Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı

Pazartesi
Saat 20:00 Sahih Tefsir Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)

Çarşamba
Saat 20:00 ez-Zeberced Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)
Saat 21:30 Hadis Usulü 1. Seviye (Mustalah İlmi - Muderris: Ebu Leylâ)

Cumartesi
Saat: 19:00 Hadis Usulü 4. Seviye (İlmi Meseleleri Tahkikte Hadis Ehlinin Menheci)
Saat: 20:30 el-Albaniyyât Şerhi


15 Temmuz 2018 Pazar

Mezhepler Sapık Fırka Sayılır mı?


Soru: “Mezheplere karşı konumumuz ne olmalıdır? Onları fırkalardan sayabilir miyiz?”
Şeyh el-Elbani rahimehullah'ın cevabı: Bizler, selefî anlayışla kitap ve sünnete muhalefet eden her grubu ve her cemaati öyle sayarız. Bu duruma inat ve ısrar ile düşmüşse o, sapık fırkalardan bir fırka sayılır. Lakin dört imam ve ilk takipçilerini mutlak olarak bu gruplardan saymak mümkün değildir. Çünkü onların menhecleri kitap, sünnet ve salih selefin üzerinde bulunduklarına ittiba etmeye dayanıyordu. Maalesef diyorum ki, bazı şiaların sünnete karşı desteklemeleri sebebiyle dört imamdan en fazla meşhur olanı İmam Ebu Hanifedir. Ben bunu itiraf ediyorum. Lakin ben onun sünnete karşı inat ile bunları yaptığına inanmıyorum. Ebu Hanife’nin sünnet hakkında bilgisi gerçekten dar bir çerçevede sıkışmıştı. Bunun sebebi, kitap naslarından veya kendisine ulaşan hadislerden hükümleri istinbat ve meseleleri genişletmeye yoğunlaşmasıdır. Bu yüzden kendisinden sünnete muhalif görüşler çokça meydana gelmiştir. Ama o, selefin ve sahabenin üzerinde bulundukları şeylere özel bir şekilde sarılmasıyla meşhurdur. Zira o şöyle demiştir: “Görüş sahabeden gelirse ve onlar ihtilaf etmişlerse biz de beşeriz, onlar da beşerdir. Onların aldıkları yerden biz de alırız.” Onun, imamlar içinde selefe en yakın olanı olmasından dolayı onlar hakkında bu sözü söyleyebilir. Bununla beraber bu konuda mutlak bir şey söylemek mümkün değildir. Çünkü Ebu Hanife’nin menheci, salih selefin menhecine aykırı değildir. Lakin Ebu Hanife’ye taassup gösteren sonraki takipçileri – yine diğer imamların taassup gösteren takipçileri de aynı şekilde – öyle değillerdir. Özetle: biz bütün açıklığıyla mezhep taklidini seçerek mezheplere taassup gösterenleri sapık fırkalara katarız. Mezhebin ilk imamını ise buna katmayız. Çünkü mezhepçiler, sonrakilere tabi olmaktadırlar. Onlardan çoğu, kendilerine kendi imamlarının sözleriyle itiraz edildiğinde açıkça şöyle derler: Bizler imamların görüşlerini öncekilerden değil, sonraki şeylerin sözlerinden alırız. Çünkü onlar ümmetin fikirlerini araştırır, tercih edileni ve edilmeyeni bilirler.” Bu yüzden onlar aslında imamların kendilerine tabi olmazlar. Ancak sonrakilere uyarlar. O mutaassıpların sonraki imamların sözleri ise kitap ve sünnetin naslarına aykırıdır. Böylece onları sapık fırkalardan sayabiliriz. Ama imamların kendilerine gelince haşâ! Onlar bundan beridir. Umarım bu kadar yeter. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’adır.
 
(Durusun ve Muhadaratun Muferriga)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)