Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Sosyal Medyada “Ebu Muaz” Künyesini Kullananlar Hakkında Uyarı

Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya programlarında “Ebu Muaz” künyesini kullanan veya “Darussunne” adıyla Facebook yayını yapa...

8 Ağustos 2017 Salı

İmam Öğle Namazı Kılarken Cemaatin İkindi Namazı Kılması

Beyhaki; Ebu’l-Hasen Muhammed b. el-Huseyn el-Alevî – Ebu Bekr Muhammed b. el-Huseyn b. el-Celil el-Kattân – Ebu’l-Ezher es-Suleytî – Mervan b. Muhammed (et-Tatarî) – Yahya b. Hamze – el-Vadîn b. Atâ – Mahfuz b. Alkame – (Abdurrahman) İbn Âiz isnadıyla rivayet ediyor:
دَخَلَ ثَلَاثَةُ نَفَرٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمَسْجِدَ وَالنَّاسُ فِي صَلَاةِ الْعَصْرِ قَدْ فَرَغُوا مِنْ صَلَاةِ الظُّهْرِ فَصَلُّوا مَعَ النَّاسِ، فَلَمَّا فَرَغُوا قَالَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ: كَيْفَ صَنَعْتُمْ؟ قَالَ أَحَدُهُمْ: جَعَلْتُهَا الظُّهْرَ ثُمَّ صَلَّيْتُ الْعَصْرَ، وَقَالَ الْآخَرُ: جَعَلْتُهَا الْعَصْرَ ثُمَّ صَلَّيْتُ الظُّهْرَ، وَقَالَ الْآخَرُ: جَعَلْتُهَا لِلْمَسْجِدِ ثُمَّ صَلَّيْتُ الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ. فَلَمْ يَعِبْ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından üç kişi mescide girdiklerinde insanlar öğle namazını bitirmişler, ikindi namazını kılıyorlardı. Bu sahabeler de insanlarla beraber namazı kıldılar. Namaz bitince birbirlerine:
“Nasıl yaptınız?” dediler. İçlerinden biri:
“Ben bunu öğle namazı olarak kıldım, sonra ikindiyi kıldım” dedi. İkincisi:
“Ben bunu ikindi olarak kıldım, sonra öğleyi kıldım” dedi. Üçüncüsü de:
“Ben bunu tahiyyetu’l-mescid olarak kıldım, sonra öğle ve ikindiyi kıldım” dedi. Hiçbiri diğerini kınamadı.”[1]
Bunun isnadı ceyyiddir. Bunun şahidi şu şekilde gelmiştir:
El-Cuzecani; Nuaym b. Hammad – Bakiyye (b. el-Velid) – el-Vadîn b. Atâ – Yezid b. Mersed isnadıyla rivayet ediyor:
دَخَلَ مسجد حمص ثَلاَثَة نفر من أصْحَاب رَسُول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: شداد بْن أوس وعبادة بْن الصَّامِت وواثلة بْن الأسقع، والإمام فِي صلاة العصر، وهم يرون أنها الظهر، فَقَالَ أحدهم: هِيَ العصر، وأصلي الظهر. وَقَالَ الآخر: هذه لِي الظهر، وأصلي العصر. وَقَالَ الثالث: أصلي الظهر، ثُمَّ العصر، فَلَمْ يعب واحد منهم عَلَى صاحبيه.
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in üç sahabesi; Şeddad b. Evs, Ubade b. Samit ve Vasile b. el-Eska’ radiyallahu anhum Humus mescidine girdiler. İmam ikindi namazı kıldırıyordu. Bu sahabeler ise bunu öğle namazı zannettiler. İçlerinden biri dedi ki:
“Bunu ikindi namazı olarak kılacağım, sonra öğleyi kılarım.” İkincisi dedi ki:
“Bu benim için öğle namazı olacak, sonra ikindi namazını kılacağım.” Üçüncüsü de dedi ki:
“Bunu öğle namazı olarak kılar, sonra ikindiyi kılarım.” Hiçbiri diğerini kınamadı.”[2]
Faideler:
1- Mukim iken namazın cem edilebileceği. Sahabeden birçok kimseden sahih yollarla mukim iken namazların cem edilebileceğine dair rivayetler gelmiştir. Bunları "Hazarda Namazların Mutlak Cem'i" adlı risalemde tahric ettim. Bu risale, Abdest ve Namaz Ahkamı kitabımın içinde yayınlanmıştır.
2- Mescide, cemaat namaz kılarken giren kimsenin tahiyyetu’l-mescid namazına niyet ederek cemaate tabi olabileceği
3- Cemaat ile imamın, ister farz olsun, ister nafile olsun, farklı namazlara niyet etmiş olabilecekleri. Bu husus sahih hadislerle sabit olmuştur. Abdest ve Namaz Ahkamı kitabına bakınız.
4- Öğle namazını kılmamış olan kimsenin, ikindi namazını kılan cemaate uyup, bundan sonra öğle namazını kılabileceği. Nitekim Beyhaki'nin (3/87) sahih isnadla rivayetine göre Atâ b. Ebi Rabah rahimehullah da bu şekilde fetva vermiştir.
5- Açık bir nassa veya icma'a ters düşmedikçe, farklı içtihatlardan dolayı başkasına karşı çıkılmayacağı.




[1] Beyhakî (3/87) Beyhakî Muhtasaru’l-Hilafiyyat (2/297) İbn Receb Fethu’l-Bari (6/65)
[2] İbn Receb, Fethu’l-Bari (6/65, 66)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)