Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



10 Haziran 2013 Pazartesi

Mezhep Taklitçileri ve İki Eşeğin Kıssası


Bir tüccarın iki eşeği varmış. Günlerden bir gün bunlardan birine tuz, diğerine tencere yüklemiş ve yola çıkmışlar. Yolun yarısında tuz yüklü olan eşek heybesindeki yükün daha çok ve boş tencerelerden daha ağır olduğu için mazlum olduğunu düşünmüş. Yükü daha az ve daha hafif olan tencere yüklü eşeğe gıbta etmiş. Tuz yüklü olan eşek sıcaktan ve yükünün ağırlığından bunaldığı için yol kenarında bulunan bir göle girmiş. Suyu gören tuz da eridiğinden eşek sanki yeniden doğmuş gibi hissetmiş ve dinç bir şekilde çıkmış. Tencere yüklü olan eşek arkadaşının dinç bir şekilde çıktığını görünce onun gibi olmak için girmiş suya. Tencereler suyla dolmuş. Sudan çıktığında sırtında suyla dolmuş olan tencerelerin ağırlığından çatlayacak gibi olmuş.

Bu kıssa ilk merhalelerinde bulunan ilim talebelerinin haline uygundur. Kıssanın hissesi açıktır: İlim talebesi başkasını taklid etmemelidir. Bilakis kendi içtihadıyla amel etmeli, başkasını taklidle yetinmemelidir. Aksi halde tencere yüklü eşeğin başına gelenler onun da başına gelir.
Nasların ensarı olanlar için bu kıssada tencere yüklü eşeğin yaptığı gibi yapmama hissesi vardır. Aksi halde "tuz yüklü eşekteki dinçliğin illetinin su olduğunu" düşünen tencere yüklü eşeğin yaptığı gibi, kıyas yaparsak sakıncaya düşeriz.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)