Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

13 Aralık 2012 Perşembe

Bayramda Tebrikleşmenin Zamanı ve Ziyaretin Hükmü

Şeyh allame Mukbil b. Hadi el-Vadiî rahimehullah’a şöyle soruldu: Soru 36: “Bayram günü tebrik etme na zaman başlar ve ne zamana kadar devam eder?
Cevap: Tebrik etme hakkında gelen bir şey bilmiyorum. İnsanların birbirlerini bayram günü tebrik etmesinde sakınca yoktur. Bu konuda bir şey gelmemiştir. Bidat sınırına gelmedikçe bunda sakınca yoktur. Bu konuda vakitle sınırlama da yoktur. Lakin insanların bayramda yaptıkları şeylerin ve ziyaretlerle meşgul olmalarının bir delili yoktur. Allah yardımcımız olsun.”
Kaynak: Oruç Ahkamı ve diğer sorular adlı kaset, (33. Dakika, 42. Saniye)
Tercüme: Ebu Muaz

Bayramda Ziyaretleşmenin Bidat Oluşu/Şeyh Elbani

Tercüme: Ebu Muaz

11 Aralık 2012 Salı

Muasırların Yıkmaları Gereken Put: Suretler


Ruh Taşıyan Canlıların Suretinin Haramlığı


Şeyh Mukbil b. Hadi el-Vadiî Rahimehullah'tan özetleyerek tercüme eden: Ebu Muâz el-Çubukâbâdî

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem suret yapanlara lanet etmiştir

Avn b. Ebi Cuhayfe hacamatçı bir köle satın almıştı. (babası Ebu Cuhayfe ona) dedi ki:

أنه أشترى غلامًا حجامًا فقال: إن النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم نهى عن ثمن الدم وثمن الكلب وكسب البغي، ولعن آكل الربا وموكله والواشمة والمستوشمة والمصور.

“Şüphesiz Nebî sallallahu aleyhi ve sellem kan ücretinden, köpek ücretinden ve fahişenin ücretinden yasakladı. Faiz yiyene, faize vekillik yapana, dövme yapana ve yaptırana ve suret yapana lanet etti.”

Buhari (10/393)

Suretlerin Silinmesinin Emredilmesi

Ebu’l-Heyyac el-Esedî dedi ki: “Ali b. Ebi Talib radıyallahu anh bana şöyle dedi:

ألا أبعثك على ما بعثني عليه رسول الله صلى الله عليه وعلى آله وسلم: ألا تدع تمثالاً إلا طمسته ولا قبرًا مشرفًا إلا سويته.

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in beni gönderdiği şey için seni göndermeyeyim mi: Silmedik bir timsal bırakma, düzlemedik bir yüksek kabir bırakma!”

Diğer rivayette bu hadisi:

ولا صورة إلا طمستها.

“Silmedik bir suret bırakma” lafzıyla zikretti.

Muslim (2/666)

Allah’ın Dışında Surete  de İbadet Edenler Olmuştur

Aişe radıyallahu anha’dan:

لما أشتكى النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم ذكرت بعض نسائه كنسية رأينها بأرض الحبشة يقال لها: مارية، وكانت أم سلمة وأم حبيبة رضي الله عنهما أتتا أرض الحبشة فذكرتا من حسنها وتصاوير فيها، فرفع رأسه فقال " أولئك إذا مات منهم الرجل الصالح بنوا على قبره مسجدًا ثم صوروا فيه تلك الصور، أولئك شرار الخلق عند الله "

“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem rahatsızlandığı zaman hanımlarından birisi Habeş topraklarında gördüğü bir kiliseden bahsetti. Ona: “Mariye” deniliyordu. Umm Seleme ve Umm Habibe radıyallahu anhuma Habeş topraklarına gitmişlerdi. Bu kilisenin güzelliğinden ve içindeki suretlerden bahsettiler. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem başını kaldırdı ve şöyle buyurdu: “Onlar, kendilerinden salih bir kimse öldüğü zaman kabrinin üzerine mescid bina edeler, sonra bu suretleri yaparlardı. Onlar Allah katında halkın en şerlileridirler.”

Buhari (3/208) Muslim (1/375)

Melekler İçinde Suretler Bulunan Eve Girmezler

Ebu Talha radıyallahu anh’den: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

لا تدخل الملائكة بيتًا فيه كلب ولا تصاوير "

“Melekler içinde ne köpek ve ne de suretler bulunan eve girerler.”

Buhari (10/380- Fethu’l-Bari) Muslim (14/83, 84-Nevevi şerhiyle)

Şeyh Mukbil dedi ki: “Burada meleklerden maksat rahmet melekleridir.”

Zeyd b. Halid, Ebu Talha radıyallahu anh’den rivayet ediyor: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إن رسول الله صلى الله عليه وعلى آله وسلم قال: " إن الملائكة لا تدخل بيتًا فيه صورة ". قال بسر: ثم أشتكى زيد فعدناه فإذا بابه ستر فيه صورة، فقلت لعبيد الله الخولاني ربيب ميمونة زوج النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم: ألم يخبرنا زيد عن الصور اليوم الأول؟ فقال عبيد الله ألم تسمعه حين قال " إلا رقما في ثوب ".

“Şüphesiz melekler içinde suret bulunan bir eve girmezler.” Ravi Busr dedi ki: “Sonra Zeyd rahatsızlandı ve biz onu ziyaret ettik. Kapısında üzerinde suret bulunan bir örtü gördük. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in eşi olan Meymune radıyallahu anha’nın kardeşi Ubeydullah el-Havlanî’ye dedim ki: “Zeyd bize önceki gün suretler hakkında hadis söylememiş miydi?” Ubeydullah: “Ancak kumaştaki rakam hariç” dediğini duymadın mı?” dedi.

Buhari (10/389) Muslim (14/85)

İbn Ömer radıyallahu anhuma’dan:

وعد جبريل النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم فراث عليه حتى اشتد على النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم، فخرج النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم فلقيه فشكا إليه ما وجد، فقال له: " إنا لا ندخل بيتًا فيه صورة ولا كلب

“Cibril, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e vaadde bulunmuş, gelmeyince bu durum Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e ağır gelmişti. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem dışarı çıkınca Cibril ile karşılaştı. Hissettiği durumu ona şikayet etti. O da dedi ki: “Biz içinde ne suret ve ne de köpek bulunan bir eve gireriz”

Buhari (10/391) Muslim (14/81)

Aişe radıyallahu anha üzerinde suretler bulunan bir nemruka (minder) almıştı. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem onun yanına girmedi. Aişe radıyallahu anha: “Allah’a tevbe ederim, günahım nedir?” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bu nemruka nedir?” buyurdu. Aişe radıyallahu anha da: “Üzerine oturmak ve yaslanmak için” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Bu suretleri yapanlar kıyamet gününde azap olunurlar. Onlara: “Yarattığınız şeyleri diriltin” denilir. Şüphesiz melekler içinde suret bulunan bir eve girmezler.”

Buhari (10/389) Muslim (14/89)

Ebu Hureyre radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

لا تدخل الملائكة بيتًا فيه تماثيل أو تصاوير

“Melekler içinde timsaller (heykel ve biblolar) veya suretler (resimler) bulunan bir eve girmezler.”

Muslim (14/94)

Ali radıyallahu anh’den:

صنعت طعامًا فدعوت النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم فجاء فدخل فرأى سترًا فيه تصاوير فخرج وقال: " إن الملائكة لا تدخل بيتًا فيه تصاوير

“Bir yemek yaptım ve Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’i davet ettim. Gelip girdiğinde üzerinde suretler bulunan bir örtü gördü ve hemen çıktı. Şöyle buyurdu: “Şüphesiz melekler içinde suretler bulunan bir eve girmezler.”

Sahih. Nesai (8/213) İbn Mace (2/1114) Ebu Ya’la (1/342)

Kıyamet Gününde En Şiddetli Azap Görenler Suret Yapanlardır

Muslim dedi ki: “Mesruk ile beraber Yesar b. Numeyr’in evinde idik. Sofasında timsaller gördük. Dedi ki: “Abdullah (b. Mesud radıyallahu anh)’ın şöyle dediğini işittim: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إن اشد الناس عذابًا عند الله يوم القيامة المصورن

“Şüphesiz kıyamet gününde insanların en şiddetli azap görecek olanları suret yapanlardır.”

Buhari (10/382) Muslim (14/92)

İbn Ömer radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

إن الذين يصنعون هذه الصور يعذبون يوم القيامة يقال لهم: أحيوا ما خلقتم

“Şüphesiz şu suretleri yapanlar kıyamet gününde azap edilecekler ve onlara şöyle denilecek: “Yarattıklarınıza can verin.”

Buhari (10/382) Muslim (14/92)

Suret Yapanlar İnsanların En Zalimleridir

Ebu Zur’a şöyle dedi: “Ebu Hureyre radıyallahu anh ile beraber Medine’de bir eve girdik. Yukarı tarafta bir ressamın suret yaptığını gördü. Şöyle dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim:

ومن أظلم ممن ذهب يخلق كخلقي فليخلقوا حبة وليخلقوا ذرة

“(Allah Azze ve Celle buyurdu ki:) Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Haydi bir tane yaratsınlar, bir zerre yaratsınlar!” Sonra bir kap su istedi, eliyle yıkamaya başladı. Öyle ki su, koltuk altına kaçtı…

Buhari (10/385) Muslim (14/93, 94)

Ruh Taşıyan Canlıların Suretlerinin Genel Olarak Haram Kılınmasının Delili

Aişe radıyallahu anha’dan: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir yolculuktan döndü. Benim yanıma geldiğinde ben de üzerinde resimler olan bir perdeyi kilere asmıştım. Onu aldı ve parçaladı. Yüzü kızarmıştı. Şöyle buyurdu:

يا عائشة أشد الناس عذابًا عند الله يوم القيامة الذين يضاهون بخلق الله

"Ey Aişe! Kıyamet günü Allah indinde azaba uğrayan insanların en şid­detlileri, Allah'ın yarattıklarına benzer şeyler ya­panlardır. (Yaratma konusunda Allah'a benzemeye kalkışanlardır)." Aişe radıyallahü anha dedi ki;  “Bunun üzerine ben de onu parçalayıp bir veya iki yastık yaptım."

Muslim’in rivayetinde şöyle geçer: “Örtüyü görünce Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yüzünün rengi değişti. Sonra perdeyi alıp parçaladı ve sonra şöyle buyurdu:

إن من أشد الناس عذابًا يوم القيامة الذين يشبهون بخلق الله

 “Şüphesiz kıyamet gününde insanların en şiddetli azap görecek olanları Allah’ın yarattıklarına benzetenlerdir.”

Buhari (10/386) Muslim (14/87)

Suret Yapmaktan Yasaklama

Cabir radıyallahu anh’den:

نهى رسول الله صلى الله عليه وعلى آله وسلم عن الصورة في البيت ونهى أن يصنع ذلك.

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem evde suret bulundurmaktan ve suret yapmaktan yasakladı.”

Hasen. Tirmizi (5/427)

Cabir radıyallahu anh’den:

أن النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم نهى عن الصور في البيت، ونهى الرجل أن يصنع ذلك وأن النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم أمر عمر بن الخطاب زمن الفتح وهو بالبطحاء أن يأتي الكعبة فيمحو كل صورة فيها، ولم يدخل البيت محيت كل صورة فيه

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem evde suret bulundurmaktan ve kişinin bunları (suretleri) yapmasından yasakladı. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem Fetih zamanı, Batha’da Ömer radıyallahu anh’e Kab’eye gidip oradaki bütün suretleri silmesini emretti. Kabedeki bütün suretler silinmedikçe girmedi.”

Hasen. Ahmed (3/335, 383, 384) Ebu Ya’la (4/169)

Şeyh Mukbil dedi ki: “Bu hadisler gölgeli ya da gölgesiz, her resmin genel olarak haram kılındığının delilleridir.”

 Cabir radıyallahu anh’den:

كان في الكعبة صور، فأمر النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم عمر بن الخطاب أن يمحوها، فبل  عمر ثوبًا ومحاها به، فدخلها رسول الله صلى الله عليه وعلى آله وسلم وما فيها منها شيء

“Kabe’de suretler vardı. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, Ömer b. el-Hattab radıyallahu anh’a onları silmesini emretti. Ömer radıyallahu anh de bir kumaşı ıslatarak onları sildi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem oraya girdiğinde, o suretlerden bir şey kalmamıştı.”

Ahmed (3/396)

Şeyh Mukbil şöyle demiştir: “Bu hadis fotoğraf ya da başka şekilde ruh taşıyan bütün suretlerin genel olarak haram kılındığına delildir.”

Suret Yapmak Büyük Günahlardandır

Ebu Hureyre radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

يخرج عنق من النار يوم القيامة له عينان تبصران وأذنان تسمعان ولسان ينطق يقول: إني وُكِّلت بثلاثة: بكل جبار عنيد، وبكل من دعا مع الله إلهًا آخر، وبالمصورين

“Kıyamet gününde gören iki gözü olan, işiten iki kulağı olan ve konuşan bir dili olan bir boyun cehennemden çıkarak şöyle diyecek: “Ben şu üç tür kişi ile görevlendirildim: Her inatçı zorba, Allah ile beraber başka bir ilaha dua eden herkes ve suret yapanlar”

Sahih. Tirmizi (7/295) Ahmed (16/184)

Şüphelilerden Uzaklaşmak

Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe’den:

أنه دخل على أبي طلحة الأنصاري يعوده فوجد عنده سهل بن حنيف قال: فدعا أبو طلحة إنسانًا ينزع نمطًا تحته، فقال له سهل: لم تنزعه؟ قال: لأن فيها تصاوير، وقال فيه النبي صلى الله عليه وعلى آله وسلم ما قد علمت، قال سهل: أو لم يقل: " إلا ما كان رقمًا في ثوب؟ " قال: بلى، ولكنه أطيب لنفسي

“O Ebu Talha el-Ensari radıyallahu anh’ı hasta iken ziyarete geldi. Yanında Sehl b. Huneyf’in bulunduğunu gördü. Dedi ki: “Ebu Talha radıyallahu anh altındaki örtüyü alması için birini çağırdı. Sehl radıyallahu anh ona dedi ki: “Neden onu kaldırtıyorsun?” dedi ki: “Çünkü onda resimler vardır. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bunun hakkında senin de bildiğin şeyi söylemiştir.” Sehl radıyallahu anh dedi ki: “Ancak kumaşta bulunan şekil hariç” demedi mi?” Ebu Talha radıyallahu anh: “Evet, lakin ben gönlümde bir sıkıntı kalmasını istemiyorum” dedi.

Sahih. Tirmizi (5/430)

Suretlerin Ağaç Şekline Dönene Kadar Kesilmesi Emri

Ebu Hureyre radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

أتاني جبرائيل فقال: إني كنت أتيتك البارحة فلم يمنعني أن أكون دخلت عليك البيت الذي كنت فيه إلا أنه كان في باب البيت تمثال الرجال، وكان في البيت قرام ستر فيه تماثيل، وكان في البيت كلب، فمُر برأس التمثال الذي بالباب فليقطع فيصير كهيئة الشجرة، ومر بالستر فليقطع ويجعل منه وسادتين منتبذتين توطأن، ومر بالكلب فليخرج "، ففعل رسول الله صلى الله عليه وعلى آله وسلم وكان ذلك الكلب جروًا للحسين أو للحسن تحت نَضَدٍ له فأمر فأخرج.

“Cebrail (aleyhi's-selâm) bana geldi ve şöyle dedi: “Ben sana dün gelmiştim. Eve girip yanına gelmeme engel olan şey ancak evin kapısındaki adam timsalleridir. Evde üzerinde timsaller bulunan şekilli bir örtü vardı. Yine evde bir de köpek vardı. Emret de kapıdaki timsaller kesilip ağaç şekline getirilsin. Örtünün kesilerek ayak altında çiğnenen iki yastık yapılmasını emret. Köpeğin de çıkarılmasını emret.” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de bunu yaptı…

Hasen, sahih. Tirmizi (8/90) Ebu Davud (11/213) Ahmed (8032, 8065)

Ruh Taşıyan Canlıların Suretlerini Yapan Herkes Cehennemdedir

Said bin ebi'l Hasan'dan: “Bir adam İbn Abbas radıyallahu anhuma’ya geldi ve dedi ki: “Ben şu resimleri yapan biriyim. Bu konuda bana fetva ver.” Bunun üzerine İbn Abbas radıyallahu anhuma ona dedi ki: “Bana yaklaş.” Adam da O'na yaklaştı. Sonra İbn Abbas radıyallahu anhuma: “Bana yaklaş” dedi, o da yaklaştı; ta ki elini adamın başına koyuncaya kadar yaklaştı. Sonra dedi ki: “Sana Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den işittiğimi haber vereceğim. Allah Rasûlünün şöyle dediğini işittim:

كل مصور في النار، يجعل له بكل صورة صورها نفسًا فتعذبه في جهنم

"Bütün musavvirler (heykel, resim, video v.s yapanlar) Cehennem'dedirler. Yapmış olduğu her resme can ve­rilir de onlar ona Cehennemde azap verirler." Daha sonra İbn Abbas radıyallahu anhuma adama dedi ki: “Eğer mutlaka resim yapacaksan ağaç resimleri ve canı olmayan şeylerin resimlerini yap.”

Muslim (14/93)

İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

من صور صورة في الدنيا كُلِّفَ أن ينفخ فيها الروح يوم القيامة وليس بنافخ

“Kim dünyada bir suret yaparsa kıyamet gününde ona ruh üflemekle emrolunur. O da bunu yapamayacaktır.”

Şeyh Mukbil rahimehullah şöyle demiştir: “Bu deliller ruh taşıyan canlıların suretini yapmanın genel olarak haram kılındığını göstermektedir. Bu suretin gölgeli veya gölgesiz olması fark etmez. Kumaştaki şekil hadisi gölgesi olmayanın da haram kılındığını göstermektedir. Yine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem Kabe’nin duvarında bulunan suretlerin silinmesini emretmiş, bu resimler kumaş ve su ile silinmiştir.

“Ancak kumaştaki şekil hariç” sözü, suret yapanlara delil değildir. Zira bu şekil, ruh taşımayan varlıklara ait olabilir. Yine (başı kesilerek) ağaç şekline çevrilmiş canlılara ait olabilir. Meleklerin girmelerine mani olmaması için yerde bulunan, hakir görülen suretlerin de evden temizlenmesi gerekir. yine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, yastıkta bulunan suretlerin kesilmesini emretmiştir. Muhtemelen bu suretler yer yaygısında idi. bu resimler de ağaç şeklinde dönecek şekilde kesilmiştir.

Böylece anlaşılmıştır ki, dergilerde, gazetelerde, televizyonda, videoda ve bunların dışındaki modern aletlerde bulunan suretler haramdır. Heva ehlinin şüphelerle bu haramı süslemelerinden sakınmalısın! Nitekim her suret yapanın cehennemde olduğunu öğrenmiş bulunuyorsun. Hadisteki “Kullu: her” kelimesi genellik ifade eder. Yine “Yok etmedik bir timsal bırakma” hadisindeki “bir timsal” kelimesi nekredir ve nefiy siyakıyla gelmiştir. Bu, ruh taşıyan bütün canlıları kapsayan bir ifadedir. Bundan çocukların bez ve yünden oyuncakları istisnadır. Nitekim Aişe radıyallahu anha’nın oynadığı kanatlı atı vardı. Ama piyasada satılan plastik oyuncaklar caiz değildir.

Ey sünnet ehli! Toplumunun halkına uymaktan seni sakındırırım. İnsanların çoğu delile aldırmıyorlar! Bilakis İslam düşmanlarının peşinden gider hale gelmişler, onları adım adım izlemektedirler. Tıpkı Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in şu hadisinde buyurduğu gibi: “Elbette sizden öncekilerin âdetlerine adım adım uyacaksınız. Hatta onlar bir keler deliğine girecek olsalar, siz de gireceksiniz.” Dediler ki: “Ey Allah’ın rasulü! Yahudi ve Hıristiyanlara mı?” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ya kime olacak?” buyurdu. Maksad hasıl olmuştur. Alemlerin rabbine hamd olsun.”
Şeyh Mukbil b. Hadi el-Vadiî rahimehullah

10 Aralık 2012 Pazartesi

Forum Sayfalarında Ahlak Tahrifi

“Çocuklarımızı küfür rejimlerine yem etmeyelim” başlıklı yazımdan sonra çoğunlukla harici fikrini ve taklitçiliği savunan, meseleleri araştırmadan boşboğazlık yapmayı kendilerine caiz gördüklerinden bol bol iftiraya düşen kimselerin yazılarıyla doldurdukları İslam.tr adlı forum sitesinde bu yazı paylaşılmış ve ahlak dersi (!) verilmiş

7 Aralık 2012 Cuma

Erkeklerin Kırmızı Elbise Giymesi


Erkeklerin Kırmızı Elbise Giymesi Hakkında Bir Tahkik

Ebu Muaz Seyfullah el-Çubukabadi

Kırmızı Renkli Elbiseden Yasaklayan Rivayetler
1- İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
لا تلبسوا ثوبا أحمر
“Kırmızı elbise giymeyin.”
(Hasen. İbn Ebi Şeybe (5/159) el-İstizkar (8/301) Ebu Said el-Eşec, Cüz (no 79) Ahmed el-Vera (s.175)

2- İmran b. Husayn radıyallahu anhuma’dan: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
لا أركب الأرجوان ، ولا ألبس المعصفر
“Kırmızı semer (veya minder) üzerine binmem, asfurla boyanmış (kırmızı veya sarı) elbise giymem”
(Hasen. Ebu Davud (4048) Hakim (4/211) Ahmed (4/442) Tirmizi (2788) Bezzar (9/33) Ru’yani (77, 81)

3- Cabir radıyallahu anh’den aynısı
(Hasen. Ahmed (3/342, 347)

4- Ali radıyallahu anh’den:
نُهِيَ عَنْ مَيَاثِرِ الْأُرْجُوَانِ ، وَلُبْسِ الْقَسِّيِّ ، وَخَاتَمِ الذَّهَبِ
"Kırmızı semerlerden, ipekli giymekten ve altın yüzükten yasaklanmıştır.”
(Sahih. Ebu Davud (4050) Nesai (5184)

5- Bera b. Azib radıyallahu anh’den:
أن النبي صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نهى عن الميثرة الحمراء
“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem kırmızı semerlerden yasaklamıştır.”
(Sahih. Buhari (5838)
6- Burayde radıyallahu anh’den:
شهدت مع رسول الله فتح خيبر وكنت فيمن صعد الثلمة فقاتلت حتى رأى مكاني وأتيت وعلي ثوب أحمر فما علمت أني ركبت في الإسلام ذنبا أعظم منه للشهرة

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber Hayber’in fethine katıldım. Kalenin gediğine çıkanlardan biri idim. Yerimi görünceye kadar savaştım ve geldim. Üzerimde kırmızı bir elbise vardı. Şöhret elbisesi olmasından dolayı İslam’dan bundan daha büyük bir günah işlemedim.”
(Hasen mevkuf. Ru’yani (39) İbn Asakir (71/379) İbnu’l-Cevzi Telbisu İblis (s.239)
 
 


Bu Konuda Zayıf Rivayetler
7- İmran b. Husayn radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
إِيَّاكُمْ وَالْحُمْرَةَ فَإِنَّهَا أَحَبُّ الزِّينَةِ إِلَى الشَّيْطَانِ»

“Sizi kırmızıdan sakındırırım. Zira o şeytanın en sevdiği süstür.” (Zayıf. Taberani (18/148) Deylemi (1555)
8- Aynısını Abdurrahman b. Yezid b. Raşid (veya b. Rafi) radıyallahu anh’den
(Zayıf. Ebu Nuaym, Marife (4659) İbn Ebi Asım el-Ahad (2789) el-Muhalledi, Fevaid (el yazma no:494)

9- Rafi b. Yezid es-Sekafi’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
إِنَّ الشَّيْطَانَ يُحِبُّ الْحُمْرَةَ فَإِيَّاكُمْ وَالْحُمْرَةَ وَكُلَّ ثَوْبِ ذِي شُهْرَةٍ
“Şeytan kırmızıyı sever. Siz kırmızıdan ve göz alıcı elbiseden sakının”
(Zayıf. Taberani Evsat (7858)

10- Rafi b. Hadic radıyallahu anh'den:
أن رسول الله صلى الله عليه وسلم رأى الحمرة قد ظهرت فكرهها، فلما مات رافع بن خديج جعلوا على سريره قطيفة حمراء فعجب الناس من ذلك.

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem göz alıcı bir kırmızı (elbise) gördü de bundan hoşlanmadı.” (Gariptir ki), Rafi b. Hadic vefat ettiği zaman tabutu üzerine kırmızı bir kadife çekmişlerdi. Bu da insanları hayrete düşürdü.
(Munkatı. Ahmed, (4/141)
11- Abdullah b. Amr radıyallahu anhuma’dan:
مر على النبي - صلى الله عليه وسلم - رجل عليه ثوبان أحمران فسلم عليه فلم يرد النبي - صلى الله عليه وسلم - عليه
“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam üzerinde iki kırmızı elbise ile uğradı ve selam verdi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem onun selamını almadı.”
(Leyyin. Ebu Davud (4069) Tirmizi (2807) Hakim (4/211) Bezzar (6/366) Taberani Evsat (2/91) İsnadında Ebu Yahya el-Kattat ihtilaflı bir ravidir.)

12- Rafi b. Hadic radıyallahu anh'den:
أنهم خرجوا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر، قال: فلما نزل رسول الله صلى الله عليه وسلم للغذاء قال: علق كل رجل بخطام ناقته ثم أرسلها تهز في الشجر قال ثم جلسنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم قال. ورحالنا على أباعرنا.، قال فرفع رسول الله صلى الله عليه وسلم رأسه فرأى أكسية لنا فيها خيوط من عهن أحمر قال فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: " ألا أرى هذه الحمرة قد علتكم "؟ قال فقمنا سراعا لقول رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى نفر بعض إبلنا فأخذنا الاكسية فنزعناها منها.
“Onlar (bir gün) Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir sefere çıkmışlardı. (Ravi diyor ki), Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yemek için konaklayınca herkes devesinin yularını boynuna takarak salıverdi. Develer ağaçlara doğru yöneldiler. Sonra biz Rasulullah ile birlikte oturduk. Eğerlerimiz (yüklerimiz) develerin üzerinde idi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem başını kaldırdı ve elbiselerimizde bulunan kırmızı yünden (örülmüş) ipleri gördü. Bunun üzerine buyurdu ki: "Ben, şu üstünüzdeki kırmızı elbiseyi görüyorum." Biz, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bu sözünden dolayı süratle yerimizden kalktık -hatta bazı develer bu süratten ürktü-. Elbiseleri aldık ve onladaki kırmızı iplikleri çıkardık.”
(Zayıf. Ahmed (3/463) Ebu Davud (4070) İbn Ebi Şeybe (5/203) isnadında meçhul bir ravi vardır.)


Bayram Günlerinde Erkeklerin Kırmızı Giymesinin Cevazı

Cabir radıyallahu anh’den:
أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَلْبَسُ بُرْدَهُ الْأَحْمَرَ فِي الْعِيدِ وَالْجُمُعَةِ

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kırmızı bürdesini bayram ve Cumada giyerdi."
Mudelles. Beyhaki (3/247) İbn Ebi Şeybe (1/481) İbn Asakir (4/204) Haccac b. Ertat an’ane ile rivayet etmiştir.

Ebu Cuhayfe radıyallahu anh’den:

أنه رأى النبي - صلى الله عليه وسلم - خرج في حلة حمراء مشمرًا صلى إلى العنزة بالناس

“O, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerinde kırmızı bir hulle ile (bayram namazına) çıktığını ve bir deyneği (sütre edinerek) insanlara namaz kıldırdığını gördü.”

(Sahih. Buhari (1/147) Muslim (1/360) Ahmed (4/308)

Burayde radıyallahu anh’den:

خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأَقْبَلَ الْحَسَنُ وَالْحُسَيْنُ عَلَيْهِمَا قَمِيصَانِ أَحْمَرَانِ يَعْثِرَانِ وَيَقُومَانِ…

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize hutbe verdi. Hasen ve Huseyn üzerlerinde iki kırmızı gömlek olduğu halde düşe kalka geldiler…”
(Sahih. İbn Huzeyme (1456, 1801) İbn Hibban (13/402) Hakim (1/424) Ahmed (5/354) Nesai (1413) Ebu Davud (1109) Tirmizi (3774) İbn Mace (3600)

Bera b. Azib Radıyallahu anh’den:
رأيتُ رسولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم في حُلةٍ حمراءَ - وقالَ عَمرو في حديثِهِ: في ثوبٍ أَحمرَ - ما رأيتُ أَحداً أَحسنَ في تلكَ الحُلةِ مِنه
 “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerinde kırmızı bir hulle (elbise) gördüm. Bu hullenin Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den daha güzel yakıştığı birini de görmedim.”
(Sahih. Buhari (3551, 5848, 5901) Muslim (2337)

Amir el-Muzeni radıyallahu anh’den:

رأيت رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم بمنى وهو يخطب على بغلة وعليه برد أحمر

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Mina’da bir katır üzerinde iken ve üzerinde kırmızı bir bürde olduğu halde hutbe verirken gördüm.”

(Muzdarip. Ahmed (3/477) Ebu Davud (4073) Ziya el-Muhtare (8/211, 212) Taberani Evsat’ta (3/264) aynı raviler yoluyla “Üzerinde yeşil bürde vardı” lafzıyla rivayet etmiştir. Yine Taberani’nin diğer rivayetinde Suku’l-Mecaz’da gördüğü şeklinde gelmiştir.)

Aişe radıyallahu anha'dan:
رَأَيْتُ جِبْرِيلَ - عَلَيْهِ السَّلَامُ - عَلَيْهِ عِمَامَةٌ حَمْرَاءُ مُرْخِيَهَا بَيْنَ كَتِفَيْهِ
"Cebrail aleyhi's-selâm’ı omuzları arasında (ucu) sarkan kırmızı bir sarıkla gördüm."
(Hasen mevkuf. Taberani Evsat (5/380) Zubeyr b. Bekkar, Ezvacu’n-Nebi (s.36)

19 Kasım 2012 Pazartesi

Çocuklarımızı Küfür Rejimlerine Yem Etmeyelim!

Demokrasi çığırtkanlarının iktidara gelmesiyle Türkiyede yaşayan tevhid ehli müslüman azınlığın dinlerinin gereğine göre yaşama imkanları, kemalist kafirlerin iktidarlarında dahi olduğundan daha fazla sorunlu hale gelmiştir. 
Herhangi bir müslümanı tekfir ettiğimizi veya harici akidesinden en ufak bir şaibe taşıdığımızı - Allaha hamd olsun - ispat edemedikleri halde sağda solda "bunlar harici", "gizli tekfirci" gibi yaygaralarla - ki bunlara ancak "it ürür kervan yürür" deyip geçiyoruz - müslümanları, üzerlerine farz olan mücadelelerden alıkoymaya çalışan, kendilerini "selefî" gibi tanıtan, memurların ve çalışanların sakal bırakmak gibi farzları yerine getirmelerine engel olarak 
"Siz bu işinizde çalışmaya devam ederseniz, İslama ve müslümanlara daha faydalı olursunuz, sakal bırakırsanız, yahut put karşısında saygı duruşu vs. yapmazsanız işten atılırsınız" gibi yalanlarla şeytanın sözcülüğünü yapan, diktatör rejimlerin korku politikasını müslümanlar üzerinde deneyen ve kadere imandan engelleyen, istihbarat örgütleriyle işbirliği içine girip müslümanları içten yıkmak isteyen bînamaz münafıkların ve poster yıldızı, video artisti şaklaban davetçi müsveddelerinin iddialarının aksine, zaman kaybetmeden, mevcut iktidarın anayasa üzerinde oynamalar yaparak tuzağa düşmelerinden önce, çocuklar ve okul meselesinde hukukî mücadelelerin verilmesi gerekmektedir. 
Okullar ve devlet aşağıda zikredeceğim sorunları halletmedikleri sürece, çocukları okula göndermeye zorlamakla anayasa suçu işlemektedirler. Anayasa 24. madde gereği olarak herkes din ve vicdan hürriyetine sahiptir. Neye nasıl inandığından kimse sorgulanamaz. Müslümanlar, okullarda işlenen bu anayasa suçuna karşı hukuki mücadeleyi vermek zorundadırlar. Aksi takdirde çocuklarını ebu cehillere teslim etmekle Kitap ve sünnete aykırı hususlarda taguta itaat etmiş olurlar.
Bu konuda verilecek dilekçelerde şu hususlar belirtilmelidir:
1- Okul kıyafeti olarak şart koşulan giysiler hem erkeklerin, hem kızların tesettürüne aykırıdır.
2- And töreni, istiklal marşında saygı duruşu, milli bayramlara katılmak bizim inancımızda şirktir.
(Müslümanın bu hususta "Bu demokrasiye uymaz" gibi kaypakça söylemlerden sakınması gerekir. Bilakis, demokrasiye uysa da, uymasa da, bizler yalnızca Allah'ın hükümlerine uyup uymadığını gözetiriz. Kişinin inancının gereği olan hususlarda çekineceği, korkacağı, utanacağı bir şey yoktur.)
3- Okul önlerinde ve sınıflarda M. Kemal büst ve resimleri bulunmaktadır. Allah'tan gayrına tapılan mekanlara gitmeye çocuklarımızı nasıl zorlayabiliriz?
4- Teneffüs zillerinde müzik çalınması, resim derslerinde canlı sureti yapılması, müzik derslerinde şeytan işi çalgılar ve şarkılar, beden eğitimi derslerinde tesettürün ihlali inancımıza aykırıdır. Fen bilgisi derslerinde dünyanın yuvarlak olduğu, döndüğü, güneşin sabit olduğu gibi batıl ve çağdışı bilgiler dayatılmaktadır. Din derslerinde ve imam hatip okullarında maturidilik, eşarilik, hanefilik, malikilik, hanbelilik, şafiilik gibi sapık mezhepler hak mezhep gibi takdim edilmekte, mutezile, alevilik ve mürcielik esasına dayalı din anlayışı empoze edilmektedir.
5-Çocuklarımızın akidesi bozuk, sünnet inkarcısı, laik, demokrasi taraftarı, kafir ya da fasık öğretmenlerden ders almasını, Allah'ın buğzettiği insanlara sevgi beslemelerini yahut minnet duymalarını istemiyoruz.
6- Öğretmenler için ayağa kalkmak inancımıza aykırıdır.
7- Sınıflar kız-erkek karışıktır. Bu şekilde sınıflara çocuklarımızı sokmak inancımıza aykırıdır.
8- Okullarda okutulan müfredatların hiçbirini benimsememekteyiz. Bunlar ne bize aittir, ne de bize hitap etmektedir.
9- Namaz vakitleri konusunda esneklik gösterilmemektedir.
Bu sayılan unsurlar ve benzerleri okullarda mevcut olmasına rağmen çocuklarımızı okula göndermeye zorlanmamız, anayasal bir suçtur. Bu problemlerin giderilmesine güç yetiremiyorlarsa, bizden alınan vergilerden ödenek ayrılarak, kendi okul projemize devletin maddi imkanlar sağlaması zorunludur. 
Bu sorunlarla mücadele mutlaka ve mutlaka ilkokul çağlarından itibaren başlamalıdır. "Çocuk henüz büluğa ermedi ki" diyen tufeylileri muhatap alma mecburiyetimiz yoktur.

18 Kasım 2012 Pazar

İfrad Haccı Nesh mi Olundu?

İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Yanında hediy kurbanı getirmemiş olan kimse ihramdan çıksın! Kıyamet gününe kadar umre, hacca dahil olmuştur” (Ahmed (1/236) Muslim (1241)
 
 
Şeyh el-Elbani rahimehullah şöyle demiştir: “Beraberinde kurbanlık hayvan götürmeyen herkesin, üç hac ayında umre için telbiye getirmesi gerekir. İfrad ya da kıran haccı yapmak üzere telbiye getiren kimse, daha sonra Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in umrenin hacca dahil kılınması konusundaki emrini öğrenirse, Mekke’ye ulaşıp Safa ve Merve arasında sa’y etmiş olsa bile hemen bu emri yerine getirmelidir. Ardından ihramdan çıkar ve terviye günü (Zulhicce ayının sekizinci günü) hac için telbiye getirir.” (El-Elbani, Menasiku’l-Hac ve’l-Umre (s.13-14)
Derim ki: Şeyh Elbani rahimehullah’ın sözlerinden sanki ifrad haccının neshedildiği gibi bir mana anlaşılmaktadır. Ancak Şeyh Elbâni neshten açıkça bahsetmemiştir. Yalnızca yanında kurban getirmemiş kimsenin haccını temettuya çevirmesinin emredildiğine işaret etmiştir. Şayet bu ibareden ifrad haccı yapmanın caiz olmadığı kastedilmişse bu istidlalde şüphe vardır. Çünkü hadisin “Kıyamete kadar umre hacca dahil olmuştur” kısmı, emir değil, haber içermektedir. Bu haberin maksadı da, az sonra aktaracağım gibi, cahiliyye halkının hac aylarında umre olmayacağına dair inançlarını yıkmaktır. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem veda haccında iken sahabelerden bazısı ifrad haccına da niyet etmiş, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buna karşı çıkmamış, icma da, ifrad haccının meşru olduğu şeklinde akdolunmuştur.
Aişe radıyallahu anha veda haccını anlatırken şöyle der: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile hac aylarında hac yerlerinde ve hac gecelerinde hacca niyet ederek yola çıktık. Serif denilen yerde konakladık. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ashabının yanına çıkıp: “Sizden kimin yanında hedy kurbanı yoksa ve haccını umreye çevirmek isterse (haccını feshedip) umre yapsın. Beraberinde kurbanlık getirenler bunu yapmasın” buyurdu. Bunun üzerine yanında kurbanlık getirenlerden bazıları umreye niyet etti, bazıları da bunu terk etti.” (Muslim (123/1211)
Burada açıkça görüldüğü gibi, yanında hedy kurbanı getirmemiş olan kimse ifrad haccını temettuya çevirme konusunda muhayyer bırakılmış, haccını temettuya çevirmemiş olana da karşı çıkılmamıştır.
“Kıyamete kadar umre hacca dahil olmuştur” sözünün manasına gelince, bu konuda ilim ehli dört ayrı görüş zikretmişlerse de, Allahu a’lem bunlardan tercihe layık olanı, bu sözün cahiliyye inancını yıkmak için söylenmiş olmasıdır. Nitekim İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle demiştir: “Hac aylarında umre yapmak yeryüzündeki en büyük çirkinliklerden biri olarak görülürdü. Muharrem ayı yerine Safer ayını haram aylardan sayarlar ve “Devenin arkasındaki yara iyileşir, izi de kaybolduktan sonra Safer ayı da çıkarsa işte o zaman umre yapmak isteyen için ancak bu durumda helal olur” derlerdi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı, Zilhicce’nin dördüncü gecesinin sabahı hac için telbiye ederek geldiler. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına umre yapmalarını emretti. Hac aylarında umre yapmak kötü karşılandığı için zorlarına gitti. Daha sonra: “Ey Allah’ın rasulü! (Umre yaptıktan sonra ihramdan çıkınca) neler helal olur?” diye sordular. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem: “Her şey” buyurdu. (Buhari (1564) Muslim (1240)

Yine bu hususu destekleyen diğer bir rivayet: Cabir radıyallahu anh’den: Peygamber r Safâ ile Merve arasında sa’y yaptıktan sonra şöyle buyurmuştur: “...Şayet hac aylarında umrenin caiz olduğunu daha önce bilseydim, beraberimde hediye kurbanlığı getirmez ve hac yerine umre yaparım. Sizden her kimin yanında hedy kurbanlığı yoksa, ihramdan çıksın ve haccını umreye çevirsin.” Bunun üzerine Süraka b. Cu’şum dedi ki: “Ey Allah’ın Rasulü! Haccı umreye çevirme işi, bu seneye mi has, yoksa ebedî mi?” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem parmaklarını kenetleyip iki defa: “Umre hacca dahil olmuştur, hayır, ebedî olarak devam edecektir” buyurdu..’(Müslim, (1218).
 Ebû Muâz


 

13 Kasım 2012 Salı

Başı Olmayan Şey Suret Değildir


el-Mervezi, el-Vera (no:466) dedi ki:

قِيلَ لِأَبِي عَبْدِ اللَّهِ تَرَى لِلرَّجُلِ الْوَصِيِّ تَسْأَلُهُ الصَّبِيَّةُ أَنْ يَشْتَرِيَ لَهَا لُعْبَةً فَقَالَ إِنْ كَانَتْ صُورَةً فَلا وَذَكَرَ فِيهِ شَيْئًا قُلْتُ الصُّورَةُ أَلَيْسَ إِذا كَانَ لَهَا يدا أَوْ رِجْلٌ فَقَالَ عِكْرِمَةُ يَقُولُ كُلُّ شَيْءٍ لَهُ رَأْسٌ فَهُوَ صُورَةٌ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ فَقَدْ يُصَيِّرُونَ لَهَا صَدْرًا وَعَيْنًا وَأَنْفًا وَأَسْنَانًا قُلْتُ فَأَحَبُّ إِلَيْكَ أَنْ يَجْتَنِبَ شِرَاءَهَا قَالَ نَعَمْ
“Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel)’e denildi ki: “Kız çocuğu, bakıcılarından kendisine oyuncak almasını istese ne dersin?” Ahmed dedi ki: “Eğer oyuncak suretli ise hayır. (Bu konuda bir şey zikretti.)” Dedim ki: “Eli veya ayağı olmasa da suret olur mu?” Şöyle dedi: “İkrime: “Başı olan herşey surettir” dedi. Nitekim oyuncaklara yüz, göz, burun ve dişler de yapmaya başladılar.” Dedim ki: “Bunları satmaktan kaçınmak sence daha mı uygundur?” Ahmed: “Evet” dedi.

İkrime’nin sözünü İbn Ebi Şeybe (5/208) sahih bir isnadla rivayet etmiştir. İkrime, ayrıca bu sözü Ebu Hureyre radıyallahu anh’e ve İbn Abbas radıyallahu anhuma’ya dayandırarak zikretmiştir.
Tahavi, Şerhu Meani’l-Asar’da (4/287) isnadıyla İkrime’den rivayet ediyor: Ebu Hureyre radıyallahu anh dedi ki:

الصُّورَةُ الرَّأْسُ , فَكُلُّ شَيْءٍ لَيْسَ لَهُ رَأْسٌ , فَلَيْسَ بِصُورَةٍ

“Suret baştır. Başı olmayan şeyler suret değildir.” Bunun isnadında mübhem bir ravi vardır.
Ebu Davud, Mesailu Ahmed’de (1676) ve Beyhaki (7/270) sahih isnadla İkrime’den rivayet ediyor: İbn Abbas radıyallahu anhuma dedi ki:
الصُّورَةُ الرَّأْسُ فَإِذَا قُطِعَ الرَّأْسُ فَلَيْسَ بِصُورَةٍ
“Suret baştır. Baş kesilirse suret olmaz.” (Bkz.: Şeyh Mukbil, Hukmu Tasviri Zevati’l-Ervah (s.16)
İbn Abbas radıyallahu anhuma bunu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den merfu olarak da rivayet etmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

الصورةُ الرأسُ، فإذا قُطعَ الرأسُ فلا صورةَ
“Suret baştır. Baş kesilirse suret kalmaz.” (İsmaili, Mu’cemu’ş-Şuyuh (298) Deylemi (3870) el-Elbani es-Sahiha (1921) Şeyh Mukbil, el-Burkan (s.72)

12 Kasım 2012 Pazartesi

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)