Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



24 Şubat 2015 Salı

Sigaranın Haramlığına Delil Var mıdır?/Dr. Muhammed b. Abdulgaffar eş-Şerif


Kuveyt’te Fıkıh Usulü Üstadı olan Dr. Muhammed b. Abdulgaffar eş-Şerif’e şöyle soruldu: (Fetva no: 302)

بخصوص التدخين وتحريمه، قرأت منذ فترة مقال ورد فيه قول لأحد العلماء بتحريمه ، كونه ثبت عقلا ونقلا بإثبات العملي والطبي ضرره وأنه قد يؤدي بحياة المدخن لما يسببه من أمراض مهلكة كسرطان الدم والرئة والشرايين وأمراض القلب ، واالله سبحانه وتعالى يقول في محكم كتابه من سورة البقرة من الآية 195 " ولا تلقوا بايديكم الى التهلكه واحسنوا ان الله يحب المحسنين" ، فما رأيكم ؟

Soru: “Alimlerden birinin sigara içmenin haramlığına dair bir makalesini okudum. Sigaranın zararının aklen ve naklen, ilmî ve tıbbî olarak sabit olduğunu, sigara içenlerin kan kanseri, damar tıkanıklığı ve kalp hastalıkları gibi öldürücü hastalıklara sebep olduğunu yazıyordu. Allah Subhanehu ve Teâlâ muhkem kitabında, Bakara suresi 195. Ayetinde: “Kendinizi kendi elinizle tehlikeye atmayın. İşlerinizi de çok iyi yapın; zira Allah, iyi iş yapanları sever.” buyuruyor. Görüşünüz nedir?” (Fetva no: 302)

Cevap:

أما أن يكون قد ثبت تحريم التدخين عقلا ونقلا فدونه خرط القتاد, وهذه شنشنة تعرفها أخزم - كما جاء في المثل العربي. وهنالك أناس يبالغون فيما يتبنونه من آراء, بل يدعون فيها الإجماع, ويشنعون على من يخالفهم, بل ويرمونهم بالبدع والعظائم.

أما الدليل النقلي فالمقصود به الدليل الشرعي من آية أو حديث أو إجماع, فأين هذا المذكور ؟! ويجب أن يكون النقل نصا في المسألة, أو ظاهرا راجحا - كما هو قول الأصوليين - ، أما التجرؤ على كتاب الله وسنة رسول الله - صلى الله عليه وسلم - فهذا دأب أهل البدع والفسقة.

أما قوله عقلا فدليل على أن صاحبك لم يشم رائحة العلوم العقلية, ولم يطلع على أصول الفقه، فالدليل العقلي- كما ذكر الأصوليون والمتكلمون- هو كل قضية عقلية يتوصل بها إلى العلم القطعي بالحكم الشرعي, وقد يتجاوز بعض الأصوليين بإطلاق الأدلة العقلية على ما عدا الأدلة النقلية, من قياس واستصحاب وغيرها.

وكما هو معلوم - من مذهب أهل السنة والجماعة- أن العقل لا يحلل ولا يحرم, فالعجب من هؤلاء الذين يخالفون مبادئهم لنصرة مذاهبهم - فنسأل الله الثبات على الحق, إنه ولي ذلك والقادر عليه

Sigara içmenin aklen  ve naklen haram olduğunun sabit olmasına gelince, bunu söylemek için arap deyiminde geldiği gibi; “Hartu’l-katad: bir fırın ekmek yemek lazım.” Bazı insanlar bu konuda kişisel görüşlere dayanarak abartılar yapıyor, hatta icma iddia ediyorlar. Kendilerine muhalif olanlara çirkinlik yapıyor, hatta onları bid’at ve büyük günah ile suçluyorlar.
Nakli delile gelince, bununla kastedilen; ayet, hadis veya icmadan ibaret şer’i delildir. Peki zikredilen bu delil nerede? Bir meselede nas veya – usulcülerin dediği gibi – tercih edilen bir zahir bulunması gerekir. Allah’ın kitabına ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetine karşı cüretkarlık ise bid’at ve fısk ehlinin adetidir.
Akli delile gelince, o arkadaşın aklî ilimlerin kokusunu bile alamamış, fıkıh usulünden haberdar olamamıştır. Usulcülerin ve kelamcıların zikrettikleri gibi; aklî delil, kendisiyle kesin ilim olan şer’i hükme ulaşılan her aklî yargıdır. Bazı usulcüler haddi aşarak kıyas, ıstıshab gibi nakî deliller dışında kalan şeylere aklî deliller demişlerdir.
Bilindiği gibi Ehl-i sünnet ve’l-Cemaat’e göre akıl bir şeyi helal ya da haram kılamaz. Mezheplerini desteklemek için kendi usullerine dahi muhalefet eden bu kimselere hayret edilir. Allah’tan hak üzerinde sebat dileriz. Şüphesiz o buna Velî ve Kâdir olandır.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)