Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



4 Haziran 2015 Perşembe

Suretleri Mubah Sayan Hevâ Ehli Muasırlara Reddiye


Şeyh Hamud b. Abdillah et-Tuveycirî şöyle demiştir: “Ukaz dergisi 11 Safer 1409 Perşembe tarih, 8111 sayısında ilme nispet edilen yedi kişinin Allah’ın rasulü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in diliyle haram kıldığı tasviri (ruh taşıyan canlıların resimlerinin yapılmasını) mubah saydıklarına dair fetvalarını yayınladı. İnşaallah az sonra bahsedilecek ve batıllığı açıklanacak olan şüphelere teşebbüs etmişlerdir. Bu fetva, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den sabit olan, genel olarak tasvirin şiddetle haram kılındığına dair hadislerine açıkça aykırıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allah’tan bir hidayet olmaksızın hevasına tabi olandan daha sapık kimdir? Muhakkak ki Allah zalimler topluluğunu hidayet etmez.”
Dergi sahipleri, aykırılıklar ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in suretlerin yok edilmesine dair emrine muhalefet üzerine kurulu olan bu fetvayı yayınlarken şu başlık altında iddiada bulunmuştur: “Alimler, maslahat üzerinde icma ettiler” ve “Tasvir haram değildir” Dergi sahipleri bu batıl başlığı koymakla büyük bir hata yapmış avamdan ve avama benzeyen kimselerden olan basiretsizlerin; “Alimler arasında maslahat için tasvirin mubah olduğunda ve haram olmadığında icma ettiler” zannetmelerine sebep olmuşlardır. Bu, kitap ve sünnete tutunan önceki ve sonraki alimlere yapılan iftiralardandır. Zira o alimler tasvirden yasaklıyor, bu konuda şiddet gösteriyor ve bundan şiddetle yasaklayan hadislere saygı gösteriyorlardı. Gevşek davranan ve iyice araştırmadan fetva vermede acele edenlere ise itibar edilmez. Zira tertemiz şeriatte kesinlikle tasvirin (ruh taşıyan canlıların suretlerini yapmanın) ne maslahat için ne başka bir şey için mubah olduğuna dair bir şey gelmemiştir. Bilakis bu mutlak olarak ve şiddetle haram kılınmış, yapanlar lanetlenmiş ve cehennem ile tehdit edilmiştir. Şayet hakkında nas olmayan meselelerden birinde bu yedi alim icma etselerdi, bu yalnızca onların görüşü olurdu ve bu bağlayıcı bir icma sayılmazdı. Bilakis bu konuda diğer alimlerin sözlerine de bakılır ve Kitap veya sünnetin desteklediği görüş alınırdı.
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den tasviri haram kılan ve bu konuda şiddetli tehditlerin sabit olduğu naslara aykırı olan görüşe gelince, buna bakmak gerekmez. Bu görüş Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in sözüyle karşılaştırılamaz. Bilakis alınıp duvara çarpılması gerekir. Çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sözü yanında kimsenin sözü olamaz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “İman etmiş hiçbir erkek veya iman etmiş hiçbir kadının, Allah ve rasulü bir meseleye hükmettiği zaman başka seçenekleri yoktur. Kim Allah’a ve rasulüne asi olursa uzak bir sapıklıkla sapmış olur.” (Şeyh Hamud et-Tuveycirî, Tahrimu’t-Tasvir ve’r-Reddu Ala Men Ebaheh)
Allame Şeyh Ahmed en-Necmî şöyle demiştir: “Kamerayla tasvir caiz değildir. İtikadım ve Allah’ın din kıldığı budur. Evet, el ile yapılsın, kamerayla yapılsın, suret caiz değildir.” (Ta’likatu’n-Necmiyye Ale’l-Akideti’l-Vasitiyye s.104-105)
Şeyh Rebi b. Hâdi el-Medhali, konferansının videoya alınmasını talep eden birine: “Neden videoya alınsın?” dedi. O da: “İlim ve davet video ile yayılsın diye ey şeyh!” dedi. Şeyh Rebi dedi ki: “Vallahi ey oğul! Bu davet video ile değil önce Allah’ın lütfuyla, sonra sahabe ve onlara güzellik ve ihlas ile uyanların Allah yolundaki cihadı ile yayıldı… Vallahi bizler bu davetin şu videoların çıkmasından beri darboğaza girdiğini gördük.” (Şebeketu’s-Sehabi’s-Selefiyye’de Ebu İshak’ın makalesinden)
Şeyh Rebi el-Medhali şöyle demiştir: “Şarku’l-Evsat dergisi sorumlularının Allah’tan korkmalarını, akide, menhec ve ahlak olarak İslam’a bağlı kalmalarını, dergilerinde sapıklık ve batıl şeyler yayınlamamalarını, ancak Allah’ın razı olacağı ve İslam’ın davet ettiği şeyler yayınlamalarını öğütlerim. Suretler yayınlamaktan Allah’a tevbe etmeleri gerekir. Özellikle de müstehcen resimlerden! İslam, tasviri şiddetle haram kılmıştır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki kıyamet gününde Allah katında insanların en şiddetli azap görecek olanları suret yapanlardır.” (Buhârî 5950 ve Muslim 2109 İbn Mes’ud radıyallahu anh’den rivayet etmişlerdir.) Yine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Şu suretleri yapanlar kıyamet gününde azap olunacak ve onlara: “Yarattıklarınıza can verin” denilecektir. Muhakkak ki içinde suret bulunan eve melekler girmez.” (Buhârî 2105 ve Muslim 2107 Aişe radıyallahu anha’dan rivayet etmişlerdir.)” (Kaynak: Şeyh Rebi’nin; “Dr. Muhammed Abdussettar Aristo’yu, Felsefesini ve sapkın mantığını övüyor” başlıklı makalesi)

Şeyh Salih el-Fevzan’a şöyle soruldu: “Eğitim aracı olarak fıkıh, tefsir daha başka dini dersler için video ve sinema kullanmak caiz midir? Bunda dinen bir sakınca var mıdır?

Cevap: Bunu caiz görmüyorum. Çünkü bu tasvir olur ve tasvir ise haramdır. Burada bunu gerektiren bir zaruret söz konusu değildir. “(el-Munteka 513)

Yine Şeyh Fevzan şöyle demiştir: “Suretun savveraha ifadesi, ister resim, ister oyma, ister aletle çekme şeklinde olsun bütün suretleri kapsar. Aletle çekilen suret, sonuç bakımından daha hızlı resmeder. Bütün bunlarda tek sonuç ortaya çıkar ki, o da suret ortaya koymaktır. Oyma yapan veya heykel yapan suret çıkarmayı amaçlar. Resim yapan suret ortaya koymayı amaçlar. Kamerayla çeken de suret ortaya koymayı amaçlar. Neden bunlar arasında fark gözetelim? Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Her suret yapan ateştedir” buyuruyor!! (Fark gözetmenin) delili nedir? Ancak felsefecilerden aldıkları görüşler… Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sözünü kendi kafalarına göre tahsis etmek istiyorlar… Heykel veya resmedilmiş suretlerin sakıncaları, fotoğraf suretlerindeki sakıncayla aynıdır… sakınca tektir… o da şirke vesile olmasıdır… Allah Teâlâ’nın yaratmasına benzetme vardır. Hepsi de musavvirdir, sonuç birdir, amaç birdir. Kamerayla suret çekeni diğerlerinden neden tahsis ediyorlar? Sırf kamerası olduğu için mi? Kamerayla resim çeken kişi daha güzel ve daha renkli olarak suret yaptığı için mi? Mana birdir, bu zorlamanın gereği yok!.. Bilinmektedir ki Allah’ın kelamını veya Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kelamını, Allah’ın kelamından veya Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kelamından bir delil olmadan tahsis etmek caiz değildir. Beşerin içtihatlarıyla, zorlamalarıyla ve felsefeleriyle yapılan tahsis, sahibine reddedilir… Bu hadis usulünden ve tefsir usulünden bilinir. Umum, (genel ifade) delil olmadan tahsis edilemez. Umum (genel ifadeli naslar) insanların içtihatlarıyla tahsis edilemez… Bunun, üzerinde icma edilmiş bir kaide olduğunu söylemelerine rağmen, onlara ne oluyor da bu kaideyi unutup “fotoğraf makinesiyle çekilen suretler yasağın kapsamına girmez” diyorlar?.. Bu, ilim ehli katında ve usulcülere göre hiçbir değeri olmayan boş bir sözdür… Bunların hepsi de bildikleri halde usul kaidelerinden yüz çeviriyorlar. Lakin Subhanallah, hevâ ile mugalata yaparak, uzak bir yol tutuyorlar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Her suret yapan ateştedir” buyuyor, falan kişi bunu kabul etmiyor ve: “Fotoğrafla suret yapan ateşte değildir” diyor! Delilin nedir ey miskin? Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem her suret yapan ateşte diyor, sen ise fotoğraf sureti yapan ateşte değildir diyorsun! Bu büyük bir tehlikedir! (İanetu’l-Mustefid 2/369-371)

Yine Şeyh Fevzan el-İ’lam Binakdi Kitabi’l-Helali ve’l-Haram’da (s.50) şöyle demiştir: “Fotoğraf suretini suretlerden yasaklayan nasların umumi kapsamından çıkaran nedir? Ona suret denildiği sürece buna imkan yoktur. Bu işe tasvir (suret yapma) denir ve yapan kişiye de “musavvir (suret yapan)” denir.”
 

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)