Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



10 Mayıs 2012 Perşembe

Sünen Kitaplarında Geçen Zayıf Hadis Numaraları Hakkında

Sorular:
            Selamun aleykum Seyfullah kardeşim. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
             Ben sizlerin hazırlayıp sunduğunuz bir çalışma (Türkçeye Tercüme Edilen Hadis Kitaplarında Geçen Zayıf Hadislerin Numaraları) için rahatsız ediyorum. Bu çalışma için bilemediğim bir kaç soru var. Bunu Allah'ın izniyle bizzat sizlerden öğrenmek istedim. Eğer mümkin olursa lütfen sorularımı Allah'ın izniyle cevaplandırın. Birde bu sorularımı bir kusur gibi değerlendirmeyin.

             1. Tirmizi'nin 1. cildinde Cenazeler Bölümü'de 1061, 1062 hadislerin tahricinde Müslim'in adı geçiyor. Yani hadis Müslimin şartına göre sahih olmuşken, Albani niçin bu hadislerin sıhhatını zayıf değerlendirmiş? 3753 numaralı hadisin tahricinde Buhari ve Müslim ittifakla kitaplarına almış. Yani sahihler. Albani ise münker demiş. Benim anlamadığım bu gariplikler diğer sünenlerde de var. Daha sonra 2494 numaralı hadisi Tirmizi hasen garip olarak kabul etmiş, Albani ise mevdu demiş. Birde sonda ilel bölümünde Tirmizi "Bu kitaptaki hadislerin hepsiyle (iki hadis hariç) amel edilir..." demiş. Böyle olunca aklıma böyle bir soru geliyor. Bir hadisi bir alim sahih, diğeri zayıf derse, hangisiyle amel edilir? Tirmizi, İbn Hacer, Zehebi, İraki, Albani gibi alimler güvenilir alimlerdir. Ancak biri bir hadisin sağlam olduğunu söylerse diğeri zayıf olduğunu söylüyor. Belli her alimin kendine uygun hadisin sıhhat şartları var. Ancak sağlam bir görüş gibi hangisi tercih etmeliyiz? Tirmizinin sağlam dediği bir hadisimi, yoksa Albaninin zayıf dediği bir hadisi?
            2. Ebu Davud'da 1262 numaralı hadisde "Biriniz sabah namazından önce uzansın" lafzı geçmektedir. Ancak 1262 numaralı hadisde böyle bir lafz yok. Buna benzeri lafz 1261 numaralı hadisde var. Bu bir kusur mu? Yoksa baskı hatası mı?
            3. Nesai'de 2086 numaralı hadisde "Bu babda terceme edilmeyen Simak - İkrime yoluyla iki mürsel rivayet daha vardır ki bunlar da zayıftır." lafzı var. " Simak - İkrime yoluyla" ne demek? Benim anladığım kadarıyla Simağın İkrimeden rivayet etdiği hadis demek. Bunu doğru anlamışım mı?
           Lütfen sorularımı cevabsız bırakmayın. Cevabı Allah'ın izniyle adresime gönderin. Hepiniz Allah'a emanet olun. Azerbaycandan selam ve dualarla Elman.
Cevaplar:
           aleykum selam ve rahmetullah ve berakatuhu
          1- Muhtemelen siz Abdullah Parlayan'ın tercüme ettiği Sünenlere baktığınızda, Buhari ve Muslim'in metinleri ile karşılaştırmadığınız için böyle bir çelişki gördünüz. Tirmizi'nin 1061 ve 1062 no'lu hadisleri için el-Elbani rahimehullah Tirmizi'nin isnadı hakkında zayıf derken haklıdır. Şuayb el-Arnaut da Müsned tahkikinde isnadın zayıf fakat şahitleriyle hasen olduğuna işaret etmiştir.
           Abdullah Parlayan'ın yaptığı tercümede tahric olarak verilen bilgilerde ise hatalar vardır. Başka yerlerde olduğu gibi, sizin örnek verdiğiniz hadisleri de Buhari ve Muslim tahric etmediği halde, Buhari ve Muslim'e nisbet edilmiştir. Bu hatanın sebebi mütercim'in, "Mevsuatu'l-Hadis" adlı bilgisayar programını kullanarak tahric vermesidir diye düşünüyorum. Bu program, hadisin metninin tahricini değil, hadiste geçen herhangi bir kelimenin diğer hadislerde nasıl geçtiğini göstermek için tahricde yer göstermektedir. Fakat tahric edilen metinler kontrol edilmediği zaman, mesela Buhari veya Muslim'in aynı hadisi tahric ettikleri zannedilmektedir.
          3753 nolu rivayete gelince evet, bunu Buhari ve Muslim rivayet etmişlerdir. Nitekim Tirmizi de bir sonraki rivayet olarak  3754'te rivayet etmiş, Elbani buna sahih demiştir. Elbani sadece 3753 nolu rivayette geçen "ey bahadır delikanlı" ziyadesine münker demiştir. Zira bu ziyadenin yalnızca zayıf bir ravi tarafından zikredildiğini tespit etmiştir. 
        2494 nolu rivayete gelince, İmam Tirmizi rahimehullah hadislerin sıhhatine hükmetme konusunda tesahul sahibi (gevşek davranan) muhaddisler arasında sayılmıştır. Yine İmam Tirmizi'nin bir ravinin eleştirilen haline vakıf olamayıp, o ravi hakkında diğer münekkid muhaddisler tarafından tespit edilen kusurlar bulunabilir. el-Elbani de bunu kendi görüşü olarak değil, mutlaka o ravi ile muasır olan imamlardan naklederek tespit etmektedir.
         Muhaddislerin birbirlerinden farklı sıhhat hükmü vermeleri halinde ravilerin ve metinlerin durumları incelenir ve hadis usulünün gereklerine göre değerlendirmesi yapılarak hangisinin haklı olduğu tespit edilir. Her bir alimin kendine göre sıhhat şartları olduğu doğru değildir. Bilakis muhaddislerin üzerinde ittifak ettikleri beş sıhhat şartı vardır. Hadislerin metin ve isnadları, ittifak edilen bu şartlar ile değerlendirilir. Bu şartlar hakkında ayrıntılı bilgi için 40 Derste Kolaylaştırılmış Hadis Usulü adlı çalışmama veya herhangi bir hadis usulü kitabına bakabilirsiniz. Bazı imamların ittifak edilen bu beş şartların dışında ileri sürdükleri şartlar ise o muhaddisin; ya muteşeddidlerden (ince eleyenlerden) olduğunu - İmam Buhari, İbn Kattan vd. gibi - ya da mutesâhillerden (gevşeklik gösterenlerden) olduğunu - İbn Hibban, Ziyau'l-Makdisi, Tirmizi, Suyuti vd. gibi - gösterir. Önceki muhaddislerden İbn Hacer, Nevevi, Iraki, İbn Abdilberr vd. ile Muasır tahric ve tahkik yapan alimler arasında el-Elbani, Şeyh Mukbil, Ebu İshak el-Huveyni ve Şuayb el-Arnaut'un hükümlerine bakmanızı, bunlar ihtilâf etmişlerse öne sürdükleri gerekçeleri araştırmanızı, ittifak etmişlerse buna itibar etmenizi tavsiye ederim. Önceki muhaddislerle sonrakiler arasında ihtilaf olursa, sonrakilerin (muasırların) hükümleri genelde daha isabetli olmaktadır. Zira muasırlar modern imkanların da hizmete girmesiyle daha fazla kaynakları inceleme imkanı bulmuşlardır.
           2- Doğrusu Sunenu Ebi Davud'da 1261 nolu hadisteki "sağ yanına uzansın" lafzı şazdır. sehven 1262 şeklinde numara vermişim. Dikkatiniz için teşekkür ederim.
           3- Nesai'nin Sünen'inde zikredilen babda yani "Hilali görenler müslüman kimseler mi olmalı?" başlığı altında Simak b. Harb - İkrime tarikiyle 4 rivayet vardır. Ancak tercümede ilk iki rivayet terceme edilmiş, diğer iki rivayet atlanmıştır. Halbuki Nesai burada Simak - İkrime yoluyla mürsel olarak - yani İbn Abbas'ı zikretmeden Rasulullah'a ulaştırarak - iki tarikinin daha olduğunu, metinlerini zikretmeden nakletmiştir. Simak b. Harb güvenilir bir ravi olmakla beraber İkrime'den rivayetlerinde ıdtırab yaptığından El-Elbani bu rivayetlere zayıf hükmünü vermiştir. Simak - İkrime yoluyla.. ifadesi; Simak'ın İkrime'den yaptığı rivayet demektir. Doğru anlamışsınız.

Not: Bu sorular başka kardeşlerin de aklına takılabilecek sorular olduğundan cevapları Darussunne.com sitesinde yayınlıyorum. İsminizin zikredilmesinde sakınca görüyorsanız lütfen bildirin. Dikkatiniz için teşekkür ederim. Allah ilminizi ve imanınızı artırsın.
Ebu Muaz el-Çubukabadî

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)