e salat edilir, bundan sonra istek duası yapılır.”
Tahrici: Beyhakî Sunenu’l-Kubra’da (2/148) Muslim’in şartına göre sahih isnadla rivayet etmiştir.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)