Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı

Pazartesi
Saat 20:00 Sahih Tefsir Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)

Çarşamba
Saat 20:00 ez-Zeberced Şerhi (Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır)
Saat 21:30 Hadis Usulü 1. Seviye (Mustalah İlmi - Muderris: Ebu Leylâ)

Cumartesi
Saat: 19:00 Hadis Usulü 4. Seviye (İlmi Meseleleri Tahkikte Hadis Ehlinin Menheci)
Saat: 20:30 el-Albaniyyât Şerhi


9 Mart 2017 Perşembe

Çağın Yeni Putları / Giriş


Çağın Yeni Putları
Şüphesiz hamd yalnız Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah'ın hidayet verdiğini kimse saptıramaz. O'nun saptırdığını da kimse doğru yola iletemez.
Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilâh yoktur. O, bir ve tektir, O'nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed Allah'ın kulu ve Rasûlüdür.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ
"Ey iman edenler! Allah'tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun ve siz ancak Müslümanlar olarak ölünüz." (Al-i İmran; 3/102)
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيراً وَنِسَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
 "Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da eşini var eden, her ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarını kesmekten de sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde tam bir gözetleyicidir." (en-Nisâ; 4/1),
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin. O da amellerinizi lehinize olmak üzere düzeltsin, günahlarınızı da mağfiret etsin. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşla kurtulmuş olur." (el-Ahzâb; 33/70-71)
Bundan sonra,
Şüphesiz sözlerin en güzeli Allah’ın Kelam’ı, yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu aleyhi ve ve sellem’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan çıkarılanlarıdır. Her sonradan çıkarılan şey bid’attir ve her bid’at sapıklıktır. Her sapıklık ta ateştedir.
Muhakkak ki İslam’ın temel esası; Allah Teâlâ’nın varlığını kesin olarak kabul etmek, bütün ibadetleri yalnız Allah Teâlâ’ya yönlendirmek ve bunda ihlaslı olmak, Allah Azze ve Celle’yi kendisinin kitabında nitelediği ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hadislerinde nitelediği yüce sıfatlarla ve güzel isimlerle, bunların lafız veya manalarını iptal etmeden, şekil belirlemek suretiyle te’vil etmeden ve mahlûka benzetmeden vasıflamak üzere kurulu olan tevhiddir.
Müslümanları, her çeşidi ve her şekliyle şirkten sakındırmak, medeniyet ve uzay çağı denilen bu asırda halis tevhid akidesini bozan modern putlardan ve bâtıl ilahlardan uyarmak vazifemizdir.
Müslümanlardan çoğu şirkin sadece Allah’tan başkasına ibadet etmek şeklinde olduğunu, bunun da taşlardan yapılmış olan putlara ibadet etmekten ibaret olduğunu zannediyorlar ve diyorlar ki: “Biz ne taşa, ne ağaca tapıyoruz.” Onlara göre şirk ancak böylesi putlar edinmektir!
Şurası açıktır ki, onlar şirki sadece taşlara ve ağaçlara ibadet etmek, onlara kurban sunmak, bundan menfaat ve bereket ummak olarak biliyorlar. Bu durum onların ibadetin geniş manası hakkındaki cahilliklerini ortaya koymaktadır.
Şayet durum, onların zannettikleri gibi olsaydı Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmazdı:
لَلشِّرْكُ فِيكُمْ أَخْفَى مِنْ دَبِيبِ النَّمْلِ
Muhakkak aranızda şirk, karıncanın adımlarından daha gizlidir.”[1] Peki ya kabre veya taşa ibadet etmek, karıncanın adımlarından gizli midir? O halde şirkin manasını bilmeyen bu kimseler bunu iyi düşünmelidirler!
Şirkin türleri ve mertebeleri vardır. Putların görünenleri ve görünmeyenleri vardır. Açık olanları ve gizli olanları vardır. İşte bu gizli olan putlar, kaya üzerindeki karıncanın adımlarından bile gizlidir.
Nitekim Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in riyayı şirk olarak saydığını görüyoruz. Yine Allah’tan başkası adına yemin etmek de bir şirktir.
Nitekim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kabirleri ve türbeleri kutsamayı putçuluğun bir türü olarak saymış, rabbine duasında:
اللهُمَّ لَا تَجْعَلْ قَبْرِي وَثَنًا
Allah’ım! Kabrimi tapınılan bir put kılma[2] buyurmuştur. Hatta Kur’ân-ı Kerim’in bakışlarımızı milyonların farkında olmadan ibadet ettikleri tehlikeli bir puta veya bir ilaha çevirdiğini görürüz. Bu, hevadır! Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
أَفَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ وَأَضَلَّهُ اللَّهُ عَلَى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلَى سَمْعِهِ وَقَلْبِهِ وَجَعَلَ عَلَى بَصَرِهِ غِشَاوَةً
Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah’ın bir ilim üzerine kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü?” (Casiye 23)
أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا
Hevâsını kendisine ilah edinen kimseyi gördün mü? Sen ona koruyucu olabilir misin?” (Furkan 43)
Bu asırda müslümanların hayatında yeni putlar ve çeşitli bâtıl ilahlar ortaya çıkmış, insanların kalplerine, duygularına ve velayetlerine sahip olmuştur. Allah Azze ve Celle’den başkasına ibadetler sunulmaya başlamış, bunlara itaat, Allah’a itaatin önüne geçirilmiş, bunlara olan sevgiyi Allah’a olan sevgiye tercih eder olmuşlardır! Bu yeni putlara tabi olmanın günahlara, bid’atlere veya büyük küfre düşmeye sebep olan dereceleri vardır. Bu dereceler, maksatlara göredir. Bu kitapçığın amacı bunun hükmünü ve ayrıntılarını sınırlamak değil, ancak sapıklık yolunu tutmak ve bunun sebepleri hakkında uyarıda bulunup sakındırmaktır.


[1] Sahih ligayrihi. Buhârî Edebu’l-Mufred (716) Mervezi Musnedu Ebi Bekr (18) İbn Batta el-İbane (2/723)
[2] Sahih. Ahmed (2/246) Buhârî Tarih (3/47) Ebû Ya'lâ (12/33) Bezzar (16/48) Humeydi (1055) Ebû Nuaym Hilyetu'l-Evliyâ (7/317)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)