Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



27 Mart 2019 Çarşamba

İstihâle (Maddenin Diğer Bir Maddeye Dönüşmesi/Transformasyon)

İstihâle; bir şeyin tabiat ve vasfının değişmesidir. Yağın sabuna dönüştürülmesi veya kimyevî terkiplerle maddenin başka bir maddeye çevrilmesi böyledir.
İlim ehli şarabın sirkeye dönüşmesi halinde onun temiz ve kullanımının helal olacağı hususunda icma etmişlerdir.
Ömer radıyallahu anh şöyle demiştir:
لَا تَأْكُلْ خَلًّا مِنْ خَمْرٍ أُفْسِدَتْ حَتَّى يَبْدَأَ اللَّهُ بِفَسَادِهَا وَذَلِكَ حِينَ طَابَ الْخَلُّ وَلَا بَأْسَ عَلَى امْرِئٍ أَصَابَ خَلًّا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أَنْ يَبْتَاعَهُ مَا لَمْ يَعْلَمْ أَنَّهُمْ تَعَمَّدُوا إِفْسَادَهَا
“Allah tarafından sirkeye dönüşmedikçe (İnsanlar tarafından etki edilerek) şaraptan elde edilen sirkeyi içme. Allah’ın takdiri ile (kendiliğinden) bozularak sirke haline gelmiş ise helal olur. Kişinin, kasten şaraptan sirkeye çevirdiklerini bilmediği sürece, kitap ehlinden aldığı sirkeyi satmasında sakınca yoktur.”[1]
Kulların müdahalesi ile şarabın sirkeye çevirilmesi ise yasaklanmıştır:
Enes radıyallahu anh dedi ki:
أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ عَنِ الْخَمْرِ تُتَّخَذُ خَلًّا فَقَالَ لَا
“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e şarabın sirkeye çevirilmesi hakkında sorulunca:
Hayır” buyurdu.[2]
İstihâle hükmü sarhoş edici içkilere has değildir. Ölmüş hayvanın derisi tabaklandığı zaman temiz olur:
Mersed b. Abdillah el-Yezenî anlatıyor: “İbn Ya‘lâ es-Sebâ’î’nin üzerinde bir kürk gördüm ve elimle dokundum. Bana:
“Kürke niye elini değdin?” dedi. Ben bu hususta İbn Abbâs radiyallahu anhuma‘ya sordum ve dedim ki:
“Biz Magrîb’te yaşıyoruz. Bizimle birlikte Berberîler ve Mecusîler de var. Onlar bize kestikleri koyunu getiriyorlar. Kestiklerini yemiyoruz. Bize, içerisine iç yağı konmuş deriden mamul dağarcık getiriyorlar (bunu kabul edelim mi)?” İbn Abbâs radiyallahu anhuma cevaben dedi ki:
“Bundan biz de Rasûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem’e sormuştuk:
دِبَاغُهُ طَهُورُهُ
Derinin tabaklanması onun temizliğidir” buyurdu.”[3]
İbn Abbas radiyallahu anhuma’dan: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
أَيُّمَا إِهَابٍ دُبِغَ فَقَدْ طَهُرَ
Herhangi bir deri tabaklanınca temizlenmiş demektir.”[4]
Bu hadisteki genel ifade, tabaklanma yoluyla istihalesi mümkün olan bütün derileri kapsamaktadır.
Bilindiği üzere Allah Teâlâ ancak habislik vasfı olan şeyleri haram kılmıştır. Necislik veya haramlığa sebep olan özelliğin ortadan kalkmasıyla habislik vasfı da kalkar.[5]
İbn Hazm şöyle demiştir: “Necis veya haram olan bir şeyin özellikleri değişirse onun hakkındaki haramlık hükmü de iptal olur ve o şey başka bir isim alarak helal ve temiz olur. Artık o şey necis ve haram değildir, bilakis başka bir şeye dönüşmüş ve başka bir hüküm almıştır.”[6]
İdrar, dışkılar, ölmüş hayvan eti, köpek, domuz ve hayvan leşleri gibi necis maddeler yeryüzü üzerinde kuruyup su buharıyla semaya yükseldiğinde, sonra yağmura karışıp yeryüzüne indiğinde, helal ve temiz su olarak iner. Bunlar toprak altına gömüldüklerinde, suları yer altında başka sulara karışır ve dönüşerek kuyulardan temiz su olarak çıkarlar.
Aynı şekilde hayvanların sütleri de böyledir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهِ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَائِغًا لِلشَّارِبِينَ
“Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.” (Nahl 66)
Damarlardaki kan, süte dönüşerek necislik ve haramlık hükmünden, temiz ve helallik hükmüne dönmüştür.
İbn Sirin rahimehullah dedi ki: “İbn Abbas radıyallahu anhuma süt içiyordu. Mutarrif kendisine: “Mazmaza etmeyecek misin?” dedi. İbn Abbas radiyallahu anhuma dedi ki:
لَا أُبَالِيهِ اسْمَحْ يُسْمَحْ لَكُمْ فَقَالَ رَجُلٌ إِنَّ اللَّهَ يَقُولُ {مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ} قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَقَدْ قَالَ {لَبَنًا خَالِصًا سَائِغًا لِلشَّارِبِينَ}
“Ben buna dikkat etmiyorum. Musamahakar olursan sana da müsamahakâr olunur.” Başka birisi:
“Süt dışkı ve kandan çıkmaktadır” deyince de:
“Allah Teâlâ: “İçenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz” (Nahl 66) buyurmuştur” dedi.”[7]
Aynı şekilde temiz ve helal bir maddenin necis ve haram bir maddeye dönüşmesi hali de böyledir. Su ve yemeklerin idrar ve dışkıya dönmesi gibi.
İstihale hükümleri konusunda temelde fakihler arasında ihtilaf yoktur. Ancak ayrıntılarda bazı ihtilaflar meydana gelmiştir. Mesela insan müdahalesi ile tezeğin yakılarak küle çevrilmesi, domuzun tuza konularak tuza çevrilmesi konusunda meşhur bir ihtilaf vardır.[8]
İbn Hazm şöyle demiştir: “Yenmesi mubah olan hayvanlar haram maddelerle beslense o hayvan yine helaldir. Tavuk, ördek, akbaba gibi hayvanlar böyledir. Şayet oğlak domuzdan sütü emse bu oğlağın etinin yenmesi yine helaldir.”[9]
İbn Teymiyye şöyle demiştir: “Necis maddelerin yakılmasıyla oluşan duman temizdir. Necis bir suyun buharı tavanda toplansa bu buhar temizdir.”[10]


[1] Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih. Ebu Ubeyd el-Emval (288) İbn Zencuye el-Emval (438) Abdurrazzak (9/253) İbn Ebi Şeybe (5/513) Beyhakî (6/37)
[2] Sahih. Muslim (1983) Ahmed (3/180)Ebu Davud (3675) Tirmizi (1294)
[3] Sahih. Muslim (366) Malik (2/498) Ebû Dâvud (4123) Tirmizî (1728) Nesâî (7/173) İbn Mace (3609) Ahmed (1/219, 270) Darimî (1991)
[4] Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih. İbn Hibbân (4/103) İbn Carud el-Munteka (61) Ebu Avane (560-64) Ahmed (1/219, 270, 343) Tirmizî (1728) Nesâî (4241) İbn Mâce (3609) Beyhakî (1/16)
[5] İbn Kayyım İ’lamu’l-Muvakki’in (1/394)
[6] El-Muhalla (1/138)
[7] Buhârî ve Muslim'in şartlarına göre sahih. Abdurrazzak (1/177) İbn Ebî Şeybe (1/60)
[8] Bkz.: İbn Teymiyye Mecmuu’l-Fetava (21/601)
[9] El-Muhalla (7/429) Bkz.: Hanefilerden: İbn Nuceym Bahru’r-Raik (1/239) İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar (5/217) Şafiilerden: Şerbini Mugni’l-Muhtac (4/305) Gazali el-Vesit (7/165) Suyutî el-Eşbah (s.107) Malikîlerden: Karafî ez-Zehîra (4/104)
[10] İbn Teymiyye Fetava’l-Kubra (1/262) Mecmuu’l-Fetava (21/611)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)