Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Sosyal Medyada “Ebu Muaz” Künyesini Kullananlar Hakkında Uyarı

Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya programlarında “Ebu Muaz” künyesini kullanan veya “Darussunne” adıyla Facebook yayını yapa...

29 Haziran 2017 Perşembe

Alimlerin Fetvalarına Muhalefet Etmenin Hükmü

Soru: “Büyük âlimlerin belirli bir meseledeki fetvalarının sıhhatine kanaat etmediği için muhalefet eden fakat onların kıymetini düşürmeyen kimsenin hükmü nedir? Özellikle bu kimsenin görüşünü destekleyen kitap ve sünnet delilleri varsa ve hatta selef âlimlerinden de bu görüşü buluyorsa, âlimlere muhalefet etmesi sebebiyle günahkâr olur mu?”
Şeyh Nasır el-Umer’in cevabı: “Allah’a hamd, Rasulüne salat ve selam olsun. Bundan sonra:
Eğer âlimlere muhalefet eden kişi temkin sahibi ilim talebelerinden olup, istinbat, delil bilgisi, tercih şartları gibi konulara hâkimse bunda sakınca yoktur. Âlimler yaşa bakmadan, yalnızca ilim ve bu konuda temkine dayanarak birbirlerine reddiye vermeye devam edegelmişlerdir. Âlimlere muhalefet eden bu kimsenin görüşünü eğer seleften biri söylemişse bu kişi o âlimlere muhalefet etmiş olmaz. Şayet mesele aynı mesele ise, sonrakilerin muhalefeti yeni çıkmıştır. Aksi halde bu ihtilafın, iki farklı mesele hakkında olduğu düşünülür.
İlim talebelerine düşen şey, büyük âlimlere muhalefet etmekte acele etmemeleridir. Zira onlar şer’î delilleri daha iyi bilirler ve bu delillerden istinbat edilen hükümleri daha iyi tanırlar. Umumi ve hususî delillere dirayetleri tamdır. Onlar, başkalarından daha iyi bilirler. Özellikle de muteber sayıda iseler, ilim, fıkıh ve dindarlık konusunda haklarında şahitlik edilmişse, âlimlere muhalefetten sakınmak gerekir. Çünkü bu yeni ilim talebelerinin idrak edemeyecekleri kötülüklere sürükler. Bununla beraber, İmam Malik b. Enes rahimehullah’ın dediği gibi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında herkesin sözünü kabul etmek de, reddetmek de mümkündür. Kaide; herkesin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e muhakeme olmasıdır. Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
Bir şeyde çekişirseniz onu Allah’a ve rasulüne döndürün. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız en hayırlısı ve en güzel çözüm yolu budur.” (Nisa 59)"
Fetva tarihi: 5 Zilhicce 1427
Tercüme: Ebu Muaz.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)