Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 ez-Zeria Şerhi
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 el-Albaniyyât Şerhi
Saat 20:00 Sahih Tefsir Şerhi

12 Mayıs 2015 Salı

Velâ ve Berâ Hususunda Gevşekliğe Uyarı



Velâ ve Berâ hususunda aşırı gevşekliğin iki görüntüsü vardır.
Birincisi velâ ve berâ akidesine saldırmak ve başkalarının kültüründe hoş olmayan etki bıraktığı gerekçesiyle bunun iptal edilmesini istemektir.
Eğer onlar ayetlerde ve nebevî hadislerde gelen, ümmetin üzerinde icma ettikleri velâ ve berâyı kastediyorlarsa, bu mesele dinde bilinmesi zorunlu hususlardandır. Biz onlarla cüz’i meselelere girmeyiz, onları öncelikle İslam’a davet ederiz. Eğer buna icabet ederler ve İslam’a girerlerse, o zaman kalpleri şer’i velâ ve berâya uyum sağlar. Bundan fazlasına ihtiyaçları yoktur. Velâ ve berâ imanın aslı ile bağlantılıdır.
Eğer velâ ve berâ hususunda ifrat aşırılığı yapanların hatalarını kastediyorlarsa, bu sahih akidenin hata edenler sebebiyle ihmal edilmesini istemek insaf değildir. Bir konudaki aşırılık diğer bir aşırılıkla telafi edilemez.
İkincisi: sahih ve meşru olan velâ ve berâ akidesine hücüm edip onu yok etmeye çalışmak, Müslümanlar arasında kafirlerin adetlerini yaygınlaştırıp onları taklit etmektir.
Velâ ve berâ akidesi kitap ve sünnet naslarında bu konuda birçok çizgiler koymuştur. Bu konuda gelenler neredeyse tevhid hakkındaki naslardan bile daha çok ve açıktr! Hatta tevhid naslarının kendisi velâ ve berâ naslarından sayılır! Allah Azze ve Celle bize, kafirlere benzemekten yasaklayan, hatta onlara muhalefet etmeyi emreden bir çok hükümler meşru kılmıştır. Yine bu konudaki naslar da pek çoktur. Eski ve yeni âlimler bu hususta ve bu meselenin fıkhı hakkında birçok eserler tasnif etmişlerdir.
Bu ilahî hükümler ancak Müslümanların kalplerinde kafirlerden berâyı kökleştirmek, uygulamaları olarak bunu gerçekleştirmek ve bu manayı Müslüman toplumda dama diri tutmak içindir.
Zira inançlar hayata yansımazsa, sonuç getirmeyen, içi boş hayalî fikirlerden ibaret olur.
Sahih velâ ve bera’yı uygulamak, amel edilmesi zorunlu bir dindir. Aksi halde kitabın bir kısmına iman edip, bir kısmını inkar eden Yahudilere benzemiş oluruz.
Bir Müslüman, toplumunun kültüründen ve tarihinden koparak, diğer bir toplum ile asimile olmasına nasıl razı olabilir? Böyle olursa ümmetimize nispet edilmemiz samimi olur mu? Yoksa bu düşmanların uşakları olduğumuza bir delil değil midir?
(Hâtim b. Ârif b. Nasır eş-Şerif el-Avnî'nin el-Velâ ve'l-Berâ Beyne'l-Guluvvi ve'l-Cefâ kitabında tasarrufla tercüme eden: Ebu Muâz)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)