Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Daru's-Sunne kitaplarını kitap satış sitelerinden temin edebilirsiniz. Sitemizden perakende kitap satışı yapılmamaktadır.

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



1 Eylül 2019 Pazar

Te'vil ve Cehalet Mazeretleri Hakkında / İsmail el-Esbehani


Kıvamu’s-Sunne Ebu’l-Kasım İsmail el-Esbehanî rahimehullah, el-Hucce Fi Beyani’l-Mahacce kitabında (2/551 vd.) şöyle demiştir:
Fasıl: Bazı âlimler şöyle dediler: “Te’vil eden kişi hata ettiğinde, bu kişi iman akidesinin ehlinden ise te’viline bakılır; eğer Allah’ın kitabından veya sünnetten bir şeye muhalif olan, mazeretin söz konusu olmadığı veya üzerinde icma bulunan bir şeye muhalefet etmişse o mazur görülmez, tekfir edilir. Çünkü onun bağlandığı şüphe zayıftır, mazur olacağı bir şeyle o kuvvetlenmez. Zira bu usulün esaslarından bir şey ona delil olmaz. Bütün açıklığıyla ortadadır ki böyle bir görüşe sahip olan kişinin hakka ulaşması zor değildir, deliller ona gizli kalmaz. Bu sebeple o kişi haktan yüz çevirmesinden dolayı mazur olmaz. Bilakis hakka muhalif amel etmesi inat ve ısrar sebebiyledir. Kim bu esaslardan bir esasa kasten muhalefet eder de, cahil ise, (batılda) inat etme yolunu kastetmediyse o tekfir edilmez. Çünkü küfrü tercih etmeyi kastetmemiş ve bundan razı olmamıştır. Nitekim onun gayreti ve çalışması ancak bu şekilde meydana gelmiştir. Allah subhanehu ancak beyandan sonra sorumlu tutacağını, ancak uyarıdan sonra cezalandıracağını bildirmiş ve şöyle buyurmuştur:
Allah kendilerine hidayet verdikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine açıklayıncaya kadar bir kavmi sapıklığa sürüklemez.” (Tevbe 115)
Allah Azze ve Celle’nin hidayet ettiği ve İslam akidesine soktuğu herkes ancak beyandan sonra küfre çıkar.
Haricilerden ve Rafizilerden sahabeyi tekfir etme görüşüne varanlar vardır. Kaderiyye’den bazıları da, kendilerine muhalefet eden müslümanları tekfir etmişlerdir. Biz onların arkasında namaz kılınmayacağı görüşündeyiz. Kadılarının hüküm ve yargılarını da geçersiz görüyoruz. Kılıç(la yöneticilere ve ümmete karşı ayaklanma) ve kanları mubah sayma görüşüne gelince, bunların şehadetleri geçersiz. Hadis ehli şeyhler Kaderiyye’yi ve “Kur’an mahluktur” diyenleri tekfir etmişlerdir. Alimlerden bir topluluk dediler ki: “Biz bir şey türüne misal olması için bir kelimeyi kullanırız ancak ayrıntılarda bunun hakikatine hükmedilmez.” Nebî sallallahu aleyhi ve sellem:
Müslümana sövmek fasıklık, onu öldürmek küfürdür” buyurmuştur. Yine
Kur’an hakkında tartışmak küfürdür” buyurmuştur. Yine:
Kul ile küfür arasında namazın terki vardır” buyurmuştur.”

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)