Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



2 Temmuz 2010 Cuma

Hangi Suretlerde Ruhsat Vardır?

Hangi Suretlerde Ruhsat Vardır?


Bütün tafsilatı geçenlerin dışında olarak, ken¬disinde gerçekten faide bulunan ve zaruret bulunan tasvirlerin caizliği müstesna olunmuştur. Şeyh Nasuruddin el-Albânî şöyle diyor:

"...Sözleri bitirmeden önce, şuna dikkat çekmeyi de ihmal etmemeliyim: Muhakkak biz her türlü res¬min haramlığı görüşündeyiz. Bunda da kesin azim halindeyiz. Fakat bununla beraber kendisinde mut¬lak bir faide olan ve herhangi bir zarara yakın ol¬mayan resimde de bir mani yoktur. Bu faide de aslı mubah olan bir yol ile olmalıdır. Tıpta, coğrafyada kendisine ihtiyaç duyulan resim, suçluların yakalanmasına yardımcı olan re¬simler, suçlulardan korunmak için onların tanınmasını sağlayan resimler ve bunun gibilerine ruhsat vardır. Hatta bazen olur ki o resimlerden bazısını yapmak vacip olur. Bu konuda delil olarak iki tane hadis-i şerif vardır.

İlki: Aişe radıyallahu anha'dan: "Ben oyuncak bebeklerle oynardım, Allah Rasûlü de benim kız arkadaşlarımı benimle oynamaları için bana getirirdi." (Buhari, 10/433, Müslim, 7/135 ve Ahmet İbn-i Hanbel, 6/166, 233, 234'de tahriç etmişlerdir. Lafız ise Ahmet İbn-i Hanbel'e aittir. İbn-i Sad ise 8/66'da bu rivayeti tahriç etmiştir.)

Ve yine O'ndan gelen bir rivayette de: Kendisinin oyuncak bebekleri olduğu ve Allah Rasûlü gel¬diğinde onları elbisesiyle örttüğü vardır. Ebu Avane diyor ki, örtmesinin sebebi, oyuncak bebeklerden menolunmasın diyedir.

Bu hadisten çocuk oyuncakları edinmenin cevazına delil olunur. Kız çocuklarının bu oyuncaklarla oynaması içindir. Bu, resim edinmenin genelde nehyedilmesinden hususileştirilerek cevaz verilmiştir. Kadı İyâd da, buna hüküm vermiş ve cumhurdan da böyle nakletmiştir. Buna göre, cumhur; kız çocuklarının eğitimi, ter¬biyesi, küçükten ev işlerine alıştırılmaları ve ev¬latlarını terbiyeye hazırlıkları için oyuncak be¬beklerin alış verişine cevaz vermişlerdir.”

Derim ki, Aişe radıyallahu anha’nın oynadığı oyuncakların suretlerinin belirsiz olduğu rivayetlerden anlaşılmaktadır. Zira Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu oyuncakların ne olduğunu sormuş, Aişe radıyallahu anha da “kanatlı at” olduğunu söylemiştir. Buna göre yüzü, gözleri vs. belli olmayan oyuncaklara ruhsat verilmiştir. Nitekim Şeyh Elbani’nin es-Sahiha’da tahric ettiği ve aslı Ebu Bekr ibnu’l-Arabi’nin el-Mu’cem’inde bulunan hadiste: “Suret baştır. Baş kısmı yok edilirse suret kalmaz” buyrulmuştur.

İkincisi: Rubeyyi binti Muavviz'den. Dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi Vesellem aşura yemeğini Medine'nin köylerine gönderdi (Medine'nin etrafındaki köyler). Ve

"Kim oruçsuz olarak sabahladıysa geri kalan gününü de oruçsuz olarak tamamlasın, kim de oruçlu olarak sabahladıysa o da orucuna devam etsin" dedi. Rubeyyi binti Muavviz devamla şöyle dedi:

Biz sonradan oruç tutardık, çocuklarımıza da oruç tuttururduk (küçük çocuklara) ve mescide giderdik, onlar için boyanmış yünden oyuncaklar yapardık (ve o oyuncakları be-raberimizde götürürdük). Çocuklardan biri eğer yemek için ağlarsa bu oyuncakları ona verirdik, ta ki iftar vakti gelsin diye (böyle yapardık). Başka bir rivayette de:

"Bizden yemek istedikleri zaman oyun-cakları onlara verirdik ki, onların oruçları tamam oluncaya kadar oyuncaklarla oynasınlar" ibaresi vardır." (Buhari rivayet etmiştir. 4/163 Siyak da Buhari'nindir. Müslim de 3/152’de rivayet etmiştir Fazlalıkla beraber diğer rivayet de Müslim’e aittir)

Bu iki hadis-i şerifte, eğer arkasından nefsi eği¬ten, kültürel eğitimine yardım eden terbiyevî bir mas¬lahat var ise, resme cevaz verilmiş ve hoş gö¬rülmüştür. Buna İslam'ın ve müslümanlarm resimdeki ve resim edinmedeki maslahatları da ek¬lenir (dahil edilir).

Derim ki: “Şeyh el-Elbani rahimehullah’ın yukarıda geçen son cümlesi tartışma götürür. Zira kendisi, suçluların bulunması, kimlik, pasaport, evlilik cüzdanı gibi zaruri halleri kastetmektedir. Nitekim bu hususa işaret ettiği, bu açıklamaların devamında anlaşılacaktır. Günümüzde karaktersiz, taklitçi güruh bu gibi ifadeleri şahsi maslahatlarına “dinin ve müslümanların maslahatları” adını vererek hevalarına alet etmekte, İslam’a davet için (!) fotoğraf resmi ve video kayıtlarının kullanılabileceğini söyleyerek habis bir bidat çıkarmaktadırlar!

Bunun dışındaki ise aslı üzere bakidir, o da haram oluşudur. Şeyhlerin, liderlerin, arkadaşların ve benzerlerinin resimleri ki, bunlarda hiçbir faide yoktur. Bilakis bunlarda putlara tapan kafirlere benzeme vardır. Allah en iyisini bilendir.

Bundan murâd, şirke götüren bütün vesilelerin haram kılınışındaki İslam'ın hikmetini beyan etmeyi kasdetmemizdir. Diğer taraftan da Şer'i ilimlere mensup ba¬zılarının irtikab etmiş olduğu hatanın büyüklüğüne dikkat çekmeyi murâd ettik.

Onlar kendi re¬simlerinin kitaplarda, dergilerde, İslamî ve gayri İslamî gazetelerde (ve internet sitelerinde) yayımlanmasına şiddetli bir hırs göstermektedirler. Hatta iş öyle bir hadde ulaştı ki, resmin yeri, kaldırılmasında, nasıl asılacağı konusunda, toplantı, yürüyüş ve resme karşı kıyamda, resmin nasıl tertip olunacağında, resim taşınır halde geçiş me¬rasimlerinde ona nasıl tazim edileceği konularında emirler ve talimatlar çıkartılıyor. Bu durum, cahilleri ve sefilleri bırak, ilim iddia edenlerin arasında meydana gelmektedir. La havle ve la kuvvete illa billah.

Hatta bazıları başarılı pozları seçmekte mahir olan fotoğrafçıları tercih etmektedirler. Ve o fotoğrafçılar değerli üstadın özel elbiseler giymesini isterler. Tıpkı onların nasıl oturacaklarını (poz vereceklerini) ayarladıkları gibi.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)