Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Daru's-Sunne kitaplarını kitap satış sitelerinden temin edebilirsiniz. Sitemizden perakende kitap satışı yapılmamaktadır.

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



2 Eylül 2012 Pazar

İbn Huzeyme’nin Kıyas Hakkında Görüşü

 
 
Sahihu İbn Huzeyme, c.2 s.1233, Kitabu'l-Menasik, bab 73, "Nifas’lı kadına, ihrama girmek istediğinde gusletmesinin ve istisfar[1] yapmasının emredilmesi babı. Şayet gusletmek, hayızlı ve nifaslı olmayanları temizlediği gibi, hayızlı ve nifaslı olanları da temizlemeseydi, hayız ve nifas kanının kesilmesiyle temizlenmedikleri sürece gusletmeleri emredilmezdi. Burada ancak sünnete tabî olunması gerektiği açıklanmaktadır. Zira şayet akıl veya re’y cihetinden baksak, hayızlı ve nifaslı kadın, akıl ve re’y bakımından (kan kesilmesi suretiyle) temizlenmedikçe gusletmez derdik. Lakin Nebî sallallahu aleyhi ve sellem nifaslı ve hayızlı kadına gusletmesini emrettiğine göre ancak O’nun emrini kabul etmek ve re’y ile kıyası terk etmek gerekir.”


[1] İstisfar kelimesi, Mahir Yasin Fahl neşrinde tahrif edilerek “İstigfar” şeklinde yazılmıştır. Doğrusu el-Azami neşrinde olduğu gibi “el-İstisfar”dır.
İbnu’l-Esir, en-Nihaye’de (4/234) istihaza hadisiyle ilgili olarak şöyle der: “İstesfiri ve teleccimî: yani kan çıkan yere, kanamayı önleyen tampon koy demektir. Bu, hayvanın ağzına vurulan geme benzetilmiştir.”

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)