Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



6 Eylül 2014 Cumartesi

Haricilere Mücahid Diyen Fitneci Sapık Kuytul’a ve Taraftarlarına İhtar!

Müslüman gençleri saptırmak için en çok havlayan cehennem köpekleri gibi provakasyon yapan biri olan, seminerlerinin çoğunu kendini övüp egosunu tatmin etmekle tamamlayan riyakâr Alpaslan Kuytul, Beşar Esed’i tekfir etmekle yetinmiyor, Suriye’deki fitneyi Suud gibi diğer Müslüman ülkelerinde de arzu eder bir tarzda Suud tagutunu da tekfir ediyor, Suudlular Suriye’de savaşacağına kendi krallarıyla savaşsın diyor!

Işid, Nusra, el-Kaide gibi Müslümanları tekfir edip öldüren harici grupların militanlarına “mücahid” demek ve onların öldürülenlerine “şehit” demek caiz değildir. Bilinmesi gerekir ki, bu gruplar Müslümanların kafirlere karşı yapmaları gereken cihaddan alıkoyan, - ki bu cihad; öncelikle kafirlerin karşısına dikilebilecek, vahyi hakem kılan, ittiba tevhidini gerçekleştiren bir İslam toplumunun oluşmasıdır – dini hakkında yeni bir şeyler öğrenmeye başlamış gençleri cihad nidalarıyla Müslümanların birbirlerini öldürdükleri fitne meydanlarına sürükleyen, yeryüzündeki en şerli gruplardır. Onlara “mücahid” diyen, katledilenlerini de “şehit” diye övenler de İslam düşmanlarının kirli oyunlarına çanak tutanlardır. Bunları söylememizden dolayı bizi cihad aleyhtarı olarak lanse edenlerin, asıl cihaddan saptıranların, Müslüman katletmeye çağıranların Allah belalarını versin!

Kuytul’un fırkası Allah yolunda cihad etmek istiyorlarsa işe

* Kuytulun putlarını yırtmakla,

* video çekimlerine engel olmakla,

* kadın-erkek karışık, kilise formatındaki seminerlerden uzaklaşmakla

* Allah'a ait evler olan mescitlere rücu etmekle

* pantolon giymeyi ve kılık kıyafetlerinde kafirlere benzemeyi terk etmekle

* müşrik ibadeti olan alkış tutmaya mani olmakla,

* müzikli neşitleri iptal etmekle,

* müşrik kâfirlerin âdeti olan tiyatrolara son vermekle başlasınlar!

* Kuytul; “Her tarafta mazlumların kanları akarken namazda eller kaldırılır mı, kaldırılmaz mı tartışması yapılmaz, herkes kendi mezhebine uysun” şeklindeki şirke çağıran sözleri söylerken ağzına ot tıkasınlar!

Ebu Musa el-Eşari radıyallahu anh’ın rivayet ettiği hadiste şöyle geçer: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize kıyamet kopmadan önce herc’in baş göstereceğini söylerdi. Kendisine: “Herc nedir?” diye sorulunca “Yalan ve öldürmelerdir” buyurdu. Müslümanlar: “Her yıl yetmiş bin kişiden fazla kişiyi öldürmemizden daha fazlası mı?” deyince, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Kâfirleri öldürmeniz değil. Sizlerin birbirinizi öldürmenizdir” buyurdu. Müslümanlar: “O gün aklımız başımızda olduğu halde mi birbirimizi öldüreceğiz?” deyince, Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem: “O zamandakilerin çoğunun aklı başlarından alınmış olacaktır. Halk içinde kıt akıllılar idareyi ele alacaktır. Çoğu kimse kendini bir şey üzere olduğunu zanneder. Oysa onlar bir şey üzerinde değildirler.” (Sahih. Ahmed (4/391, 406, 414) İbn Mace (3959)

Cihad; Allah’ın kelimesinin en yüce olması için yapılan mücadeledir! Allah’ın dininin mensuplarını aşağılara indiren, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in sünnetine kulak tıkayan, “cihad” adını verdikleri fitne yolunda şeriata muhalefeti caiz gören, halife olmadıkları halde Molla Ömer, Cevlanî, b. Ladin, Bağdadi gibi sapıklara biat toplama bid'atini icat eden, mensuplarının kimliklerinin belli olmaması için sakal ve bıyıklarını kesebileceklerini, teke sakal bırakabileceklerini, pavyonlara gidebileceklerini, açık saçık kadınlarla görüşebileceklerini, kendilerini patlatıp intihar edebileceklerini, dahası bu işi tamamlayabilmek için uyuşturucu içebileceklerini, uyuşturucu ticaretini vs. caiz sayan bu kimseler nasıl “mücahid” olabilirler?

“Ben Müslümanım” diyen bir kimseyi öldürmeyi caiz gören bir kimseye nasıl olur da “mücahid” denilir, böyle bir kimse öldürülünce ona nasıl olur da “şehit” denilebilir?!

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Fitne zuhur edecektir. O zaman uyuyan, yatandan, yatan oturandan, oturan ayakta durandan, ayakta olan yürüyenden, yürüyen binekliden, binekli olan bineğini sürenden daha hayırlıdır. Bu olaylarda öldürülenlerin hepsi de cehennemliktir.”  Ravi: “Ey Allah’ın rasulü! Bu ne zaman olacak?” diye sorunca Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Herc günlerinde olacaktır” buyurdu. “Herc günleri ne zamandır?” diye sorunca: “Kişinin arkadaşından emin olmadığı zamandır” buyurdu. Ravi: “O günlere yetişirsem ne yapmamı emredersin?” dedi. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Kendine ve eline sahip olup evinin avlusuna gir” buyurdu. Ravi: “Ey Allah’ın rasulü! Ya biri zorla evimin avlusuna girerse?” dedi. “Evinin içine gir” buyurdu. “Ya evimin içine girerse?” deyince: “Namazgâhına girip şöyle yap ve: “Rabbim Allah” de. Ölene kadar da böyle kal” buyurdu.” (Sahih. Ahmed (1/449) İbn Mes’ud radıyallahu anh’den)

Ebu Bekre radıyallahu anh’den bunun benzeri rivayet edilmiştir ve o rivayetin sonunda şöyle geçer: “…Biri beni kılıcıyla öldürürse halim ne olur?” Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “O hem senin, hem kendisinin günahıyla geri döner ve cehennem ahalisinden olur.” (Ahmed 5/48)

Görüldüğü gibi özellikle hak ile batılın birbirine girdiği fitne zamanında Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Müslümanlardan olan bir cana kıymaya, hatta seni öldürmeye gelen fitneye düşmüş birine karşı koymaya dahi nasıl uyarıyor! Asrımızın haricileri ise önce Suriye tagutu Esed’i, Türkiye tagutu Tayyibi, Suud tagutu kralı vs. mürtet ilan ediyorlar, sonra onlar adına savaşan herkesi de tekfir ediyorlar!

İlim ehlinin vazifesi, insanların hislerini besleyip, cihad neşitleriyle gaza getirerek cehennem ahalisinden olmaya teşvik etmek değildir! Bilakis bundan sakındırmaktır! Yine ilim ehlinin vazifesi tagutluk yapan yöneticilere yaltaklık yapmak, onları savunmak, habis demokrasi düzenlerine oy vermeye iştirak etmeye çağırmak, yaltaklık yapmak da değildir!
Bilakis selefin yolu: yöneticiyi ıslah etmesi için, ona doğru olanı ilham etmesi için ve zulümden alıkoyması için Allah’a dua etmektir.
Zalim yöneticilerin ıslah olmasını isteyen Allah’ın işini kendisi üstlenmeye kalkarsa fitne olur. Zulme engel olmak isteyen; toplumun ıslahı için mücadele etmeli, toplumda meydana gelen haktan sapmalara karşı çıkmalı, bu yolda ittiba tevhidini kavramış ilim ehliyle beraber hareket etmeli, erken öten horoz misali meydanlara çıkmamalı, önce nefsinin, sonra etrafının ıslahı için gayret etmelidir. Bu vazife yerine getirilirse işte o zaman zalim tagutların birer birer yok olduğuna şahit olacağız. Başımızdaki zalimler ancak aramızdaki zulümler sebebiyle payidar olmaktadır. Allah Azze ve Celle: “Zalimlerin bir kısmını, diğer kısmı üzerine yönetici kılarız” (En’am 129) buyurmuştur.  Yine “Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah onun halini değiştirmez.” (Ra’d 11)

Yukarıda naklettiğim fitnenin zuhuru ile ilgili hadisi rivayet edenlerden biri olan Abdullah b. Habbab radıyallahu anh, bu hadisi rivayet ettiği için hariciler tarafından öldürülmüştü! Bu gün bizler de selefimizin yolunu izlemeye çalışıyoruz ve fitneden sakındırıyoruz! Tabi ki Hariciler de haricilerden olan seleflerine uyacak ve fitneden sakındırdığımız için köpürecekler! Bu gece dünkü geceye ne kadar da benziyor!

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)