Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



26 Nisan 2015 Pazar

Kitapsız Kafirlerin Kestiklerinin Yenmemesinin Sebebi

Soru:
Selamun aleykum Hocam.  Sizin bir sohbetinizde kesen kişinin müslüman olmasının şart olmadığını söylediğinizi biliyorum fakat şu ayeti getirerek karşı çıkıyorlar maide 3de "sizin kestikleriniz hariç haram kılınmıştır"  sizin hitabı müminleredir diyorlar. Ayrıca Mürsel bir hadis icma olunca delil olur diyerek mecusilerin kestiklerini haram sayıyorlar.
Cevap:
aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuhu
ayetin bu kısmıyla istidlal yerinde değildir:
وَمَا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللَّهِ بِهِ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّطِيحَةُ وَمَا أَكَلَ السَّبُعُ إِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ
“...Allah'tan başkası üzerine kesilen (hayvan eti), (henüz can vermeden) yetişip kestiğiniz dışındaki boğulmuş, vurulmuş, yüksekten düşmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanmış... hayvan (etlerini yemeniz) haram kılınmıştır.”
Ayette illa ma zekkeytum ifadesi, boğulmuş, vurulmuş, yüksekten düşmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanların parçaladığı hayvanlar üzerine getirilen bir istisnadır. Zira şayet iddia sahiplerinin dediği gibi anlaşılsaydı; yani cümlenin başından beri bu istisnayı alacak olsaydık, ayetin başında leş, domuz eti ve Allah’tan gayri adına kesilmişler zikrediliyor. O zaman müslümanlar domuz kesse veya Allah’tan başkası adına kesse bunun meşru olduğu gibi bir anlam çıkardı.
iddia sahiplerine şunu sorarız:
"illa ma zekkeytum ibaresine kitap ehli dahil midir, değil midir?"
Eğer dahildir derlerse, kitap ehli olmayanları bu ayetin kapsamından çıkaran nedir? deriz.
"Dahil değildir" derlerse Allah kitap ehlinin kestiklerini bize helal kıldığına göre bu ibareyle nasıl haram kılabiliyorsunuz? deriz.
Netice olarak illa ma zekkeytum ibaresi bütün kulları kapsayan hususen insan cinsini kapsayan bir muhatap sigasıdır deriz.
İddia edilen icma ise kapalı bir meseledir. Çünkü daha önce Said b. el-Museyyeb’den mecusi köleme Allah adına kestirirsem onu yerim dediğine dair nakli zikretmiştim. İcma, müslümanlardan ve kitap ehlinden başkasının kestiklerinin meşru olmadığı şeklindedir, doğru, lakin bu bir sebebe binaendir. Kitapsız kafirin şahsından dolayı değildir. Çünkü âdeten kitapsız kafirler ya Allah adına kesmezler, ya kan akıtma şeklinde meşru kesimi gözetmezler, yahut her ikisini de yapmazlar. Lakin bize şöyle bir icma ispat etmeleri gerekir: Kitapsız bir kafir Allah adına kesse ve meşru kesimi gözetse dahi onun kestiği yenmez. Bu alimlerden çoğunluğuna nispet edilen bir görüştür lakin çoğunluk hüccet değildir. Bu şekilde bir icma olmadığına da Said b. Museyyeb’in rivayeti ile En’am 145. ayetinin zahiri delildir.
De ki: "Bana vahyolunanlar arasında, yiyen bir kimseye, ölü eti, yahut akıtılmış kan, yahut zaten bir pislik olan domuz eti, yahut da Allah'tan başkası adına kesilmiş fisk (hayvan eti) dışında yediği bir şeyin haram kıldığını göremiyorum” (En’am 145)
Şu ayetin mefhumu muhalifi de delildir:
Kendi zanlarına göre, "bunlar, dokunulmaz hayvanlar ve ekinlerdir; onları, bizim dilediğimiz kimselerden başkası yiyemez. Şu hayvanlar da, sırtları haram edilmiştir (binilmez)" demektedirler. (Bir kısım) hayvanlar da vardır ki, (keserken) üzerlerine Allah'ın ismini zikretmezler. Bütün bunları Allah'a iftira olmak üzere uydurmuşlardır.” (En’am 138) Bu ayetin ikinci cümlesinin mefhumu muhalifine göre, şayet onlar üzerine Allah’ın adını zikretse idiler haram kapsamında olmayacaktı. Allah katından delil olmaksızın haram kılmak ayrıca zemmedilmektedir.
Nitekim En’am 118-119. ayetlerinde şöyle buyrulur:
Bu itibarla, eğer O'nun âyetlerine inananlardan iseniz, üzerine Allah'ın adının zikredildiği (hayvanların etleri)nden yeyin. (Açlıktan ölmek korkusuyla yemek) zorunda kaldığınız dışında Allah size haram kıldıklarını açıkladığına göre, üzerine Allah'ın isminin zikredildiği şeylerden yemenize engel olan nedir? Herhalde birçok kimse, bilmeden, kendi heva ve hevesleriyle (fetva verip halkı) saptırıyorlar. Oysa Rabbın, haddi aşanları çok daha iyi bilir.”  Görüldüğü gibi bu ayette “mimma zukira ismullahi aleyhi” ifadesi meçhul sigadadır, Allah’ın adını zikreden kimsenin müslüman veya kitap ehli olmasını şart koşanın delil getirmesi gerekir. Bu ayetin çoğunluğa uymaktan yasaklayan En’am 116. ayetinin devamında gelmesi de manidardır. Allah en iyi bilendir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)