Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Daru's-Sunne kitaplarını kitap satış sitelerinden temin edebilirsiniz. Sitemizden perakende kitap satışı yapılmamaktadır.

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



18 Kasım 2012 Pazar

İfrad Haccı Nesh mi Olundu?

İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Yanında hediy kurbanı getirmemiş olan kimse ihramdan çıksın! Kıyamet gününe kadar umre, hacca dahil olmuştur” (Ahmed (1/236) Muslim (1241)
 
 
Şeyh el-Elbani rahimehullah şöyle demiştir: “Beraberinde kurbanlık hayvan götürmeyen herkesin, üç hac ayında umre için telbiye getirmesi gerekir. İfrad ya da kıran haccı yapmak üzere telbiye getiren kimse, daha sonra Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in umrenin hacca dahil kılınması konusundaki emrini öğrenirse, Mekke’ye ulaşıp Safa ve Merve arasında sa’y etmiş olsa bile hemen bu emri yerine getirmelidir. Ardından ihramdan çıkar ve terviye günü (Zulhicce ayının sekizinci günü) hac için telbiye getirir.” (El-Elbani, Menasiku’l-Hac ve’l-Umre (s.13-14)
Derim ki: Şeyh Elbani rahimehullah’ın sözlerinden sanki ifrad haccının neshedildiği gibi bir mana anlaşılmaktadır. Ancak Şeyh Elbâni neshten açıkça bahsetmemiştir. Yalnızca yanında kurban getirmemiş kimsenin haccını temettuya çevirmesinin emredildiğine işaret etmiştir. Şayet bu ibareden ifrad haccı yapmanın caiz olmadığı kastedilmişse bu istidlalde şüphe vardır. Çünkü hadisin “Kıyamete kadar umre hacca dahil olmuştur” kısmı, emir değil, haber içermektedir. Bu haberin maksadı da, az sonra aktaracağım gibi, cahiliyye halkının hac aylarında umre olmayacağına dair inançlarını yıkmaktır. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem veda haccında iken sahabelerden bazısı ifrad haccına da niyet etmiş, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buna karşı çıkmamış, icma da, ifrad haccının meşru olduğu şeklinde akdolunmuştur.
Aişe radıyallahu anha veda haccını anlatırken şöyle der: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile hac aylarında hac yerlerinde ve hac gecelerinde hacca niyet ederek yola çıktık. Serif denilen yerde konakladık. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ashabının yanına çıkıp: “Sizden kimin yanında hedy kurbanı yoksa ve haccını umreye çevirmek isterse (haccını feshedip) umre yapsın. Beraberinde kurbanlık getirenler bunu yapmasın” buyurdu. Bunun üzerine yanında kurbanlık getirenlerden bazıları umreye niyet etti, bazıları da bunu terk etti.” (Muslim (123/1211)
Burada açıkça görüldüğü gibi, yanında hedy kurbanı getirmemiş olan kimse ifrad haccını temettuya çevirme konusunda muhayyer bırakılmış, haccını temettuya çevirmemiş olana da karşı çıkılmamıştır.
Kıyamete kadar umre hacca dahil olmuştur” sözünün manasına gelince, bu konuda ilim ehli dört ayrı görüş zikretmişlerse de, Allahu a’lem bunlardan tercihe layık olanı, bu sözün cahiliyye inancını yıkmak için söylenmiş olmasıdır. Nitekim İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle demiştir: “Hac aylarında umre yapmak yeryüzündeki en büyük çirkinliklerden biri olarak görülürdü. Muharrem ayı yerine Safer ayını haram aylardan sayarlar ve “Devenin arkasındaki yara iyileşir, izi de kaybolduktan sonra Safer ayı da çıkarsa işte o zaman umre yapmak isteyen için ancak bu durumda helal olur” derlerdi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı, Zilhicce’nin dördüncü gecesinin sabahı hac için telbiye ederek geldiler. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına umre yapmalarını emretti. Hac aylarında umre yapmak kötü karşılandığı için zorlarına gitti. Daha sonra: “Ey Allah’ın rasulü! (Umre yaptıktan sonra ihramdan çıkınca) neler helal olur?” diye sordular. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem: “Her şey” buyurdu. (Buhari (1564) Muslim (1240)

Yine bu hususu destekleyen diğer bir rivayet: Cabir radıyallahu anh’den: Peygamber r Safâ ile Merve arasında sa’y yaptıktan sonra şöyle buyurmuştur: “...Şayet hac aylarında umrenin caiz olduğunu daha önce bilseydim, beraberimde hediye kurbanlığı getirmez ve hac yerine umre yaparım. Sizden her kimin yanında hedy kurbanlığı yoksa, ihramdan çıksın ve haccını umreye çevirsin.” Bunun üzerine Süraka b. Cu’şum dedi ki: “Ey Allah’ın Rasulü! Haccı umreye çevirme işi, bu seneye mi has, yoksa ebedî mi?” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem parmaklarını kenetleyip iki defa: “Umre hacca dahil olmuştur, hayır, ebedî olarak devam edecektir” buyurdu..’(Müslim, (1218).
 Ebû Muâz


 

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)