Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



16 Aralık 2012 Pazar

Cep Telefonu Kamerasıyla Suret Fitnesi

Suret ve Cep Telefonu Fitnesi
Şeyh Abdurrahman b. Nasır el-Berrak hafizehullah
Tercüme: Ebu Muaz el-Çubukabadî
Müşrikler hoşlanmasalar da, rasulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet ve hak din ile gönderen Allah’a hamd olsun. Allah’ın salat ve selamı, rasulünün, ailesinin, ashabının ve tabiinin üzerine olsun.
Bundan sonra:
 Yaygınlaşan belalardan ve insanların çoğunun içine düştüğü fitnelerden biri de erkeklerin, kadınların, küçüklerin, büyüklerin ve çocukların ellerinde veya ceplerinde bulunan cep telefonu kamerası ile resim çekmektir. Her şahıs, özel ya da genel her durum ve her ortamda, resim çekmeye hazır haldedirler. Bazı insanların özel ve gizli halleri de resmedilebilir. Bu, çekilmesi caiz olmayan ve birçok kötülükler içeren suretler de olabilmektedir.
Cep telefonuyla tasvir (suret yapma, resim çekme) fitnesi pek çok kötülükler ve fesatlar içermektedir ki, bunlardan bazısı şöyledir:
1- Suret yapmanın haram olduğuna, bu konuda şiddetli yasaklama ve tehdite delalet eden, suret yapanları lanetleyen sünnet naslarının zahirine muhalefet. Tevil yaparak hevaya uyanların tevili, eski ve yeni ümmette meydana gelen bütün kötülüklerin kaynağıdır. Tevilde bulunan müçtehid ise, onun mazur olduğu bilinmekle beraber, hevasına tabi olan mazur değil, günahkardır. İnsanların fitneye düştükleri bu suret yapma işinde, bazı şüpheler sebebiyle bunu helal saymışlardır. Bu, en azından müştebihat türündendir ki, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Kim şüphelilerden sakınırsa dinini ve ırzını korumuş olur, kim de şüphelilere düşerse, harama da düşer” buyurmuştur.
2- Suretinin yapılmasını (resminin veya videosunun çekilmesini) istemeyen kimsenin suretini yapmak, o kimsenin hukukuna tecavüzdür. Bu suretin yayılması ve yayınlanması ile kötülük artar. Sureti çekilen kişi bir kadın olabilir. Kendisi razı olsa dahi onun tasvirini yapmak, onun resmini yayınlamak helal değildir. Zira bu, eğer evliyse o kadının boşanmasına sebep olabilir. Yahut dul ise ona rağbet edilmesine sebep olabilir. Üstelik yabancı erkeklerin onun resmine bakmaları da helal değildir. Yine kişinin rızası olmadan, meclisinin, evinin ve eşyalarının, çocuklarının vb. resimleri gibi özel resimlerinin çekilmesi de böyledir.
3- Kadınların toplantılarını, düğün (resim ve videolarını) çekmek, fuzuli ve fasık kimselerin bakmalarına imkan verir ve buna bakmak helal değildir.
4- Kadın erkek karışık toplantılar gibi çirkin ortamların suretinin çekilmesi, erkek ve kadınların karışık oyun oynadıkları ve raksettikleri hayasızlıkların çekilmesi, sonra bunların münkere karşı çıkma ve batıl ile batıl işleyenlerin utandırılması bahanesi ile yayınlanması, kalpleri hastalıklı kimselerin bu çirkin manzaralara bakmalarına ve faydalanmalarına imkan verir. Şayet zorunluluk varsa, adil kimsenin haberi tasdik edilmediğinde veya hata ispatlanmak istendiğinde sorgulanan kimselere karşı delil getirmek için bunları saklamak gerekir. Halkın karşı çıkması ise sözle olur.
5- Lüzumsuz, ne dinde ne dünyada hiçbir maslahat içermeyen resimler çekilmesi. Bunun sebebi ancak heva, suret sevgisi ve boşluktur. Yine erkeklerin düğün ve benzeri toplantılarda damadın, yanındakilerin, girip çıkanların resimleri de böyledir. Yine mescidlerdeki konferansların, kuran ezberleme halkalarının, güven şüphesiyle toplantıların çekilmesi de lüzumsuzdur. Adil veya güvenilir bir kimsenin haberi suretten daha güvenilirdir.
6- Hatıra dedikleri resimlerin saklanması. Bunun en çirkini gelin ve damat resimlerinin çekilerek hatıra için saklanmasıdır. Zira bu resimler meleklerin eve girmesine manidir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Melekler içinde ne bir köpek ne de bir suret bulunan eve girerler” buyurmuştur. Saygı gösterilmeyen ve paralardaki resimler gibi kaçınılamayan resimler bundan hariçtir.
Ey Müslüman! Suretlerin haramlığına dair bazı hadisleri naklediyorum:
Ebu Hureyre radıyallahu anh’den: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalim vardır? Haydi bir zerre, bir tane veya bir arpa tanesi yaratsınlar!” Buhari ve Muslim rivayet etmişlerdir.
Yine Buhari ve Muslim, Aişe radıyallahu anha’dan rivayet ediyorlar: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyamet gününde insanların en şiddetli azap görecek olanları (suret yaparak) Allah’ın yarattığına benzetmeye çalışanlardır.”
Yine buhari ve Muslim İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet ediyorlar: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her suret yapan kimse ateştedir. Yaptığı her surete can verilir ve bu suret ona cehennemde azap eder”
Yine Buhari ve Muslim, İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: “Kim dünyada bir suret yaparsa ona can vermekle mükellef kılınır, fakat ona can veremez.”  
Müslümanın Allah’tan sakınması ve dininin selameti için ihtiyatlı olması, hevaya tabi olmaktan uzak durması, insanların çoğunun yaptığı şeylere aldanmaması, batılın çokluğuna kıymet vermemesi gerekir. “De ki: "İyi ve temiz olan şeyle, kötü ve pis olan şey, kötü ve pis olanın çokluğu hoşunuza gitse bile, bir değildir. Bu itibarla, ey akıl sahipleri, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz” (Maide 100)
Allah’tan dinde basiret ve hakkı talepte güzel kasıt dileriz. Allah’ın salat ve selamı Muhammed’in, ailesinin ve bütün ashabının üzerine olsun.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)