Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



1 Aralık 2014 Pazartesi

Suya Okuyarak Rukye Meşru mudur?

Şeyh Muhammed Hamid el-Fakî, Fethu’l-Mecid dipnotunda, suya okuyarak rukye yapma ve tedavi için hastaya bu suyu içirme hakkında şöyle demiştir:

“Bu gibi meselelerde Leys b. Ebi Suleym’in, İbn Kayyım’ın veya bir başkasının görüşüyle amel edilmez. Ancak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sabit olan bir sünnetle amel edilebilir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den ise ne İbn Ebi Suleym’in ne de İbn Kayyım’ın dedikleri şey sabit olmuştur. Vehb b. Munebbih’ten nakledilen şey ise İsrailoğullarının adetidir. Rasullerinin hayırlısının yolu değildir. Bu konuda gevşeklik gösterilmesi, bid’atlere ve sonra büyük şirke bir kapıdır. Kendi nefsine karşı samimi olan mü’minin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ve raşid halifelerin – radıyallahu anhum – yoluna azı dişleriyle sarılması, kimden gelirse gelsin sonradan çıkarılan şeylerden uzak durması gerekir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında herkesin sözünü kabul etmek veya reddetmek mümkündür.”

Şeyh Muhammed Hamid el-Fakî'nin bu fetvasını tercüme ettikten sonra suya okuyarak rukye yapmakla ilgili olarak şu hadisin tahkikini yaptım ve hadisin isnadının hasen olduğunu gördüm:
İbn Ebi Şeybe (5/44); Abdürrahim b. Süleyman - Mutarrif (b. Tarif) - el-Minhal b. Amr - Muhammed b. Ali (el-Hanefiyye) - Ali b. Ebi Talib radıyallahu anh isnadıyla rivayet ediyor:
بَيْنَا رَسُولُ اللهِ صَلى الله عَلَيه وَسَلم ذَاتَ لَيْلَةٍ يُصَلِّي, فَوَضَعَ يَدَهُ عَلَى الأَرْضِ, فَلَدَغَتْهُ عَقْرَبٌ, فَتَنَاوَلَهَا رَسُولُ اللهِ صَلى الله عَلَيه وَسَلم بِنَعْلِهِ فَقَتَلَهَا، فَلَمَّا انْصَرَفَ, قَالَ: لَعَنَ اللهُ الْعَقْرَبَ مَا تَدَعُ مُصَلِّيًا، وَلاَ غَيْرَهُ, أَوْ نَبِيًّا, أو غَيْرَهَ، ثُمَّ دَعَا بِمِلْحٍ وَمَاءٍ, فَجَعَلَهُ فِي إِنَاءٍ, ثُمَّ جَعَلَ يَصُبُّهُ عَلَى إِصْبَعَهِ حَيْثُ لَدَغَتْهُ وَيَمْسَحُهَا، وَيُعَوِّذُهَا بِالْمُعَوِّذَتَيْنِ
"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gece namaz kılarken elini yere koyunca bir akrep onu soktu. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ayakkabısını alarak onu öldürdü. Namazı bitirdiği zaman şöyle buyurdu:

"Allah akrebe lânet etsin, ne bir namaz kılanı ne de başkasını (veya ne bir nebiyi be de başkasını dedi) rahat bırakıyor." Sonra tuz ve su istedi, bunları bir kaba koydu, sonra akrebin soktuğu yere parmağını sürerek mesh etti ve bu arada muavvizeteyni okudu." 

Bunu İbn Ebi Şeybe'nin tarikinden Beyhaki Şuabu'l-İman'da (no:2575) rivayet etmiştir.
Ebu Nuaym, Mutarrif b. Tarif'e ulaşan kendi isnadıyla Tarihu İsbehan'da (s.297), Tıbbu'n-Nebevî'de (572) ve Marifetu's-Sahabe'de (no: 4946) rivayet etmiştir.
el-Minhal b. Amr dışında bütün ravileri sika, isnadı muttasıldır. Minhal b. Amr ise saduk bir ravi olup bazen vehmeder. Bu sebeple isnadı hasendir.
Şeyh el-Elbani rahimehullah ise Mişkat tahkikinde (no: 4567) sahih demiştir.
Allah en iyi bilendir.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)