Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



20 Kasım 2016 Pazar

Kafire Kadınla Zina Etmek de Haramdır


Soru: “Şayet kendi ülkesinde aykırı bir durum olarak görülmüyorsa kafire olan, dinsiz yabancı kadınlarla yatmak zina sayılır mı? Ben müslüman kadınla yatmanın zina olduğunu biliyorum. Zira Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Her müslümanın malı, ırzı ve kanı diğer müslümana haramdır” buyurmuştur. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem doğruyu söyleyendir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dinsiz olan kafire kadını zikretmemiştir. Vereceğiniz cevap için çok teşekkür ederim, Allah size hayırlı karşılık versin.”
Halid b. Huseyn b. Abdirrahman’ın cevabı (Tarih: 16 Şevval 1424/10 Aralık 2003):
Bize helali helal kılan ve ona teşvik eden, haramı da haram kılan, ondan da sakındıran Allah’a hamd olsun. Salat ve selam; insanlara hayrı öğreten, beşerin hidayete götürücüsü, aydınlatıcı bir kandil olan, ümmetine göstermedik bir hayır ve sakındırmadık bir şey bırakmayan nebimiz Muhammed’e olsun. Allah ona, âline ve bütün ashabına salat etsin. Bundan sonra:
Öncelikle güvenin ve “Bugün İslam” adlı site yoluyla ulaşmandan dolayı sana teşekkür ederim. Bu siteden yazışmaya devam etmeni temenni ediyor, Allah Azze ve Celle’den sana dünya ve ahiretinde fayda verecek hususları burada buldurmasını diliyorum.
Ey kardeşim! Soruna defalarca baktım ve senin büyük bir şüphe içinde olduğunu anladım. Sen kafir bir kadınla, özellikle de bunu aykırı görmeyen küfür ülkelerinde zina etmenin haram olmadığına inanıyorsun!  
Değerli kardeşim, ben sana derim ki; Allah’ı inkar edip yüz çeviren, Allah’ın dışında şeytanı kendisine velî edinen – ki bundan Allah’a sığınırız – kimselerin küfürden sonra bunu günah saymamaları yadırganacak değildir.
Zina çirkin bir suçtur. Helak edici büyük bir günahtır. Irz ve şerefe karşı haddi aşmaktır. Selim akıllar bunu kabul etmez, din de bunu mubah görmez. Hiçbir din, hiçbir zevk-i selim ve şerefli istikamet sahibi bunu onaylamaz. Erkeklerde ve kadınlarda bulunan hak gayret bu çirkinliği reddeder. Hem tabiat, hem zevk hem de din bundan uzaklaştırır. Böyle bir şeye ancak bozuk erkek veya bozuk kadın, facir erkek veya facire kadın meyledip razı olur. Bu yüzden rabbimiz şöyle buyurmuştur:

Zina eden erkek ancak zina eden kadınla veya müşrike bir kadınla evlenebilir. Zina eden bir kadın da ancak zina eden bir erkekle veya müşrik bir erkekle evlenebilir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.” (Nur 3)

Böylesi hakkında: “Kuşlar kendi cinsiyle uçar” denilmiştir. Rabbimizin kitabında ve nebimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetinde, bu büyük suçun haram olduğunu gösteren birçok deliller vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

Zinaya yaklaşmayın. Zira o bir çirkinlik ve kötü bir yoldur.” (İsra 32)

O (müminler) Allah ile beraber başka bir ilaha seslenmezler, Allah’ın haram kıldığı bir cana haksız olarak kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa kıyamet gününde azabı katlayan günahlarla karşılaşır ve aşağılanmış olarak orada kalıcıdır. Ancak tevbe eden, iman edip salih amel işleyenler hariç. Allah, İşte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah Gafur’dur, Rahim’dir.” (Furkan 68-70)

Mevla Azze ve Celle “Zinaya yaklaşmayın” buyururken, müslüman kadın ile kafire kadın arasında ayrım yapmamıştır. Zinanın tamamı haram ve çirkinliktir. Müslümanların icmaı da bu şekildedir.

Ey değerli kardeşim! Allah Azze ve Celle’den kork ve bu tehlikeli yoldan uzaklaş. Bu pisliğe düşerek kirlenmekten sakın. Zinanın dünya ve ahirette vahim sonuçları vardır. Bu, imana aykırı ve uzaktır. Ebu Hureyre radiyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Zina eden, zina ettiği sırada mümin değildir.” Buhârî (2475) Muslim (57)

Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh’den: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kul zina ettiği zaman iman kendisinden çıkar ve bir gölge gibi olur. Bu işi bıraktığı zaman iman kendisine döner.” Tirmizî (2625) Ebû Dâvûd (4690)

Ey değerli kardeşim! Allah’a derhal tevbe et ve bu çirkin suçtan uzaklaş. Bil ki kul günah işledikten sonra suçunu itiraf edip Allah’a tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Nitekim bu husus Buhârî e Muslim’in Aişe radiyallahu anha’dan rivayet ettikleri, İfk hadisesiyle ilgili hadiste sabit olmuştur. Yine Allah Azze ve Celle, kulunun tevbesine sevinir. Enes radiyallahu anh’den: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Allah, kulunun tevbesine; birinizin ıssız bir arazide, üzerinde yiyecek ve içeceğinin bulunduğu bineğinin kaçması üzerine ümitsizliğe düşüp de, bir ağacın gölgesine uzanıp, aniden önünde bulduğu bineğini görmesi üzerine onun geminden tutarak sevincinin şiddetinden dolayı: “Allah’ım! Sen benim kulumsun, ben de senin rabbinim” deyivermesinden, sevincinin şiddetinden dolayı hatalı konuşmasından daha fazla sevinir.” Buhârî (6309) Muslim (2747)  

Ey değerli kardeşim! Hemen tevbe et, tevbeyi erteleme. Ömrünü, sen Allah’a isyan halinde iken öldürmeyip uzatan Allah’a hamd et. Zira kişi hangi hal üzere öldüyse o şekilde diriltilir. Lezzetleri kaçıran ölümün sana, rabbin ile karşılaşmayı istemeyeceğin bir halde iken aniden gelmesinden sakın. Hasret ve pişmanlık günü olan, insanların alemlerin rabbi önünde durdurulacağı kıyamet günü, o şekilde diriltilmeyi arzulamadığın bir şekil üzere ölmekten sakın. O gün ki, hamile kadın yükünü düşürür, insanları sarhoş görürsün halbuki sarhoş değillerdir. Lakin Allah’ın azabı şiddetlidir.

Ey değerli kardeşim! Ben sana işitmekten hoşlanmayacağın şeyleri nasihat ediyorum. Zira seni seviyorum. Kendim için istediğim hayrı senin için de istiyorum. Zira bu, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in bildirdiği gibi imanın tamamındandır.

1- Senin Allah Azze ve Celle’nin şu emrine uyarak bakışlarını koruman, şehvet ateşini tutuşturacak olan harama bakmaman gerekir: “Mü’minlere de ki: bakışlarını kıssınlar, cinsel organlarını korusunlar. Bu onlar için en temizidir. Muhakkak Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdadır.” (Nur 30)

2-  Senin, özellikle de, eğitim, çalışma, ticaret ve benzerleri gibi, orada bulunuş sebebin tamamlandıysa bu küfür ülkelerini derhal terk etmen gerekir.

3- Eğer evli değilsen evlenmekte acele etmelisin. Zira evlilik, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in haber verdiği gibi, harama düşmekten koruyucudur. İbn Mes’ud radiyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ey gençler topluluğu! İçinizden imkanı olanlar evlensinler. Zira o bakışları kıstırıcı, cinsel organları koruyucudur. Buna güç yetiremeyen ise oruç tutsun. Zira oruç koruyucu bir bağdır.” Buhârî (5065) Muslim (1400)  Evlenmeye güç yetiremiyorsan oruç harama düşmekten koruyucudur.

4- Erkek veya kadın kötü arkadaşlardan uzaklaşmalısın. Hayır ehli salih kimselerle arkadaşlık etmelisin. Kötü arkadaşlar sapıklık ve helak sebebidir. Salih arkadaşlar ise kurtuluş, başarı ve hidayet sebebidir.

5- Günaha düşer ve haramı işlersen bil ki Allah seni görmektedir. O’nun seni günah üzerinde görmesinden utan! Bil ki ancak şakî kimselerin boylayacağı tutuşturulmuş ateş vardır. Allah onu isyankar facirler için hazırlamıştır. Yine genişliği göklerle yer kadar olan, içinde hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, beşer kalbinin hatrına gelmedik nimetler bulunan cennet vardır. Allah onu sakınanlar ve temiz kimseler için hazırlamıştır. Hangi gruptan olmayı istersin? Saadet, kurtuluş ve başarı ehli olan cennetliklerden olmayı mı, yoksa şekavet ve hüsran ehli olan cehennemliklerden olmayı mı? Akıllı kişi kendi nefsini korur.

6-  Sürekli olarak lezzetleri kaçırıcı olan ölümü ve ölümde bulunan şiddetli sıkıntıları düşünmelisin. Kabri ve karanlığını hatırla, kıyameti ve onun zorlu hallerini düşün. Sırat köprüsünü ve onun keskinliğini, Allah’ın huzurunda bir topluluğun cennete, bir topluluğun cehenneme sürüleceğini, “Ey cennetlikler! Kalıcılık var, ölüm yok ve ey cehennemlikler! Kalıcılık var, ölüm yok” denileceğini hatırla.

7- Kalbini incelten ve seni hayırlı ameller işlemeye sevk eden, kötü işlerden sakındıran sohbet kayıtlarını dinlemelisin. Yine kalbini inceltip seni huşuya götüren hayra yönlendirip şerden engel olan kitaplar okumalısın.

8- Bil ki Allah Teâlâ zinakar olan erkek ve kadınlara kıyamet gününde can yakıcı bir azap hazırlamıştır. Semura b. Cundub radiyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bu gece rüyamda iki kişinin bana geldiğini gördüm. Beni mukaddes yere çıkardılar… tandır gibi bir yere geldik. Gürültülü sesler işittim. İçinde çıplak erkekler ve kadınlar vardır. Alevler onların altlarından giriyor, onları kapıyordu… Tandır gibi bir yerde olan o çıplak erkek ve kadınlar zina eden erkekler ile zina eden kadınlar idi.” Buhârî (1386)

Ebu Umame radiyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ben uyurken iki kişi geldiler ve beni bir dağa götürdüler… Sonra en pis şekilde kokan bir kavme geldik. Kokuları lağım kokusu gibiydi. Ben: “Bunlar kimlerdir?” diye sordum. Dediler ki: “Bunlar zina eden erkekler ile zina eden kadınlardır.” İbn Huzeyme ve İbn Hibbân rivayet etmişlerdir. El-Elbani Sahihu’t-Tergib’de (2/611-612 no:2393) sahih demiştir.

Zina eden kadın ve erkeklerin kötü akibetini bildiren hadisler çoktur. Dünya ve ahirette çirkin kokan bu sınıflardan olmaktan sakın!

9- Namazları vaktinde kılmaya, ilim ve öğüt meclislerinde bulunmaya özen göster. Zira bunlar imanı kuvvetlendirir ve kişi Allah’ın murakabesine ve O’ndan haşyete hazırlar.

10- Çokça Allah’tan bağışlanma dilemeli, dua etmelisin. Duada Allah’ın seni görünen ve görünmeyen fitnelerin şerinden korumasını isteyerek yalvar.

İşte böyle. Allah en iyi bilendir. Allah’tan bize ve sana başarı ve doğruluk dileriz. Allah’ım! Nebimiz Muhammed’e, âline ve ashabına salat ve selam et.


Tercüme: Ebu Muaz

Ebu Muaz’ın ilavesi: Bazıları İbn Kesir’in Tefsirinde geçen şu ibareyi kullanarak kafire kadınlara bakma sınırını genişletiyorlar: “Sufyan es-Sevriden rivayet edildiğine göre; zimmet ehli kadınların ziynet yerlerine bakmakta sakınca yoktur. Bundan yasaklama onların hürmetinden dolayı değil, ancak fitne korkusuyladır.” (Tefsiru İbn Kesir 3/855) İbn Kesir Ahzab suresi 59. Ayetindeki “Müminlerin kadınları” ifadesini delil detirdiğini de zikretmiştir.

Sufyan es-Sevri’den bunu meçhul sigası ile “ruviye” diyerek nakletmiştir. Başka bir yerde de isnadını bulamadım.

Yine Buhari'nin Kitabu’l-İsti’zan’da muallak olarak zikrettiğine göre Said b. el-Hasen, kardeşi Hasen el-Basri’ye: “Göğüslerini ve başlarını açan acem kadınlarının durumu hakkında sorunca: “Bakışını kıs” demiştir. Hafız İbn Hacer bunun isnadını bulamamıştır. Bkz.: et-Taglik (5/120) el-Elbani Muhtasaru Sahihi’l-Buhari (4/102)

Yine bu babda Deylemi’nin el-Firdevs’te Ali radiyallahu anh’den zikrettiği, zimmet ehli kadınlara şehvetsiz olarak bakmakta sakınca olmadığına dair bir rivayet ile bazı fıkıh kitaplarında zikredilen Ömer radiyallahu anh’ın cenaze evlerinde ağıtçılık yapan bir kadını dövüp örtüsü açılması üzerine; “O tıpkı cariyeler gibidir, onun hürmeti yoktur” dediğine dair bir rivayet daha var ki bunların da bir isnadını bulamadım.

Netice olarak Kur’an ve sahih sünnet naslarında bakış hususundaki yasak umumidir. Müslüman kadına ya da kafire kadına bakışı kapsar. Bu umumi yasağın sadece müslüman kadınlara bakmaya yönelik bir yasak olduğunu tahsis eden bir nas bilmiyorum. Sünnî fıkıh kitapları, kafir ya da müslüman olsun, yabancı kadının avretine bakmanın haramlığı hususunda icma iddia etmektedirler.
Sapık şia ve Rafızi fırkaları ise kafire kadının avretine bakmakta sakınca olmadığını iddia etmişlerdir. 
En iyi bilen Allah’tır.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)